öncelikle ile cümle

öncelikle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Politik: Öncelikle güç ile ilgilenenler.Fortrinsvis motiveret af sikkerhedspolitiske hensyn.
Bu teori, öncelikle öğrencisi Demokritos daha sonra da Epikür tarafından oldukça genişletilmiştir.Teorien blev senere kraftigt udbygget af hans elev Demokrit, og endnu senere af Epikur.
İhraç edilen şarap öncelikle Almanya'da tüketilmiştir.Resten af kullet bliver eksporteret til primært Tyskland.
Ancak öncelikle İstanbul’da bir deneme atölyesi kurulacaktı.I fremtiden skal der bygges et værksted i Leipzig.
Geniş Cephe, öncelikle ilerlemeci politik partilerden oluşur.Hvad der udmærker dem, er for det første store formelle fortrin.
Okulun kurulduğu yıllarda hemen hemen tüm müzik okulları öncelikle klasik müziğe odaklanmaktaydı.Ved sin grundlæggelse spillede Return to Forever primært latinamerikansk inspireret musik.
Yaşam alanlarında çok sayıda birey bulunurken öncelikle ormanlarda görülürler.I skoven findes den primært, hvis der findes lysninger.
İbadi'ler öncelikle Umman'da bulunur.De er først og fremst doers.
Bütün evreleri öncelikle tatularda (Dasypodidae) asalaktır.Alle personendelsene av verbet duer ( å skulle ) er trykksterke.
Öncelikle Kur'an tahsili görmüş, daha sonra hadise yönelerek hadis çalışmalarına başlamıştır.Da begynte han å interessere seg for skriving, foruten at han begynte å mosjonere (noe han fortsatt gjør).
Afrika altın kedisi tırmanabilir ama öncelikle yerde avlanır.Katten kan klatre, men foretrekker å jage på bakken.
Öncelikle bu amaç için kullanılmalıdır.Den brukes fortsatt til det formålet.
Mahkeme öncelikle m.Domstolene i første instans.
Komite öncelikle yazışma yoluna gitti.Hovedforhandlingen gjennomføres muntlig.
IBM öncelikle altı ana bilgisayar ve kırk adet ortak çevresel bilgisayardan oluşan bir seri piyasaya sürdü.IBM annonserte opprinnelig en serie på seks stormaskiner og 40 vanlige periferienheter.
Irkçılık öncelikle siyah Afrikalılara, sonra da Slavlara yönelmiştir.Først ble behovet dekket av indianere, og seinere afrikanske slaver.
Reichsführer unvanı öncelikle Joseph Berchtold tarafından 1926 yılında oluşturuldu.Tittelen ble først innført i 1926 av Joseph Berchtold.
Teknoloji şirketi öncelikle teknoloji geliştirmeye ve üretimini yapmaya odaklanmış ticari işletmelerdir.Et teknologiselskap er en selskapsform som primært fokuserer på utvikling og produksjon av teknologi.
Bokehin belirleyicisi öncelikle objektiftir.Målbekjempingen gjøres i hovedsak med presisjonsvåpen.
Power Rangerslar onu öncelikle casus sanmışlardır.Riddergraden var først og fremst tiltenkt vitenskapsmenn.
Firmanın üretimi öncelikle sivil kullanım amacı taşımaktadır.Fra da har produksjonen primært vært rettet mot det sivile marked.
Ancak bu gelişme öncelikle ekonomik ilişkilerde sağlandı.Utviklingen hadde hovedsakelig økonomiske årsaker.
1935'ten itibaren Adenauer öncelikle Rhöndorf'ta içine kapanık bir biçimde yaşadı.I mai 1935 flyttet familien Adenauer inn i sitt nyinnkjøpte hus i Rhöndorf.
Bunun içinse öncelikle güçlü bir merkezi hazineye gerek vardı.Dette skulle i første omgang forsikre rettferdig oppveiing av skatt.
Alüminyum florür (AlF3) öncelikle alüminyum üretiminde kullanılan bir inorganik bileşiktir.Termosifong (termosifogen) er et prinsipp som benyttes i forbindelse med kjøling av væsker.
Bu kredi öncelikle Sümerbank'ın kurulması için kullanıldı.Denne prøven ble brukt til å fremstille grunnstoffet mendelevium.
Hüküm öncelikle Roma İmparatoru tarafından onaylanmalıydı.Hukuman ini harus pertama-tama disetujui dahulu oleh Kaisar Roma.
Yan etkileri (öncelikle mide-bağırsak bozukluğu) kullanımını sınırlar.Efek sampingnya (utamanya gangguan pencernaan) membatasi manfaatnya.
Öncelikle iki karmaşık sayının eşitliğini verelim.Contohnya adalah definisi gabungan dua himpunan.
Öncelikle, mikrokristal yapıdaki grafite güçlü bir Sülfürik asit ve nitrik asit karışımı uygulanır.Pertama, mikrokristalin grafit diperlakukan dengan campuran asam kuat, yaitu asam sulfat dan asam nitrat.
Almanya'da doğan Grothendieck, Fransa'da büyümüş ve öncelikle burada yaşamıştır.Lahir di Jerman, Grothendieck besar dan tinggal di Prancis.
Politik: Öncelikle güç ile ilgilenenler.Keluarga ibunyalah yang memberi pengaruh politik pertama.
Bu öncelikle elleri yıkamak ve maske takmak yoluyla başarılabilir.Tindakan pencegahan tersebut termasuk mencuci tangan dan memakai masker penutup muka.
Ancak bu gelişme öncelikle ekonomik ilişkilerde sağlandı.Namun perkembangan politik ini dibayang-bayangi oleh masalah-masalah ekonomi.
PCIe öncelikle Intel tarafından desteklenmektedir.Densitas unsur terutama dirujuk dari Emsley.
Afrika yaban kedisi öncelikle fare, sıçan ve diğer küçük memelileri yer.Kucing liar Afrika memangsa mamalia kecil terutama mencit, tikus dan lainnya.
Bokehin belirleyicisi öncelikle objektiftir.Daftar skor dan hasil gol Prancıs adalah yang pertama.
Bu birimden hizmet almak için öncelikle birime kayıt olunması gerekmektedir.Untuk dapat menggunakan layanan ini, diharuskan untuk mendaftar terlebih dahulu sebagai anggota.
İhraç edilen şarap öncelikle Almanya'da tüketilmiştir.Kopi mulai diperkenalkan di Jerman.
Araştıma öncelikle hayvanlar üzerinde yapılmalıdır.Karena itulah, Billy harus diuji terlebih dahulu.
Sıhhiye: Sıhhiye sınıfı öncelikle arkadaş ekip arkadaşlarını canlandırmaya, iyileştirmeye odaklanmıştır.Medic (Quân y): Lớp Quân y chủ yếu tập trung vào việc cứu chữa và hồi sinh đồng đội.
Alüminyum florür (AlF3) öncelikle alüminyum üretiminde kullanılan bir inorganik bileşiktir.Nhôm florua (AlF3) là một hợp chất vô cơ sử dụng chủ yếu trong sản xuất nhôm.
Öncelikle çocuğa destek gerekir.Phải phòng ngừa uốn ván cho trẻ em.
Konferans öncelikle Windows 8 için Windows 8.1 güncellemesini açıklamak için kullanıldı.Hội nghị được chủ yếu dùng để hé lộ bản cập nhật Windows 8.1 cho Windows 8.
Grandin öncelikle görsel bir düşünür olduğunu iddia ediyor ve kelimelerin onun ikinci dili olduğunu söylüyor.Bà tuyên bố bà là người chủ yếu suy nghĩ bằng hình ảnh, và rằng ngôn từ chỉ là ngôn ngữ thứ hai của bà.
Bir konumun adresi verilecekse, öncelikle bu yönergeler bulunmalıdır.Trước khi có thể đạt được mục tiêu, trước tiên phải đáp ứng các điều kiện cần thiết.
İpotek, öncelikle bir eşya hukuku konusudur.Đầu tiên là vấn đề bản quyền.
Yan etkileri (öncelikle mide-bağırsak bozukluğu) kullanımını sınırlar.Tác dụng giảm đau liên quan mật thiết với tác dụng chống viêm (liều chống viêm/ liều giảm đau = 1/1).
Bütün evreleri, öncelikle deniz iguanası (Amblyrhynchus cristatus) üzerinde asalaktır.Amblyrhynchus là một chi đơn loài, với một loài duy nhất Amblyrhynchus cristatus.
Öncelikle siyasi düzeni yeniden kurmaya girişti.Ông cải tổ cách lại hệ thống pháp luật.
Yağışın oluşabilmesi için öncelikle bulutun olması gerekir.Điều kiện để có mưa là phải có mây.
Araştıma öncelikle hayvanlar üzerinde yapılmalıdır.Phát tán chủ yếu nhờ động vật.
Bunun üzerine köy halkından öncelikle beş hane, ardından da diğerleri buraya gelmiştir.初代から5代目までの亭号は麗々亭(れいれいてい)であった。
Öncelikle S-22 olarak numaralandırılmış, 1965'te S-340 olarak yeniden numaralandırılmıştır.当初の艦番号は S 22 であったが、1965年に S 340 に変更された。
Bu yüzden öncelikle binutils configure betiğine --target=some-target parametresi geçirilerek derlenmelidir.従って、binutils をまず --target=some-target スイッチ付きでコンパイルしなければならない。
Öncelikle S-03 olarak numaralandırılmış, sonradan S-341 olarak yeniden numaralandırılmıştır.当初の艦番号は S 03 であったが、後に S 341 に変更された。
Öncelikle dünya yaşayan bir varlıktır.主に人間が暮らす世界。
Öncelikle çocuğa destek gerekir.主に子供が用いる。
Öncelikle bu alan çizgileri pozitif yükten başlar ve negatif yükte biter.まず、電気力線は正の電荷を始点とし、負の電荷を終点とする。
IBM öncelikle altı ana bilgisayar ve kırk adet ortak çevresel bilgisayardan oluşan bir seri piyasaya sürdü.IBMは6モデルのコンピュータと40機種の共通周辺機器を発表した。

İlgili Sayfalar