Ana içeriğe geç
Sözlük

önüne geçmek ile cümle

önüne geçmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
12
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Kuyruktakilerin önüne geçmek çok kabaca.Cutting in line is extremely rude.
Bu durumun sert tedbirlerle önüne geçmek zamanı gelmiştir.We realized it was time for some tough decisions.
Bu tür türevler açılış hamlelerin ezberlenmesinin önüne geçmek için ortaya atılmıştır .This kind of strike is optimized for attacks to pressure points.
Bu tür baskı ve suçlamaların önüne geçmek çoğu kez ancak Padişah fermanlarıyla gerçekleşebilmiştir.Complaints and quarrels generally only arise in this type of friendship.
Ve bu lekelenmişliğin önüne geçmek için çok önemlidir.And this is so important in breaking through the stigma.
En zor engel lekelenmişlik duygusunun önüne geçmektir.The hardest barrier really is around stigma reduction.
Gerilimin daha da artmasının önüne geçmek isteyen Hükümet güçleri aşamalı olarak geri çekilmişti.To prevent an escalation of the tension, the government forces withdrew partially.
Aşırı üretimin önüne geçmek için "çekme" sistemleri kullanın.Use "pull" systems to avoid overproduction.
Bu sorunun önüne geçmek için çeşitli yöntemler geliştirilmiştir.Es wurden inzwischen verschiedene Möglichkeiten vorgestellt, diesem Problem zu begegnen.
İkinci aşama ise tüylenmenin önüne geçmektir.Die Stufe wird von der zweiten Stufe vor dem Aussetzen ausgerichtet.
Endüstrideki gecikmelerinin önüne geçmek için bazı üreticiler batılı şirketlerle ortaklık kurar.Pour rattraper leur retard, certains constructeurs s'associent avec des entreprises occidentales.
Bunun önüne geçmek için toplumu bilinçlendirmek gerekir.Para ello es necesario un conocimiento previo de la población.
Bu sorunun önüne geçmek için çeşitli yöntemler geliştirilmiştir.Diversos métodos han sido planteados para superar este problema.
Karabisianos, İslam'ın yayılışının önüne geçmek için 7. yüzyılın ikinci yarısında bir zaman kurulmuştur.I Karabisianoi furono istituiti intorno alla seconda metà del VII secolo in risposta all'espansione islamica.
Bu tür türevler açılış hamlelerin ezberlenmesinin önüne geçmek için ortaya atılmıştır .Nacque cosi l'idea di raccontare gli inizi della Resistenza.
Bu durumun sert tedbirlerle önüne geçmek zamanı gelmiştir.É hora de acabar com eles, é hora de eliminar essas pragas.
Bu sorunun önüne geçmek için çeşitli yöntemler geliştirilmiştir.Er zijn vele afgeleide vormen ontwikkeld om dit probleem te omzeilen.
Bu sorunun önüne geçmek için çeşitli yöntemler geliştirilmiştir.Olika sätt har evolverats som hanterar detta problem.
Bu tür türevler açılış hamlelerin ezberlenmesinin önüne geçmek için ortaya atılmıştır .Palme mördades för att avleda uppmärksamheten från detta avslöjande.
Unum castigabis, centum emendabis Bir hatanın önüne geçmek yüz tanesini engellemektir.Unum castigabis – centum emendabis – Одного покараєш, сотню виправиш.
Bu tür türevler açılış hamlelerin ezberlenmesinin önüne geçmek için ortaya atılmıştır .Ці мемуари привели його до відкриття кривих різних порядків.
Antibiyotik tedavisinin tamel nedeni daha ciddi bir hastalığa yakalanmanın önüne geçmektir.Biologická léčba Biologická léčba je určena pro obzvlášť těžký průběh onemocnění.
Bu sorunun önüne geçmek için çeşitli yöntemler geliştirilmiştir.Bylo vyvinuto několik různých metod, jak se s tím vypořádat.
Bu tür türevler açılış hamlelerin ezberlenmesinin önüne geçmek için ortaya atılmıştır .Intrigile a asemenea povești tind să se învârtă în jurul prevenirii paradoxurilor.
Nitekim bu taktik kulakların yarattığı kıtlığın önüne geçmekte son derece başarılı oldu.Overraskende nok faldt denne advarsel på døve ører.
Bunun önüne geçmek için toplumu bilinçlendirmek gerekir.希望社會公眾以此爲警示。
Antibiyotik tedavisinin tamel nedeni daha ciddi bir hastalığa yakalanmanın önüne geçmektir.Основната причина за лечение с антибиотици е да се намали рискът от развиване на по-сериозно заболяване.
Burada halen herhangi bir şahısa sığınma hakkı vermeyen 1951 Sözleşmesinin önüne geçmektedir.В преброяването от 1951 година се води без жители.
Antibiyotik tedavisinin tamel nedeni daha ciddi bir hastalığa yakalanmanın önüne geçmektir.Glavni razlog liječenja antibioticima smanjivanje je rizika od dobivanja ozbiljnije bolesti.
İkinci aşama ise tüylenmenin önüne geçmektir.Druga faza je vključevala čiščenje pozlate.
Yağ soğutucuları bu olumsuzluğun önüne geçmek için kullanılmaktadır.V izogib tej pomanjkljivosti se navadno uporabljajo piškotki.
Bu sorunun önüne geçmek için çeşitli yöntemler geliştirilmiştir.Nende probleemide lahendamiseks on arenenud mitmed täiendavad standardid.
En zor engel lekelenmişlik duygusunun önüne geçmektir.A barreira mais difícil é em volta da redução do estigma.
En zor engel lekelenmişlik duygusunun önüne geçmektir.가장 넘기 힘든 장벽은 AIDS에 대한 편견을 없애는 것입니다.
En zor engel lekelenmişlik duygusunun önüne geçmektir.Cel mai dificil obstacol este cu adevărat în jurul reducerii stigmatului.
En zor engel lekelenmişlik duygusunun önüne geçmektir.De moeilijkste barrière is het stigma te doorbreken.
En zor engel lekelenmişlik duygusunun önüne geçmektir.Die höchste Hürde ist der Abbau des Stigmas.
En zor engel lekelenmişlik duygusunun önüne geçmektir.HIVには薬や検診がありますが
En zor engel lekelenmişlik duygusunun önüne geçmektir.La barrera más difícil es la de reducción del estigma.
En zor engel lekelenmişlik duygusunun önüne geçmektir.La barriera più dura da abbattere è la riduzione del pregiudizio.
En zor engel lekelenmişlik duygusunun önüne geçmektir.Le plus gros obstacle est vraiment de réduire le stigmate.
En zor engel lekelenmişlik duygusunun önüne geçmektir.Największym problemem jest jednak pozbycie się piętna.
En zor engel lekelenmişlik duygusunun önüne geçmektir.Rào cản khó khăn nhất thực sự là xoay quanh việc giảm bớt sự kì thị.
En zor engel lekelenmişlik duygusunun önüne geçmektir.Най-тежката преграда наистина е около намаляването на стигмата.
En zor engel lekelenmişlik duygusunun önüne geçmektir.Самое сложное препятствие - это стигма.
En zor engel lekelenmişlik duygusunun önüne geçmektir.המחסום הקשה ביותר הוא הסרת הסטיגמה.
En zor engel lekelenmişlik duygusunun önüne geçmektir.أصعب الحواجز حقيقةً هو حاجز التغلب على جدار العار و الخزي.
Ve bu lekelenmişliğin önüne geçmek için çok önemlidir.Das ist sehr wichtig, damit das Stigma überwunden wird.
Ve bu lekelenmişliğin önüne geçmek için çok önemlidir.Dit is zo belangrijk voor het doorbreken van het stigma.
Ve bu lekelenmişliğin önüne geçmek için çok önemlidir.E questo è molto importante per eliminare il pregiudizio sull'HIV.
Ve bu lekelenmişliğin önüne geçmek için çok önemlidir.Et c'est tellement important de briser le stigma.
Ve bu lekelenmişliğin önüne geçmek için çok önemlidir.Isto é muito importante para quebrar o estigma.
Ve bu lekelenmişliğin önüne geçmek için çok önemlidir.이것이 그 편견의 문제를 해결하는데 가장 중요합니다.
Ve bu lekelenmişliğin önüne geçmek için çok önemlidir.Şi asta e foarte important pentru a îndepărta stigmatul.
Ve bu lekelenmişliğin önüne geçmek için çok önemlidir.To jest bardzo ważne w przełamywaniu tego piętna.
Ve bu lekelenmişliğin önüne geçmek için çok önemlidir.Và điều này là rất quan trọng trong việc phá vỡ sự kì thị.
Ve bu lekelenmişliğin önüne geçmek için çok önemlidir.Y esto es muy importante para romper el estigma.
Ve bu lekelenmişliğin önüne geçmek için çok önemlidir.А это очень важно в борьбе со стигмой.
Ve bu lekelenmişliğin önüne geçmek için çok önemlidir.И това е толкова важно за пробива на стигмата.
Ve bu lekelenmişliğin önüne geçmek için çok önemlidir.וזה חשוב מאוד כי זה שובר את הסטיגמה.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod