Birkaç saat sonra Sovyet öncü unsurları limanı ele geçirdi.Yöllä Yhdysvaltain laivaston alukset valtasivat sataman.
Machine Head, New Wave of American Heavy Metal'in öncü gruplarından bir tanesidir.Mastodon on yksi vaikuttavista New Wave of American Heavy Metal-yhtyeistä.
Türemesi/Öncülü: Baklan tam basınçlı giysi.Barotolerantti - Painetta sietävä.
1871 - Orville Wright, Amerikalı öncü havacı (ö.1895) 1871 – Orville Wright, yhdysvaltalainen ilmailun uranuurtaja (k.
Avrupa'da soyut sanatın öncülüğünü yapmıştır.Hänestä tuli op-taiteen johtava nimi Euroopassa.
Birmingham modern sanayi cemiyeti oluşmasında öncülük etti.Tynellin johdettavaksi tuli yhtiön taidetakomo.
İsviçrede demiryollarının geliştirilmesine öncülük etti.Sveitsi on aktiivisesti kehittänyt kansainvälistä rautatieliikennettä.
Bu tank genellikle öncü olarak kullanıldı ve düşman cephesini yarıp geçme görevini üstlendi.Kyseinen hyökkäys on ollut usein ratkaiseva, jos se on osunut viholliseen.
Öncülüğünü Real World Records yapmıştır.Levy-yhtiö oli Real Records.
1920'lerde, John Maynard Keynes mikroekonomi ve makroekonomi arasında bir ayrıma öncü oldu.Τη δεκαετία του 1920 ο Τζων Μέυναρντ Κέυνς έκανε τη διάκριση μεταξύ μικροοικονομίας και μακροοικονομίας.
Almanya dünyada motorsporlarında öncü ülkelerden biridir.Η Γερμανία είναι μία από τις κορυφαίες χώρες για αγώνες αυτοκινήτων στον κόσμο.
Birçok eleştirmence modernizmin öncülerinden kabul edilir.Πολλοί κριτικοί τον θεωρούν ως πρόδρομο του μοντερνισμού.
BMW ve Mercedes üreticileri motorsporlarında öncü takımlardandır.Κατασκευαστές όπως η BMW και η Mercedes είναι από τους κορυφαίους στο χώρο των αγωνιστικών αυτοκινήτων.
Öncülünün ayrılmasının sekiz ayı dolmadan imparator eşi oldu.Η Θεοδότη είχε γίνει η σύζυγος αυτοκράτειρα εντός οκτώ μηνών από την απομάκρυνση της προκατόχου της.
Faşizme Karşı Birlik, Yaşasın Öncü Gençlik!Γεια και χαρά σας, βρε παιδιά, τον φασισμό χτυπάτε.
Öncüller halihazırda bilinen ya da varsayılan olgulardır.Μπορούν να ληφθούν υπόψη είτε ήδη γνωστές είτε πιθανές ρυθμίσεις.
Güney Amerika'daki, arkeoloji çalışmalarına öncülük etti.Ηγήθηκε αρκετών αρχαιολογικών ερευνών στη Νότια Αμερική.
Afrika Birliği (AB] öncülü Afrika Birliği Örgütü (ABÖ) temelleri atıldı.Πρώτα ναυάγησαν οι διαπραγματεύσεις για την Ευρωπαϊκή Αμυντική Κοινότητα (ΕΑΚ).
Sahte anı, ilk olarak psikoloji öncülerinden Pierre Janet ve Sigmund Freud tarafından araştırıldı.Το φαινόμενο αρχικά ερευνήθηκε από τους πρωτοπόρους της ψυχολογίας Σίγκμουντ Φρόυντ και Πιερ Ζανέ.
Karl Popper konjektür teriminin bilim felsefesinde yaygın kullanımına öncülük etmiştir.Ο Καρλ Πόπερ (Karl Popper) ήταν πρωτοπόρος στη χρήση του όρου "εικασία" στη Φιλοσοφία της επιστήμης.
Deneysel tıp bilimine öncülük eden ve klinik denemelerde yapan ilk doktordu.Δημιούργησε την επιστήμη της πειραματικής ιατρικής και υπήρξε ο πρώτος ιατρός που διεξήγαγε κλινικές δοκιμές.
Ayrıca oyun teorisi ve olasılık teorisinin öncülerinden biri olarak bilinir.Είναι επίσης δυνατόν να θεωρηθεί ως ένας από τους προδρόμους της Θεωρίας Παγκόσμιων Συστημάτων.
Öncü Kitap.Πρώτο Βιβλίο.
Öncülleri Sol Muhalefet ve Uluslararası Komünist Birlik'tir.Η οργάνωση εκπροσωπείται στα ΑΕΙ και ΤΕΙ από την Αριστερή Ενότητα.
Amcası Robert Bosch bujinin gelişmesine öncülük etmiştir.Hans onkle Robert Bosch var med til banebrydende udvikling af tændrøret.
Ayrıca Louisa tıp ve kadın hakları savunucularının öncüsü oldu.Louisa blev også en fremtrædende læge og kvindesagsaktivist.
Bu toplantı Birleşmiş Milletler’in oluşturulması yönünde ilk öncü toplantılardan birisidir.Den regnes som det første skridt henimod oprettelsen af FN.
Günümüzde faaliyet gösteren birçok örgüt ve parti kendisini öncü parti kavramı kapsamında tanımlamaktadır.I dag er der stadig mange grupper og organisationer, som betragter sig selv om en del af denne bevægelse.
İskandinav ülkeleri, Avrupa'daki enerji, posta ve diğer pazarların serbestleştirilmesinde öncüdürler.De nordiske lande har været pionerer inden for liberaliseringen af blandt andet energi og postvæsen i Europa.
Bu olay onun, Avrupa'da daha fazla seyahet etmesine öncülük etmiştir.Dette arbejde sendte ham på mange rejser i Europa og videre ud i verden.
1963 - Martin Luther King, Alabama'da sivil haklar yürüyüşüne öncülük ettiği gerekçesiyle tutuklandı.1965 - Martin Luther King begynder borgerretsmarchen i Alabama.
Öncüsü Windows 95 gibi, Windows 98 de 16-bit/32-bit arası hibrit çalışan bir işletim sistemidir.Windows 9x er et hybrid 16/32-bit operativsystem.
1934'te Kārlis Ulmanis öncülüğünde gerçekleşen bir darbeyle dil duraklamaya uğradı.I 1934 gennemførtes diktatur ved Kārlis Ulmanis.
Bayes olasılık teorisine Fransız matematikçi Pierre-Simon Laplace (1749-1827) öncülük etmiştir.Laplace-operatoren er opkaldt efter den franske matematiker og astronom Pierre-Simon Laplace (1749-1827).
Bu durum bireysel girişimciler tarafından dönüştürülen araç sayısında bir artışa öncülük etti.Derved skete en stigende spredning af befolkningsvæksten, fremmet af privatbilerne.
Ayrıca yapım öncülü kadar başarılı da olamadı.Heller ikke efter at arrangementet var blevet en succes.
Restorasyon çalışmaları Britanyalı mimar David Chipperfield’in öncülüğünde 2003 tarihinde başladı.Genopbygningen af museet blev udført af den engelske arkitekt David Chipperfield.
Ursula K. Le Guin ve diğerleri de sosyal bilim kurgu tarzına öncülük ettiler.Ursula K. Le Guin var mest kendt for sine fantasy- og science fiction-bøger.
Rokkan aynı zamanda sosyal bilimler için bilgisayar teknolojisinin kullanımının öncülerindendir.Han er også kendt som en pioner indenfor brug af computerteknologi i socialvidenskab.
Liderler kurumsal değişim ihtiyacını belirler ve değişime öncülük ederler.Ledelsen opløser eksisterende struktur, og gennemtvinger en ændring.
Sanatçı, dışavurumculuğun ve kübizmin öncüsü olarak kabul edilir.Han regnes som en foregangsmand inden for konkrete objekter og skulptur.
UH-1'ler başarılı Bell helikopterleri serisinin öncüsüdür.AH-1 Cobra er en kamphelikopter produceret af Bell Helicopter Textron.
Öncüsü Windows 95 gibi, Windows 98 de 16-bit/32-bit arası hibrit çalışan bir işletim sistemidir.På samme måte som Windows 95 og Windows 98 var dette en hybrid mellom 16-bit og 32-bit kode.
Avrupa romanındaki Bildungsroman tarzına da öncü olduğu düşünülmektedir.Romanen er også betraktet som forløper til den europeiske dannelsesroman.
Bu, habeas corpusun bir öncüsüydü.Det var en forløpet til habeas corpus («du ha kroppen»).
Glenn Luther Martin (17 Ocak 1886 – 5 Aralık 1955), Amerikalı havacılık öncüsü idi.Glenn Luther Martin (født 17. januar 1886, død 5. desember 1955) var en amerikansk luftfartspioner.
1963 - Martin Luther King, Alabama'da sivil haklar yürüyüşüne öncülük ettiği gerekçesiyle tutuklandı.1965 – Martin Luther King begynner borgerrettsmarsjen i Alabama.
Dile olan bu yaklaşıma Noam Chomsky öncülük etmiştir.Noam Chomsky har imøtegått kritikken.
Böylece yola çıkanlar kendilerini öncü olarak görmelidir.Dere blir enige om hvem som først skal lete (og som skal stå og telle).
Bu olay Barrett M82 gibi 50 kalibrelik anti-materyal sniper tüfeklerinin tanıtımına öncülük etti.Barett er ellers kjent for Barrett M82 materiellødeleggelsesriflen.
Kitle çizgisi Öncü parti Politbüro ^ Stalin, Jozef.Abstrakt Forlag Gripsrud, Jostein.
Bayes olasılık teorisine Fransız matematikçi Pierre-Simon Laplace (1749-1827) öncülük etmiştir.Planet er oppkalt etter oppdagelen Pierre-Simon Laplace (1749–1827).
Neptün gezegeninin keşfi konusunda öncülük yapmıştır.Grunnstoffet er oppkalt etter planeten Neptun.
Öncül modeline göre motoru 3,929 cc'ye büyütülmüş, motor gücü 320 bhp'ye çıkartılmıştır.I forhold til forgjengeren var motorvolumet økt til 3.929 ccm, noe som økte ytelsene til 320 hk.
Çeşitli sosyal sorumluluk projelerine öncülük etti.De arrangerer forskjellige sosiale aktiviteter.
Büyük komşusunun öncülüğünü takiben Rodos ve Kos genellikle Romalılara karşı dostça davranış göterir.Som følge av øyas mektige nabo, Rhodos, hadde Kos generelt et vennlig forhold til romerne.
Ödülün ismi, öncü bilim kurgu dergisi Amazing Stories'in kurucusu Hugo Gernsback'ten gelir.Prisen har fått navn etter utgiveren og science fiction-pioneren Hugo Gernsback.
Petrol Ofisi'nin genel müdürlüğünü yaptığı sırada Formula 1 yarışlarının Türkiye'de yapılmasına öncülük etti.I tiden før løpet var det en betydelig debatt om hvorvidt Formel 1 burde kjøre løp i Bahrain igjen.
1965'te Malezya'dan ayrıldıktan sonra Singapur ekonomisini kurmaya yardım eden öncülerden biridir.Etter at Singapore ble løsrevet fra Malaysia i 1965, var han den første presidenten i republikken Singapore.
Özellikle, 1980'den beri Peugeot dizel teknolojisinde öncü olmuştur.Secara khusus, sejak tahun 1980 Peugeot telah berada di garis depan dari teknologi diesel.