önder ile cümle

önder kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Merarioğullarından: Önder Asayayla 220 yakını,므라리 자손 중에 족장 아사야와 그 형제 이백 이십인이요
Merarioğullarından: Önder Asayayla 220 yakını,Mérári fiai között Asája volt a fõ, és az õ atyjafiai kétszázhúszan [valának.]
Merarioğullarından: Önder Asayayla 220 yakını,Merarin jälkeläisistä: Asajan, päämiehen, ja hänen veljensä, kaksisataa kaksikymmentä;
Merarioğullarından: Önder Asayayla 220 yakını,về dòng Mê-ra-ri có A-sa-gia , là trưởng_tộc , cùng các anh_em người , được hai trăm hai_mươi người ;
Merarioğullarından: Önder Asayayla 220 yakını,về dòng Mê-ra-ri có A-sa-gia, là trưởng tộc, cùng các anh em người, được hai trăm hai mươi người;
Merarioğullarından: Önder Asayayla 220 yakını,Zo synov Meráriho veliteľ Asaiáš a jeho bratia dvesto dvadsiati.
Merarioğullarından: Önder Asayayla 220 yakını,Z synów Merarego, Asajasza przedniejszego, i braci jego dwieście i dwadzieścia.
Merarioğullarından: Önder Asayayla 220 yakını,Z synů Merari Asaiáš kníže, a bratří jeho dvě stě a dvadceti.
Merarioğullarından: Önder Asayayla 220 yakını,εκ των υιων Μεραρι, Ασαιαν τον αρχηγον και τους αδελφους αυτου, διακοσιους εικοσι
Merarioğullarından: Önder Asayayla 220 yakını,из сыновей Мерариных, Асаию начальника и братьев его – двести двадцать человек;
Merarioğullarından: Önder Asayayla 220 yakını,от Марариевите потомци началника Асаия и братята му, двеста и двадесет души;
Merarioğullarından: Önder Asayayla 220 yakını,לבני מררי עשיה השר ואחיו מאתים ועשרים׃
Merarioğullarından: Önder Asayayla 220 yakını,من بني مراري عسايا الرئيس واخوته مئتين وعشرين.
Merarioğullarından: Önder Asayayla 220 yakını,米 拉 利 子 孫 中 、 有 族 長 亞 帥 雅 、 和 他 的 弟 兄 二 百 二 十 人
Merarioğullarından: Önder Asayayla 220 yakını,米拉利子 孫中 、 有 族長亞 帥雅 、 和 他 的 弟兄 二百二十人
Mesela Romalıların ataları Truvalılara İtalya'ya dek önderlik eden Aeneas,כמו אנאוס, שהוביל את אבותיהם הקדמונים של הרומאים, הטרויאנים, לאיטליה.
Mesela Romalıların ataları Truvalılara İtalya'ya dek önderlik eden Aeneas,مثل "Aeneas"الذي قاد أجداد الرومان الطروادين إلى إيطاليا.
Meshedilen sunağın adanması için önderler armağanlarını sunağın önüne getirdiler.I capi presentarono l'offerta per la dedicazione dell'altare, il giorno in cui esso fu unto
Meshedilen sunağın adanması için önderler armağanlarını sunağın önüne getirdiler.단에 기름을 바르던 날에 족장들이 단의 봉헌을 위하여 예물을 가져다가 그 예물을 단 앞에 드리니라
Meshedilen sunağın adanması için önderler armağanlarını sunağın önüne getirdiler.Trong ngày bàn thờ được xức dầu, các quan trưởng dâng lễ vật mình trước bàn thờ về cuộc khánh thành nó.
Meshedilen sunağın adanması için önderler armağanlarını sunağın önüne getirdiler.Trong ngày bàn_thờ được xức dầu , các quan trưởng dâng lễ_vật mình trước bàn_thờ về cuộc khánh_thành nó .
Meshedilen sunağın adanması için önderler armağanlarını sunağın önüne getirdiler.ויקריבו הנשאים את חנכת המזבח ביום המשח אתו ויקריבו הנשיאם את קרבנם לפני המזבח׃
Meshedilen sunağın adanması için önderler armağanlarını sunağın önüne getirdiler.وقرّب الرؤساء لتدشين المذبح يوم مسحه. وقدم الرؤساء قرابينهم امام المذبح.
Meshedilen sunağın adanması için önderler armağanlarını sunağın önüne getirdiler.用 膏 抹 壇 的 日 子 、 首 領 都 來 行 奉 獻 壇 的 禮 、 眾 首 領 就 在 壇 前 獻 供 物
Meshedilen sunağın adanması için önderler armağanlarını sunağın önüne getirdiler.用膏 抹壇 的 日子 、 首領 都 來行 奉獻壇 的 禮 、 眾首 領 就 在 壇 前 獻 供物
Moav önderleri dönüp Balaka, ‹‹Balam bizimle gelmedi›› dediler.A moábske kniežatá vstaly a prišly k Balákovi a riekly: Nechcel ísť s nami Balám.
Moav önderleri dönüp Balaka, ‹‹Balam bizimle gelmedi›› dediler.A vstavše knížata Moábská, přišli k Balákovi a řekli: Nechtěl Balám jíti s námi.
Moav önderleri dönüp Balaka, ‹‹Balam bizimle gelmedi›› dediler.Da brød Moabs Høvdinger op, og de kom til Balak og meldte: "Bileam vægrede sig ved at følge med os!"
Moav önderleri dönüp Balaka, ‹‹Balam bizimle gelmedi›› dediler.Då stodo Moabs furstar upp och gingo hem till Balak och sade: »Bileam vägrade att följa med oss.»
Moav önderleri dönüp Balaka, ‹‹Balam bizimle gelmedi›› dediler.Da tok Moabs høvdinger avsted, og da de kom tilbake til Balak, sa de: Bileam vilde ikke følge med oss.
Moav önderleri dönüp Balaka, ‹‹Balam bizimle gelmedi›› dediler.És felkelének Moáb fejedelmei, és jutának Bálákhoz, és mondának: Nem akart Bálám eljönni velünk.
Moav önderleri dönüp Balaka, ‹‹Balam bizimle gelmedi›› dediler.I capi di Moab si alzarono, tornarono da Balak e dissero: «Balaam si è rifiutato di venire con noi»
Moav önderleri dönüp Balaka, ‹‹Balam bizimle gelmedi›› dediler.모압 귀족들이 일어나 발락에게로 가서 고하되 발람이 우리와 함께 오기를 거절하더이다
Moav önderleri dönüp Balaka, ‹‹Balam bizimle gelmedi›› dediler.Levantaram-se, pois, os príncipes de Moabe, vieram a Balaque e disseram: Balaão recusou vir conosco.
Moav önderleri dönüp Balaka, ‹‹Balam bizimle gelmedi›› dediler.Maka kembalilah mereka kepada Balak dan mengabarkan kepadanya bahwa Bileam tidak mau datang bersama mereka
Moav önderleri dönüp Balaka, ‹‹Balam bizimle gelmedi›› dediler.Nato vstanejo knezi moabski in gredo k Balaku in sporoče: Balaam se je branil iti z nami.
Moav önderleri dönüp Balaka, ‹‹Balam bizimle gelmedi›› dediler.Şi mai marii Moabului s'au sculat, s'au întors la Balac, şi i-au spus: ,,Balaam n'a vrut să vină cu noi.``
Moav önderleri dönüp Balaka, ‹‹Balam bizimle gelmedi›› dediler.Vậy , các sứ_thần Mô-áp dậy , trở_về Ba-lác mà tâu rằng : Ba-la-am từ_chối đến_cùng chúng_tôi .
Moav önderleri dönüp Balaka, ‹‹Balam bizimle gelmedi›› dediler.Vậy, các sứ thần Mô-áp dậy, trở về Ba-lác mà tâu rằng: Ba-la-am từ chối đến cùng chúng tôi.
Moav önderleri dönüp Balaka, ‹‹Balam bizimle gelmedi›› dediler.Wstawszy tedy książęta Moabskie, wrócili się do Balaka, i powiedzieli: Nie chciał Balaam iść z nami.
Moav önderleri dönüp Balaka, ‹‹Balam bizimle gelmedi›› dediler.Zo keerden de boodschappers terug en brachten Bileams weigering over aan koning Balak.
Moav önderleri dönüp Balaka, ‹‹Balam bizimle gelmedi›› dediler.Και σηκωθεντες οι αρχοντες του Μωαβ, ηλθον προς τον Βαλακ και ειπον, Δεν θελει ο Βαλααμ να ελθη μεθ' ημων.
Moav önderleri dönüp Balaka, ‹‹Balam bizimle gelmedi›› dediler.И встали князья Моавитские, и пришли к Валаку, и сказали ему : не согласился Валаам идти с нами.
Moav önderleri dönüp Balaka, ‹‹Balam bizimle gelmedi›› dediler.Тогава моавските първенци станаха та дойдоха при Валака и рекоха: Валаам отказа да дойде с нас.
Moav önderleri dönüp Balaka, ‹‹Balam bizimle gelmedi›› dediler.ויקומו שרי מואב ויבאו אל בלק ויאמרו מאן בלעם הלך עמנו׃
Moav önderleri dönüp Balaka, ‹‹Balam bizimle gelmedi›› dediler.فقام رؤساء موآب واتوا الى بالاق وقالوا ابى بلعام ان ياتي معنا.
Moav önderleri dönüp Balaka, ‹‹Balam bizimle gelmedi›› dediler.摩 押 的 使 臣 就 起 來 、 回 巴 勒 那 裡 去 、 說 、 巴 蘭 不 肯 和 我 們 同 來
Moav önderleri dönüp Balaka, ‹‹Balam bizimle gelmedi›› dediler.摩押 的 使臣 就 起來 、 回巴勒那裡 去 、 說 、 巴 蘭 不 肯 和 我 們同來
Muhafız birliği komutanı önderliğindeki Kildani ordusu Yeruşalimi çevreleyen bütün surları yıktı.Aj všetky múry Jeruzalema dookola rozborilo všetko vojsko Chaldejov, ktoré bolo s veliteľom kráľovskej stráže.
Muhafız birliği komutanı önderliğindeki Kildani ordusu Yeruşalimi çevreleyen bütün surları yıktı.en zette het Chaldese leger aan het werk om de stadsmuren omver te trekken.
Muhafız birliği komutanı önderliğindeki Kildani ordusu Yeruşalimi çevreleyen bütün surları yıktı.És Jeruzsálem egész kõfalát köröskörül lerontá a Káldeusok mindenféle serege, a kik a vitézek fejével valának.
Muhafız birliği komutanı önderliğindeki Kildani ordusu Yeruşalimi çevreleyen bütün surları yıktı.In vsa vojska Kaldejcev, kar je je bilo pri glavarju straže, poruši vse zidove jeruzalemske okroginokrog.
Muhafız birliği komutanı önderliğindeki Kildani ordusu Yeruşalimi çevreleyen bütün surları yıktı.시위대 장관을 좇는 갈대아인의 온 군대가 예루살렘 사면 성벽을 헐었으며
Muhafız birliği komutanı önderliğindeki Kildani ordusu Yeruşalimi çevreleyen bütün surları yıktı.Lalu semua anak buahnya meruntuhkan tembok-tembok kota itu
Muhafız birliği komutanı önderliğindeki Kildani ordusu Yeruşalimi çevreleyen bütün surları yıktı.Og hele den hær av kaldeere som høvdingen over livvakten hadde med sig, rev ned alle murene omkring Jerusalem.
Muhafız birliği komutanı önderliğindeki Kildani ordusu Yeruşalimi çevreleyen bütün surları yıktı.og Murene om Jerusalem nedbrød hele kaldæernes Hær, som Øversten for Livvagten havde med sig.
Muhafız birliği komutanı önderliğindeki Kildani ordusu Yeruşalimi çevreleyen bütün surları yıktı.Tutto l'esercito dei Caldei, che era con il capo delle guardie, demolì tutte le mura intorno a Gerusalemme
Muhafız birliği komutanı önderliğindeki Kildani ordusu Yeruşalimi çevreleyen bütün surları yıktı.Und das ganze Heer der Chaldäer, so bei dem Hauptmann war, riß um alle Mauern zu Jerusalem ringsumher.
Muhafız birliği komutanı önderliğindeki Kildani ordusu Yeruşalimi çevreleyen bütün surları yıktı.Všecky také zdi Jeruzalémské vůkol pobořilo všecko vojsko Kaldejské, kteréž bylo s tím hejtmanem nad žoldnéři.
Muhafız birliği komutanı önderliğindeki Kildani ordusu Yeruşalimi çevreleyen bütün surları yıktı.И все войско Халдейское, бывшее с начальником телохранителей, разрушило все стенывокруг Иерусалима.
İlgili Sayfalar