Ana içeriğe geç
Sözlük

ön ile cümle

ön kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Ben yalnız olduğumda her zaman onu düşünürüm.I always think of him when I'm alone.
O, o kadar değişmiş ki onu tanıyamadım.She had changed so much that I couldn't recognize her.
O kadar karanlıktı ki onlar güçlükle görebiliyorlardı.It was so dark that they could hardly see.
Bir parça ekmek onun açlığını tatmin edecek kadar yeterli değildi.A piece of bread was not enough to satisfy his hunger.
Silahlı bir adam ona arabaya binmesi için baskı yaptı.A man with a gun urged him into the car.
Tıraş olmadan önce yüzümü sabunlarım.I lather my face before shaving.
Onun konvülsiyonları var.She has convulsions.
Tokyo ve Shin-Osaka arasını Hikari üç saat ve on dakika içinde koşar.The Hikari runs between Tokyo and Shin-Osaka in three hours and ten minutes.
Peter doktor olmayı başarmadan önce birçok zorluğun üstesinden geldi.Peter overcame a lot of difficulties before succeeding as a doctor.
Piyano çalma onun gözde eğlencesidir.Playing the piano is her favorite pastime.
Daha önce Hawaii'de bulunduğunu söylüyor.He says he has been to Hawaii before.
Sevgililer Günü'nde onlara çikolata vermeyi durduracağız.I'll stop giving them chocolate on Valentine's Day.
Bütün yolu sadece onun evden uzakta olduğunu anlamak için yürüdüm.I went all the way to see her only to find her away from home.
Paris'e gitmek onun isteğiydi.It was her wish to go to Paris.
Paris'te kalırken, tesadüfen onunla tanıştım.While staying in Paris, I happened to meet him.
Paris'te kalırken, ona rastladım.I met him while I was staying in Paris.
Paris'te onunla görüştüğümü hatırlıyorum.I remember meeting him in Paris.
Çabuk, onun peşinden koşun.Quick, run after him.
Burnunuz akıyor, onu temizleyin.Your nose is running. Blow it.
Git ve onlara yardımcı ol, Bud.Go and help them, Bud.
Onu doğruca bana ver.Give it to me straight.
Ekmek ve tereyağı onların normal kahvaltısıdır.Bread and butter is their usual breakfast.
Dr Patterson: Oh, hayır! Ona karşı çok nazikti.Dr. Patterson: Oh, no! She was very gentle with him.
Otobüs durağına on dakikalık yürüyüş.It's a ten minutes walk to the bus stop.
Otobüs beş dakika önce geçti.The bus passed five minutes ago.
Yolculuğunuzda pasaport önemlidir.The passport important on your trip.
Bir pasaport, yabancı bir ülkeye giderken, onsuz gidemeyeceğin bir şeydir.A passport is something you cannot do without when you go to a foreign country.
Otobüs vaktinden beş dakika önce ayrıldı.The bus left five minutes ahead of time.
Otobüs on dakika geç kaldı.The bus arrived ten minutes behind time.
Biz oraya varmadan önce, otobüs hareket etmiş olacak.The bus will have started before we get there.
Otobüs az önce ayrıldı.The bus has just left.
Otobüs ne kadar süre önce ayrıldı?How long ago did the bus leave?
Her on beş dakikada bir otobüs vardır.There is a bus every fifteen minutes.
Otobüs her on beş dakikada hareket eder.The bus leaves every fifteen minutes.
Otobüs on dakika içinde gelecektir.The bus will arrive within ten minutes.
Otobüsler her on dakikada bir çalışır.The buses run every ten minutes.
Otobüs her on dakikada bir gider.The bus leaves every ten minutes.
Sık sık onunla otobüste konuşurum.I often talk to him on the bus.
Otobüsün önü kalabalık değildi.The front of the bus was not crowded.
Otobüs biletçisi o, bilet ücretini ödeyemediği için ona otobüsten inmesini söyledi.The bus conductor told her to get off because she could not pay the fare.
Onsuz gitmek zorunda kalacaksın.You will have to go without her.
Şemsiyesini otobüste bırakması onun dikkatsizliğiydi.It was careless of her to leave her umbrella in the bus.
Otobüs neredeyse ona çarpıyordu.The bus nearly ran over him.
Onun bir tuvaleti var mı?Does it have a toilet?
Başlangıçta onun ne söylediğini anlayamadım.At first, I couldn't figure out what he was saying.
Başlangıçta, ondan hoşlanmadım.At first, I didn't like him.
Başlangıçta onu senin erkek kardeşin sandım.At first, I took him for your brother.
Önceleri rock müziği sevmezdim, fakat gittikçe daha çok beğendim.I didn't like rock music at first, but it soon grew on me.
Kral ilk başta ondan memnundu.The king was pleased with him at first.
Onları ilk olarak ne zaman gördünüz.When did you see them first?
Bir aptaldan başka hiç kimse ona inanmazdı.Nobody but a fool would believe it.
Sinekler ve sivrisinekler onun meditasyonuna müdahale ettiler.Flies and mosquitoes interfered with his meditation.
Onun, ev tozuna alerjisi var.He is allergic to house dust.
Pilot onun bir UFO olabileceğini ima etti.The pilot hinted that it might be a UFO.
Vikinglerin Amerika'yı keşfetmeye Kolomb öncesinde geldikleri söylenir.It is said that the Vikings preceded Columbus in discovering America.
Evet. O, on iki saniye içinde 100 metreyi koşabilir.Yes. He can run 100 meters within twelve seconds.
Mızıka onun babasından bir hediye mi?Is the harmonica a present from his father?
Part-time çalışanlar ekonominin gelişmesinde önemli bir rol oynar.Part-time workers play an important role in the development of the economy.
Parti onun konuşmasıyla başladı.The party opened with his speech.
Parti önümüzdeki Pazar düzenlenecek.The party is to be held next Sunday.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod