O, onun burnunun ucunu öptü.He kissed the tip of her nose.
Tom, Mary'nin burnunun ucunu öptü.Tom kissed the tip of Mary's nose.
Öpüyor muydun?Were you kissing?
Mary onun yanağına küçük bir öpücük verdi.Mary gave him a little kiss on the cheek.
Mary bana sıkıca sarıldı ve yanağımdan öptü.Mary gave me a big hug and a kiss on the cheek.
Onun boynunu öptü.He kissed her neck.
Vampir tutkuyla onun boynunu öptü.The vampire kissed her neck passionately.
Operasyon sırasında ciddi biçimde yaralandım.I was severely wounded during the operation.
Mary Tom'un onu öpmesini bekliyordu.Mary expected Tom to kiss her.
Tom gerçekten iyi öpüşüyor.Tom is a really good kisser.
"Onu öptün mü?" "Hayır, onu öpmedim.""Did you kiss her?" "No, I didn't kiss her."
Onu niye öptün?Why did you kiss her?
Mary'yi öptüğümü düşünüyorsun, değil mi?You think I kissed Mary, don't you?
Tom Mary'ye sarıldı ve sonra onu öptü.Tom hugged Mary and then kissed her.
Tom Mary'ye sarıldı ve onu öptü.Tom hugged Mary and kissed her.
Neden Tom'u öptün?Why did you kiss Tom?
Karanlıkta öpüştük.We kissed in the dark.
Sen bir balık gibi öpüyorsun.You kiss like a fish.
Öpüşme tekniğimin nesi var?What's wrong with my kissing technique?
Öpüşme tekniğimin nesi yanlış?What's wrong with my kissing technique?
Senin öpüşme tekniğini geliştirmen gerekir.You need to improve your kissing technique.
Tom kötü öpüşür.Tom is a bad kisser.
Tom beni öptü.Tom kissed me.
Dük kalktı ve sevgiyle karısını öptü.The Duke rose and kissed his wife lovingly.
Laura ona bayıldı ve o onun ayakkabı bağlarını öpmeye hazırdı.Laura adored him, and he was ready to kiss her shoe-strings.
Tom bana Mary'yi öpen birini gördüğünü söyledi.Tom told me that he saw someone kissing Mary.
Her insan doğru bir cevap veren onun dudaklarını öpecek.Every man shall kiss his lips that giveth a right answer.
Onların seni öpmek istediğini sana düşündüren nedir?What's made you think that they'd want to kiss you?
Onun seni öpmek istediğini sana düşündüren ne?What's made you think that he'd want to kiss you?
Onun seni öpmek istediğini sana ne düşündürdü?What's made you think that she'd want to kiss you?
Seni öpmek istediğimi sana ne düşündürdü?What's made you think that I'd want to kiss you?
Tom beni sadece bir kez öptü.Tom only kissed me once.
Tom'un seni öpmek istediğini sana düşündüren ne?What made you think that Tom would want to kiss you?
O beni öpmedi.He didn't kiss me.
Onun elini öptüğünü gördüm.I saw him kiss your hand.
Tom, Mary'nin John'u öptüğünü gördüğünde üzgündü.Tom was upset when he saw Mary kissing John.
Tom, Mary'nin John'u öptüğünü gördüğünde sinirlendi.Tom got angry when he saw Mary kissing John.
O beni öpmek için eğildi.He leaned over to kiss me.
Öpücüğün bir çok farklı türleri var.There are many different types of kisses.
Tom Mary'yi öpmediğini söyledi.Tom said he didn't kiss Mary.
Tom'un seni öptüğünü gördüm.I saw Tom kiss you.
Tom beni öpmedi.Tom didn't kiss me.
Hatta Tom'u öpmedim.I didn't even kiss Tom.
Tom'u bir daha asla öpmeyeceğim.I'll never kiss Tom again.
Tom'u öpmen gerektiğini düşünüyorum.I think you should kiss Tom.
Tom beni dudaklarımdan öptü.Tom kissed me on the lips.
Tom beni yanağımdan öptü.Tom kissed me on the cheek.
Mary Tom'un onu öpmesine izin vermedi.Mary wouldn't let Tom kiss her.
Eğildi ve onun yanağını öptü.She leaned over and kissed his cheek.
Tom Mary'yi öptü ve özür diledi.Tom kissed Mary and apologized.
Tom herkesin önünde hiç kimseyi öpmedi.Tom has never kissed anyone in public.
Tom'u bir kere öptüm.I kissed Tom once.
Bu gerçek bir öpücük değildi.It wasn't a real kiss.
Bu benim ilk öpücüğüm değildi.It wasn't my first kiss.
Seni öpmemeliydim.I shouldn't have kissed you.
Tom gerçekten Mary'yi öptü mü?Did Tom really kiss Mary?
Arama operasyonları hala devam ediyor.Search operations are still underway.
Operasyonlara pazartesi günü devam edildi.Operations were resumed on Monday.
Tom Mary'yi sol kulağının tam altından boynundan öptü.Tom kissed Mary on the neck just below her left ear.
Mary'ye ilk öpücüğünü veren kişi Tom'du.Tom was the one who gave Mary her first kiss.