ömrü ile cümle
ömrü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
İnsana gelince, ota benzer ömrü, Kır çiçeği gibi serpilir;Manusia hidupnya singkat seperti rumput; ia berkembang seperti bunga di ladang
İnsana gelince, ota benzer ömrü, Kır çiçeği gibi serpilir;Omul! zilele lui sînt ca iarba, şi înfloreşte ca floarea de pe cîmp.
İnsana gelince, ota benzer ömrü, Kır çiçeği gibi serpilir;Quanto ao homem, os seus dias são como a erva; como a flor do campo, assim ele floresce.
İnsana gelince, ota benzer ömrü, Kır çiçeği gibi serpilir;som Græs er Menneskets dage, han blomstrer som Markens Blomster;
İnsana gelince, ota benzer ömrü, Kır çiçeği gibi serpilir;Του ανθρωπου αι ημεραι ειναι ως χορτος ως το ανθος του αγρου, ουτως ανθει.
İnsana gelince, ota benzer ömrü, Kır çiçeği gibi serpilir;Дните на човека са като трева; Като полски цвят, така цъфти.
İnsana gelince, ota benzer ömrü, Kır çiçeği gibi serpilir;אנוש כחציר ימיו כציץ השדה כן יציץ׃
İnsana gelince, ota benzer ömrü, Kır çiçeği gibi serpilir;الانسان مثل العشب ايامه. كزهر الحقل كذلك يزهر.
İnsana gelince, ota benzer ömrü, Kır çiçeği gibi serpilir;至 於 世 人 、 他 的 年 日 如 草 一 樣 . 他 發 旺 如 野 地 的 花
İnsana gelince, ota benzer ömrü, Kır çiçeği gibi serpilir;至於 世人 、 他 的 年日 如草 一 樣 . 他 發旺如 野地 的 花
İnsan ömrünü aşan pek çok şey var.Faktem jest, iż możemy wykraczać poza granice ludzkiego życia na wiele sposobów.
İnsan ömrünü aşan pek çok şey var.Uvažuje o tom, jak bychom se mohli dostat za hranice lidského bytí.
İnsan ömrünü aşan pek çok şey var.Способ как переступить пределы жизни разными методами, да?
Juan Delfín, bir rahip ve taksi şoförü, ömrünün çoğunu burada geçirmiş.Juan Delfin, duhovnik in voznik taksija... živi tukaj že večino svojega življenja.
Juan Delfín, bir rahip ve taksi şoförü, ömrünün çoğunu burada geçirmiş.Juan Delfin é um sacerdote e taxista... ...morou aqui a maior parte da sua vida.
Juan Delfín, bir rahip ve taksi şoförü, ömrünün çoğunu burada geçirmiş.Juan Delfin, ksiądz i taksówkarz przeżył tu większość życia
Juan Delfín, bir rahip ve taksi şoförü, ömrünün çoğunu burada geçirmiş.Juan Delfin, pap és taxisofőr élete nagy részét itt élte le.
Juan Delfín, bir rahip ve taksi şoförü, ömrünün çoğunu burada geçirmiş.Juan Delfin, pendeta dan supir taksi tinggal di sini sebagian besar hidupnya
Juan Delfín, bir rahip ve taksi şoförü, ömrünün çoğunu burada geçirmiş.Juan Delfin, präst och taxichaufför, har bott här större delen av sitt liv.
Juan Delfín, bir rahip ve taksi şoförü, ömrünün çoğunu burada geçirmiş.Juan Delfín, Priester und Taxifahrer, lebt schon fast sein ganzes Leben hier.
Juan Delfín, bir rahip ve taksi şoförü, ömrünün çoğunu burada geçirmiş.Juan Delfin, un prete tassista, ha vissuto qui per gran parte della sua vita.
Juan Delfín, bir rahip ve taksi şoförü, ömrünün çoğunu burada geçirmiş.Kňaz a taxikár Juan Delfin tu žije väčšinu svojho života.
Juan Delfín, bir rahip ve taksi şoförü, ömrünün çoğunu burada geçirmiş.Ο Χουάν Ντελφίν, ιερέας και ταξιτζής, έζησε εδώ σχεδόν όλη του τη ζωή.
Juan Delfín, bir rahip ve taksi şoförü, ömrünün çoğunu burada geçirmiş.Хуан Делфин, свещеник и таксиметров шофьор, живее тук почти цял живот.
Juan Delfín, bir rahip ve taksi şoförü, ömrünün çoğunu burada geçirmiş.Хуан Дельфин, священник и таксист, живет здесь большую часть своей жизни.
Juan Delfín, bir rahip ve taksi şoförü, ömrünün çoğunu burada geçirmiş.,חואן דלפין, כומר ונהג מונית .חי כאן את רוב חייו
Juan Delfín, bir rahip ve taksi şoförü, ömrünün çoğunu burada geçirmiş.ヴィラインジェロ 北部エル·アルトの墓地です
'Kasıtlı eskitme' uygulandığı müddetçe kullanım ömrü düzenli şekilde düştü.Jak plánované opotřebení nabylo účinnosti, životnost neustále klesala.
'Kasıtlı eskitme' uygulandığı müddetçe kullanım ömrü düzenli şekilde düştü.Καθώς η προγραμματισμένη βραχυβιότητα άρχισε να αποδίδει, το προσδόκιμο ζωής μειωνόταν σταθερά.
Kim olduğumuzun çok yakından bir parçası olduğu için ömrü dolmuş insan formuna sevgiyle bakmak nasıl olurdu?Come sarebbe guardare la forma umana deceduta con amore perché fa così intimamente parte di tutti noi?
Kim olduğumuzun çok yakından bir parçası olduğu için ömrü dolmuş insan formuna sevgiyle bakmak nasıl olurdu?¿Cómo sería mirar a la forma humana fallecida con amor porque es una parte íntima de lo que todos somos?
Kim olduğumuzun çok yakından bir parçası olduğu için ömrü dolmuş insan formuna sevgiyle bakmak nasıl olurdu?Cum ar fi dacă am privi la corpul fără viaţă, cu dragoste pentru că este o parte intimă a ceea ce suntem?
Kim olduğumuzun çok yakından bir parçası olduğu için ömrü dolmuş insan formuna sevgiyle bakmak nasıl olurdu?유효 기간이 지난 인간의 외형을 그것이 현재의 우리 모두의 일부이기 때문에 사랑의 눈으로 보는 것은 어떤 느낌일까요?
Kim olduğumuzun çok yakından bir parçası olduğu için ömrü dolmuş insan formuna sevgiyle bakmak nasıl olurdu?איך יהיה להתבונן בחדלון הצורה האנושית בעין אוהבת משום שזה כה קרוב למי שאנחנו?
Kim olduğumuzun çok yakından bir parçası olduğu için ömrü dolmuş insan formuna sevgiyle bakmak nasıl olurdu?ما من شأنه أن يكون مثل النظر في شكل الإنسان المنتهي الصلاحية بحب لأنه بشكل وثيق جدا جزء منا نحن جميعا؟
Kim olduğumuzun çok yakından bir parçası olduğu için ömrü dolmuş insan formuna sevgiyle bakmak nasıl olurdu?切っても切れない 自分たちの一部と見なしたら どうなるでしょうか もし私たちが 死の定義を広げて
Kısa bir süre olabilir... ...ama benim için... ...ömrümün sonuna dek taşıyacağım değerli hatıralar bıraktı.Aby Suh Boeun, który siedzi tam... Correct. Jesteśmy małżeństwem.
Kısa bir süre olabilir... ...ama benim için... ...ömrümün sonuna dek taşıyacağım değerli hatıralar bıraktı.A Suh Boeun aki ül ott... Helyes. Vagyunk házasok.
Kısa bir süre olabilir... ...ama benim için... ...ömrümün sonuna dek taşıyacağım değerli hatıralar bıraktı.J'aime le clown qui met le masque de la tristesse. Elles ne sont pas formidables ?
Kısa bir süre olabilir... ...ama benim için... ...ömrümün sonuna dek taşıyacağım değerli hatıralar bıraktı.Para Suh Boeun que está sentado ali... Correta. Estamos casados.
Kısa bir süre olabilir... ...ama benim için... ...ömrümün sonuna dek taşıyacağım değerli hatıralar bıraktı.Pentru a Suh Boeun care stă chiar acolo... Corect. Suntem căsătoriți.
Kısa bir süre olabilir... ...ama benim için... ...ömrümün sonuna dek taşıyacağım değerli hatıralar bıraktı.Pre Suh Boeun ktorý sedí práve tam... Správna. Sme manželia.
Kısa bir süre olabilir... ...ama benim için... ...ömrümün sonuna dek taşıyacağım değerli hatıralar bıraktı.Pro Suh Boeun který sedí právě tam... Správná. Jsme manželé.
Kısa bir süre olabilir... ...ama benim için... ...ömrümün sonuna dek taşıyacağım değerli hatıralar bıraktı.Til Suh Boeun som sidder lige der... Korrekt. Vi er gift.
Kısa bir süre olabilir... ...ama benim için... ...ömrümün sonuna dek taşıyacağım değerli hatıralar bıraktı.Um Suh Boeun, die sitzen genau dort ist... Richtig. Wir sind verheiratet.
Kısa bir süre olabilir... ...ama benim için... ...ömrümün sonuna dek taşıyacağım değerli hatıralar bıraktı.Voit Suh Boeun kuka istuu tuolla... Oikea. Olemme naimisissa.
Kısa bir süre olabilir... ...ama benim için... ...ömrümün sonuna dek taşıyacağım değerli hatıralar bıraktı.Να Σου Boeun που κάθεται εκεί... Σωστή. Είμαστε παντρεμένοι.
Kısa bir süre olabilir... ...ama benim için... ...ömrümün sonuna dek taşıyacağım değerli hatıralar bıraktı.Може да е било за кратко, но на мен, ще ми останат скъпи спомени за цял живот.
Kısa bir süre olabilir... ...ama benim için... ...ömrümün sonuna dek taşıyacağım değerli hatıralar bıraktı.Сух Boeun, който седи точно там... Правилно. Ние сме женени.
Kısa bir süre olabilir... ...ama benim için... ...ömrümün sonuna dek taşıyacağım değerli hatıralar bıraktı.Щоб Suh Boeun, який сидить прямо там... Правильно. Ми одружені.
Kısa bir süre olabilir... ...ama benim için... ...ömrümün sonuna dek taşıyacağım değerli hatıralar bıraktı.כדי סו Boeun שיושב ממש שם... נכון. אנחנו נשואים. אבל Boeun לא הייתה ברירה.
Kısa bir süre olabilir... ...ama benim için... ...ömrümün sonuna dek taşıyacağım değerli hatıralar bıraktı.إلى سوه بويون من يجلس هناك بالضبط صحيح. نحن متزوّجون لكن بويون لم يكن عندها إختيار
Kısa bir süre olabilir... ...ama benim için... ...ömrümün sonuna dek taşıyacağım değerli hatıralar bıraktı.هو لربما كان وقتا قصيرا لكن شخصيا تركني بالذكريات الثمينة أنا سأحمله لبقية حياتي
Lütfen, sesin ilk vuruşu ya da nefesi takip eden ömrüne dikkat edin.Fate caso per favore alla vita del suono dopo che il colpo iniziale, o il soffio, viene prodotto.
Lütfen, sesin ilk vuruşu ya da nefesi takip eden ömrüne dikkat edin.Kérem, figyeljék meg a hangok életét az első leütéstől vagy levegőfúvástól kezdve.
Lütfen, sesin ilk vuruşu ya da nefesi takip eden ömrüne dikkat edin.여러분들은 소리의 삶에 귀 기울여 보세요. 첫 타음을 한 이후,
Lütfen, sesin ilk vuruşu ya da nefesi takip eden ömrüne dikkat edin.Merk alsjeblieft het leven op van het geluid na de eerste slag, of adem.
Lütfen, sesin ilk vuruşu ya da nefesi takip eden ömrüne dikkat edin.Prêtez attention à l'existence du son avant que la frappe, ou le souffle initial ne se produisent.
Lütfen, sesin ilk vuruşu ya da nefesi takip eden ömrüne dikkat edin.Prosím všimnite si zrodenie zvuku po prvom dopade alebo výdychu.
Lütfen, sesin ilk vuruşu ya da nefesi takip eden ömrüne dikkat edin.Proszę, zwróćcie uwagę na życie dźwięku po pierwszym uderzeniu, po pierwszym oddechu.