Bu askerler önlerine gelen reisleri Rodrigo'yu alkışlarlar.Ceux-ci acceptent avec enthousiasme le projet que leur propose alors Mia Romero.
Albay önlerine mayın döşenmesini emreder.Le corps ordonne sa démolition.
İç Anadolu'dan gelen soğuk rüzgârları önler.Vent froid venant des Cévennes.
Kalbe faydalıdır, kalp çarpıntısını önler.C'est l'endroit de prédilection pour apprécier le rythme cardiaque.
Agrippa, Sextus'un donanmasıyla Naulochus burnu önlerinde karşılaştı.À Naulochus, Agrippa rencontre la flotte de Sextus.
Bütün bu önlem yapıları bazı yönlendirme döngülerinin oluşumunu önler,fakat hepsini önleyemez.Certaines de ces loges approuvent le principe de l'initiation des femmes, mais ne peuvent aller plus loin.
Huearta üç cephede savaşmak zorundayken düşmanları sadece kendi önlerine odaklanmaktadır.On rapporte que seul en face de trois adversaires, il sut faire front partout.
Almanlar kısa sürede Leningrad ve Moskova önlerine ulaştı.Los éxitos alemanes fueron fulgurantes llegando en otoño a las afueras de Leningrado y Moscú.
Koruyucu eldivenler ellerdeki yaralanmaları önler.Guantes, para proteger las manos.
Bitki ve hayvan vücutlarını örten mum tabakaları su kaybını önler.Prohibió el arrojo de cadáveres de animales y de detritos putrescibles en las cuevas.
Agrippa, Sextus'un donanmasıyla Naulochus burnu önlerinde karşılaştı.Enfrente del promotorio de Nauloco, Agripa se encontró frente a la flota de Sexto.
Bu eğim, yarışçıların köşeleri hızla dönerken savrulmalarını önler.El objetivo es desbloquearlos al ganar carreras.
1814 yılına gelindiğinde artık müttefik orduları Paris önlerindeydi.Cuando comenzó 1814, las fuerzas aliadas invadieron Francia.
Bütün bu önlem yapıları bazı yönlendirme döngülerinin oluşumunu önler,fakat hepsini önleyemez.Queste forme di invito possono essere chiamate tutte in maniera diretta, senza necessità di rilanciare prima.
Kütle halinde ileri atılmış, önlerine çıkanları öldürmüşlerdir.”Взаимная вражда довела их до того, что они убили друг друга.
Bu kontrol bir saldırganın veri paketlerini değiştirmesini veya tekrar göndermesini önler.Комиссия потребовала, чтобы правительство нашло другого оператора или списало реактор.
Vücuttaki elektriği boşaltır, yorgunluğu önler.Она быстро усваивается организмом и снимает усталость.
Stentor, Troya önlerindeki Yunanlardan biri.Грек, сидевший в Троянском коне.
Hastalıkları önler, insanlara sağlık verir.Наведывать больных, справляться о здоровье.
Almanlar kısa sürede Leningrad ve Moskova önlerine ulaştı.سهولة الهجوم على لينينغراد وموسكو في وقت لاحق.
Koruyucu eldivenler ellerdeki yaralanmaları önler.قفازات لحماية اليدين.
Birkaç Ege adası daha ele geçirilmiş ve Yunan donanması, Çanakkale önlerinde bir askeri üs kurmuştu.و تم السيطرة على كثير من جزر إيجه و إنشاء الأسطول اليوناني قاعدة عسكرية في مقدمة الدردنيل .
Gemiler 3 Ağustos'ta İstanbul önlerine gelmiş bulunmaktadır.وصلت السفينة أرغوس إلى سيراليون في 30 أكتوبر.
Kabakulak aşısı, kabakulak hastalığını güvenli bir şekilde önler.لقاح الحمى الصفراء آمن بشكل عام.
Bizans ordusunu 1146'da Konya önlerinde yendi.Foram derrotados pelo exército polaco em 1410 e 1466.
NASA, köpük bölümlerin uçuş sırasında sökülmesini önlerken çok zorluk çekmiştir.Mas seria interessante para o Galaxy abrir o compartimento de carga em pleno voo.
Ancak aralarındaki yaş farkı, Nuri'nin evliliği ve toplum baskısı, önlerinde büyük bir engeldir.De soera waarschuwt tegen ongelovigheid en benoemt ook onder andere de vrouwen van Nuh en Loet.
Raimondo bir kavganın çıkmasını önler.Romeo probeert het gevecht te verhinderen.
Analog video sinyallerinin bir birlerine efekt etmelerini önler.Sommige receivers kunnen videosignaal converteren van het ene formaat naar het andere.
Safranbolu evleri beyaz renklidir ve bu evler birbirinin önlerini kapatmazlar.Lunchroom Sugarless Deze BN'ers gaan tegen elkaar vechten.
Kızıldeniz önlerine geldiklerinde pişman olan Firavun ve orduları arkalarından yetişir.Pojawia się na nich przy faraonie, który wręcza jej kwiaty lotosu.
Yine de bu karşı taarruzlarda Alman kuvvetleri Moskova önlerinden 100 – 250 km geri atılmış oldu.Dzięki temu wojska niemieckie zostały odrzucone o 100–250 km od Moskwy.
NASA, köpük bölümlerin uçuş sırasında sökülmesini önlerken çok zorluk çekmiştir.NASA miała problemy z zapobieganiem odpadania fragmentów pianki w czasie lotu.
Bu düzenleme o canlının sıvılarının çok seyrelmesini ya da çok yoğunlaşmasını önler.Osoby mogą postrzegać lub skupić się na tej potrzebie bardzo intensywnie.
Almanlar kısa sürede Moskova ve Leningrad önlerine ulaştı.Hemresan gick via Moskva och Leningrad.
Kalkanlar önlerine flama asılarak çeşitli desenlerle üretilebilirler.Klingorna kan svingas offensivt i olika manövrar.
Brezilya donanması, limanların önlerine geldi.Бразильські кораблі вели патрулювання у водах Атлантики.
Albay önlerine mayın döşenmesini emreder.Полковник посилає війська на його знищення.
Bu açısal momentumun taşınması için bir hidrodinamik mekanizmanın varlığını önler.To vylučuje existenci hydrodynamického mechanismu přenosu momentu hybnosti.
1814 yılına gelindiğinde artık müttefik orduları Paris önlerindeydi.Na počátku roku 1814 vtáhla spojenecká vojska do Paříže.
Fakat bu ünlü harfler kelime başında yazılırken önlerine hemze (ئـ) gelmektedir.Začíná-li slovo velkým písmenem a nad ním má být přízvuk, čárka se vyznačí před písmeno (např. ´E).
Oğulları Çağatay ve Ögedey, Otrar önlerinde kalarak şehri alacaklar.I obyvatelé města si žádají přízeň bohů a hněvají se je-li mizivá.
Dans: Erkekler dişilerin önlerinde dans ederler.Charakteristické bylo u mužů pilování předních zubů do špičky.
Albay önlerine mayın döşenmesini emreder.Vyzval důlní města, aby mu dodaly vojáky.
Bunu takipen Bursa önlerine geldi.Tyto bakchanálie byly placeny jejich iniciátorem.
Bu uyarlanma biçimi hızlı akan sularda spermaların dağılmasını önemli ölçüde önler.Această formă de creștere permite colonizarea foarte rapidă a apelor.
Almanlar kısa sürede Leningrad ve Moskova önlerine ulaştı.Am fi devansat frigul rusesc cu săptămâni și am fi cucerit Leningradul și Moscova.
Bu yalıtım da herhangi bir merkezi olmayan hata ağ etkilemesini önler.Această procedură de izolare previne orice eșec non-centralizat care va afecta toată rețeaua.
Kabakulak aşısı, kabakulak hastalığını güvenli bir şekilde önler.Vaccinul anti-oreion previne în condiții de siguranță oreionul.
Sovyet 60. Ordu'su Korosten önlerindeydi.Armata a 60-a sovietică a ajuns la porțile Korostenului.
Agrippa, Sextus'un donanmasıyla Naulochus burnu önlerinde karşılaştı.A fővezér Agrippa a Naulochus foknál találkozott Sextus hajóhadával.
Gemiler 3 Ağustos'ta İstanbul önlerine gelmiş bulunmaktadır.Október 3-án továbbhajóztak Préveza felé.
Bir İngiliz donanması İzmir önlerine geldi.A térségbe egy angol haditengerészeti flotta érkezett.
1814 yılına gelindiğinde artık müttefik orduları Paris önlerindeydi.1814. március végén a szövetségesek már megközelítették Párizst.
Artık Almanların Paris'e kadar giden yolunda, önlerine çıkabilecek ciddi bir güç yoktu.Τα γερμανικά άρματα που δεν πήραν μέρος στην μάχη είχαν ήδη πάρει πορεία για το Παρίσι.
Almanlar kısa sürede Leningrad ve Moskova önlerine ulaştı.Vi kunne være kommet den russiske kulde i forkøbet med flere uger og erobret Leningrad og Moskva.
Ancak aralarındaki yaş farkı, Nuri'nin evliliği ve toplum baskısı, önlerinde büyük bir engeldir.Slike forskjeller kan bli funnet i tawhhed (Gud er en), nubuwwah (profetdom) og imamene (lederskap).
Koruyucu eldivenler ellerdeki yaralanmaları önler.Hanskenes formål var å beskytte knokene.
Bal pH'ı 3,2 ila 4,5 arasında olduğu için enfeksiyondan sorumlu bakterilerin çoğalmasını önler.Honningens lave pH på mellom 3,2 og 4,5 bidrar også til å gjøre forholdene dårligere for bakterier.
Ayrıca özel yapım koruyucu kalkanlar pencere camlarının karlanmasını önler.Noen ville endog ha glassmalerier i alle vinduene.