ömrü ile cümle
ömrü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Hatta senin ömrün de yetmez."E Dio dice, "Non quest'anno, non in questo decennio, probabilmente mai in tutta la tua vita."
Hatta senin ömrün de yetmez."어쩌면 네 평생 이루어지지 않을 지도 모른다."
Hatta senin ömrün de yetmez.""Niet dit jaar, niet dit decennium, misschien maakt u het wel niet meer mee."
Hatta senin ömrün de yetmez.""quizá no en tu vida".
Hatta senin ömrün de yetmez.""talvez nem mesmo durante a tua vida. "
Hatta senin ömrün de yetmez.""Не тази година, не това десетилетие, вероятно не и дори, докато си жив."
Hatta senin ömrün de yetmez."אולי לא בחיים שלך."
Hatta senin ömrün de yetmez."ربما ليس في حياتك أصلاً."
Hatta senin ömrün de yetmez."バローゾも泣きながら立ち去りました
Hatta senin ömrün yetmez" der.Być może nawet nie za twojego życia".
Hatta senin ömrün yetmez" der.아마 네 평생 이루어지지 않을 지도 모른다."
Hatta senin ömrün yetmez" der."Nicht dieses Jahr, nicht dieses Jahrzehnt, wahrscheinlich nicht zu denen Lebzeiten."
Hatta senin ömrün yetmez" der."ni en esta década, quizá no sea en tu vida".
Hatta senin ömrün yetmez" der."Не тази година, не това десетилетие, вероятно не и дори, докато си жив."
Hatta senin ömrün yetmez" der."Ни в этом году, ни в этом десятилетии, возможно, даже не на твоём веку".
Hatta senin ömrün yetmez" der.ولا هذا العقد ، و ربما لن يحدث في حياتك أصلاً."
İbrahim yüz yetmiş beş yıl yaşadı. Ömrü bu kadardı.Abraham meninggal pada usia yang lanjut, yaitu 175 tahun
İbrahim yüz yetmiş beş yıl yaşadı. Ömrü bu kadardı.Abrahams levetid og den alder han nådde, var hundre og fem og sytti år.
İbrahim yüz yetmiş beş yıl yaşadı. Ömrü bu kadardı.Áp - ra-ham hưởng_thọ được một_trăm bảy mươi lăm tuổi ;
İbrahim yüz yetmiş beş yıl yaşadı. Ömrü bu kadardı.Áp-ra-ham hưởng thọ được một trăm bảy mươi lăm tuổi;
İbrahim yüz yetmiş beş yıl yaşadı. Ömrü bu kadardı.A toto sú dni rokov života Abrahámovho, ktoré žil: sto sedemdesiatpäť rokov.
İbrahim yüz yetmiş beş yıl yaşadı. Ömrü bu kadardı.Das aber ist Abrahams Alter, das er gelebt hat: hundertfünfundsiebzig Jahre.
İbrahim yüz yetmiş beş yıl yaşadı. Ömrü bu kadardı.De År, Abraham levede, udgjorde 175;
İbrahim yüz yetmiş beş yıl yaşadı. Ömrü bu kadardı.Estes, pois, são os dias dos anos da vida de Abraão, que ele viveu: cento e setenta e, cinco anos.
İbrahim yüz yetmiş beş yıl yaşadı. Ömrü bu kadardı.Iată zilele anilor vieţii lui Avraam: el a trăit o sută şaptezeci şi cinci de ani.
İbrahim yüz yetmiş beş yıl yaşadı. Ömrü bu kadardı.아브라함의 향년이 일백 칠십 오세라
İbrahim yüz yetmiş beş yıl yaşadı. Ömrü bu kadardı.La durata della vita di Abramo fu di centosettantacinque anni
İbrahim yüz yetmiş beş yıl yaşadı. Ömrü bu kadardı.Los años de la vida de Abraham fueron 175
İbrahim yüz yetmiş beş yıl yaşadı. Ömrü bu kadardı.Och detta är antalet av Abrahams levnadsår: ett hundra sjuttiofem år;
İbrahim yüz yetmiş beş yıl yaşadı. Ömrü bu kadardı.S ezek Ábrahám élete esztendeinek napjai, melyeket élt: száz hetvenöt esztendõ.
İbrahim yüz yetmiş beş yıl yaşadı. Ömrü bu kadardı.Tämä on Aabrahamin elinvuosien luku: sata seitsemänkymmentä viisi vuotta.
İbrahim yüz yetmiş beş yıl yaşadı. Ömrü bu kadardı.Ta pa je doba let življenja Abrahamovega, kolikor jih je živel: sto petinsedemdeset let.
İbrahim yüz yetmiş beş yıl yaşadı. Ömrü bu kadardı.Teć są dni lat żywota Abrahamowego, które przeżył, sto i siedemdziesiąt, i pięć lat.
İbrahim yüz yetmiş beş yıl yaşadı. Ömrü bu kadardı.Tito pak jsou dnové let života Abrahamova, v nichž byl živ: Sto sedmdesáte a pět let.
İbrahim yüz yetmiş beş yıl yaşadı. Ömrü bu kadardı.Toen stierf Abraham, hij was 175 jaar oud geworden.
İbrahim yüz yetmiş beş yıl yaşadı. Ömrü bu kadardı.Voici les jours des années de la vie d`Abraham: il vécut cent soixante quinze ans.
İbrahim yüz yetmiş beş yıl yaşadı. Ömrü bu kadardı.Και ταυτα ειναι τα ετη των ημερων της ζωης του Αβρααμ, οσα εζησεν, ετη εκατον εβδομηκοντα πεντε.
İbrahim yüz yetmiş beş yıl yaşadı. Ömrü bu kadardı.А числото на годините на живота на Авраама, колкото живя, беше сто седемдесет и пет години.
İbrahim yüz yetmiş beş yıl yaşadı. Ömrü bu kadardı.Дней жизни Авраамовой, которые он прожил, было сто семьдесят пять лет;
İbrahim yüz yetmiş beş yıl yaşadı. Ömrü bu kadardı.ואלה ימי שני חיי אברהם אשר חי מאת שנה ושבעים שנה וחמש שנים׃
İbrahim yüz yetmiş beş yıl yaşadı. Ömrü bu kadardı.وهذه ايام سني حياة ابراهيم التي عاشها. مئة وخمس وسبعون سنة.
İbrahim yüz yetmiş beş yıl yaşadı. Ömrü bu kadardı.亞 伯 拉 罕 一 生 的 年 日 、 是 一 百 七 十 五 歲
İbrahim yüz yetmiş beş yıl yaşadı. Ömrü bu kadardı.亞伯拉罕 一生 的 年日 、 是 一百七十五 歲
İnsana gelince, ota benzer ömrü, Kır çiçeği gibi serpilir;(102:15) Дни человека – как трава; как цвет полевой, так он цветет.
İnsana gelince, ota benzer ömrü, Kır çiçeği gibi serpilir;Az embernek napjai olyanok, mint a fû, úgy virágzik, mint a mezõnek virága.
İnsana gelince, ota benzer ömrü, Kır çiçeği gibi serpilir;Človek je čo do svojich dní jako tráva; kvitne jako kvet na poli;
İnsana gelince, ota benzer ömrü, Kır çiçeği gibi serpilir;Človekovi dnevi so kakor trava, on cvete kakor cvetica na polju:
İnsana gelince, ota benzer ömrü, Kır çiçeği gibi serpilir;Come l'erba sono i giorni dell'uomo, come il fiore del campo, così egli fiorisce
İnsana gelince, ota benzer ömrü, Kır çiçeği gibi serpilir;Dni człowiecze są jako trawa, a jako kwiat polny, tak kwitnie.
İnsana gelince, ota benzer ömrü, Kır çiçeği gibi serpilir;Dnové člověka jsou jako tráva, a jako květ polní, tak kvete.
İnsana gelince, ota benzer ömrü, Kır çiçeği gibi serpilir;Ðời loài người như cây cỏ; Người sanh trưởng khác nào bông hoa nơi đồng;
İnsana gelince, ota benzer ömrü, Kır çiçeği gibi serpilir;Ðời loài_người như cây_cỏ ; Người sanh trưởng khác_nào bông hoa nơi đồng ;
İnsana gelince, ota benzer ömrü, Kır çiçeği gibi serpilir;Ein Mensch ist in seinem Leben wie Gras, er blüht wie eine Blume auf dem Feld;
İnsana gelince, ota benzer ömrü, Kır çiçeği gibi serpilir;El hombre, como la hierba son sus días: Florece como la flor del camp
İnsana gelince, ota benzer ömrü, Kır çiçeği gibi serpilir;En människas dagar äro såsom gräset, hon blomstrar såsom ett blomster på marken.
İnsana gelince, ota benzer ömrü, Kır çiçeği gibi serpilir;Et menneskes dager er som gresset; som blomsten på marken, således blomstrer han.
İnsana gelince, ota benzer ömrü, Kır çiçeği gibi serpilir;Het leven van de mens is maar kort; net als een bloem bloeit hij even,
İnsana gelince, ota benzer ömrü, Kır çiçeği gibi serpilir;Ihmisen elinpäivät ovat niinkuin ruoho, hän kukoistaa niinkuin kukkanen kedolla.
İnsana gelince, ota benzer ömrü, Kır çiçeği gibi serpilir;인생은 그 날이 풀과 같으며 그 영화가 들의 꽃과 같도다
İnsana gelince, ota benzer ömrü, Kır çiçeği gibi serpilir;L`homme! ses jours sont comme l`herbe, Il fleurit comme la fleur des champs.