öncel ile cümle
öncel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Daha önceleri her iki hava yastığı tipi de mevcut değildi.Previously, both airbag types were not available.
Başbar (ÖnceleriSarhoşbarı diye de adlandırılırdı.He was calling them predictable.
Önceli gpcode Truva atından aykırı olarak, WinLock şifreleme kullanmıyordu.Unlike the previous Gpcode Trojan, WinLock did not use encryption.
Fakat öncelik genellikle Priestley'e verilir çünkü onun çalışması daha önce yayınlanmıştır.Priority is often given for Priestley because his work was published first.
Oxenryd, önceleri Ekonomi öğrencisi ve Florbol oyuncuuluğu yapmıştır.Oxenryd is a former economics student and floorball player.
Bunlar öncelikle sıvıları, çoğunlukla su veya kimyasalları taşımak için kullanılır.Carboys are primarily used for transporting liquids, often water or chemicals.
Yine öncelikli hedefi Konstantinopolis'in fethedilmesiydi.His priority target is still the conquest of Constantinople.
Finansal şirketler, merkezi olmayan blok zincirlerine öncelik vermemiştir.Financial companies have not prioritised decentralized blockchains.
Bu yayımlar öncelikle pul toplayıcılarına satış amacıyladır.These issues are primarily intended for sale to collectors.
Becker öncelikle bir romancıydı; ama zaman zaman film ve TV senaryoları da yazdı.Becker was primarily a novelist, but he also wrote film and TV scripts.
Öncelikle insan hayatına çok büyük bir değer vermeyen bir millî kültür olmalı.Foremost among them is a national culture that does not place a high value on human life.
Politik: Öncelikle güç ile ilgilenenler.The Political, whose interest is primarily in power.
Öncelikle dünya yaşayan bir varlıktır.First of all, the world is a living creature.
1999'da Svala, EMI ve Kuzey Amerika'daki Öncelikli Kayıtlarla altı albüm anlaşması imzaladı.In 1999, Svala signed a six-album deal with EMI and Priority Records in North America.
Carl August von Steinheil tarafından tasarlanan Steinheil çift, flint-öncelikli bir ikilidir.The Steinheil doublet, devised by Carl August von Steinheil, is a flint-first doublet.
Fakat öncelikli hedef Berlin'i almaktı.But the overriding objective was to capture Berlin.
Galası ilk olarak 2001 Cannes Film Festivalinde yapıldı; ancak, önceleri fazla dikkat çekmedi.The film premiered at the 2001 Cannes Film Festival, but did not get much attention at first.
Threskiornithidae familyası daha önceleri Plataleidae olarak tanınmaktaydı.The family Threskiornithidae was formerly known as Plataleidae.
Transistör bazlı bilgisayarların, öncellerine kıyasla fazla sayıda ve belirgin avantajları vardı.Transistor-based computers had several distinct advantages over their predecessors.
Oyun oynaması ücretsiz ve mikro ödeme iş modeli kullanılır, bu benzeri bir önceliktir.The game uses the free-to-play and micropayment business model, similar to its predecessor.
Çikolata önceleri yenilmekten ziyade içilmiştir.Chocolate was first drunk rather than eaten.
Hall, sirkadiyen ritimlerin mekanizmasını incelemek için öncelikle Drosophila ile çalıştı.Hall worked primarily with Drosophila to study the mechanism of circadian rhythms.
1998'in sonlarında tasarım öncelikle "işlevsel"di.In late 1998 the design was principally functional.
Önceleri "Ömer Emre" olarak adlandırılmıştır.First to be titled 'Commissioner'.
Umeboshi gibi chamoy yapımında da öncelikle meyve kuru tuz ile salamura şeklinde paketlenir.Like umeboshi, Mexican chamoy is prepared by first packing the fruit in either dry salt or a brine.
Fakat belirli hayati olaylar diğer anılara oranla daha net ve öncelikli anılar olabilirler.However, certain life events do result in clearer and earlier memories.
Kalite öncelik taşır (Jidoka).He plays primarily as a forward for Al-Fujairah .
Steinhaus önceleri Macaristan'a kaçmayı düşünse de Lwów'da kalmaya karar verdi.Steinhaus considered escaping to Hungary but ultimately decided to remain in Lwów.
Flash ASAP (As Soon As Possible - Mümkün Olduğunca Çabuk) En büyük öncelik.ASAP, meaning As Soon As Possible.
Önceleri oraya gitmek istemez.At first he wasn't going to start.
Günümüzde bu terim öncelikle kimlik oluşumu ve jeopolitik akademik tartışmalarda kullanılmaktadır.Today the term is used primarily in academic discussion of identity formation and geopolitics.
III. Mihail, öncelikle Girit'i Araplardan geri almaya karar vererek durumu düzeltmeye karar verdi.Michael III decided to remedy the situation by first taking back Crete from the Arabs.
Heterokromi öncelikle genetik ya da edinilen olarak sınıflandırılır.Heterochromia is classified primarily by onset: as either genetic or acquired.
Canlanmalar öncelikle yerel yönetim düzeyinde saptırılmış teşviklerin sonucudur.Thus booms are primarily the result of perverse incentives at the local-government level.
İhraç edilen şarap öncelikle Almanya'da tüketilmiştir.The exported wine was consumed primarily in Germany.
Şu anda IFF’in gözünde Erkek ve Kadın Kulüp takımları için en öncelikli organizasyondur.It is now the premier IFF event for Men's and Women's Club teams.
Homeros ve Helenistik dönem tarihi gibi eski eserler Latin eserlerine göre önceliğe sahipti.Older works like Homer and the Hellenistic history were given priority over Latin works.
UWP uygulamaları öncelikle Microsoft Store aracılığıyla satın alınır ve indirilir.UWP software is primarily purchased and downloaded via the Microsoft Store.
Öncelikle Kur'an tahsili görmüş, daha sonra hadise yönelerek hadis çalışmalarına başlamıştır.He then commanded them to stand by, so they started to turn away from the target.
Bu kısmın önceleri renkli mozaikle kaplı olduğu bilinmektedir.It is known that this part was formerly decorated with mosaics.
Öncelikli olarak moleküler gaz ile 200 yıl önce oluşmaya başlamıştır.This nebula began to form about 200 years ago, and primarily consists of molecular gas.
LDPE, öncelikle sıkmak uygulamaları için kullanılır.LDPE is used primarily for squeeze applications.
Ross Adası, Antarktika'ya çok önceleri yapılan bilimsel keşiflerin çıkış üssü konumundaydı.Ross Island was the base for many of the early expeditions to Antarctica.
Başlangıç bölümü öncelikle eğlence dünyasının beğenisine sunuldu.I am sure, though, that the experience first disclosed to me the entertainment world.
Bunun üzerine köy halkından öncelikle beş hane, ardından da diğerleri buraya gelmiştir.He scored five runs in the first innings, and ten in the second, when he retired hurt.
Postanler şube denetimi altındadır ve öncelikle posta hizmetleri sağlamaktadır.They are under the supervision of the branches and primarily provide postal services.
Polonya'ya saldırma niyetindeki Hitler'in öncelikle Çekoslovakya'yı bertaraf etmesi gerekiyordu.Hitler—intent on war against Poland—needed to eliminate Czechoslovakia first.
Önceleri Rusya ve Türkiye'de temellerinin atıldığı hepatite yakalanmıştır.He was suffering from hepatitis, first contracted back in Russia and Turkey.
Eskiler tarafından, daha önceleri aktığı söylenir.He is stopped first by other Ancients.
Cihaz, çeşitli teknoloji bloglarından ve yayınlarından öncelikle olumlu yorumlar aldı.The device received primarily positive reviews from various technology blogs and publications.
Dans öncelikle hızlı ve karmaşık ayak hareketlerinden oluşur.The dance is primarily an act of performing quick and intricate footwork.
İlk önceliği hazineyi beslemekti.His first priority was to replenish the treasury.
Öncelikle, bizim merkezi bir çizgiye böylesine yakınlaşmamız zor görünmektedir.First, we shall scarcely ever approach closely enough to such a central line.
Bölge sakinleri tapınağın varlığını çok öncelerden beri biliyordu.Residents and travelers knew about the existence of the temple for a long time.
Bu elfler önceleri Nandor, daha sonraları ise Silvan Elfleri olarak bilindi.These elves became known as the Nandor and later the Silvan Elves.
"Daha önceleri neredeydiniz?" - Dünden bugüne Kıbrıs müzakereleri.Where are they now, the great simplicities of yesterday?"
Çavdar öncelikle doğuda, merkezi ve kuzey Avrupa'da yetişir.Rye is grown primarily in Eastern, Central and Northern Europe.
Zimbabve pasaportu Zimbabve vatandaşlarına öncelikle uluslararası seyahat için verilen belgedir.The Zimbabwean passport is issued to citizens of Zimbabwe primarily for international travel.
Öncelikle nerede yanılgıya düştüğünü gösterdi, sonra kendi açıklamalarını aktardı.She shewed him in the first place where he was at fault, then she put up her own explanation.
Uzamsal istatistik genellikle gözlem yerine deneylere öncelikle tanır.Spatial statistics typically result primarily from observation rather than experimentation.