öncelikle ile cümle

öncelikle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Böylece İtalya’da önceliklekamuyu ilgilendiren bir mali sektörde etkin rekabet koşulları yeniden oluşmuşoldu.Tým sa v Taliansku obnovila účinnáhospodárska súťaž vsektore, ktorý sa týka predovšetkým verejnosti.
Böylece İtalya’da önceliklekamuyu ilgilendiren bir mali sektörde etkin rekabet koşulları yeniden oluşmuşoldu.Účinná soutěž byla tímto v Itálii obnovena ve finančnímodvětví, které zajímá veřejnost v první řadě.
Böylece kimlik öncelikle etnisite tarafından belirlendi, ve ulus devlet bunu yansıttı.A identidade era sobretudo definida pela etnia. e o estado-nação refletia isso.
Böylece kimlik öncelikle etnisite tarafından belirlendi, ve ulus devlet bunu yansıttı.Aşa că identitatea era definită, în primul rând, prin etnie şi statul-naţiune reflecta asta.
Böylece kimlik öncelikle etnisite tarafından belirlendi, ve ulus devlet bunu yansıttı.Die Identität wurde also primär durch Volkszugehörigkeit definiert, und der Nationalstaat spiegelte das wider.
Böylece kimlik öncelikle etnisite tarafından belirlendi, ve ulus devlet bunu yansıttı.Donc on définissait avant tout l'identité selon l'appartenance ethnique, et l'état nation le reflétait.
Böylece kimlik öncelikle etnisite tarafından belirlendi, ve ulus devlet bunu yansıttı.Identiteit werd dus vooral bepaald door etniciteit, en de natiestaat was daarvan een afspiegeling.
Böylece kimlik öncelikle etnisite tarafından belirlendi, ve ulus devlet bunu yansıttı.Identitet var altså primært etnisk defineret, og det afspejlede nationalstaten.
Böylece kimlik öncelikle etnisite tarafından belirlendi, ve ulus devlet bunu yansıttı.신분은 민족성에 주로 결정되었고, 민족 국가는 이를 반영했었습니다
Böylece kimlik öncelikle etnisite tarafından belirlendi, ve ulus devlet bunu yansıttı.Så identitet definierades främst av etnicitet, och nationalstaten speglade det.
Böylece kimlik öncelikle etnisite tarafından belirlendi, ve ulus devlet bunu yansıttı.Takže identita byla primárně definována etnikem a to se odrazilo v národních státech.
Böylece kimlik öncelikle etnisite tarafından belirlendi, ve ulus devlet bunu yansıttı.Vậy nhân dạng được định nghĩa đơn thuần bởi chủng tộc, và liên bang thể hiện điều này.
Böylece kimlik öncelikle etnisite tarafından belirlendi, ve ulus devlet bunu yansıttı.Zatem tożsamość była określana głównie przez etniczność, a państwo narodowe odzwierciedlało ten stan.
Böylece kimlik öncelikle etnisite tarafından belirlendi, ve ulus devlet bunu yansıttı.Έτσι η ταυτότητα οριζόταν πρωταρχικά από την εθνικότητα, μέσα από το έθνος κράτος.
Böylece kimlik öncelikle etnisite tarafından belirlendi, ve ulus devlet bunu yansıttı.Итак, идентичность, в первую очередь, определялась этнически и национальное государство отражало это.
Böylece kimlik öncelikle etnisite tarafından belirlendi, ve ulus devlet bunu yansıttı.כך שהזהות הוגדרה קודם-כל לפי המוצא האתני, ומדינת הלאום שיקפה זאת.
Böylece kimlik öncelikle etnisite tarafından belirlendi, ve ulus devlet bunu yansıttı.الهوية كانت تُعرف في الأصل بالعرق ، والدولة القومية عكست ذلك .
Böylece kimlik öncelikle etnisite tarafından belirlendi, ve ulus devlet bunu yansıttı.国民国家もそれを反映するようになりました グローバリゼーションの時代になり
Bu amaçları anlamak için öncelikle tarihe bir göz atmamız gerekiyor...För att kunna förstå dessa motiv måste vi först ta oss en titt på historien.
Bu amaçları anlamak için öncelikle tarihe bir göz atmamız gerekiyor...Hogy megértsük ezeket a motivációkat, először vessünk egy pillantást a történelemre.
Bu amaçları anlamak için öncelikle tarihe bir göz atmamız gerekiyor...Om deze motieven te begrijpen, moeten we eerst naar de geschiedenis kijken
Bu amaçları anlamak için öncelikle tarihe bir göz atmamız gerekiyor...Para entender estos motivos primero hay que echar un vistazo a la historia.
Bu amaçları anlamak için öncelikle tarihe bir göz atmamız gerekiyor...Para podermos entender estes motivos temos que dar uma olhada na história.
Bu amaçları anlamak için öncelikle tarihe bir göz atmamız gerekiyor...Pentru a înţelege aceste motive în primul rând trebuie să ne uitâm in istorie.
Bu amaçları anlamak için öncelikle tarihe bir göz atmamız gerekiyor...Per capire ciò che c'è dietro tutto questo... ...dobbiamo prima dare uno sguardo alla storia.
Bu amaçları anlamak için öncelikle tarihe bir göz atmamız gerekiyor...Pro pochopení těchto motivů se nejprve musíme podívat do historie.
Bu amaçları anlamak için öncelikle tarihe bir göz atmamız gerekiyor...Um deren Motive zu verstehen müssen wir zuerst einen Blick auf die Geschichte werfen.
Bu amaçları anlamak için öncelikle tarihe bir göz atmamız gerekiyor...Voidaksemme ymmärtää nämä motiivit meidän pitää ensiksi katsoa historiaan.
Bu amaçları anlamak için öncelikle tarihe bir göz atmamız gerekiyor...Żeby je zrozumieć, musimy spojrzeć w przeszłość
Bu amaçları anlamak için öncelikle tarihe bir göz atmamız gerekiyor...أولاً يجب أن نلقي نظرة على التاريخ
Bu bana üç şey ifade ediyor. Öncelikle bir yamyam olmayın.Oznacza to, że po pierwsze, nie warto zostawać kanibalem.
Bu bir elipsmiş öyleyse hani bunu grafiğe dökelim. Öncelikle merkez çizmeye başlamak için güzel bir yer.Quindi prima di tutto, in realtà un buon punto di partenza, dove stara' il centro di questa ellisse?
Bu boyutlar, Avrupa komşu ülkeler politikası önceliklerinde giderek daha fazla yansıtılmaktadır (29).Aceste dimensiuni sunt din ce în ce mai mult reflectate în priorităţile politicii europene de vecinătate (29).
Bu boyutlar, Avrupa komşu ülkeler politikası önceliklerinde giderek daha fazla yansıtılmaktadır (29).Changement climatique Nature et biodiversité
Bu boyutlar, Avrupa komşu ülkeler politikası önceliklerinde giderek daha fazla yansıtılmaktadır (29).Die aspecten vinden ook steeds vaker hun weerslag in de prioriteiten van het Europese nabuurschapsbeleid (29).
Bu boyutlar, Avrupa komşu ülkeler politikası önceliklerinde giderek daha fazla yansıtılmaktadır (29).Nämä ulottuvuudet heijastuvat yhä enemmän Euroopan naapuruuspolitiikan painopisteisiin (29).
Bu boyutlar, Avrupa komşu ülkeler politikası önceliklerinde giderek daha fazla yansıtılmaktadır (29).Te wymiary coraz bardziej są odzwierciedlane w priorytetach polityki sąsiedztwa Europy (29).
Bu boyutlar, Avrupa komşu ülkeler politikası önceliklerinde giderek daha fazla yansıtılmaktadır (29).Ti poudarki se vse bolj kažejo v prednostnih usmeritvah evropske politike do sosednjih držav (29).
Bu boyutlar, Avrupa komşu ülkeler politikası önceliklerinde giderek daha fazla yansıtılmaktadır (29).Tyto rozměry se stále více odrážejí v prioritách Evropské politiky sousedství (29).
Bu da eşittir 5x-2 Öncelikle bu biraz zor görülebilir..Hát ez első ránézésre már gyanús lehet...
Bu da eşittir 5x-2 Öncelikle bu biraz zor görülebilir..Pada kesan pertama, persamaan ini terlihat ruwet sekali.
Bu davada öncelikle bu bilmeceye bir parça ışık düşürecek bir kaç kırıntı toplamıştım.En el proceso, he recogido unos pocos fragmentos que me ayudan a verter algo de luz sobre este enigma.
Bu davada öncelikle bu bilmeceye bir parça ışık düşürecek bir kaç kırıntı toplamıştım.Ennek során összegyűjtöttem néhány töredéket, amelyek segítettek valamennyit megfejteni ebből a rejtvényből.
Bu davada öncelikle bu bilmeceye bir parça ışık düşürecek bir kaç kırıntı toplamıştım.În acest proces, am colectat câteva fragmente care mă ajută să clarific acest puzzle.
Bu davada öncelikle bu bilmeceye bir parça ışık düşürecek bir kaç kırıntı toplamıştım.In diesem Prozess sammelte ich ein paar Bruchstücke, um die Ungereimtheiten etwas ins Licht zu bringen.
Bu davada öncelikle bu bilmeceye bir parça ışık düşürecek bir kaç kırıntı toplamıştım.In het proces, verzamelde ik een paar fragmenten die me hielpen licht te werpen op deze puzzel.
Bu davada öncelikle bu bilmeceye bir parça ışık düşürecek bir kaç kırıntı toplamıştım.그 과정에서 ,이 퍼즐의 실마리를 찾는데 도움이 되는 조각들을 몇개 모았어요
Bu davada öncelikle bu bilmeceye bir parça ışık düşürecek bir kaç kırıntı toplamıştım.Nel fare ciò, ho raccolto qualche frammento che mi ha aiutato a gettare luce su questo enigma.
Bu davada öncelikle bu bilmeceye bir parça ışık düşürecek bir kaç kırıntı toplamıştım.W trakcie procesu poszukiwania, zebrałam kilka faktów, które pomogły mi rzucić światło na tę zagadkę.
Bu davada öncelikle bu bilmeceye bir parça ışık düşürecek bir kaç kırıntı toplamıştım.Έτσι, συγκέντρωσα μερικά κομμάτια που με βοήθησαν να ρίξω λίγο φως σε αυτό το παζλ.
Bu davada öncelikle bu bilmeceye bir parça ışık düşürecek bir kaç kırıntı toplamıştım.В процессе я собрала несколько фрагментов, что пролили свет на эту загадку.
Bu davada öncelikle bu bilmeceye bir parça ışık düşürecek bir kaç kırıntı toplamıştım.Това ми помогна да събера няколко фрагмента, които ми помогнаха да осветля този пъзел.
Bu davada öncelikle bu bilmeceye bir parça ışık düşürecek bir kaç kırıntı toplamıştım.בתוך התהליך, אספתי לי רסיסים שונים שסייעו לי לשפוך מעט אור על החידה.
Bu davada öncelikle bu bilmeceye bir parça ışık düşürecek bir kaç kırıntı toplamıştım.و خلال تلك العملية, تمكنت من تجميع بضع القطع التي تساعدني أن القي الضوء على هذا البازل.
Bu davada öncelikle bu bilmeceye bir parça ışık düşürecek bir kaç kırıntı toplamıştım.かけらをいくつか見つけることができました 私を第三の道に目覚めさせてくれた
Bu deneyi anlamak icin, oncelikle kuantum parcaciklarinin nasil hareket ettigini anlamak gerekir.Para comprender este experimento, primero debemos ver cómo actúan las partículas (pequeñas bolas de materia).
Bu deneyi anlamak icin, oncelikle kuantum parcaciklarinin nasil hareket ettigini anlamak gerekir.Per capire questo esperimento dobbiamo prima vedere come le particelle, o piccole palle di materia, agiscono.
Bu deneyi anlamak icin, oncelikle kuantum parcaciklarinin nasil hareket ettigini anlamak gerekir.За да разберете този експеримент, първо трябва да видим как се движат частици и материя
Bu durumda sigortanızın öncelikle ilaç giderlerini karşılaması yeterlidir.Dans ce cas, il suffit que votre assurance couvre en premier lieu les frais de médicaments.
Bu durumda sigortanızın öncelikle ilaç giderlerini karşılaması yeterlidir.En este caso, será suficiente con que su seguro cubra en especial los costes de los medicamentos.

İlgili Sayfalar