öpüşme ile cümle
öpüşme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
6 Temmuzun Uluslararası Öpüşme Günü olduğunu biliyor muydunuz?Did you know that July 6 is the International Kissing Day?
Tom ve Mary öpüşmeye son verdiler.Tom and Mary stopped kissing.
Tom ve Mary gerçekten öpüşmek istiyor gibi görünüyor.Tom and Mary seem to really want to kiss.
Öpüşme yarışmasını kazandılar.They won the kissing contest.
Mononükleoz da öpüşme hastalığı olarak bilinir.Mononucleosis is also known as the kissing disease.
Tom kız arkadaşı ile sarınıp yattığını ama henüz öpüşmediklerini söylüyor.Tom says he's snuggled with his girlfriend, but they haven't yet kissed.
John odaya girdiğinde Tom ve Mary öpüşmeyi durdurdu.Tom and Mary stopped kissing when John entered the room.
Tom kapıyı kapattı ve o ve Mary öpüşmeye başladı.Tom closed the door and he and Mary started kissing.
Tom ve Mary öpüşmeye başladı.Tom and Mary started kissing.
Daha önce bir kızla hiç öpüşmedim.I have never kissed a girl before.
Daha önce bir adamla hiç öpüşmedim.He had never kissed a guy before.
O daha önce bir adamla hiç öpüşmedi.She had never kissed a guy before.
Biz öpüşmeye başladık.We began to kiss.
Onlar öpüşmeye başladı.They began to kiss.
İlk öpüşmemizin yıl dönümünü kutlayalım.Let's celebrate the anniversary of our first kiss.
Tom aşağıya geldi, bu yüzden hemen öpüşmeyi bıraktık.Tom came downstairs, so we stopped kissing immediately.
Kimse bir kötümserle öpüşmek istemiyor.No one wants to kiss a pessimist.
Tom ve mary herkesin önünde birbirleriyle öpüşmez.Tom and Mary never kiss each other in public.
"Öp beni!" "Ne, gerçekten mi? Sen öpüşmek yok demedin mi?""Kiss me!" "What, really? Didn't you say no kissing?"
On saniyelik bir öpüşmede, yaklaşık seksen milyon bakteri bulaşır.About 80 million bacteria are transferred during a 10 second kiss.
Öpüşme sırasında bulaşan bakteriler, bağışıklık sisteminin güçlenmesine yardımcı olur.The bacteria that are transferred during a kiss help improve your immune system.
Bir sigara içenle öpüşmek bir kül tablasını yalamak gibi bir şeydir.Kissing a smoker is like licking an ashtray.
Öpüşmeyi bitirdik.We ended up kissing.
Öpüşme tekniğimin nesi var?What's wrong with my kissing technique?
Öpüşme tekniğimin nesi yanlış?What's wrong with my kissing technique?
Senin öpüşme tekniğini geliştirmen gerekir.You need to improve your kissing technique.
Amerikalıların halk içinde öpüşmesini görmek nadir değildir.It's not uncommon to see Americans kissing in public.
Tom, Mary'ye göre öpüşmekte çok iyidir.Tom is very good at kissing according to Mary.
Öpüşmek üzerelermiş gibi görünüyorlardı.They looked like they were about to kiss.
Tom ve Mary öpüşmek üzere olduğunda her zaman odaya biri girdi.Every time Tom and Mary were about to kiss, someone came into the room.
Tom ve Mary öpüşmek üzere gibi görünüyordu.Tom and Mary looked like they were about to kiss.
Leyla ve Sami öpüşmeye başladılar.Layla and Sami started kissing.
Leyla öpüşmekten hoşlandı.Layla liked the kissing.
Tom ve ben öpüşmeyi bıraktık.Tom and I stopped kissing.
Tom ve ben öpüşmeye başladık.Tom and I started kissing.
Tom ve Mary öpüşmedi.Tom and Mary didn't kiss.
Tom kötü öpüşmez.Tom isn't a bad kisser.
"Can Yaman: "Gonca'yla öpüşmedik""."Can Yaman: "Gonca'yla öpüşmedik"".
Fransız öpücüğü, dil kullanılarak yapılan ateşli bir öpüşme şeklidir.A French kiss is a style of kiss using the tongue.
Birbirlerine sarılıp öpüşmeye başlarlar.They start kissing and touching each other.
Onu sevdiğini söylemesini ister ve öpüşmeye başlarlar.She tells him she loves him, and they kiss.
Ama ah o öpüşmesi yok mu![Giulio] Holy crap, how he kisses though.
Sağa sola öpüşmek için çok mu yorgunsunuz?(Laughter) "Habibi, it's so hot.
1300 yıldan sonra bile, bu iki sevgili hâlâ mezarlarından dokunmakta ve öpüşmektedirler.After 1,300 years, these two lovers still touch and kiss from their tomb.
Masum bir öpücükle, öpüşme arasındaki farkı bilmiyor olmalısın.You have to know the difference between a peck and a kiss.
İlk öpüşmen miydi?Was that your first ever kiss?
Hayır,zamanlama konusundaki öpüşmeyi düşünüyorum.No, I think kissing is about timing.
Ah,öpüşme zamanı.Ah, kissing is timing.
Ha Ni, sen öpüşmede çok iyisin.Ha Ni, you are very good at kissing.
Öpüşmek mi?Kiss?
[Ona Öpüşme.][Kissing her.]
Aman, uluorta öpüşmek yok burada.Uh, no... kissing in public.
Ve yalnızca karanlıkta öpüşmek istiyor, ve günahlar hakkında konuşuyor.And he only wants to kiss in the dark, and he talks about sin.
ÖPÜŞMEK Mİ??KlSSED???
O günkü öpüşmemiz ona hiç de bir şey ifade etmemiş.Omo, we meet again. What is this? If I didn't follow then there would be trouble.
Daha önce hiç öpüşme testi yapmış mıydın?)Have you ever done a kissing test before?)
Kültür ve Spor: BH'nin Tuzla kentinde öpüşme yarışması düzenlendiCulture and Sports: Kissing competition held in Tuzla, BiH
Birbirlerine sarılıp öpüşmeye başlarlar.Beide küssen und umarmen sich.
Hammer ve Chalamet ilk provada öpüşme sahnesine gittiler.Hammer et Chalamet jouent une scène de baiser dès leur première répétition.
Birbirlerine sarılıp öpüşmeye başlarlar.Ils se rapprochent et s'embrassent.