Bu karakterin önde gelen araştırmacılarından Robert McCrae'nin dediğine göre;Der wichtigste Forscher, der diese Eigenschaft untersucht, Robert McCrae, sagt dass
Bu karakterin önde gelen araştırmacılarından Robert McCrae'nin dediğine göre;El investigador principal de esta característica, Robert McCrae dice que,
Bu karakterin önde gelen araştırmacılarından Robert McCrae'nin dediğine göre;이 분야의 저명한 연구가인 로버트 맥크레는 이렇게 말합니다.
Bu karakterin önde gelen araştırmacılarından Robert McCrae'nin dediğine göre;Le principal chercheur dans ce domaine, Robert McCrae dit que
Bu karakterin önde gelen araştırmacılarından Robert McCrae'nin dediğine göre;Nhà nghiên cứu chính về tính cách này, Robert McCrae nói rằng
Bu karakterin önde gelen araştırmacılarından Robert McCrae'nin dediğine göre;Peneliti utama dari sifat ini, Robert McCrae mengatakan,
Bu karakterin önde gelen araştırmacılarından Robert McCrae'nin dediğine göre;Robert McCrae, l'esperto più preparato su questa materia, dice:
Bu karakterin önde gelen araştırmacılarından Robert McCrae'nin dediğine göre;Robert McCrae, som har forsket mest i dette træk siger at:
Bu karakterin önde gelen araştırmacılarından Robert McCrae'nin dediğine göre;Tämän ominaisuuden päätutkija, Robert McCrae sanoo, että
Bu karakterin önde gelen araştırmacılarından Robert McCrae'nin dediğine göre;Ο κύριος ερευνητής αυτού του χαρακτηριστικού, ο Ρόμπερτ ΜακΚρέι λέει ότι
Bu karakterin önde gelen araştırmacılarından Robert McCrae'nin dediğine göre;Главният й изследовател, Робърт Макрей, казва:
Bu karakterin önde gelen araştırmacılarından Robert McCrae'nin dediğine göre;Главный исследователь этой особенности, Роберт Мак-Крей, говорит:
Bu karakterin önde gelen araştırmacılarından Robert McCrae'nin dediğine göre;החוקר הבולט של המאפיין הזה ,רוברט מקריי, אומר ש,
Bu karakterin önde gelen araştırmacılarından Robert McCrae'nin dediğine göre;الباحث الرئيسي في هذه السمة , روبرت مكراي يقول أن ,
Bu karakterin önde gelen araştırmacılarından Robert McCrae'nin dediğine göre;"開放的な人がリベラル派 進歩 左派を好むのに対し"
Bu kiţiler dört yýl sonra endüstriye önderlik edecek kimselerdi, %1'lik kýsým yani.والذين يفترض أن يكونوا خلال أربعة سنوات قادة في مجالات الصناعة ومن أعلى واحد في المئة
Bu kiţiler dört yýl sonra endüstriye önderlik edecek kimselerdi, %1'lik kýsým yani.そしてそれは彼を狂わせるのでは、と思っていました。
Bu küpün önden görünümünü göster.Afficher une seule vue du cube, de devant.
Bu küpün önden görünümünü göster.Megmutatja a kocka egy első nézetét.
Bu küpün önden görünümünü göster.Mostrar uma vista de frente deste cubo.
Bu küpün önden görünümünü göster.Mostra una visuale frontale del cubo.
Bu küpün önden görünümünü göster.Muestra una vista de este cubo, desde el frente.
Bu küpün önden görünümünü göster.Pokaż widok tej kostki z przodu.
Bu küpün önden görünümünü göster.Prikaže en pogled na to kocko, od spredaj.
Bu küpün önden görünümünü göster.Toon de kubus, van voren gezien.
Bu küpün önden görünümünü göster.Visa en vy av kuben, från framsidan.
Bu küpün önden görünümünü göster.Vis én visning af denne terning fra forsiden.
Bu küpün önden görünümünü göster.Zeigt eine Ansicht dieses Würfels von vorne.
Bu küpün önden görünümünü göster.Zobrazit jeden pohled na tuto kostku - zepředu.
Bu küpün önden görünümünü göster.Εμφάνισης μιας όψης αυτού του κύβου, από εμπρός.
Bu küpün önden görünümünü göster.Показать один вид этого кубика, спереди.
Bu küpün önden görünümünü göster.Показувати одне зображення цього кубика, спереду.
Bu küpün önden görünümünü göster.前から見たキューブのみを表示します。
Bunlar, Incil'in her dedigini oldugu gibi kabul edenlerin onde gelenleri.A oni są krańcowo dosłowni.
Bunlar, Incil'in her dedigini oldugu gibi kabul edenlerin onde gelenleri.Dan mereka adalah literalis sejati.
Bunlar, Incil'in her dedigini oldugu gibi kabul edenlerin onde gelenleri.Das sind die ultimativ Buchstabengläubigen.
Bunlar, Incil'in her dedigini oldugu gibi kabul edenlerin onde gelenleri.De är de ultimata bokstavstrogna.
Bunlar, Incil'in her dedigini oldugu gibi kabul edenlerin onde gelenleri.En dit zijn de ultieme textuelen
Bunlar, Incil'in her dedigini oldugu gibi kabul edenlerin onde gelenleri.Et ce sont les penseurs littéraux ultimes.
Bunlar, Incil'in her dedigini oldugu gibi kabul edenlerin onde gelenleri.Ha valakik, hát ők aztán tényleg szó szerint veszik a Bibliát.
Bunlar, Incil'in her dedigini oldugu gibi kabul edenlerin onde gelenleri.Iar ăștia sunt cei mai stricți când vine vorba de literal.
Bunlar, Incil'in her dedigini oldugu gibi kabul edenlerin onde gelenleri.그들은 극단적인 성경직역주의자들이었습니다.
Bunlar, Incil'in her dedigini oldugu gibi kabul edenlerin onde gelenleri.Nämä ottavat asian todella kirjaimellisesti.
Bunlar, Incil'in her dedigini oldugu gibi kabul edenlerin onde gelenleri.Nihče ne jemlje stvari bolj dobesedno kot oni.
Bunlar, Incil'in her dedigini oldugu gibi kabul edenlerin onde gelenleri.São os derradeiros literalistas.
Bunlar, Incil'in her dedigini oldugu gibi kabul edenlerin onde gelenleri.To jsou ti, co to berou naprosto doslova.
Bunlar, Incil'in her dedigini oldugu gibi kabul edenlerin onde gelenleri.Είναι οι απόλυτοι οπαδοί της κυριολεξίας.
Bunlar, Incil'in her dedigini oldugu gibi kabul edenlerin onde gelenleri.А креационисты -крайние буквалисты.
Bunlar, Incil'in her dedigini oldugu gibi kabul edenlerin onde gelenleri.А те са едни от тези, които приемат нещата най-буквално.
Bunlar, Incil'in her dedigini oldugu gibi kabul edenlerin onde gelenleri.והאנשים הללו הם האנשים שהכי מתייחסים למשמעות המילולית של הטקסט.
Bunlar, Incil'in her dedigini oldugu gibi kabul edenlerin onde gelenleri.وهؤلاء اخر المطبقين حرفياً.
Bunlar, Incil'in her dedigini oldugu gibi kabul edenlerin onde gelenleri.他們是終極的字面跟隨者,
Bunlar, Incil'in her dedigini oldugu gibi kabul edenlerin onde gelenleri.彼らは全く変わった人達ではなく
Bunların çoğunu hesaplamak zor. Önde bir 3 var.Nogle af leddene er ikke så svære at udregne. .
Bunların hepsi soy kütüğüne göre boy başları ve önderlerdi. Yeruşalimde yaşadılar.Aceştia sînt capi de familie, capi după neamurile lor. Ei locuiau la Ierusalim.
Bunların hepsi soy kütüğüne göre boy başları ve önderlerdi. Yeruşalimde yaşadılar.Alle disse var familiehoder, hoder for sine ætter; de bodde i Jerusalem.
Bunların hepsi soy kütüğüne göre boy başları ve önderlerdi. Yeruşalimde yaşadılar.Ce sont là des chefs de famille, chefs selon leurs générations. Ils habitaient à Jérusalem.
Bunların hepsi soy kütüğüne göre boy başları ve önderlerdi. Yeruşalimde yaşadılar.Ci są książęta domów ojcowskich według rodzajów swych, a ci książęta mieszkali w Jeruzalemie.
Bunların hepsi soy kütüğüne göre boy başları ve önderlerdi. Yeruşalimde yaşadılar.das sind die Häupter der Vaterhäuser ihrer Geschlechter, die zu Jerusalem wohnten.
Bunların hepsi soy kütüğüne göre boy başları ve önderlerdi. Yeruşalimde yaşadılar.Dessa vore huvudman för familjer, huvudmän efter sin ättföljd; de bodde i Jerusalem.