öpüş ile cümle

öpüş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
[Ona Öpüşme.][Kissing her.]
Bugün öpüşebileceğimizi söylediler diye dişlerimi bile temizlettim.They said we might kiss today so I even got my teeth scaled.
Aman, uluorta öpüşmek yok burada.Uh, no... kissing in public.
Öpüşüp barıştığınızda, aman Yarabbi'm, ne büyük heyecan!When you kiss and make up, boy what a thrill!
Aynı zamanda öpüşür, el ele tutar, birbirlerinin sırtlarını sıvazlarlar.They also kiss, hold hands, pat one another on the back.
Öpüşür müyüz?Kiss?
Bunlara, aşk kuşu deniyor. Çünkü hep öpüşüyorlar.They call them lovebirds because they are always kissing each other.
Ve yalnızca karanlıkta öpüşmek istiyor, ve günahlar hakkında konuşuyor.And he only wants to kiss in the dark, and he talks about sin.
Bana bak, Seung Jo güzel öpüşüyor mu?Hey, does Baek Seung Jo kiss well?
-Söylesene ya! <b> İyi öpüşüyor mu?- Tell me. - Does he kiss well?
Eşiniz tarafından bir terk edildiniz ve nereye baksanız öpüşen çiftleri görüyorsunuz.You've just been dumped by your partner, and everywhere you look, it's kissing couples.
Ilse ve Günther öpüşüyorlar.Ilse and Günther are kissing.
Öpüşen insanlar birbirine bunu der mi hiç?Can you say that between people who kissed?
Aslında ben... öpüştüm...Actually... I kissed.
ÖPÜŞMEK Mİ??KlSSED???
Öpüştüyseniz bu sizi çift yapmaz mı ( kız arkadaş / erkek arkadaş )If you guys kissed, doesn't that make you guys a couple?
Öpücük öpücüktür, öpüştük demedin mi?It's a kiss, a kiss. You said you did it?
Merak ettim. Gerçekten öpüştüler mi sence? öpücük? Çok zayıf duruyor ( özgüven )I was curious. did they really kiss? kiss? she's so weak
Dans ederiz, öpüşürüz, şarkı söyleriz, öylece oyalanırız.We dance, we kiss, we sing, we just goof around.
O günkü öpüşmemiz ona hiç de bir şey ifade etmemiş.Omo, we meet again. What is this? If I didn't follow then there would be trouble.
Daha önce hiç öpüşme testi yapmış mıydın?)Have you ever done a kissing test before?)
Öpüşüyorlar, sarılıyorlar, el ele tutuşuyorlar.They kiss; they embrace; they hold hands.
Torunlarımla, kızlarımla öpüşüp vedalaşmama izin vermedin. Aptallık ettin.and didn't allow me to kiss my sons and my daughters? Now have you done foolishly.
Sevgiyle sadakat buluşacak, Doğrulukla esenlik öpüşecek.Mercy and truth meet together. Righteousness and peace have kissed each other.
Birbirinizi kutsal öpüşle selamlayın. Mesihin bütün kiliseleri size selam ederler.Greet one another with a holy kiss. The assemblies of Christ greet you.
Buradaki bütün kardeşlerin size selamı var. Birbirinizi kutsal öpüşle selamlayın.All the brothers greet you. Greet one another with a holy kiss.
Birbirinizi kutsal öpüşle selamlayın.Greet one another with a holy kiss.
Bütün kardeşleri kutsal öpüşle selamlayın.Greet all the brothers with a holy kiss.
Kültür ve Spor: BH'nin Tuzla kentinde öpüşme yarışması düzenlendiCulture and Sports: Kissing competition held in Tuzla, BiH
Yaklaşık 7 bin çift, öpüşerek Guinness Rekorlar Kitabı'na girebilmek için çaba sarfetti.Around 7,000 couples strive to smooch their way into the Guinness Book of World Records.
Stoplist 2010 Eule Organ Opus 657[2]Stoplist of 2010 Eule Organ Opus 657[2]
En eski yarı ahşap bina opus craticum evi olarak adlandırılır.The most ancient known half-timbered building is called the House of opus craticum.
Aşağıdaki 8 türün listesi Avustralya Magnum Opus'un (2013) etçil bitkilerine dayanmaktadır.[1]The following list of 8 species is based on Carnivorous Plants of Australia Magnum Opus (2013).[2]
Opus numaralı eserleriWorks with opus number
Kurgusal Opus 13Fictitious Opus 13
Ellie onun kalması için yalvarınca Riley Ateşböceği kolyesini verir ve öpüşürler.Riley abandons her Firefly pendant when Ellie pleads for her to remain, and they kiss.
Protogeneia, Cambyse olarak da bilinir, [6] yukarıdaki Opus'un kızıdır.Protogeneia, also called Cambyse,[6] daughter of the above Opus.
Petra Bir Tanrı Gibi Öpüşüyorsun (2009). . . .Petra You Kiss Like a God (2009) ....
1728'de hidrolik konusundaki çalışmalarını tartışan Opus hydrostaticum'u yayınladı.In 1728, he published Opus hydrostaticum which discusses his work in hydraulics.
↑ "Chicago Theatre: home of WurliTzer (opus 434)".1 2 3 4 5 6 Schulze, Franz; Harrington, Kevin (November 15, 2003).
Splendor Solis'ten bir figürün göğüs zırhında görülen magnum opus renkleriColors of the magnum opus seen on the breastplate of a figure from Splendor Solis
Magnum opus, kendisine iliştirilmiş çeşitli simya sembollerine sahiptir.The magnum opus had a variety of alchemical symbols attached to it.
Burada karakterler veya olay örgüsü, simyasal bir magnum opus'u takip eder.Here, characters or plot structure follow an alchemical magnum opus.
Magnum Opus Hermetik Sourceworks No. 40.Retrieved 3 May 2016. Aurora consurgens. Translated with an Introduction by Paul Ferguson.
Bu nedenle opus genellikle dairesel (dairesel) veya rota (tekerlek) olarak adlandırılırdı.For this reason the opus was often called circulare (circular) or else rota (the wheel).
Panchymicus, Seu Anatomia totius Universi Opus, Toulouse, Bosc, 1646.Panchymicus, seu Anatomia totius Universi Opus, Toulouse, Bosc, 1646.
Brink, Per (1957) "In Memoriam: Felix Bryk," Opusc.Brinck, Per (1957) "In Memoriam: Felix Bryk," Opusc.
Koridorlar opus sectile ile döşenmiş, nef ise polikrom mozaiklerle kaplanmıştır.The aisles were paved in opus sectile while the nave was paved with polychrome mosaics.
Şansel opus sectile ile döşenirken nef ve koridorlar mozaiklerle kaplanmıştır.The chancel was paved with opus sectile while the nave and aisles were paved in mosaics.
Onu öpüşünü gördüm.Ich habe gesehen, wie du sie geküsst hast.
Ve öpüşürler.Sie küssen sich.
Ancak öpüşememiştir.Nur nicht küssen müssen.
Kyle ile öpüşürler ancak Kyle bunu istemeyerek yapar.Sie greift Kyle und will ihn bereits töten, aber Kyle wehrt sich.
Köprü gövdesi Roma Çimentosundan (Opus Caementitium) yapılmıştı.Verbunden waren die Ziegel durch römischen Beton (Opus caementitium).
Sara duygularını itiraf eder ve öpüşürler.Peter ist erleichtert und küsst sie.
Birbirlerine sarılıp öpüşmeye başlarlar.Beide küssen und umarmen sich.
Sonrasında maskeyi çıkardı ve öpüştüler.Er hatte die Maske gezeichnet und vermessen.
Öteki, bütün hayatım boyunca en çok sevdiğim adamla öpüştüğüm ilk gün...Dann habe er an einem Tag alles gehabt, was er im Leben am meisten liebe.
Ayrıca güçlü Katolik örgüt Opus Dei'yle de ilişkisi vardı.Auch führende Männer der Opposition gehörten dem Opus Dei an.
Zaman içinde kıvılcımlar oluşur ve ikisi öpüşür.Kurz darauf startet in der Ferne ein Feuerwerk und die beiden umarmen sich.

İlgili Sayfalar