öpüşmek ile cümle
öpüşmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Tom ve Mary gerçekten öpüşmek istiyor gibi görünüyor.Tom and Mary seem to really want to kiss.
Kimse bir kötümserle öpüşmek istemiyor.No one wants to kiss a pessimist.
"Öp beni!" "Ne, gerçekten mi? Sen öpüşmek yok demedin mi?""Kiss me!" "What, really? Didn't you say no kissing?"
Bir sigara içenle öpüşmek bir kül tablasını yalamak gibi bir şeydir.Kissing a smoker is like licking an ashtray.
Tom, Mary'ye göre öpüşmekte çok iyidir.Tom is very good at kissing according to Mary.
Öpüşmek üzerelermiş gibi görünüyorlardı.They looked like they were about to kiss.
Tom ve Mary öpüşmek üzere olduğunda her zaman odaya biri girdi.Every time Tom and Mary were about to kiss, someone came into the room.
Tom ve Mary öpüşmek üzere gibi görünüyordu.Tom and Mary looked like they were about to kiss.
Leyla öpüşmekten hoşlandı.Layla liked the kissing.
Sağa sola öpüşmek için çok mu yorgunsunuz?(Laughter) "Habibi, it's so hot.
1300 yıldan sonra bile, bu iki sevgili hâlâ mezarlarından dokunmakta ve öpüşmektedirler.After 1,300 years, these two lovers still touch and kiss from their tomb.
Öpüşmek mi?Kiss?
Aman, uluorta öpüşmek yok burada.Uh, no... kissing in public.
Ve yalnızca karanlıkta öpüşmek istiyor, ve günahlar hakkında konuşuyor.And he only wants to kiss in the dark, and he talks about sin.
ÖPÜŞMEK Mİ??KlSSED???
İlk randevuda öpüşmek benim prensibim değildir.No está dentro de mis principios besar en la primera cita.
Bulaşma genellikle; öksürük, yıkanmamış ellere dokunmak ya da öpüşmek gibi doğrudan temas gibi yollarla olur.A doença às vezes o impede de realizar atividades simples, como amarrar os sapatos ou escrever direito.
1300 yıldan sonra bile, bu iki sevgili hâlâ mezarlarından dokunmakta ve öpüşmektedirler.1300 ans plus tard, ces deux amants continuent à se toucher et s'embrasser depuis leur tombeau.
1300 yıldan sonra bile, bu iki sevgili hâlâ mezarlarından dokunmakta ve öpüşmektedirler.1300 év múltán ez a két szerelmes még mindig megérinti és megcsókolja egymást a sírból is.
1300 yıldan sonra bile, bu iki sevgili hâlâ mezarlarından dokunmakta ve öpüşmektedirler.1,300년이 지난 지금에도 왕과 왕비는 무덤에서조차 상대방을 껴안고 입을 맞추고 있습니다.
1300 yıldan sonra bile, bu iki sevgili hâlâ mezarlarından dokunmakta ve öpüşmektedirler.Após 1300 anos, estes dois amantes ainda se tocam e beijam nos seus túmulos.
1300 yıldan sonra bile, bu iki sevgili hâlâ mezarlarından dokunmakta ve öpüşmektedirler.Después de 1,300 años estos dos amantes todavía se tocan y besan desde sus tumbas.
1300 yıldan sonra bile, bu iki sevgili hâlâ mezarlarından dokunmakta ve öpüşmektedirler.Dopo 1.300 anni, questi due innamorati ancora si sfiorano e si baciano dalle loro tombe.
1300 yıldan sonra bile, bu iki sevgili hâlâ mezarlarından dokunmakta ve öpüşmektedirler.Dupa 1300 de ani, aceşti doi îndrăgostiţi încă se ating şi se sarută din mormintele lor.
1300 yıldan sonra bile, bu iki sevgili hâlâ mezarlarından dokunmakta ve öpüşmektedirler.Efter 1300 år, rör och kysser dessa båda älskare fortfarande varandra från sina gravar.
1300 yıldan sonra bile, bu iki sevgili hâlâ mezarlarından dokunmakta ve öpüşmektedirler.Na 1300 jaar, strelen en kussen deze twee verliefden elkaar nog steeds vanuit hun graf.
1300 yıldan sonra bile, bu iki sevgili hâlâ mezarlarından dokunmakta ve öpüşmektedirler.Noch nach 1.300 Jahren können sich diese zwei Liebenden von ihrem Grab aus berühren und küssen.
1300 yıldan sonra bile, bu iki sevgili hâlâ mezarlarından dokunmakta ve öpüşmektedirler.Po 1300 latach, ci zakochani wciąż obejmują się i całują zza grobu.
1300 yıldan sonra bile, bu iki sevgili hâlâ mezarlarından dokunmakta ve öpüşmektedirler.Po 1300 letech, se tito dva milenci stále dotýkají a líbají navzájem ze svých hrobek.
1300 yıldan sonra bile, bu iki sevgili hâlâ mezarlarından dokunmakta ve öpüşmektedirler.Po 1300 letih se ljubimca še vedno poljubljata iz grobnic.
1300 yıldan sonra bile, bu iki sevgili hâlâ mezarlarından dokunmakta ve öpüşmektedirler.Sau 1300 năm, đôi tình nhân ấy vẫn ôm hôn nhau từ trong huyệt mộ.
1300 yıldan sonra bile, bu iki sevgili hâlâ mezarlarından dokunmakta ve öpüşmektedirler.Setelah 1.300 tahun, sepasang kekasih ini masih bersentuhan dan berciuman dari makam mereka.
1300 yıldan sonra bile, bu iki sevgili hâlâ mezarlarından dokunmakta ve öpüşmektedirler.Μετά από 1.300 χρόνια, αυτοί οι δύο εραστές αγγίζονται και φιλιούνται ακόμη, από τους τάφους τους.
1300 yıldan sonra bile, bu iki sevgili hâlâ mezarlarından dokunmakta ve öpüşmektedirler.Дори след 1300 години, тези двама влюбени все още се докосват и целуват от гробниците си
1300 yıldan sonra bile, bu iki sevgili hâlâ mezarlarından dokunmakta ve öpüşmektedirler.И 1300 лет спустя эти двое влюбленных по-прежнему шлют друг другу прикосновения и поцелуи из небытия.
1300 yıldan sonra bile, bu iki sevgili hâlâ mezarlarından dokunmakta ve öpüşmektedirler.Навіть після 1300 років, ці двоє закоханих дарують одне одному дотики та поцілунки з небуття.
1300 yıldan sonra bile, bu iki sevgili hâlâ mezarlarından dokunmakta ve öpüşmektedirler.אחרי 1,300 שנה, שני הנאהבים הללו עדיין נוגעים ומתנשקים מתוך קבריהם.
1300 yıldan sonra bile, bu iki sevgili hâlâ mezarlarından dokunmakta ve öpüşmektedirler.بعد 1،300 سنة ، وهذان العاشقين لايزالان يتواصلان و يقبلان بعضهما من قبرهما.
1300 yıldan sonra bile, bu iki sevgili hâlâ mezarlarından dokunmakta ve öpüşmektedirler.抱擁し くちづけを交わしています 世界中で 人々は恋をし
Aman, uluorta öpüşmek yok burada. Dur, çantanı alayım.אני אסחב את המזוודה שלך.
Aman, uluorta öpüşmek yok burada.Euh... on ne s'embrasse pas en public.
Aman, uluorta öpüşmek yok burada.Inte kyssas offentligt!
Aman, uluorta öpüşmek yok burada.Julkisesti ei pussailla.
Aman, uluorta öpüşmek yok burada.Não se pode dar beijos em público.
Aman, uluorta öpüşmek yok burada.Nincs nyilvános csókolózás.
Aman, uluorta öpüşmek yok burada.Nu se sărută în public.
Aman, uluorta öpüşmek yok burada.Siamo in India.
Aman, uluorta öpüşmek yok burada.Sin besos en público.
Aman, uluorta öpüşmek yok burada.Tidak boleh berciuman di depan umum.
Aman, uluorta öpüşmek yok burada.Uh, kein... Küssen in der öffentlichkeit.
Aman, uluorta öpüşmek yok burada.Uh, không... không hôn nhau nơi công cộng.
Aman, uluorta öpüşmek yok burada.Žádné líbání na veřejnosti.
Aman, uluorta öpüşmek yok burada.Никаких поцелуев на людях.
Aman, uluorta öpüşmek yok burada.Ъ, без... целуване на публични места.
Hindistan'dayız. Aman, uluorta öpüşmek yok burada.Jesteśmy w Indiach.
Hindistan'dayız. Aman, uluorta öpüşmek yok burada.バッグを持とう
Nedendir bu? Sağa sola öpüşmek için çok mu yorgunsunuz?왜 그러는겁니까? 반대쪽으로 완전히 가기엔 너무 힘이 드는겁니까?
Nedendir bu? Sağa sola öpüşmek için çok mu yorgunsunuz?Γιατί το κάνετε αυτό; Είστε τόσο κουρασμένοι που βαριέστε να πάτε από το ένα μάγουλο στο άλλο;
Nedendir bu? Sağa sola öpüşmek için çok mu yorgunsunuz?למה זה? קשה לכם לעשות את כל הסיבוב?
Nedendir bu? Sağa sola öpüşmek için çok mu yorgunsunuz?لماذا ؟ هل هو متعب لكي تذهبوا للجهة الأخرى ؟