öngörmek ile cümle

öngörmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bilimin amacı, çoğunlukla söylenildiği gibi, anlamak değil, öngörmektir.The aim of science is, as has often been said, to foresee, not to understand.
Benim işim sorunları öngörmek.My job is to anticipate problems.
Steven Weinberg 2050 yılında birleşmiş fiziği öngörmektedir.Steven Weinberg predicts a unified physics by 2050.
Bu rapor yeni muazzam spinsiz bir bozonu(şu an Higgs bozonu olarak bilinmektedir) öngörmekteydi.This paper predicted a new massive spin-zero boson (now known as the Higgs Boson).
Marx yabancılaşmanın kapitalizmin sistematik bir sonucu olduğunu öngörmektedir.Marx believed that alienation is a systematic result of capitalism.
Moskova bu süreci 2015 yılına kadar tamamlayacağını öngörmektedir.The City of Moscow had planned to complete this process by 2015.
Bu modellerin bazı varyasyonları Lorentz değişmezinin ihlalini de öngörmektedir.Some variations of those models also predict violations of Lorentz invariance on a very small scale.
Bu plan, Belgorod'a kuzeybatı yaklaşımından bir taarruzu öngörmekteydi.There was a baptistery of polyfoil plan to the northeast.
Alman planı üç koldan yapılacak taarruzları öngörmektedir.The original plans foresaw three branches towards Germany.
Bu çocuk topun yönünü öngörmek yerine her zaman topun geçtiği yolu takip ediyor.Instead of anticipating, the child always follows where the ball has been.
Rastgele numara yaratıcılarını da öngörmekle ilgilenmiyorum, aslında insanlar beni arayıpI'm not engaged in predicting random number generators.
Ve hatta bazı anketler onun yolun sonuna kadar başarıyla gideceğini öngörmekteydi.And there were even some polls that were saying she was going to go all the way.
Daha da önemlisi... insan davranışını öngörmek mümkün müdür?Do you think it's possible to control someone's attention?
Smith-Ewart teorisi, aşağıdaki nedenlerden dolayı Örnek 2 nin baskın senaryo olduğunu öngörmektedir.Smith-Ewart theory predicts that Case 2 is the predominant scenario for the following reasons.
144. madde, para cezasından 2 yıl hapis cezasına kadar değişen cezalar öngörmektedir. [1]Article 144 provides for penalties varying from fines to two years' imprisonment.[5]
Mevzuat, bir bağışçının bağışlarıyla on beşten fazla çocuk olmayacağını öngörmektedir.Legislation provides that a donor may not produce more than fifteen children through his donations.
100. madde, cumhurbaşkanının doğrudan halk tarafından seçilmesini öngörmektedir.Article 100 provides for direct popular election of the president.
Ancak Anayasa'nın 13 (2) maddesi cumhurbaşkanının görevden alınmasını öngörmektedir.However, Article 13 (2) of the Constitution provides for the removal of the president.
Anlaşmanın kilit noktaları şunları öngörmektedir:Key points of the agreement stipulate that:
Sezon, opera repertuarından en az üç başlığı öngörmektedir.Die Saison sieht mindestens drei Titel des Opernrepertoires vor.
Bu taarruz planı, cephe boyunca genel bir taarruzu değil, dar bir cepheden taarruz edilmesini öngörmektedir.Der Turm soll auf der Längsseite, und nicht als Teil der Hauptfront, errichtet werden.
Pusulanın gösterdiği yönlere göre mekânı 9 bölüme ayırmayı öngörmektedir.Durch diese Ringelung entsteht der Eindruck, sie bestünden aus 19 Segmenten.
Bu plan, Belgorod'a kuzeybatı yaklaşımından bir taarruzu öngörmekteydi.Il charge Bradley d'agir de manière similaire au nord.
Avrupa Komisyonu bu projenin 2050 yılına kadar enerji üretimine başlayacağını öngörmektedir.Se ha estimado que el funcionamiento de plantas de energía nuclear continuará hasta el 2050.
Doğrudan demokrasi, halkın halk tarafından yönetilmesini öngörmektedir.El gobierno debe ser susceptible a la presión dentro de la población.
Bu taarruz planı, cephe boyunca genel bir taarruzu değil, dar bir cepheden taarruz edilmesini öngörmektedir.Il tempio era accessibile non tramite un crepidoma perimetrale, ma attraverso una scalinata frontale.
Yeni bir parçacık olan Higgs bozonunun varlığını öngörmektedir.Оно предсказывает существование ещё одной новой частицы — бозона Хиггса.
Bu karar aynı zamanda milli kuvvetlerin de bu ordu bünyesinde yer almasını öngörmekteydi.Оставалось решить, должна ли армия остаться на своей позиции?
Steven Weinberg 2050 yılında birleşmiş fiziği öngörmektedir.بينما تنبأ الفيزيائي ستيفن واينبرج توحد الفيزياء بحلول عام 2050.
BM, 2030 yılına kadar megakent sayısının 41'e yükseleceğini öngörmektedir.تعتقد شركة سباس أدفنشر ان العدد سيرتفع إلى 15 بحلول عام 2020.
Bu kanunun bir kısmında Parlamento'nun her üç yıllık dönemde asgari bir defa çagrılmasını ongormekte idi.O sistema assegurava que de três em três anos, parte do campo estivesse em repouso.
TRT, Arapça yayınıyla 350 milyon nüfusu olan bir coğrafyaya hitap etmeyi öngörmektedir.TRT Arabi wil met haar uitzendingen zo'n 350 miljoen mensen bereiken.
Açığa Satış işleminin çalışma mantığı hisselerin düşeceğini öngörmek üzerine kuruludur.De onzekerheid van de verkoopvoorspelling neemt door goede voorspellingen af.
Doğrudan demokrasi, halkın halk tarafından yönetilmesini öngörmektedir.Uważali oni, że prawdziwa demokracja opiera się na tym, że władza należy do ludu.
Raeder bu nakliye işleminin dört aylık bir süre içinde gerçekleşeceğini öngörmekteydi.Magellan hade uppskattat att resan över denna ocean skulle på mindre än en månad.
Doğrudan demokrasi, halkın halk tarafından yönetilmesini öngörmektedir.Глибоко вірю, що це буде дійсно влада народна!
Taarruz, biri içte diğeri dışta iki katman halinde kuşatmayı öngörmektedir.Дехто гадає, що при цьому певна частина Na2O привнос. ззовні.
İleriye dönük nükleer silahların azaltılmasını öngörmektedir.Книга передбачає появу ядерної зброї.
İleriye dönük nükleer silahların azaltılmasını öngörmektedir.Lze se domnívat, co by se dělo po odpálení jaderné zbraně.
Sezon, opera repertuarından en az üç başlığı öngörmektedir.Stagiunea cuprinde cel puțin trei titluri din repertoriul operei.
Kozmolojik Friedmann-Lemaitre-Robertson-Walker çözümü: Bu çözüm evrenin genişlediğini öngörmektedir.Soluția cosmologică Friedmann-Lemaître-Robertson-Walker, care prezice expansiunea Universului.
BM, 2030 yılına kadar megakent sayısının 41'e yükseleceğini öngörmektedir.Az Egyesült Nemzetek Szervezete feltételezései szerint 2030-ra már 41 megaváros lesz.
İleriye dönük nükleer silahların azaltılmasını öngörmektedir.Molemmat osapuolet korostivat ydinasevarustelun vähentämistä.
Raeder bu nakliye işleminin dört aylık bir süre içinde gerçekleşeceğini öngörmekteydi.Atkins vurderede, at denne målsætning ville kunne nås i løbet af fire år.
Marx yabancılaşmanın kapitalizmin sistematik bir sonucu olduğunu öngörmektedir.Marx beskriver altså kapitalismens utvikling som progressiv.
Bu taarruz planı, cephe boyunca genel bir taarruzu değil, dar bir cepheden taarruz edilmesini öngörmektedir.I et slikt system ville imidlertid prisene ikke bli bestemt av markedet, men av et sentralt planbyrå.
Pusulanın gösterdiği yönlere göre mekânı 9 bölüme ayırmayı öngörmektedir.Về mặt hành chính, Khai Hóa được chia thành 9 trấn, 9 hương.
Moskova bu süreci 2015 yılına kadar tamamlayacağını öngörmektedir.モスクワ市は2015年までにこのプロセスを終わらせることを計画していた。
Zîrâ bu kuram, yapısı gereği bu tip bir fenomeni öngörmektedir.在某種程度上,他能夠預見這次騷動的發生。
Gelecekte yapay zekâ araştırmalarındaki tüm alanların birleşeceğini öngörmek zor değildir.我懷疑美學素養的未來有這麼多內容足以發掘。
Pusulanın gösterdiği yönlere göre mekânı 9 bölüme ayırmayı öngörmektedir.출구는 시내 방향에만 설치되어 있고, 대명 1동과 대명 9동에 걸쳐 있다.
Marx yabancılaşmanın kapitalizmin sistematik bir sonucu olduğunu öngörmektedir.Marksistička ideologija tvrdi da je kapitalizam sustav koji se urušava.
Antlaşma ayrıca Avrupa Birliği'nin üç sütun sistemini de feshetmeyi öngörmektedir.Lisabonská zmluva tiež zrušila trojpilierovú štruktúru Európskej únie.
Diğer teoriler ek bozonların varlığını öngörmektedir.Druhý bod potvrdzuje existenciou prorokov.
(RNA ikincil yapısını öngörmek için dinamk programlama algoritmaları hakkındaki klasik makale.)(Glej - Značilnosti renesančne arhitekture v nadaljevanju.)
Sezon, opera repertuarından en az üç başlığı öngörmektedir.Taisto Noore repertuaari kuulub üle 40 ooperi peaosa.
772 milyar Dolar’lık yıllık yatırıma ihtiyaç olacağını öngörmektedir (58).58 dolarjev (
772 milyar Dolar’lık yıllık yatırıma ihtiyaç olacağını öngörmektedir (58).58 vyžadovalo průměrné roční investice ve výši 772 miliard USD (
772 milyar Dolar’lık yıllık yatırıma ihtiyaç olacağını öngörmektedir (58).58 wereld te onderhouden (
772 milyar Dolar’lık yıllık yatırıma ihtiyaç olacağını öngörmektedir (58).Möglicherweise könnte jedoch Wasserknappheit in den kommenden Jahrzehnten zum größten Problem werden.

İlgili Sayfalar