Ana içeriğe geç
Sözlük

önemi ile cümle

önemi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Para bu nedenle eski önemini kaybetmiştir.A város így elveszítette korábbi jelentőségét.
Bundan sonra Gordion önemini kaybetmiş ve terk edilmiş gibi bir hale gelmiştir.Később a vár elveszítette jelentőségét és elhagyatva romlásnak indult.
Hayatı boyunca radyumun tıptaki önemine dikkat çekti.Tudományos munkássága átfogta az egész orvosi radiológiát.
Tasarıma ilk önemi Amerikalılar verir.Az első Amerikát ábrázoló térkép.
USB Driverlar çıktıktan sonra artık Disketlerin bilgisayarlarda bir önemi kalmamıştır.Wood lemezfelvételei halála után a katalógusokban már nem nagyon szerepelnek.
Uluslararası önemiyle ilk büyük, modern çoklu spor etkinliği Olimpiyat Oyunlarıdır.Korának legmodernebb, legnagyobb épülete, egész Európából rendeztek itt sporteseményeket.
Spora verdiği önemi kültür ve sanat etkinliklerine de veriyordu.A pénz magával hozta a kultúra és a sport fejlődését is.
Öyle ki, bu onu gün batımından önceki son saatlerin önemini sorgulamaya itti.Ezzel olyan döntést semmisített meg, amelyet elődje hivatali idejének utolsó napjaiban hozott.
Dubai, 1970 ve 1980'lerde bir ticaret merkezi olarak önemini sürdürdü.Dubaj megőrizte fontos 1970-es, 1980-as évekbeli kereskedelmi vonalait.
110-111) 1943’ten 1945’e: Slater radarın önemi üzerine çalışmak için izin aldı.1933–1946: FD Ptuj 1946–1950: ŠD Drava Ptuj 1950 óta jelenlegi nevén szerepel.
Grup büyüklüğü grup kimliklerinin önemini etkiler.A dohányzás jelentős hatást gyakorol az egyének súlyára.
Poe aynı zamanda sözlü iletişimin de önemini vurgular.A Moltopera nagy hangsúlyt fektet a szóbeli ismeretterjesztésre is.
Ancak bugun için balıkçılığın önemi azalmaktadır.Munkásságának súlypontja azonban a botanikára esett.
Sosyal önemi şüphe götürmez.Nem törődik a nyilvános bírálattal.
Tarımsal faaliyetler önemini yitirmiştir.A mezőgazdaság tovább veszített gazdasági jelentőségéből.
Eserin bir diğer önemi de Türk tarihi açısından son derece önemli bilgilere yer vermesidir.További, döntő értesüléseket kapunk az ispán szóval kapcsolatban Spanyolország történelméből.
Ateşlemeden önce yakıt-hava karışımının sıkıştırılmasının önemini göstermiştir.A felszállás előtti ellenőrzésnél a „Pitot-cső fűtés bekapcsolása” nem hangzott el.
Şehrin askeri önemi muhafaza edildi.Ezután a város védelmi jelentősége megszűnt.
Adal emirliği, 16. yüzyıl'dan itibaren önemini kaybetti ve ortadan kalktı.A vár a 18. században elveszítette jelentőségét, azóta pusztul.
Gotlar Savaşı'nın Franklar için önemi budur.A francia–porosz háborúval mindkét célját elérte.
Romalıların hayatında dinin büyük bir önemi vardı.A bosnyákok életében nagy jelentősége van a vallásnak.
Kongrenin Önemi: Yeni bir devlet kurma düşüncesi belirginleşmiştir.Ideje volt hozzálátni az új állami keretek kialakításához.
Bunun bir önemi yok.Sillä ei ole väliä.
Ancak, son zamanlarda Değişken denge kuramının önemine dair ciddi eleştiriler olmuştur.Viime aikoina on kuitenkin ollut merkittävää kritiikkiä sille kuinka tärkeä vaihtuvan balanssin teoria on.
Bunda Crowne Plaza otelinin de önemi vardır.Nykyisin rakennuksessa toimii hotelli Crowne Plaza.
Michael saati enkazın içinde bulduğunu, bir önemi olduğunu bilmediğini söyler.Michael kertoo, että hän vain löysi kellon ja ettei sillä ole väliä.
Courbet, resmin önemini fark edip "Ornans'ta Cenaze, gerçekte romantizmin defni oldu." dedi.Courbet itse sanoi: "hautajaiset Ornansissa merkitsivät romantiikan hautajaisia".
Bilinen tüm genetik mutasyonların prognostik önemi yoktur.Jokaisella geneettisellä mutaatiolla ei ole prognostisia vaikutuksia.
Günümüzde koruma işlevi önemini yitirmiş gibidir.Nykyään liikkeenhallinta on menettänyt merkityksensä.
Richard Feynman tarafından önemi yitirildi.Esitystavan kehitti Richard Feynman.
Sibirya'nın yerleşime açılmasından sonra şehrin ticari önemi daha da arttı.Jäätyään syrjään Siperian radasta kaupungin kaupallinen merkitys alkoi vähentyä.
Dördüncü yıldızın önemini anlamasaydım buraya gelmezdim.Neljännen pommin putoamispaikkaa ei havaittu.
1950ler'den beri, Avrupa'nın nüfusunun önemi azalır.1500-luvulta lähtien kaupungin tärkeys alkoi vähentyä.
Romalıların hayatında dinin büyük bir önemi vardı.Uskonto oli Rooman yhteiskunnassa tärkeässä asemassa.
Ekonomik olarak önemi çok büyüktü.Hän oli tarkka talousasioissa.
Bu bakımdan stratejik bir önemi vardır.Alueella oli strategista merkitystä.
Önemi itibarıyla futsalın Şampiyonlar Ligi olarak da gösterilebilir.Lyhenne voi tarkoittaa myös jalkapallon Mestarien liigaa.
Buraya yapılan kale ile önemini yüzyıllar boyunca korudu.Sen ympäristössä on kaivettu kuparia vuosisatojen ajan.
Bununla birlikte, ilanın önemi açıktı.Kaupungin tärkeys säilyi kaikesta huolimatta.
Sürenin önemi yoktur.Pään asennolla ei ole merkitystä.
Fakat sonraları önemini yitirmiştir.Ne menettivät kuitenkin sotien jälkeen merkityksensä.
14. < önemi11. Sanomissa
Bu nedenle içeriğinin önemi yıllar sonra fark edilebilmiştir.Todellinen syy hänen eroonsa kävi ilmi vasta vuosien jälkeen.
Fakat bu bölgedeki istikrarsızlık ve savaşlar yüzünden şehir eski önemini kaybetti.Sisällissodan aiheuttaman heikentymisen seurauksena kaupunki menetti kuitenkin entisen asemansa.
USB Driverlar çıktıktan sonra artık Disketlerin bilgisayarlarda bir önemi kalmamıştır.Levykeasemaväylät eivät enää ole uusissa tietokoneissa mukana USB:n yleistymisen myötä.
Maçın önemi dikkate alınmalı.Tehtävänä on huolehtia pelin käymisestä.
Madencilik sektörünün, Etiyopya ekonomisi içinde önemi azdır.Kaivosteollisuus on tärkeä osa Nahitševanin taloutta.
Salgısının önemi büyüktür.Sairaus on hyvin tarttuva.
Bankacılık ve sigortacılık çalışmalarının önemi artmıştır.Pankkien vakavaraisuus ja maksuvalmius heikkenivät.
Tobruk stratejik önemi olan bir limandı.Gomassa on strategisesti merkittävä lentokenttä.
Versiyon 0.5.0 ile ambrosia alımının önemi artmıştır.Versiossa 5.0 siirryttiin käyttämään ARM-alustaa.
Son yıllarda arıcılık faaliyetleri önemini artırmıştır.Viime vuosikymmeninä tämän käytännön merkitys on kasvanut.
Bu dönemde kale önemini korumaktaydı.Tuolloin kaupunkia suojasi myös linnoitus.
Bugün, modern toplumda sporun öneminden bahsetmeyi planlıyorum.Tänään aikomukseni on puhua urheilun merkityksestä nyky-yhteiskunnassa.
Çin'in ekonomik önemi arttıkça ekonominin yapısı ve sağlığına da dikkat çekiliyor.Καθώς η οικονομική σημασία της Κίνας έχει αυξηθεί, δίνεται προσοχή στη δομή και την υγεία της οικονομίας.
Bilinen tüm genetik mutasyonların prognostik önemi yoktur.Όλες οι γνωστές γενετικές μεταλλάξεις δεν έχουν προγνωστικές επιπτώσεις.
Bu bağlamda Irak'ın bağımsızlığının özel bir önemi vardır...Σε αυτό το πλαίσιο δίνεται ιδιαίτερη σημασία στην απελευθέρωση του Ιράκ ...
1990 Anayasasında özel sektörün önemi belirtilmişti.Το σύνταγμα του 1990 έδωσε τη δέουσα προσοχή στον ιδιωτικό τομέα.
Gurnemanz, bu özel günde tekrar ortaya çıkmasının herhangi bir önemi olup olmadığını merak etmektedir.Ο Γκούρνεμαντς αναρωτιέται αν η επανεμφάνιση της Κούντρι αυτή την ημέρα σημαίνει κάτι.
Çalışmalarının önemini tanımakla birlikte, maaş sağlamıyordu.Παρά το γεγονός ότι αναγνώρισε τη σημασία του έργου της, η θέση της εξακολουθούσε να μην της παρέχει μισθό.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod