öncelik ile cümle
öncelik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Fakat öncelikle, Avrupa Komisyonu'nun ülke için erişim stratejisi hakkında karar vermesi gerekiyor.However, the European Commission must first decide on an access strategy for the country.
Madrid, AB başkanlığı önceliklerini değerlendirdiMadrid discusses its EU presidency priorities
Parlamentoda yeni hükümetin yetkileri çerçevesinde ülkenin temel öncelikleri özetlendi.The country's main priorities were summarised in parliament as part of the new government's mandate.
Öte yandan işsizlikle savaş da bir diğer ekonomik öncelik olarak gündemdeki yerini alıyor.Fighting unemployment remains another economic priority.
Dış politikayı anlamaksa açık farkla üçüncü veya dördüncü öncelik.Understanding foreign policy was a distant third or fourth priority.
Aslında Kosova’da hiçbir konuya bağımsızlıktan daha fazla öncelik verilmiyor.In essence, nothing matters prior to independence.
Halk, 1999’da bağımsızlık konusuna öncelik vermiş olabilir ama bugün durum farklı.If the population may have bought that line in 1999, they will not now.
Clinton'dan BH'li liderlere reformlara öncelik çağrısıClinton urges BiH leaders to give reform push
Grantham, Microsoft'un IT dışındaki önceliklerinin eğitim ve sosyal sektör olduğunu söyledi.Grantham said that Microsoft's priorities, besides IT, are education and the social sector.
Yeni Yunan Hükümeti Önceliklerini AçıkladıNew Greek Government Sets Priorities
Belgede, polise Roman kamplarını "öncelikli olarak" hedef alması talimatı veriliyordu.The document instructed police to target Roma camps "with priority".
Bu çocukları, en öncelikli grup olarak görüyorum.I see them as the highest priority group.
Görüşmelerde Almanya'nın AB başkanlığının öncelikleri ve AB anayasası üzerinde duruldu.Talks focused on the priorities of Germany's EU presidency and the EU constitution.
Burns: Arnavutluk, Makedonya ve Hırvatistan için NATO üyeliği başlıca öncelikBurns: NATO membership for Albania, Macedonia, Croatia is key priority
Ankete katılan pek çok genç eğitimi öncelikleri arasında saydı. [Arşiv]Many of those polled cited education as one of their priorities. [File]
Ankete katılan gençler işsizlik, konut ve eğitimi öncelikleri arasında saydılar.The young respondents singled out employment, housing and education as their priorities.
Bu öncelikler arasında Brüksel ve Zagrep arasındaki birçok sürüncemeli konu bulunuyor.Among these priorities are several longstanding areas of controversy between Brussels and Zagreb.
General Erhard Buhler: Öncelikle çabalarımıza liderlik eden vizyonu anlatayım.General Erhard Buhler: First of all, let me outline the vision that leads our efforts.
Bazı durumlarda da, yakınlık öncelik olmuyor.And in some cases, proximity isn't the priority.
SETimes: Yeni misyon müdürünün önceliklerinin neler olmasını bekliyorsunuz?SETimes: What do you expect the new mission director's priorities to be?
Harcama öncelikleri arasında sosyal güvenlik ve savunma yer alıyor.Spending priorities include social security and defence.
Durres-Kukes Karayolunun İnşaatı Arnavutluk Hükümeti İçin Öncelik TaşıyorConstruction of Durres-Kukes Road a Priority for the Albanian Government
Başbakan Vojislav Kostunica, sorunun yönetiminin başlıca öncelikleri arasında yer aldığını söyledi.Prime Minister Vojislav Kostunica says the issue is one of the administration's top priorities.
"Biz öncelikle insanlarımıza inanıyoruz."We primarily have faith in our people.
İngiltere bu saldırılarda "yüksek öncelikli" bir hedef olarak gösteriliyor.Britain is characterised as "high priority" target.
Tabii ki temiz faturalar ve kontrol önceliktir." dedi.Of course, clear bills and control are a priority," Lekic told SETimes.
UNDP Kosova şefi Christina Roth, projenin gençlere öncelik vereceğini söyledi.The project will give priority to young people, said the UNDP's Kosovo chief, Christina Roth.
Makedon başbakan adayı, ekonomi ve yolsuzlukla mücadeleyi başlıca öncelikler arasında saydıMacedonian PM-designate cites economy, fighting corruption as top priorities
Eğitim, istihdam, sağlık ve iskan olmak üzere dört öncelikli alan üzerinde yoğunlaşılacak.The focus will be on four priority areas -- education, employment, health, and housing.
Liderler Avrupa kuruluşlarına üyeliğin bölgesel bir öncelik olmayı sürdürdüğünü vurguladı.They reiterated that joining European institutions remains a regional priority.
Önceliklerin birisi bunları basitleştirmek ve biz de bunu analiz ediyoruz.One of the priorities is to simplify them and we are analysing this.
Ofis öncelikli olarak uygulama çerçevesinin belirlenmesiyle uğraşacak.The office will deal mainly with establishing the framework for implementation.
Sırbistan, Gazprom için Güney Akımı girişiminde bir öncelik. [Getty Images]Serbia is a priority for Gazprom in the South Stream venture. [Getty Images]
Hükümet'in ayrıca, kısa vadeli ekonomik önceliklerine ilişkin olarak ek belgeler sunması bekleniyor.The government is also expected to file additional documents on near-term economic priorities.
Anlaşma, öncelik AB üyeliğine ilişkin projelere verilmek üzere ortak faaliyetleri kapsıyor.The accord covers various joint activities, with priority given to EU integration-related projects.
Kriz nedeniyle, yenilenebilir enerji projeleri öncelik kazanmış durumda.Prompted by the crisis, renewable energy resource projects have become a priority.
Eski Yugoslavya'daki çatışmalar nedeniyle yerlerinden edilen mültecilerin dönüşü en oncelikli konu.The return of refugees displaced by the conflict in the former Yugoslavia is a top priority.
Rapor: Tarım BH'de öncelikten fazlası haline geliyorReport: Agriculture becoming more of a priority in BiH
Avrupa-Atlantik entegrasyonu da başlıca öncelikler arasında yer alıyor.Euro-Atlantic integration is a top priority as well.
Kaynak ve öncelik tahsisiyle ilgili sık sık sorun yaşıyoruz.There is often a problem with allocation of funds and with prioritising.
Öncelikle bunu bilelim," diye özetliyor Sırbistan'ın fikrini.That is the first thing."
Hem DS hem de DSS, AB entegrasyonunu öncelik olarak belirtti.Both the DS and the DSS have cited EU integration as a priority.
Bunun en önemli nedenlerinden biri de Romanya’nın farklı öncelik ve sorunlara sahip olması.In no small part, this is because Romania has different priorities and challenges.
Şimdi ise sürecin bölgesel boyutu öncelik kazanıyor.Now, the regional dimension will take priority.
İngiltere'nin AB Başkanlığının Öncelikler Listesinde Genişleme de VarEnlargement on List of British EU Presidency Priorities
Mustafay da hükümetin "ekonomi diplomasisine" öncelik vereceğini kaydetti.Mustafaj said the government would make "economic diplomacy" a priority.
İhraç edilen şarap öncelikle Almanya'da tüketilmiştir.The exported wine was consumed primarily in Germany.
Onların diyetleri öncelikle kireç ağaçlarından ve mestan tohumlarından oluşur.Their diet consists primarily of seeds from lime trees and mallows (see below).
Tüm Corydoras türleri gibi balıklar öncelikle hayvansal maddelere de beslenir.Like all Corydoras species, the fish feeds primarily upon animal matter.
Vali Pablo Vicente de Solá yapılan eğitim temel öncelik.Governor Pablo Vicente de Solá made education a core priority.
Küresel Önceliklerin DeğişmesiShifting Global Priorities
Belgeler, öncelikle Atina şehir-devletine odaklanmış, tutarsız ve parçalarına ayrılmıştır.Documentation is disjointed and very fragmented, focusing primarily on the city-state of Athens.
Bunlar öncelikle, bozulmuş susama/su erişimi veya sodyum fazlalığı yoluyla ortaya çıkar. [8]These occur primarily through either impaired thirst/water access or sodium excess.[8]
Öncelikle artık orijinal yayıncıları tarafından yayınlanmayan kitaplar yayınlar.It primarily publishes reissues, books no longer published by their original publishers.
THK'nın önceliklerinin değişmesi sebebiyle THK-13'ün geliştirilmesi terk edildi.[2]Further development of the THK-13 was abandoned when THK's priorities were re-aligned.[2]
Donör saha alanı öncelikli olarak kendi üzerine kapatılır.The donor site area is closed primarily.
Öncelikle bir keçi patojeni olmakla birlikte koyun ve ineklerde de bulunmuştur.[1]It is primarily a pathogen of goats, but has also been found in sheep and cows.[1]
Birey öncelikle kaygı sorunlarına neden olan maddeleri tanımlamalıdır.The individual should first identify the items that are causing the anxiety problems.
Kirke öncelikle kendini sanatçı olarak görmektedir.Kirke considers herself first and foremost an artist.
Öncelikle, tüm n doğum günlerinin farklı olma olasılığını, p(n), hesaplamak daha kolaydır.It is easier to first calculate the probability p(n) that all n birthdays are different.