öncelikli ile cümle
öncelikli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Şimdi kullanılabilir duruma gelen ve daha yüksek öncelikli olan% 1 aygıtına geçiliyor.Εναλλαγή στη συσκευή αναπαραγωγής ήχου% 1 η οποία μόλις έγινε διαθέσιμη και έχει μεγαλύτερη προτίμηση.
Şimdi kullanılabilir duruma gelen ve daha yüksek öncelikli olan% 1 aygıtına geçiliyor.Перемикання на відтворення звуку за допомогою пристрою% 1, що тільки- но став доступним і має вищий пріоритет.
Şimdi kullanılabilir duruma gelen ve daha yüksek öncelikli olan% 1 aygıtına geçiliyor.Превключване към аудио устройство% 1.
Şimdi kullanılabilir duruma gelen ve daha yüksek öncelikli olan% 1 aygıtına geçiliyor.بدل إلى جهاز الصوت% 1 الذي أصبح متاحا و يملك تفضيلا أعلى.
Şimdi kullanılabilir duruma gelen ve daha yüksek öncelikli olan% 1 aygıtına geçiliyor.優先順位の高い音声再生デバイス %1 が利用可能になったので、これに切り替えます。
Şimdiye kadar sitenin öncelikli işlevi Daire'nin raporlarma erişim sağlama olmuştur.Doslej je bila prevladujoča funkcija spletne strani zagotavljanje dostopa do poročil Agencije.
Şimdiye kadar sitenin öncelikli işlevi Daire'nin raporlarma erişim sağlama olmuştur.Príloha č. 1: Publikácie vydané v roku 2002
• SOER 2010, Eureca 2012 ve IPCC 2013 için öncelikli olan konulara özel önem vererek; ve• dedicando especial atenção a questões prioritárias para a SOER 2010, a Eureca 2012 e o IPCC 2013; e
• SOER 2010, Eureca 2012 ve IPCC 2013 için öncelikli olan konulara özel önem vererek; ve• fästa särskild uppmärksamhet vid frågor som är prioriterade för SOER 2010, Eureca 2012 och IPCC 2013, och
• SOER 2010, Eureca 2012 ve IPCC 2013 için öncelikli olan konulara özel önem vererek; ve• venovania osobitnej pozornosti otázkam, ktoré sú prioritné pre správu SOER 2010, Eureca 2010 a IPCC 2013;
• SOER 2010, Eureca 2012 ve IPCC 2013 için öncelikli olan konulara özel önem vererek; ve• με έμφαση σε θέματα που συνιστούν προτεραιότητες για τη SOER 2010, την Eureca 2012 και την IPCC 2013 και
Toplum refahının artırılması öncelikli hedef olmalıdır.Contribuire al bene pubblico diventa un obiettivo primario.
Toplum refahının artırılması öncelikli hedef olmalıdır.Das Gemeinwohl zu verstärken wurde zum zentralen Ziel.
Toplum refahının artırılması öncelikli hedef olmalıdır.Het publieke belang bevorderen werd een primair doel.
Toplum refahının artırılması öncelikli hedef olmalıdır.공공선의 향상은 핵심 목표가 됐습니다.
Toplum refahının artırılması öncelikli hedef olmalıdır.La mise en valeur de l'intérêt général devient l'objectif principal.
Toplum refahının artırılması öncelikli hedef olmalıdır.Mejorar el bien público se convierte en un objetivo primario.
Toplum refahının artırılması öncelikli hedef olmalıdır.Sporirea bunului public devine un obiectiv de bază.
Toplum refahının artırılması öncelikli hedef olmalıdır.Tăng cường lợi ích cộng đồng trở thành một mục tiêu hàng đầu.
Toplum refahının artırılması öncelikli hedef olmalıdır.Zapewnianie publicznego dobra stało się podstawowym celem.
Toplum refahının artırılması öncelikli hedef olmalıdır.Η αύξηση της κοινής ωφέλειας γίνεται βασικός στόχος.
Toplum refahının artırılması öncelikli hedef olmalıdır.Підвищення суспільного блага стає головною метою.
Toplum refahının artırılması öncelikli hedef olmalıdır.Подпомагането на общественото благо става първостепенна цел.
Toplum refahının artırılması öncelikli hedef olmalıdır.Приумножение общественно-доступных ресурсов становится первоочередной задачей.
Toplum refahının artırılması öncelikli hedef olmalıdır.קידום טובת הציבור הופך ליעד ראשון במעלה.
Toplum refahının artırılması öncelikli hedef olmalıdır.تعزيز الصالح العام يصبح الهدف الأساسي.
Toplum refahının artırılması öncelikli hedef olmalıdır.市民に相応しい美徳の達成は
Tutuklanması çok öncelikli bir mesele.Arrestarlo è diventata una priorità assoluta.
Tutuklanması çok öncelikli bir mesele.Att tillfångata honom är viktigt.
Tutuklanması çok öncelikli bir mesele.Capturarlo es de vital importancia.
Tutuklanması çok öncelikli bir mesele.Detê-lo é uma prioridade absoluta.
Tutuklanması çok öncelikli bir mesele.Det er vigtigt at fange ham.
Tutuklanması çok öncelikli bir mesele.On tärkeää saada hänet pidätettyä.
Tutuklanması çok öncelikli bir mesele.Osadzenie go w więzieniu jest sprawą priorytetową.
Tutuklanması çok öncelikli bir mesele.Η σύλληψή του είναι άμεση προτεραιότητά μας.
Tutuklanması çok öncelikli bir mesele.Его арест - дело первостепенной важности.
Ucuzluk Öncelikli Arama için optimal, en düşük toplam maliyetli yolu bulması demek.Dla poszukiwania "najpierw-najtańsze", oznaczałoby to znalezienie ścieżki, której łączny koszt jest najniższy.
Ucuzluk Öncelikli Arama için optimal, en düşük toplam maliyetli yolu bulması demek.För billigast först, skulle det innebära att man hittar vägen med den lägsta ackumulerade kostnaden.
Ucuzluk Öncelikli Arama için optimal, en düşük toplam maliyetli yolu bulması demek.For billigst-først ville det betyde at den finder stien med den laveste samlede omkostning.
Ucuzluk Öncelikli Arama için optimal, en düşük toplam maliyetli yolu bulması demek.Für die Kostensuche hieße das, den Pfad mit den niedrigsten Gesamtkosten zu finden.
Ucuzluk Öncelikli Arama için optimal, en düşük toplam maliyetli yolu bulması demek.Per il minor costo prima, significherebbe trovare il percorso con il minor costo totale.
Ucuzluk Öncelikli Arama için optimal, en düşük toplam maliyetli yolu bulması demek.Pour la cheapest-first, cela signifierait trouver le chemin de coût minimal.
Ucuzluk Öncelikli Arama için optimal, en düşük toplam maliyetli yolu bulması demek.Pre vyhľadávanie najlacnejšieho, to znamená nájdenie cesty s najnižšími celkovými nákladmi.
Ucuzluk Öncelikli Arama için optimal, en düşük toplam maliyetli yolu bulması demek.Při hledání nejlevnějších cest by to znamenalo cestu s nejnižší celkovou cenou.
Ucuzluk Öncelikli Arama için optimal, en düşük toplam maliyetli yolu bulması demek.Для поиска по критерию стоимости это будет означать нахождение пути с наименьшими общими затратами.
Ucuzluk Öncelikli Arama için optimal, en düşük toplam maliyetli yolu bulması demek.עבור החיפוש הזול, אופטימליות תהיה מציאת המסלול עם עלות כוללת מינימלית.
Ucuzluk Öncelikli Arama için optimal, en düşük toplam maliyetli yolu bulması demek.بالنسبة للبحث بالأرخص أولاً ، الأفضل يعني أن نجد الطريق ذو التكلة الأرخص
Ucuzluk Öncelikli Arama için optimal, en düşük toplam maliyetli yolu bulması demek.当てはまる場合はここにチェックを入れてください
Ucuzluk Öncelikli Arama için sınır biraz daha karmaşık olacak.För billigast-först, kommer gränsen att bli mer komplicerat.
Ucuzluk Öncelikli Arama için sınır biraz daha karmaşık olacak.For billigst-først, er grænsen en smule mere kompliceret.
Ucuzluk Öncelikli Arama için sınır biraz daha karmaşık olacak.Für die Kostensuche wird die Grenze komplizierter aussehen.
Ucuzluk Öncelikli Arama için sınır biraz daha karmaşık olacak.Per la minor costo prima, la frontiera è più complicata.
Ucuzluk Öncelikli Arama için sınır biraz daha karmaşık olacak.Pour moins coûteux d'abord, la frontière va être plus compliquée.
Ucuzluk Öncelikli Arama için sınır biraz daha karmaşık olacak.Pri vyhľadávaní najlacnejšieho, bude hranica je zložitejšia.
Ucuzluk Öncelikli Arama için sınır biraz daha karmaşık olacak.Pro "cheapest first" bude hranice komplikovanější.
Ucuzluk Öncelikli Arama için sınır biraz daha karmaşık olacak.W przypadku poszukiwania najpierw-najtańszego, granica będzie bardziej skomplikowana.
Ucuzluk Öncelikli Arama için sınır biraz daha karmaşık olacak.Для поиска по критерию стоимости граница будет выглядеть немного сложнее.
Ucuzluk Öncelikli Arama için sınır biraz daha karmaşık olacak.בחיפוש זול, החזית הולכת להיות מורכבת יותר.
Ucuzluk Öncelikli Arama için sınır biraz daha karmaşık olacak.おおよそのコストを割り出しますが
Ucuzluk Öncelikli Arama'ydı.le chemin ayant le plus petit coût.