O çok önemli bir başarı.That's a very important achievement.
Bu önemsiz bir başarı değil.This is no trivial accomplishment.
İşte önemli bir duyuru.Here's an important announcement.
Tüm önemli kredi ve bankamatik kartlarını kabul ediyoruz.We accept all major credit and debit cards.
Başarının en önemli parçası disiplindir.Discipline is the most important part of success.
İnsanlar büyük olan ve bir adı olan hayvanları daha çok önemserler.People care more about animals that are big and have a name.
Tom bütün önemli isimleri tanıyor.Tom knows everyone who's anyone.
Peynir ya da şarap değilseniz yaşın bir önemi yoktur.Age is not important, unless you are either cheese or wine.
Kusura bakma, sana önemli bir şey söylemeyi unuttum.Sorry, I forgot to tell you something important.
Üzgünüm, sana önemli bir şey söylemeyi unutmuşum.Sorry, I forgot to tell you something important.
Onların söyledikleri bizim için önemli değil.What they say doesn't matter to us.
Kimse, öldürücü bir salgın gibi dünya çapında bir felaketi önemsememezlik edemez.One can't discount a global disaster like a virulent plague.
"bulunduğumuz an" hakkında farkındalık Zen öğretisinde önemlidir.Mindfulness about the "now" is important in Zen.
Örneğin Orta Doğu'nun Orta Amerika'dan daha önemli olduğunu sana düşündürten şey ne?What makes you think the Middle East is more important than Mesoamerica, for instance?
Tom'un sağlığı önemli ölçüde düzeldi.Tom's health has improved dramatically.
Babasının mezarını ziyaret etmek Tom için çok önemlidir.It's very important for Tom to visit his father's grave.
Nakit kullanmak sana paranın gerçekten önemli olduğunu düşündürür.Using cash makes you think money is truly substantial.
Orta Doğu'nun Andes'ten daha önemli olduğunu sana ne düşündürüyor?What makes you think the Middle East is more important than the Andes?
Önemli şey bizim birlikte olmamızdır.The important thing is that we are together.
Tom burada olmanın önemli olduğunu düşünmeseydi gelmezdi.Tom wouldn't have come if he didn't think it was important to be here.
Erken ayrılırsam Tom'un önemsemeyeceğini umuyorum.I hope Tom doesn't mind if I leave early.
Tom önemli bir katkı yaptı.Tom has made a significant contribution.
Tom partime gelirse önemsemem.I wouldn't mind if Tom came to my party.
Tom gerçekten Mary'nin yaptığını önemsemiyor.Tom doesn't really care what Mary does.
Öğretmenler daha önemli hale geliyorlar.Teachers are becoming more important.
Onlar sadece kendilerini önemsiyorlar.They only care about themselves.
O önemli bir turistik çekicilik.It's a major tourist attraction.
Artık biri gerçekten önemsiyor mu?Does anyone really care anymore?
Renk gerçekten önemli mi?Does the color really matter?
Onları önemsemeyin.Don't pay attention to them.
Tek önemsedikleri bu.That's all they care about.
Tom'u önemseme.Don't pay attention to Tom.
Onu önemsemezdim.I wouldn't mind that.
Bu konuşmanın en önemli kısmı bütün haberlerde tekrar edildi.This soundbite was repeated all over the news.
Tıbbi yardım almadan ilacı değiştirmemek ya da durdurmamak önemlidir.It's important not to change or discontinue medication without seeking medical advice.
Çocuklara iyi sofra adabını öğretmek önemlidir.It's important to teach children good table manners.
Çocukların iyi sofra adabını öğrenmesi önemlidir.It's important for children to learn good table manners.
Çocuklara sofra adabının öğretilmesi önemlidir.It's important to teach children proper table manners.
Para senin için önemli mi?Is money important to you?
Tek önemli olan mutlu olmaktır.All that matters is to be happy.
Paranın olup olmaması önemli değil. Seni aynı seviyorum.It doesn't matter whether you have money or not. I love you just the same.
En önemli şey kendiniz için düşünme yeteneğidir.The most important thing is the ability to think for yourself.
En önemlisi kendin için düşünüyor olmandır.Most important is that you think for yourself.
Tom şirketin yalnızca isim olarak başkanıdır. Tüm önemli kararları oğlu alır.Tom is the head of the company in name only. His son makes all the important decisions.
Birçok önemli tarihsel olaylar M.Ö 7000 yıllarında gerçekleşti.Many important historical events took place 7000 years B.C.
Sağlık, altından daha önemlidir.Health is more important than gold.
İddiaları kanıtla desteklemek önemlidir.It's important to back up claims with evidence.
Tanıdık bir yer onun için yeni bir öneme sahipti.The familiar place had a new significance for her.
Bu şeyleri önem sırasına göre sıralamaya çalış.Try to prioritise these things.
Kule tepede önemli bir yer işgal etti.The tower occupied a prominent spot on the ridge.
Benim için ne kadar önemli olduğunu bilmeni istiyorum.I would like you to know how important you are to me.
Anlaşılmak benim için önemlidir.It's important to me to be understood.
O en önemli nedendir.That's the most important reason.
Peynir değilsen yaşın bir önemi yoktur.Age isn't important, unless you are cheese.
Cesaret çok önemlidir. Bir kas gibi kullandıkça güçlenir.Courage is very important. Like a muscle, it is strengthened by use.
Bu her halukârda önemli olmamalı.It shouldn't matter either way.
O gerçekten önemli değil.That doesn't really matter.
O ona önem verecek birini istiyor.She wants someone who pays attention to her.
Tom birçok önemli ayrıntıları atladı.Tom skipped many important details.
Ayrıntılar gerçekten önemli değil.The details really don't matter.