Bu kitabı önceden okumuş olabilirsin.You may have read this book already.
Önceden bütün tehlikeleri etkisizleştirmeye çalıştık.We tried to eliminate all danger beforehand.
Önceden bütün tehlikeleri yok etmeye çalıştık.We tried to eliminate all danger beforehand.
Bavullarınızı önceden yollayın.Send your baggage in advance.
Fiyatlar önceden haber vermeden değiştirilebilir.The prices are subject to change without notice.
Fiyatlar önceden haber verilmeksizin değiştirilebilir.Prices are subject to change without notice.
Önceden evimin arkasında büyük bir kiraz ağacı vardı.There used to be a big cherry tree at the back of my house.
Önceden buralarda bir sürü ateş böceği olurdu.There used to be lots of fireflies around here.
Biz savaşı önceden gördük.We foresaw the war.
Raffle's'da yemek yemek istiyorsan, haftalar önceden rezerve ettirmelisin.If you want to eat at Raffle's, you must reserve weeks ahead.
Önceden akşam yemeğini yedin mi?Have you eaten your dinner already?
Tim'i bulamıyorum, o önceden gitti mi?I can't find Tim. Has he gone already?
Ayrılışınla ilgili olarak beni önceden bilgilendir.Let me know your departure in advance.
Ben bu olayları önceden sezmedim.I didn't foresee this turn of events.
Önceden telefon etmeliydin.You should have telephoned in advance.
İşleri önceden hazırlayalım.Let's get things ready beforehand.
Önceden rezervasyon yapmak zorundasın.You have to make reservations in advance.
Siz de ona önceden diyebilirsiniz.You may as well say it to him in advance.
Siz de ona önceden söyleyebilirsiniz.You may as well say it to him in advance.
Önceden sana söylenilecek.You'll be told in advance.
Lütfen yokluğunuzu önceden bana bildiriniz.Please inform me of your absence in advance.
Üzgünüm, fakat önceden verilmiş sözüm var.I'm sorry, but I have a prior engagement.
Biz önceden aperatifleri hazırladık.We prepared snacks beforehand.
Uçak biletlerimizi iki ay önceden aldık.We bought our plane tickets two months in advance.
Otel rezervasyonlarını bir ay önceden yaparım.I made hotel reservations one month in advance.
Ben her şeyi önceden hazırlandıktan sonra yatağa gittim.I went to bed after preparing everything in advance.
Size önceden bildireceğim.I'll let you know in advance.
Otel odamı üç hafta önceden ayırttım.I reserved my hotel room three weeks in advance.
Sana önceden bildireceğim.I will let you know in advance.
Ben onun sorusunu önceden tahmin ettim.I anticipated his question.
Önceden rezervasyon yaptırsak iyi olur.We'd better make a reservation beforehand.
Gelecek sefer önceden telefon edin.Next time phone ahead.
Tokyo'ya ne zaman geldiğini önceden bilmeme izin ver.Allow me to know in advance when you are coming up to Tokyo.
Üzgünüm, ama yarın için daha önceden verilmiş bir randevum var.I'm sorry, but I have a previous appointment for tomorrow.
Biletini önceden almalısın.You should buy your ticket in advance.
Onlarla önceden hazırlıklar yapmalıyız.We must make arrangements with them beforehand.
Önceden rezervasyon yaptırsan daha iyi olur.You had better make a reservation in advance.
Burada önceden bilet satıyor musunuz?Do you sell advance tickets here?
Biz düşmanın nereden saldıracağını önceden tahmin ettik.We anticipated where the enemy would attack.
O iki gün önceden vardı.He arrived two days previously.
Adam önceden olduğu gibi değildir.He is not the man that he used to be.
Bagajını önceden gönderdi.He sent his luggage in advance.
O, habere heyecanlanmadığına göre, onu önceden biliyor olmalı.Seeing that she was not excited at the news, she must have known it.
Uçakta önceden yerlerinizi ayırttınız mı?Have you already booked our seats on a plane?
Lütfen rezervasyonunuzu bir hafta önceden yapın.Please make your reservation one week in advance.
Bütün koltuklar önceden satıldı.All the seats are sold in advance.
Peygamberler yüzyıllar boyunca dünyanın sonunu önceden tahmin etmiştir.Prophets have been forecasting the end of the world for centuries.
Önceden belirlenen doğum tarihinin akşamında suyum kesildi..My water broke on the evening of the predicted birth date.
Depremi önceden tahmin etmek gerçekten mümkün mü?Is it really possible to predict an earthquake?
Lütfen önceden planınızı bana bildirin.Please inform me of the plan ahead of time.
Önceden tenis oynardım.I used to play tennis.
Postacı önceden geldi mi?Has the mailman already come?
O önceden ayarlanmış bir işti.It was a put-up job.
Eğitim ağırlıklı olarak önceden öğrenmediğimiz şeylerden oluşmaktadır.Education consists mainly in what we have unlearned.
Depremleri önceden bilmek imkansızdır.It's impossible to predict earthquakes.
Soruları önceden hazırlamak senin yararına olur.It would be to your advantage to prepare questions in advance.
Hiç bir şeyi asla önceden tahmin edemem.I can never predict anything.
Önceden kitabı okudun?You've already read the book?
Tom sorun olacağını önceden kestirdi.Tom anticipated that there would be trouble.
Bu hafta sonu için Tom'un önceden planları var.Tom already has plans for this weekend.