ömrü ile cümle

ömrü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
‹‹Sen ömründe sabaha buyruk verdin mi, Şafağa yerini gösterdin mi;Izażeś za dni twoich rozkazywał świtaniu, i ukazałeś zorzy miejsce jej?
‹‹Sen ömründe sabaha buyruk verdin mi, Şafağa yerini gösterdin mi;네가 나던 날부터 아침을 명하였었느냐 새벽으로 그 처소를 알게 하여
‹‹Sen ömründe sabaha buyruk verdin mi, Şafağa yerini gösterdin mi;Oletko eläissäsi käskenyt päivän koittaa tahi osoittanut aamuruskolle paikkansa,
‹‹Sen ömründe sabaha buyruk verdin mi, Şafağa yerini gösterdin mi;Parancsoltál-é a reggelnek, a mióta megvagy? Kimutattad-é a hajnalnak a helyét?
‹‹Sen ömründe sabaha buyruk verdin mi, Şafağa yerini gösterdin mi;Từ khi ngươi sanh , ngươi há có sai_khiến buổi_sáng , Và phân_định chỗ cho hừng đông ,
‹‹Sen ömründe sabaha buyruk verdin mi, Şafağa yerini gösterdin mi;Từ khi ngươi sanh, ngươi há có sai khiến buổi sáng, Và phân định chỗ cho hừng đông,
‹‹Sen ömründe sabaha buyruk verdin mi, Şafağa yerini gösterdin mi;Zdaž jsi kdy za dnů svých rozkázal jitru? Ukázal-lis záři jitřní místo její,
‹‹Sen ömründe sabaha buyruk verdin mi, Şafağa yerini gösterdin mi;Προσεταξας συ την πρωιαν επι των ημερων σου; εδειξας εις την αυγην τον τοπον αυτης,
‹‹Sen ömründe sabaha buyruk verdin mi, Şafağa yerini gösterdin mi;Давал ли ты когда в жизни своей приказания утру и указывал ли заре место ее,
‹‹Sen ömründe sabaha buyruk verdin mi, Şafağa yerini gösterdin mi;Откак започнаха дните ти заповядал ли си ти на утрото И показал на зората мястото й,
‹‹Sen ömründe sabaha buyruk verdin mi, Şafağa yerini gösterdin mi;המימיך צוית בקר ידעתה שחר מקמו׃
‹‹Sen ömründe sabaha buyruk verdin mi, Şafağa yerini gösterdin mi;هل في ايامك امرت الصبح. هل عرّفت الفجر موضعه
‹‹Sen ömründe sabaha buyruk verdin mi, Şafağa yerini gösterdin mi;你 自 生 以 來 、 曾 命 定 晨 光 、 使 清 晨 的 日 光 知 道 本 位
‹‹Sen ömründe sabaha buyruk verdin mi, Şafağa yerini gösterdin mi;你 自生 以來 、 曾 命定 晨光 、 使 清晨 的 日光 知道 本位
Sonra şu üç kelimeyi sarf etti. Ömrümde duyduğum en duygusuz üç kelime.A pak řekl 3 slova -- nejvíce nepříjemná 3 slova, která jsem kdy slyšel.
Sonra şu üç kelimeyi sarf etti. Ömrümde duyduğum en duygusuz üç kelime.A potom povie tri slová -- tri najchladnejšie slová, aké som kedy počul.
Sonra şu üç kelimeyi sarf etti. Ömrümde duyduğum en duygusuz üç kelime.A seguir, diz três palavras, as três palavras mais apáticas que eu já ouvi:
Sonra şu üç kelimeyi sarf etti. Ömrümde duyduğum en duygusuz üç kelime.En toen zei hij drie woorden -- de drie meest emotieloze woorden die ik ooit gehoord heb.
Sonra şu üç kelimeyi sarf etti. Ömrümde duyduğum en duygusuz üç kelime.És aztán kimond két szót -- a legszenvedélytelenebb két szót, amit valaha hallottam.
Sonra şu üç kelimeyi sarf etti. Ömrümde duyduğum en duygusuz üç kelime.In potem izreče štiri besede -- štiri najbolj otopele besede, kar sem jih kdaj koli slišal.
Sonra şu üç kelimeyi sarf etti. Ömrümde duyduğum en duygusuz üç kelime.Lalu dia mengucapkan tiga kata -- tiga kata yang paling tanpa emosi yang pernah saya dengar
Sonra şu üç kelimeyi sarf etti. Ömrümde duyduğum en duygusuz üç kelime.Następnie powiedział trzy słowa -- trzy, najbardziej pozbawione emocji słowa, jakie kiedykolwiek słyszałem.
Sonra şu üç kelimeyi sarf etti. Ömrümde duyduğum en duygusuz üç kelime.Og så siger han tre ord -- de mest følelsesforladte tre ord jeg nogensinde har hørt.
Sonra şu üç kelimeyi sarf etti. Ömrümde duyduğum en duygusuz üç kelime.Rồi ông ấy chỉ nói 3 tiếng -- 3 từ lãnh đạm nhất mà tôi từng nghe.
Sonra şu üç kelimeyi sarf etti. Ömrümde duyduğum en duygusuz üç kelime.Sedan säger han tre ord -- de mest känslokalla tre orden jag någonsin hört.
Sonra şu üç kelimeyi sarf etti. Ömrümde duyduğum en duygusuz üç kelime.Şi apoi, el spune trei cuvinte -- cele mai lipsite de emoție trei cuvinte pe care le-am auzit vreodată.
Sonra şu üç kelimeyi sarf etti. Ömrümde duyduğum en duygusuz üç kelime.Und dann sagte er drei Worte - die emotionslosesten Worte, die ich je gehört habe.
Sonra şu üç kelimeyi sarf etti. Ömrümde duyduğum en duygusuz üç kelime.Και μετά είπε τρεις λέξεις -- τις τρεις πιο απαθείς λέξεις που άκουσα ποτέ μου.
Sonra şu üç kelimeyi sarf etti. Ömrümde duyduğum en duygusuz üç kelime.А потім він сказав три слова — найбезпристрасніші три слова в моєму житті.
Sonra şu üç kelimeyi sarf etti. Ömrümde duyduğum en duygusuz üç kelime.А потом он сказал три слова — самые бесстрастные три слова в моей жизни.
Sonra şu üç kelimeyi sarf etti. Ömrümde duyduğum en duygusuz üç kelime.И после той каза три думи -- най-неемоционалните три думи, които някога съм чувал.
şöyle deyin: ‹Ömrün uzun olsun! Sana, ailene ve sana bağlı olan herkese esenlik olsun!A rcete jemu takto: Zdráv buď, a pokoj tobě, pokoj domu tvému, i všemu, což máš, pokoj.
şöyle deyin: ‹Ömrün uzun olsun! Sana, ailene ve sana bağlı olan herkese esenlik olsun!Assim lhe direis: Paz seja contigo, e com a tua casa, e com tudo o que tens.
şöyle deyin: ‹Ömrün uzun olsun! Sana, ailene ve sana bağlı olan herkese esenlik olsun!A takto poviete: Živému zdar! A tebe pokoj i tvojmu domu pokoj i všetkému, čo máš, pokoj!
şöyle deyin: ‹Ömrün uzun olsun! Sana, ailene ve sana bağlı olan herkese esenlik olsun!in recite: Sreča! Mir bodi tebi in hiši tvoji mir in vsemu, kar imaš, mir!
şöyle deyin: ‹Ömrün uzun olsun! Sana, ailene ve sana bağlı olan herkese esenlik olsun!ja sanokaa sille eläjälle: `Sinä elät rauhassa; rauhassa elää myös sinun perheesi ja kaikki, mitä sinulla on.
şöyle deyin: ‹Ömrün uzun olsun! Sana, ailene ve sana bağlı olan herkese esenlik olsun!이같이 그 부하게 사는 자에게 이르기를 너는 평강하라 네 집도 평강하라 네 소유의 모든것도 평강하라
şöyle deyin: ‹Ömrün uzun olsun! Sana, ailene ve sana bağlı olan herkese esenlik olsun!"Moge God u en uw familie voorspoed geven en alles wat u hebt, zegenen.
şöyle deyin: ‹Ömrün uzun olsun! Sana, ailene ve sana bağlı olan herkese esenlik olsun!og sig til min Broder: Fred være med dig, Fred være med dit Hus, og Fred være med alt, hvad dit er!
şöyle deyin: ‹Ömrün uzun olsun! Sana, ailene ve sana bağlı olan herkese esenlik olsun!og si: Lykke til! Fred være med dig, og fred med ditt hus, og fred med alt det du har!
şöyle deyin: ‹Ömrün uzun olsun! Sana, ailene ve sana bağlı olan herkese esenlik olsun!şi să -i vorbiţi aşa: ,Să trăieşti în pace, şi pacea să fie cu casa ta şi cu tot ce este al tău.
şöyle deyin: ‹Ömrün uzun olsun! Sana, ailene ve sana bağlı olan herkese esenlik olsun!und sprecht: Glück zu! Friede sei mit dir und deinem Hause und mit allem, was du hast!
şöyle deyin: ‹Ömrün uzun olsun! Sana, ailene ve sana bağlı olan herkese esenlik olsun!Voi direte così a mio fratello: Pace a te e pace alla tua casa e pace a quanto ti appartiene
şöyle deyin: ‹Ömrün uzun olsun! Sana, ailene ve sana bağlı olan herkese esenlik olsun!y decidle así: "¡La paz sea contigo! ¡La paz sea con tu familia! ¡La paz sea con todo lo que tienes
şöyle deyin: ‹Ömrün uzun olsun! Sana, ailene ve sana bağlı olan herkese esenlik olsun!Здравей! мир и на тебе, мир и на дома ти, мир и на всичко що имаш!
şöyle deyin: ‹Ömrün uzun olsun! Sana, ailene ve sana bağlı olan herkese esenlik olsun!и скажите так: „мир тебе, мир дому твоему, мир всему твоему;
şöyle deyin: ‹Ömrün uzun olsun! Sana, ailene ve sana bağlı olan herkese esenlik olsun!ואמרתם כה לחי ואתה שלום וביתך שלום וכל אשר לך שלום׃
şöyle deyin: ‹Ömrün uzun olsun! Sana, ailene ve sana bağlı olan herkese esenlik olsun!وقولوا هكذا. حييت وانت سالم وبيتك سالم وكل ما لك سالم.
şöyle deyin: ‹Ömrün uzun olsun! Sana, ailene ve sana bağlı olan herkese esenlik olsun!要 對 那 富 戶 如 此 說 、 願 你 平 安 、 願 你 家 平 安 、 願 你 一 切 所 有 的 都 平 安
şöyle deyin: ‹Ömrün uzun olsun! Sana, ailene ve sana bağlı olan herkese esenlik olsun!要 對那 富 戶 如此 說 、 願 你 平安 、 願 你 家 平安 、 願 你 一切 所有 的 都 平安
Tanrı der ki "Bu sene olmaz, bu onyılda da olmaz. Hatta senin ömrün de yetmez."Bóg odpowiedział, "Nie w tym roku, nie w tej dekadzie, być może nawet nie za twojego życia"
Tanrı der ki "Bu sene olmaz, bu onyılda da olmaz. Hatta senin ömrün de yetmez."Et Dieu répondit, "Pas cette année, pas cette décennie, peut-être pas de votre vivant."
Tanrı der ki "Bu sene olmaz, bu onyılda da olmaz. Hatta senin ömrün de yetmez.""Nem ebben az évben, nem ebben az évtizedeben, talán nem is a te életedben, fiam."
Tanrı der ki "Bu sene olmaz, bu onyılda da olmaz. Hatta senin ömrün de yetmez.""Nicht dieses Jahr, nicht dieses Jahrzehnt, vielleicht nicht zu deinen Lebzeiten."
Tanrı der ki "Bu sene olmaz, bu onyılda da olmaz. Hatta senin ömrün de yetmez."Và Chúa nói, "Không phải năm nay, không phải thập kỷ này, có lẽ thậm chí không phải khi con còn sống."
Tanrı kafasını sallayıp, "Bu yıl olmaz, bu onyılda da olmaz. Hatta senin ömrün yetmez" der.Et Dieu secoua la tête et dit, "Pas cette année, pas cette décennie, et peut-être même pas de votre vivant."
Tarihte ilk defa insan ömrü kısalacak.Den första minskningen av sådant slag i modern tid.
Tarihte ilk defa insan ömrü kısalacak.El primer declive en el tiempo moderno
Tarihte ilk defa insan ömrü kısalacak.За пръв път имаме такъв спад в наши дни.
Torajanlılar ömrü tükenmiş maddi formları daha geniş bir sosyal oluşumun parçası olarak görürler.토라잔 사람들은 유효 기간이 지난 외형적 모습을 더 커다란 사회의 시초로 여깁니다.

İlgili Sayfalar