Yalnız onlar girecek tapınağıma; önümde hizmet etmek için yalnız onlar soframa yaklaşacak, görev yapacaklar.Они будут входить во святилище Мое и приближаться ктрапезе Моей, чтобы служить Мне и соблюдать стражу Мою.
Yalnız onlar girecek tapınağıma; önümde hizmet etmek için yalnız onlar soframa yaklaşacak, görev yapacaklar.המה יבאו אל מקדשי והמה יקרבו אל שלחני לשרתני ושמרו את משמרתי׃
Yalnız onlar girecek tapınağıma; önümde hizmet etmek için yalnız onlar soframa yaklaşacak, görev yapacaklar.هم يدخلون مقدسي ويتقدمون الى مائدتي ليخدموني ويحرسوا حراستي.
Yalnız onlar girecek tapınağıma; önümde hizmet etmek için yalnız onlar soframa yaklaşacak, görev yapacaklar.他 們 必 進 入 我 的 聖 所 、 就 近 我 的 桌 前 事 奉 我 、 守 我 所 吩 咐 的
Yalnız onlar girecek tapınağıma; önümde hizmet etmek için yalnız onlar soframa yaklaşacak, görev yapacaklar.他 們必進 入 我 的 聖所 、 就近 我 的 桌前 事 奉 我 、 守 我 所 吩咐 的
Yani şimdi sadece önümde duran bir harftense bedenimin de içine girebileceği bir boşluk.Así que ahora, en lugar de ser simplemente una letra ante mí, es un espacio en el que mi cuerpo puede entrar.
Yani şimdi sadece önümde duran bir harftense bedenimin de içine girebileceği bir boşluk.Bầy giờ, thay vì chỉ là một ký tự trước mặt tôi, đó là không gian tôi có thể đi vào bên trong.
Yani şimdi sadece önümde duran bir harftense bedenimin de içine girebileceği bir boşluk.E는 단순히 내 앞에 있는 글자가 아니라 내 몸이 들어갈 수 있는 공간이 되는 겁니다.
Yani şimdi sadece önümde duran bir harftense bedenimin de içine girebileceği bir boşluk.În loc să fie doar o literă în fața mea, e un spațiu pe care trupul meu îl poate pătrunde.
Yani şimdi sadece önümde duran bir harftense bedenimin de içine girebileceği bir boşluk.Nie jest tylko przestrzenią przede mną, ale też czymś, w co mogę wejść.
Yani şimdi sadece önümde duran bir harftense bedenimin de içine girebileceği bir boşluk.Nu is het niet meer gewoon een letter voor me, het is een ruimte waar ik in kan stappen.
Yani şimdi sadece önümde duran bir harftense bedenimin de içine girebileceği bir boşluk.Takže teraz to už nie je len písmeno predo mnou, je to priestor, do ktorého môže moje telo vstúpiť.
Yani şimdi sadece önümde duran bir harftense bedenimin de içine girebileceği bir boşluk.Έτσι, αντί να είναι απλώς ένα γράμμα μπροστά μου, είναι ένας χώρος όπου μπορεί να μπει το σώμα μου.
Yani şimdi sadece önümde duran bir harftense bedenimin de içine girebileceği bir boşluk.Вместо этого, это просто буква, которая передо мной. Это пространство, в которое может войти моё тело.
Yani şimdi sadece önümde duran bir harftense bedenimin de içine girebileceği bir boşluk.Так що тепер, замість простої літери переді мною - це простір, всередину якого може ввійти моє тіло.
Yani şimdi sadece önümde duran bir harftense bedenimin de içine girebileceği bir boşluk.במקום שזו תהיה סתם אות שעומדת מולי, זה חלל שהגוף שלי יכול להיכנס אליו.
Yani şimdi sadece önümde duran bir harftense bedenimin de içine girebileceği bir boşluk.بدلاً من كونها مجرد حرف أمامي، أنها مساحة التي يمكن لجسدي ان يذهب لداخلها.
Yani şimdi sadece önümde duran bir harftense bedenimin de içine girebileceği bir boşluk.中を通り抜けられる 立体的な空間になります そしてその空間内での 自分の居場所を決め
Yeryüzünün temelini elimle attım, Gökleri sağ elim gerdi. Onları çağırdığımda Birlikte önümde dikilirler.A ręka moja założyła ziemię, i prawica moja piędzią rozmierzyła niebiosa; zawołałem je, a zaraz stanęły.
Yeryüzünün temelini elimle attım, Gökleri sağ elim gerdi. Onları çağırdığımda Birlikte önümde dikilirler.Hiszen kezem veté e föld alapját, és jobbom terjeszté ki az egeket, ha én szólítom õket, mind itt állnak.
Yeryüzünün temelini elimle attım, Gökleri sağ elim gerdi. Onları çağırdığımda Birlikte önümde dikilirler.과연 내 손이 땅의 기초를 정하였고 내 오른손이 하늘에 폈나니 내가 부르면 천지가 일제히 서느니라
Yeryüzünün temelini elimle attım, Gökleri sağ elim gerdi. Onları çağırdığımda Birlikte önümde dikilirler.Ma main a fondé la terre, Et ma droite a étendu les cieux: Je les appelle, et aussitôt ils se présentent.
Yeryüzünün temelini elimle attım, Gökleri sağ elim gerdi. Onları çağırdığımda Birlikte önümde dikilirler.Má zajisté ruka založila zemi, a pravice má dlaní rozměřila nebesa; povolal jsem jich, a hned se postavily.
Yeryüzünün temelini elimle attım, Gökleri sağ elim gerdi. Onları çağırdığımda Birlikte önümde dikilirler.Mîna Mea a întemeiat pămîntul, şi dreapta Mea a întins cerurile: cum le-am chemat, s'au şi înfăţişat îndată.
Yeryüzünün temelini elimle attım, Gökleri sağ elim gerdi. Onları çağırdığımda Birlikte önümde dikilirler.Min Hånd har grundlagt Jorden, min højre udspændt Himlen; så såre jeg kalder på dem, møder de alle frem.
Yeryüzünün temelini elimle attım, Gökleri sağ elim gerdi. Onları çağırdığımda Birlikte önümde dikilirler.Minun käteni on perustanut maan, minun oikea käteni on levittänyt taivaan; minä kutsun ne, ja siinä ne ovat.
Yeryüzünün temelini elimle attım, Gökleri sağ elim gerdi. Onları çağırdığımda Birlikte önümde dikilirler.Moja roka je vendar ustanovila zemljo in desnica moja razpela nebesa; ko sem jih poklical, brž so bila vsa tu.
Yeryüzünün temelini elimle attım, Gökleri sağ elim gerdi. Onları çağırdığımda Birlikte önümde dikilirler.Tangan-Ku meletakkan dasar bumi dan membentangkan cakrawala. Apabila Kupanggil namanya, mereka segera datang
Yeryüzünün temelini elimle attım, Gökleri sağ elim gerdi. Onları çağırdığımda Birlikte önümde dikilirler.Tay ta đã lập nền đất , tay hữu ta đã giương các từng trời ; ta gọi đến , trời_đất đều đứng lên .
Yeryüzünün temelini elimle attım, Gökleri sağ elim gerdi. Onları çağırdığımda Birlikte önümde dikilirler.Tay ta đã lập nền đất, tay hữu ta đã giương các từng trời; ta gọi đến, trời đất đều đứng lên.
Yeryüzünün temelini elimle attım, Gökleri sağ elim gerdi. Onları çağırdığımda Birlikte önümde dikilirler.Да! Моята ръка основа земята, И десницата Ми разпростря небето; Когато ги извикам, те всички се представят.
Yeryüzünün temelini elimle attım, Gökleri sağ elim gerdi. Onları çağırdığımda Birlikte önümde dikilirler.Моя рука основала землю, и Моя десница распростерла небеса; призову их, и они предстанут вместе.
Yeryüzünün temelini elimle attım, Gökleri sağ elim gerdi. Onları çağırdığımda Birlikte önümde dikilirler.אף ידי יסדה ארץ וימיני טפחה שמים קרא אני אליהם יעמדו יחדו׃
Yeryüzünün temelini elimle attım, Gökleri sağ elim gerdi. Onları çağırdığımda Birlikte önümde dikilirler.ويدي اسست الارض ويميني نشرت السموات. انا ادعوهنّ فيقفن معا
Yeryüzünün temelini elimle attım, Gökleri sağ elim gerdi. Onları çağırdığımda Birlikte önümde dikilirler.我 手 立 了 地 的 根 基 、 我 右 手 鋪 張 諸 天 、 我 一 招 呼 便 都 立 住
Yeryüzünün temelini elimle attım, Gökleri sağ elim gerdi. Onları çağırdığımda Birlikte önümde dikilirler.我 手立 了 地 的 根基 、 我 右手 鋪張諸 天 、 我 一 招呼 便 都 立住
Yol göster bana doğruluğunla, ya RAB, Düşmanlarıma karşı! Yolunu önümde düzle.(5:9) Éternel! conduis-moi dans ta justice, à cause de mes ennemis, Aplanis ta voie sous mes pas.
Yol göster bana doğruluğunla, ya RAB, Düşmanlarıma karşı! Yolunu önümde düzle.(5:9) Господи! путеводи меня в правде Твоей, ради врагов моих; уровняй предо мною путь Твой.
Yol göster bana doğruluğunla, ya RAB, Düşmanlarıma karşı! Yolunu önümde düzle.Doamne, călăuzeşte-mă pe calea plăcută Ţie, din pricina vrăjmaşilor mei! Netezeşte calea Ta supt paşii mei.
Yol göster bana doğruluğunla, ya RAB, Düşmanlarıma karşı! Yolunu önümde düzle.Én pedig a te kegyelmed sokaságából házadba mehetek; leborulok szent templomodban a te félelmedben.
Yol göster bana doğruluğunla, ya RAB, Düşmanlarıma karşı! Yolunu önümde düzle.GOSPOD, vodi me v pravičnosti svoji zavoljo zalezovalcev mojih, ravno stóri pot svojo pred menoj.
Yol göster bana doğruluğunla, ya RAB, Düşmanlarıma karşı! Yolunu önümde düzle.Guíame, oh Jehovah, en tu justicia, a causa de mis enemigos. Endereza tu camino delante de mí
Yol göster bana doğruluğunla, ya RAB, Düşmanlarıma karşı! Yolunu önümde düzle.Guia-me, Senhor, na tua justiça, por causa dos meus inimigos; aplana diante de mim o teu caminho.
Yol göster bana doğruluğunla, ya RAB, Düşmanlarıma karşı! Yolunu önümde düzle.HERR, leite mich in deiner Gerechtigkeit um meiner Feinde willen; richte deinen Weg vor mir her.
Yol göster bana doğruluğunla, ya RAB, Düşmanlarıma karşı! Yolunu önümde düzle.여호와여 나의 원수들을 인하여 주의 의로 나를 인도하시고 주의 길을 내 목전에 곧게 하소서
Yol göster bana doğruluğunla, ya RAB, Düşmanlarıma karşı! Yolunu önümde düzle.Ma io per la tua grande misericordia entrerò nella tua casa; mi prostrerò con timore nel tuo santo tempio
Yol göster bana doğruluğunla, ya RAB, Düşmanlarıma karşı! Yolunu önümde düzle.Men jeg går ved din megen miskunn inn i ditt hus, jeg kaster mig ned foran ditt hellige tempel i din frykt.
Yol göster bana doğruluğunla, ya RAB, Düşmanlarıma karşı! Yolunu önümde düzle.Så led mig for mine Fjenders Skyld i din Retfærd, HERRE, jævn din Vej for mit Ansigt!
Yol göster bana doğruluğunla, ya RAB, Düşmanlarıma karşı! Yolunu önümde düzle.Κυριε, οδηγησον με εν τη δικαιοσυνη σου, ενεκα των εχθρων μου κατευθυνον την οδον σου εμπροσθεν μου.
Yol göster bana doğruluğunla, ya RAB, Düşmanlarıma karşı! Yolunu önümde düzle.Господи, води ме в правдата Си, поради неприятелите ми, Направи пътя Си ясен пред мене.
Yol göster bana doğruluğunla, ya RAB, Düşmanlarıma karşı! Yolunu önümde düzle.יהוה נחני בצדקתך למען שוררי הושר לפני דרכך׃
Yol göster bana doğruluğunla, ya RAB, Düşmanlarıma karşı! Yolunu önümde düzle.يا رب اهدني الى برك بسبب اعدائي. سهّل قدامي طريقك.
Yol göster bana doğruluğunla, ya RAB, Düşmanlarıma karşı! Yolunu önümde düzle.耶 和 華 阿 、 求 你 因 我 的 仇 敵 、 憑 你 的 公 義 、 引 領 我 . 使 你 的 道 路 在 我 面 前 正 直
Yol göster bana doğruluğunla, ya RAB, Düşmanlarıma karşı! Yolunu önümde düzle.耶和華 阿 、 求 你 因 我 的 仇敵 、 憑 你 的 公義 、 引領 我 . 使 你 的 道路 在 我 面前 正直