önün ile cümle

önün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Onun ilk romanının çoğunu biz düşündük.We thought much of his first novel.
Biz onun davranışına şaşırdık.We were surprised at his conduct.
Biz onun ani ölüm haberine büyük ölçüde şaşırdık.We were greatly surprised at the news of his sudden death.
Biz onun hatası için üzgünüz.We are sorry for his mistake.
Biz onun duygularını incitmekten korktuk.We were afraid that we might hurt his feelings.
Hepimiz onun şakalarıyla büyük ölçüde eğlendikWe were all greatly amused by his jokes.
Onun başarısını doğal karşıladık.We took his success for granted.
Onun ölüm haberini aldık.We received word of his death.
Onun bizi desteklemesini bekledik.We expected him to support us.
Onun bize yardımcı olacağını umuyoruz.We expect that he'll help us.
Biz onun yetenekli bir adam olduğunu kabul ediyoruz.We admit that he is a man of ability.
Şimdi bile, biz halen onun gerçek katil olduğundan şüpheleniyoruz.Even now, we still doubt that he is the real murderer.
Hepimiz onun böyle iyi bir adamı niye terk ettiğini merak ettik.We all wondered why she had dumped such a nice man.
Hepimiz cinayeti onun işlediğinden şüpheleniyoruz.We all suspect him of murder.
Biz onunla plan üzerine konuştuk.We talked over the plan with him.
Bunun hakkında onunla alay ettik.We made fun of him about this.
Onun başarısını sıkı çalışmaya bağladık.We ascribe his success to hard work.
Arabalar gözlerimizin önünde birbiri ardına çalışıyorlar.Cars are running one after another before our eyes.
Bizim başarımız onun bize yardım edip etmemesine bağlı.Our success depends on whether he helps us or not.
Bizim arabamız hızlıydı ve kısa sürede diğer arabaların önüne geçti.Our car was fast and soon got ahead of the other cars.
Bizim evle karşılaştırıldığında, onunki bir saray.Compared to our house, his is a palace.
Okulumuz onun öğretim metotlarını benimsedi.Our school adopted his teaching methods.
Evimin önünde ufak bir bahçe var.There is a small garden in front of my house.
Evimin önünde küçük bir bahçe var.There is a small garden in front of my house.
Onun çalışmaktan nefret ettiğini söylüyorlar.They say that he hates to study.
Onun sağlığı fazla çalışmadan dolayı bozuldu.His health has broken down because of overwork.
Hanako onun blöfünü gördü.Hanako called his bluff.
Yangının nedeni onun sigara izmaritiydi.The cause of the fire was his cigarette butt.
Şarkı söyleme onun güçlü noktasıdır.Singing is her strong point.
Onun şikâyetlerini dinlemekten usandım.I'm sick of listening to her complaints.
Onun bütün ailesi öyledir.His whole family is like that.
Evin önünde bir bahçe vardır.There is a garden in front of the house.
Çok sayıda araba benim evin önünde park edilmiş.A number of cars are parked in front of my house.
Dün evin önünde bir trafik kazası vardı.There was a traffic accident in front of the house yesterday.
Ev fiyatlarındaki artış onun evini büyük bir kârla satmasına olanak sağladı.The rise in house prices enabled him to sell his house at a big profit.
Biz bir fiyattan bahsettiğimizde onun yüz tepkimesini gözlemle.Observe his facial reaction when we mention a price.
Birisi onun kolundan tuttuğunda o korkudan çığlık attı.She screamed with horror as someone took hold of her arm.
Onun onunla evlenmesini hiçbir şey engelleyemez.Nothing can prevent her from marrying him.
Onun işini kaybetmesine neyin sebep olduğunu düşünüyorsun?What do you think caused him to lose his job?
Niçin Mary onunla pikniğe gidiyor?How come Mary is going on a picnic with him?
Ne yapılması konusunda benim görüşüm onunkinden farklıydı.My view was different from his as to what should be done.
Hiçbir şey onun güzelliği ile karşılaştırılamaz.Nothing is to be compared to its beauty.
Ben onun ofisini bulabildim.I managed to find his office.
Onun hayatta kalması için her şeyi denedim.I tried everything to keep him alive.
Onunla başa çıkabileceğimi düşünüyorum.I think I can handle it.
Lütfen onunla ilgili bir şey yap.Please do something about it.
Aylardır onunla çıkıyorum.I've been going out with her for months.
Bazı sıkıntılarınız varsa onunla görüşmenizi öneririm.If you have some troubles, I recommend you confer with him.
Biz bir şey bulur bulmaz onunla irtibat kuracağız.As soon as we find out anything, we will contact him.
Doktorlar bir destek olmadan onun tekrar yürüyemeyeceğini söylediler.The doctors said he would never again be able to walk without some support.
Müzik onun sinirlerini sakinleştirdi.Music has settled her nerves.
Müzikten anlayan kim onun çalmasının iyi olduğunu söyleyebilirdi?Who that understands music could say his playing is good?
Onun ekmeğinin iki tarafı da tereyağı ile yağlanmıştı.His bread is buttered on both sides.
Onun adını adayların listesinden sil.Delete his name from the list of the applicants.
Onun karısı onu parmağında oynatır.His wife leads him by the nose.
Onun görüşleri hakkında onun ağzını aradım.I sounded him out about his views.
İstasyonun önünde kalabalıktaki birinin benim adımı seslendiğini duydum.I heard someone in the crowd outside the station call my name.
İstasyonun önünde bir banka vardır.There is a bank in front of the station.
İstasyonun önünde büyük bir park yeri vardır.There is a large parking lot in front of the station.
Birçok bisiklet istasyonun önünde yasa dışı olarak park edilmektedir.A lot of bicycles are illegally parked in front of the station.
İlgili Sayfalar