Ana içeriğe geç
Sözlük

önler ile cümle

önler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Sağduyulu kişi yukarıya, yaşama giden yoldadır, Bu da ölüler diyarına inmesini önler.Den forstandige går livets vei opover for å undgå dødsriket der nede.
Sağduyulu kişi yukarıya, yaşama giden yoldadır, Bu da ölüler diyarına inmesini önler.Den förståndige vandrar livets väg uppåt, Då att han undviker dödsriket därnere.
Sağduyulu kişi yukarıya, yaşama giden yoldadır, Bu da ölüler diyarına inmesini önler.Den kloge går opad på Livets Vej for at undgå Dødsriget nedentil.
Sağduyulu kişi yukarıya, yaşama giden yoldadır, Bu da ölüler diyarına inmesini önler.Der Weg des Lebens geht überwärts für den Klugen, auf daß er meide die Hölle unterwärts.
Sağduyulu kişi yukarıya, yaşama giden yoldadır, Bu da ölüler diyarına inmesini önler.Drogę żywota rozumny ma ku górze, aby się uchronił piekła głębokiego.
Sağduyulu kişi yukarıya, yaşama giden yoldadır, Bu da ölüler diyarına inmesini önler.지혜로운 자는 위로 향한 생명길로 말미암음으로 그 아래 있는 음부를 떠나게 되느니라
Sağduyulu kişi yukarıya, yaşama giden yoldadır, Bu da ölüler diyarına inmesini önler.Orang bijaksana mengikuti jalan mendaki yang menuju kehidupan; bukan jalan menurun yang menuju kematian
Sağduyulu kişi yukarıya, yaşama giden yoldadır, Bu da ölüler diyarına inmesini önler.Para o sábio o caminho da vida é para cima, a fim de que ele se desvie do Seol que é em baixo.
Sağduyulu kişi yukarıya, yaşama giden yoldadır, Bu da ölüler diyarına inmesini önler.Pentru cel înţelept cărarea vieţii duce în sus, ca să -l abată de la locuinţa morţilor, care este jos. -
Sağduyulu kişi yukarıya, yaşama giden yoldadır, Bu da ölüler diyarına inmesini önler.Per l'uomo assennato la strada della vita è verso l'alto, per salvarlo dagli inferni che sono in basso
Sağduyulu kişi yukarıya, yaşama giden yoldadır, Bu da ölüler diyarına inmesini önler.Pot življenja gre umnemu navzgor, da se ogne pekla [Hebr. šeol.] navzdol.
Sağduyulu kişi yukarıya, yaşama giden yoldadır, Bu da ölüler diyarına inmesini önler.Pour le sage, le sentier de la vie mène en haut, Afin qu`il se détourne du séjour des morts qui est en bas.
Sağduyulu kişi yukarıya, yaşama giden yoldadır, Bu da ölüler diyarına inmesini önler.Taitava käy elämän tietä ylöspäin, välttääkseen tuonelan, joka alhaalla on.
Sağduyulu kişi yukarıya, yaşama giden yoldadır, Bu da ölüler diyarına inmesini önler.Η οδος της ζωης εις τον συνετον ειναι προς τα ανω, δια να εκκλινη απο του αδου κατω.
Sağduyulu kişi yukarıya, yaşama giden yoldadır, Bu da ölüler diyarına inmesini önler.За разумния пътят на живота върви нагоре, За да се отклони от ада долу.
Sağduyulu kişi yukarıya, yaşama giden yoldadır, Bu da ölüler diyarına inmesini önler.Путь жизни мудрого вверх, чтобы уклониться от преисподней внизу.
Sağduyulu kişi yukarıya, yaşama giden yoldadır, Bu da ölüler diyarına inmesini önler.ארח חיים למעלה למשכיל למען סור משאול מטה׃
Sağduyulu kişi yukarıya, yaşama giden yoldadır, Bu da ölüler diyarına inmesini önler.طريق الحياة للفطن الى فوق للحيدان عن الهاوية من تحت.
Sağduyulu kişi yukarıya, yaşama giden yoldadır, Bu da ölüler diyarına inmesini önler.智 慧 人 從 生 命 的 道 上 升 、 使 他 遠 離 在 下 的 陰 間
Sağduyulu kişi yukarıya, yaşama giden yoldadır, Bu da ölüler diyarına inmesini önler.智慧 人 從 生命 的 道上 升 、 使 他 遠離 在下 的 陰間
Sakının, ayartılıp yoldan çıkmayasınız; başka ilahlara tapmayasınız, önlerinde eğilmeyesiniz.Guardai-vos para que o vosso coração não se engane, e vos desvieis, e sirvais a outros deuses, e os adoreis;
Sakının, ayartılıp yoldan çıkmayasınız; başka ilahlara tapmayasınız, önlerinde eğilmeyesiniz.Jangan kamu mau dijauhkan dari TUHAN untuk menyembah dan mengabdi kepada ilah-ilah lain
Sakının, ayartılıp yoldan çıkmayasınız; başka ilahlara tapmayasınız, önlerinde eğilmeyesiniz.너희는 스스로 삼가라 두렵건대 마음에 미혹하여 돌이켜 다른 신들을 섬기며 그것에 절하므로
Sakının, ayartılıp yoldan çıkmayasınız; başka ilahlara tapmayasınız, önlerinde eğilmeyesiniz.Maar pas ervoor op dat uw harten zich niet van God afkeren om andere goden te aanbidden.
Sakının, ayartılıp yoldan çıkmayasınız; başka ilahlara tapmayasınız, önlerinde eğilmeyesiniz.Men vogt eder, at ikke eders Hjerte dåres, så I falder fra og dyrker andre Guder og tilbeder dem;
Sakının, ayartılıp yoldan çıkmayasınız; başka ilahlara tapmayasınız, önlerinde eğilmeyesiniz.Ta eder i vare at eders hjerte ikke dåres, så I viker av og dyrker andre guder og tilbeder dem,
Sakının, ayartılıp yoldan çıkmayasınız; başka ilahlara tapmayasınız, önlerinde eğilmeyesiniz.Varujte se, da se ne da premotiti vaše srce, da bi odstopili s pota in služili tujim bogovom ter jih molili;
Sakının, ayartılıp yoldan çıkmayasınız; başka ilahlara tapmayasınız, önlerinde eğilmeyesiniz.השמרו לכם פן יפתה לבבכם וסרתם ועבדתם אלהים אחרים והשתחויתם להם׃
Sakının, ayartılıp yoldan çıkmayasınız; başka ilahlara tapmayasınız, önlerinde eğilmeyesiniz.فاحترزوا من ان تنغوي قلوبكم فتزيغوا وتعبدوا آلهة اخرى وتسجدوا لها
Sakının, ayartılıp yoldan çıkmayasınız; başka ilahlara tapmayasınız, önlerinde eğilmeyesiniz.你 們 要 謹 慎 、 免 得 心 中 受 迷 惑 、 就 偏 離 正 路 、 去 事 奉 敬 拜 別 神
Sakının, ayartılıp yoldan çıkmayasınız; başka ilahlara tapmayasınız, önlerinde eğilmeyesiniz.你 們要 謹慎 、 免得 心中 受 迷惑 、 就 偏 離 正路 、 去 事 奉 敬拜 別神
Tanrı'dan tavsiye isteme fırsatı çıkar önlerine.3명에 대한 이야기가 있지요.
Tanrı'dan tavsiye isteme fırsatı çıkar önlerine.של יום שבו הם מקבלים הזדמנות לקבל כמה עצות מאלוהים.
Tanrı'dan tavsiye isteme fırsatı çıkar önlerine.في ذلك الوقت، كلا منهم تتاح له الفرصة لإستشارة إلههم.
Tanrı'dan tavsiye isteme fırsatı çıkar önlerine.まずビル・クリントンが神に出会い
Üç dünya lideriyle ilgili bir fıkra var. Tanrı'dan tavsiye isteme fırsatı çıkar önlerine.Có một câu chuyện kể về ba nhà lãnh đạo thế giới về một ngày có cơ hội nhận một số lời khuyên từ Chúa.
Üç dünya lideriyle ilgili bir fıkra var. Tanrı'dan tavsiye isteme fırsatı çıkar önlerine.Er is een verhaal over de drie wereldleiders die op een dag God om raad mochten vragen.
Üç dünya lideriyle ilgili bir fıkra var. Tanrı'dan tavsiye isteme fırsatı çıkar önlerine.Es gibt eine Geschichte über die führenden Oberhäupter, die Gelegenheit bekommen, sich von Gott Rat zu holen.
Üç dünya lideriyle ilgili bir fıkra var. Tanrı'dan tavsiye isteme fırsatı çıkar önlerine.Exista o poveste spusa despre 3 lideri mondiali care intr-o zi au avut sansa de a fi sfatuiti de Dumnezeu.
Üç dünya lideriyle ilgili bir fıkra var. Tanrı'dan tavsiye isteme fırsatı çıkar önlerine.Hay una historia de 3 líderes mundiales que tuvieron la oportunidad de consultar a Dios.
Üç dünya lideriyle ilgili bir fıkra var. Tanrı'dan tavsiye isteme fırsatı çıkar önlerine.Il y a une histoire à propos des trois leaders mondiaux qui ont eu la chance de consulter Dieu.
Üç dünya lideriyle ilgili bir fıkra var. Tanrı'dan tavsiye isteme fırsatı çıkar önlerine.Jest taka opowieść o trzech światowych przywódcach, którzy dostają szansę otrzymania porad od Boga.
Üç dünya lideriyle ilgili bir fıkra var. Tanrı'dan tavsiye isteme fırsatı çıkar önlerine.Van egy vicc a világ három vezetőjéről, akik lehetőséget kapnak, hogy tanácsot kérjenek Istentől.
Ve annesi ile birlikte önlere doğru çırpınışını hatırlıyor, mahşeri insan kalabalığı arasında "Çocuğumu al!Alături de mama ei, încerca să-și facă loc prin marea de oameni:
Ve annesi ile birlikte önlere doğru çırpınışını hatırlıyor, mahşeri insan kalabalığı arasında "Çocuğumu al!Dan dia ingat saat dia berjuang bersama ibunya ke depan kerumunan orang itu, "Bawa anakku! Bawa anakku!"
Ve annesi ile birlikte önlere doğru çırpınışını hatırlıyor, mahşeri insan kalabalığı arasında "Çocuğumu al!E ricorda che battagliava con sua madre in prima linea, una folla di gente, "Prendete mio figlio!
Ve annesi ile birlikte önlere doğru çırpınışını hatırlıyor, mahşeri insan kalabalığı arasında "Çocuğumu al!És emlékszik, ahogy tolakodtak előre az anyjával, emberek tömkelegén keresztül, "Az én gyerekem vigyék!
Ve annesi ile birlikte önlere doğru çırpınışını hatırlıyor, mahşeri insan kalabalığı arasında "Çocuğumu al!그 친구가 기억하는 건 그녀의 엄마와 함께 군중 속에서 "제 아이를 데려가주세요! 제 아이를 데려가줘요!"
Ve annesi ile birlikte önlere doğru çırpınışını hatırlıyor, mahşeri insan kalabalığı arasında "Çocuğumu al!Pamatuje si, jak se s matkou prodírala dopředu, okolo davy a davy lidí:
Ve annesi ile birlikte önlere doğru çırpınışını hatırlıyor, mahşeri insan kalabalığı arasında "Çocuğumu al!Przepychała się wraz z matką przez tłum, krzycząc:
Ve annesi ile birlikte önlere doğru çırpınışını hatırlıyor, mahşeri insan kalabalığı arasında "Çocuğumu al!Ze herinnert zich hoe ze met haar moeder door de mensenmenigte naar voren worstelde en riep:
Ve annesi ile birlikte önlere doğru çırpınışını hatırlıyor, mahşeri insan kalabalığı arasında "Çocuğumu al!והיא זוכרת מאבק עם אמא שלה קדימה, המון המון אנשים, "קח את הילד שלי! קח את הילד שלי!"
Ve annesi ile birlikte önlere doğru çırpınışını hatırlıyor, mahşeri insan kalabalığı arasında "Çocuğumu al!وكانت تتذكر صراعها مع أمها للوصول للمقدمة .. - كان هناك حشد كبير من الناس - وتصرخ: "خذ طفلي! خذ طفلي!"
Ve annesi ile birlikte önlere doğru çırpınışını hatırlıyor, mahşeri insan kalabalığı arasında "Çocuğumu al!叫んでいました 「この子を連れて行って!」 そしてバスの窓から 子供を誰かに渡しました
Yeryüzü önlerinde sarsılıyor, Gökyüzü titriyor; Güneş ve ay kararıyor, Yıldızların parıltısı görünmez oluyor.Foran dem skælver Jorden, Himlen bæver; Sol og Måne sortner, Stjernerne mister deres Glans.
Yeryüzü önlerinde sarsılıyor, Gökyüzü titriyor; Güneş ve ay kararıyor, Yıldızların parıltısı görünmez oluyor.Foran dem skjelver jorden og ryster himmelen; sol og måne sortner, og stjernene holder op å lyse.
Yeryüzü önlerinde sarsılıyor, Gökyüzü titriyor; Güneş ve ay kararıyor, Yıldızların parıltısı görünmez oluyor.그 앞에서 땅이 진동하며 하늘이 떨며 일월이 캄캄하며 별들이 빛을 거두도다
Yeryüzü önlerinde sarsılıyor, Gökyüzü titriyor; Güneş ve ay kararıyor, Yıldızların parıltısı görünmez oluyor.Pred njimi se trese zemlja, nebo se giblje; solnce in mesec otemnevata in zvezde bledé.
Yeryüzü önlerinde sarsılıyor, Gökyüzü titriyor; Güneş ve ay kararıyor, Yıldızların parıltısı görünmez oluyor.Před tváří jeho třásti se bude země, pohnou se nebesa, slunce i měsíc se zatmí, a hvězdy potratí blesk svůj.
Yeryüzü önlerinde sarsılıyor, Gökyüzü titriyor; Güneş ve ay kararıyor, Yıldızların parıltısı görünmez oluyor.Reszket elõttök a föld, és megrendülnek az egek; a nap és hold elsötétednek, a csillagok is bevonják fényöket.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod