Ana içeriğe geç
Sözlük

öncü ile cümle

öncü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Green School öncülerin, yerel ve küresel olanların yeridir.La Escuela Verde es un lugar para pioneros, locales y globales.
Green School öncülerin, yerel ve küresel olanların yeridir.La Green School è un luogo di pionieri, locali e globali.
Green School öncülerin, yerel ve küresel olanların yeridir.L'École Verte est un lieu de pionniers, localement et mondialement.
Green School öncülerin, yerel ve küresel olanların yeridir.Ngôi Trường Xanh là một nơi của những người tiên phong, của địa phương của toàn cầu.
Green School öncülerin, yerel ve küresel olanların yeridir.Școala Verde este un loc al deschizătorilor de drumuri, local și global.
Green School öncülerin, yerel ve küresel olanların yeridir.Sekolah Hijau adalah tempat bagi para pelopor, lokal dan global.
Green School öncülerin, yerel ve küresel olanların yeridir.Zelená škola je miesto priekopníkov - - miestnych i svetových.
Green School öncülerin, yerel ve küresel olanların yeridir.Zelená škola je místo průkopníků, místních a světových.
Green School öncülerin, yerel ve küresel olanların yeridir.Zielona Szkoła jest miejscem dla pionierów, lokalnych i globalnych.
Green School öncülerin, yerel ve küresel olanların yeridir.Το πράσινο σχολείο είναι ένας χώρος πρωτοπόρων, τοπικών και παγκόσμιων.
Green School öncülerin, yerel ve küresel olanların yeridir.Зеленая Школа - это место новаторов, местных и глобальных.
Green School öncülerin, yerel ve küresel olanların yeridir.Зеленото училище е място за пионери - местни и от цял свят.
Green School öncülerin, yerel ve küresel olanların yeridir.בית הספר הירוק הוא מקום לחלוצים,
Green School öncülerin, yerel ve küresel olanların yeridir.المدرسة الخضراء هي مكان للرواد، محلياً وعالمياً.
Green School öncülerin, yerel ve küresel olanların yeridir.先駆けとなる場所です そしてある意味
Hadi bu teknik mucizeyi mümkün kılan öncüleri hatırlayalım.Chúng ta hãy nhớ lại những người tiên phong đã làm nên kỳ tích công nghệ này.
Hadi bu teknik mucizeyi mümkün kılan öncüleri hatırlayalım.Erinnern wir uns an die Pioniere, die dieses technologische Wunder möglich gemacht haben.
Hadi bu teknik mucizeyi mümkün kılan öncüleri hatırlayalım.이 기술의 기적을 가능케한 선구자들을 회상해봅시다.
Hadi bu teknik mucizeyi mümkün kılan öncüleri hatırlayalım.Przypomnijmy pionierów, którzy tego dokonali.
Hadi bu teknik mucizeyi mümkün kılan öncüleri hatırlayalım.Recordemos a los pioneros que hicieron posible esta maravilla técnica.
Hadi bu teknik mucizeyi mümkün kılan öncüleri hatırlayalım.Ricordiamo i pionieri che resero possibile questa meraviglia tecnica.
Hadi bu teknik mucizeyi mümkün kılan öncüleri hatırlayalım.Să ni-i amintim pe pionierii care au făcut posibilă această minune tehnică.
Hadi bu teknik mucizeyi mümkün kılan öncüleri hatırlayalım.Souvenons nous des pionniers qui rendirent cette merveille de technicité possible.
Hadi bu teknik mucizeyi mümkün kılan öncüleri hatırlayalım.Вспомним первопроходцев, благодаря которым произошло это чудо.
Hadi bu teknik mucizeyi mümkün kılan öncüleri hatırlayalım.Да си спомним пионерите, направили възможно това техническо чудо.
Hadi bu teknik mucizeyi mümkün kılan öncüleri hatırlayalım.בואו וניזכר בחלוצים שהפכו פלא טכני זה לאפשרי.
Hadi bu teknik mucizeyi mümkün kılan öncüleri hatırlayalım.فلنتذكر أولائك الرواد الأوائل الذين جعلوا من هذه المعجزة التقنية ممكنة.
Haruna, ‹Bize öncülük edecek ilahlar yap› dediler. ‹Çünkü bizi Mısırdan çıkaran o Musaya ne oldu bilmiyoruz!›아론더러 이르되 우리를 인도할 신들을 우리를 위하여 만들라 애굽 땅에서 우리를 인도하던 이 모세는 어떻게 되었는지 알지 못하노라 하고
Haruna, ‹Bize öncülük edecek ilahlar yap› dediler. ‹Çünkü bizi Mısırdan çıkaran o Musaya ne oldu bilmiyoruz!›ויאמרו אל אהרן עשה לנו אלהים אשר ילכו לפנינו כי זה משה אשר העלנו מארץ מצרים לא ידענו מה היה לו׃
Haruna, ‹Bize öncülük edecek ilahlar yap› dediler. ‹Çünkü bizi Mısırdan çıkaran o Musaya ne oldu bilmiyoruz!›قائلين لهرون اعمل لنا آلهة تتقدم امامنا. لان هذا موسى الذي اخرجنا من ارض مصر لا نعلم ماذا اصابه‎.
Haruna, ‹Bize öncülük edecek ilahlar yap› dediler. ‹Çünkü bizi Mısırdan çıkaran o Musaya ne oldu bilmiyoruz!›對 亞 倫 說 、 『 你 且 為 我 們 造 些 神 像 、 在 我 們 前 面 引 路 . 因 為 領 我 們 出 埃 及 地 的 那 個 摩 西 、 我 們 不 知 道 他 遭 了 甚 麼 事 。
Haruna, ‹Bize öncülük edecek ilahlar yap› dediler. ‹Çünkü bizi Mısırdan çıkaran o Musaya ne oldu bilmiyoruz!›對亞 倫說 、 『 你 且 為 我 們造 些 神像 、 在 我 們 前面 引路 . 因 為領 我 們出 埃及 地的 那 個 摩西 、 我們 不知道 他 遭 了 甚 麼事 。
[Hayır. Ödüller yenilikçiliğe öncülük etmektir...] [... insanların yaşamlarını değiştirmektir.A recompensa é conseguir inovação] [modificando a vida das pessoas, criando empregos.]
[Hayır. Ödüller yenilikçiliğe öncülük etmektir...] [... insanların yaşamlarını değiştirmektir.[아니야. 보상은 변화를 이뤄내고...]
[Hayır. Ödüller yenilikçiliğe öncülük etmektir...] [... insanların yaşamlarını değiştirmektir.[Nagrodą jest innowacja...] [....zmienianie życia ludzi.
[Hayır. Ödüller yenilikçiliğe öncülük etmektir...] [... insanların yaşamlarını değiştirmektir.[Non. les récompenses sont inciter l'innovation...] [...changer la vie des gens.
[Hayır. Ödüller yenilikçiliğe öncülük etmektir...] [... insanların yaşamlarını değiştirmektir.[לא. הפרסים מניעים חדשנות...]
[Hayır. Ödüller yenilikçiliğe öncülük etmektir...] [... insanların yaşamlarını değiştirmektir.انما الهدف هو تحريك الابداع
[Hayır. Ödüller yenilikçiliğe öncülük etmektir...] [... insanların yaşamlarını değiştirmektir.人々の生活を変えること 仕事を生み出すこと
...her gün okulun girişinde bulunan çöp yığını "öncü" okulumuza daha da müthiş bir görüntü katıyor...كومة القمامة تلك الموجود كل يوم خارج الباب الجانبي للمدرسة تقدم صورة رائعة لمدرستنا "النموذجية". .
Her ne kadar bu bina gerçekten yeşil bir bina olsa da, daha çok öncü bir bina.En dépit du fait que le bâtiment, en tant que bâtiment écologique, est tout à fait un bâtiment innovant.
Her ne kadar bu bina gerçekten yeşil bir bina olsa da, daha çok öncü bir bina.이 건물은 에너지 절감 건물이라는 것을 제외하고서도 매우 혁신적인 작업이었습니다.
Her ne kadar bu bina gerçekten yeşil bir bina olsa da, daha çok öncü bir bina.Malgrado il fatto che l'edificio, in quanto edificio green, è comunque davvero un edificio pioneristico.
Her ne kadar bu bina gerçekten yeşil bir bina olsa da, daha çok öncü bir bina.Niettegenstaande het feit dat dit, als groen gebouw, zeer vooruitstrevend is.
Her ne kadar bu bina gerçekten yeşil bir bina olsa da, daha çok öncü bir bina.No obstante el hecho de que éste, un edificio verde, es un edificio pionero en gran medida.
Her ne kadar bu bina gerçekten yeşil bir bina olsa da, daha çok öncü bir bina.Pomimo faktu, że budynek ten, jako konstrukcja przyjazna środowisku, jest budynkiem pionierskim.
Her ne kadar bu bina gerçekten yeşil bir bina olsa da, daha çok öncü bir bina.Ungeachtet der Tatsache, dass das umweltfreundliche Gebäude ein großer Wegweiser für die Zukunft ist.
Her ne kadar bu bina gerçekten yeşil bir bina olsa da, daha çok öncü bir bina.Παρά το γεγονός ότι το κτίριο, ως "πράσινο", είναι πολύ πρωτοποριακό.
Her ne kadar bu bina gerçekten yeşil bir bina olsa da, daha çok öncü bir bina.Въпреки всичко сградата, като зелена сграда, е до голяма степен новаторска.
Her ne kadar bu bina gerçekten yeşil bir bina olsa da, daha çok öncü bir bina.Несмотря на тот факт, что это здание, как "зеленое" здание, очень новаторское.
Her ne kadar bu bina gerçekten yeşil bir bina olsa da, daha çok öncü bir bina.למרות העובדה שהבניין ההוא, כבניין ירוק, הוא בניין מאוד פורץ דרך.
Her ne kadar bu bina gerçekten yeşil bir bina olsa da, daha çok öncü bir bina.على الرغم من أن حقيقة ذلك المبنى، يمثل مبنى أخضرا، فهو يعتبر مبنا رائدا.
Her ne kadar bu bina gerçekten yeşil bir bina olsa da, daha çok öncü bir bina.とても先駆的な建物でした そして 時間を進めてみると面白いことに
Hindistan'ın öncüsü,이곳은 인디아의 전신이며,
Hindistan'ın öncüsü,Se oli Intian edeltäjä,
Hindistan'ın öncüsü,Он был предшественником Индии,
Hindistan'ın öncüsü,היא קדמה להודו,
Hindistan'ın öncüsü,كانت سليفة للهند،
Hindistan'ın öncüsü,ゴンドワナ大陸からの伝令は
Hücresel saklamanın öncüsü Oliver Ryder oldu.A fagyasztásos megőrzés jelentős pionírja Oliver Ryder.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod