ömrü ile cümle
ömrü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
13
ORT. KELİME
‹‹Bildir bana, ya RAB, sonumu, Sayılı günlerimi; Bileyim ömrümün ne kadar kısa olduğunu!Het verteerde mij van binnen; als ik zuchtte, laaide alles weer op. Toen sprak ik wel.
‹‹Bildir bana, ya RAB, sonumu, Sayılı günlerimi; Bileyim ömrümün ne kadar kısa olduğunu!Hořelo ve mně srdce mé, roznícen jest oheň v přemyšlování mém, tak že jsem mluvil jazykem svým, řka:
‹‹Bildir bana, ya RAB, sonumu, Sayılı günlerimi; Bileyim ömrümün ne kadar kısa olduğunu!여호와여 나의 종말과 연한의 어떠함을 알게 하사 나로 나의 연약함을 알게 하소서
‹‹Bildir bana, ya RAB, sonumu, Sayılı günlerimi; Bileyim ömrümün ne kadar kısa olduğunu!Lær mig, HERRE, at kende mit Endeligt, det Mål af Dage, jeg har, lad mig kende, hvor snart jeg skal bort!
‹‹Bildir bana, ya RAB, sonumu, Sayılı günlerimi; Bileyim ömrümün ne kadar kısa olduğunu!lhevült bennem az én szívem, gondolatomban tûz gerjede fel, így szólék [azért] az én nyelvemmel:
‹‹Bildir bana, ya RAB, sonumu, Sayılı günlerimi; Bileyim ömrümün ne kadar kısa olduğunu!Mitt hjärta blev brinnande i mitt bröst: när jag begrundade, upptändes en eld i mig; jag talade med min tunga.
‹‹Bildir bana, ya RAB, sonumu, Sayılı günlerimi; Bileyim ömrümün ne kadar kısa olduğunu!Mitt hjerte blev hett inneni mig, ved min grublen optendtes ild; - jeg talte med min tunge:
‹‹Bildir bana, ya RAB, sonumu, Sayılı günlerimi; Bileyim ömrümün ne kadar kısa olduğunu!"TUHAN, beritahukanlah kapan ajalku supaya aku tahu betapa pendek hidupku.
‹‹Bildir bana, ya RAB, sonumu, Sayılı günlerimi; Bileyim ömrümün ne kadar kısa olduğunu!הודיעני יהוה קצי ומדת ימי מה היא אדעה מה חדל אני׃
‹‹Bildir bana, ya RAB, sonumu, Sayılı günlerimi; Bileyim ömrümün ne kadar kısa olduğunu!عرفني يا رب نهايتي ومقدار ايامي كم هي فاعلم كيف انا زائل.
‹‹Bildir bana, ya RAB, sonumu, Sayılı günlerimi; Bileyim ömrümün ne kadar kısa olduğunu!耶 和 華 阿 、 求 你 叫 我 曉 得 我 身 之 終 、 我 的 壽 數 幾 何 、 叫 我 知 道 我 的 生 命 不 長
‹‹Bildir bana, ya RAB, sonumu, Sayılı günlerimi; Bileyim ömrümün ne kadar kısa olduğunu!耶和華 阿 、 求 你 叫 我 曉 得 我 身 之終 、 我的壽數幾 何 、 叫我 知道 我 的 生命 不 長
Birkaç günlük ömrüm kalmadı mı? Beni rahat bırak da biraz yüzüm gülsün;¿Acaso no son pocos los días de mi existencia? Apártate de mí, de modo que me aliente un poco
Birkaç günlük ömrüm kalmadı mı? Beni rahat bırak da biraz yüzüm gülsün;E non son poca cosa i giorni della mia vita? Lasciami, sì ch'io possa respirare un poc
Birkaç günlük ömrüm kalmadı mı? Beni rahat bırak da biraz yüzüm gülsün;Er ej mine Livsdage få? Så slip mig, at jeg kan kvæges lidt,
Birkaç günlük ömrüm kalmadı mı? Beni rahat bırak da biraz yüzüm gülsün;Er ikke mine dager få? - Han holde op! Han la mig være, så jeg kan bli litt glad,
Birkaç günlük ömrüm kalmadı mı? Beni rahat bırak da biraz yüzüm gülsün;Hiszen kevés napom van még; szünjék meg! Forduljon el tõlem, hadd viduljak fel egy kevéssé,
Birkaç günlük ömrüm kalmadı mı? Beni rahat bırak da biraz yüzüm gülsün;Ist denn mein Leben nicht kurz? So höre er auf und lasse ab von mir, daß ich ein wenig erquickt werde,
Birkaç günlük ömrüm kalmadı mı? Beni rahat bırak da biraz yüzüm gülsün;Izaż nie trocha dni moich? Przetoż przestaó, a zaniechaj mię, abym się troszeczkę posilił,
Birkaç günlük ömrüm kalmadı mı? Beni rahat bırak da biraz yüzüm gülsün;내 날은 적지 아니하니이까 그런즉 그치시고 나를 버려두사 저으기 평안하게 하옵시되
Birkaç günlük ömrüm kalmadı mı? Beni rahat bırak da biraz yüzüm gülsün;Kort är ju min tid; må han då låta mig vara, lämna mig i fred, så att jag får en flyktig glädje,
Birkaç günlük ömrüm kalmadı mı? Beni rahat bırak da biraz yüzüm gülsün;Mes jours ne sont-ils pas en petit nombre? Qu`il me laisse, Qu`il se retire de moi, et que je respire un peu,
Birkaç günlük ömrüm kalmadı mı? Beni rahat bırak da biraz yüzüm gülsün;Não são poucos os meus dias? Cessa, pois, e deixa-me, para que por um pouco eu tome alento;
Birkaç günlük ömrüm kalmadı mı? Beni rahat bırak da biraz yüzüm gülsün;Ni li dni mojih malo? Odnehaj, obrni se od mene, da se malo razvedrim,
Birkaç günlük ömrüm kalmadı mı? Beni rahat bırak da biraz yüzüm gülsün;Nu sînt zilele mele destul de puţine? Să mă lase dar, să plece dela mine, şi să răsuflu puţin,
Birkaç günlük ömrüm kalmadı mı? Beni rahat bırak da biraz yüzüm gülsün;Zdaliž jest mnoho dnů mých? Ponechejž tedy a popusť mne, abych maličko pookřál,
Birkaç günlük ömrüm kalmadı mı? Beni rahat bırak da biraz yüzüm gülsün;Αι ημεραι μου δεν ειναι ολιγαι; παυσον λοιπον, και αφες με, δια να αναλαβω ολιγον,
Birkaç günlük ömrüm kalmadı mı? Beni rahat bırak da biraz yüzüm gülsün;Дните ми не са ли малко? Престани, прочее, И остави ме да си отдъхна малко
Birkaç günlük ömrüm kalmadı mı? Beni rahat bırak da biraz yüzüm gülsün;Не малы ли дни мои? Оставь, отступи от меня,чтобы я немного ободрился,
Birkaç günlük ömrüm kalmadı mı? Beni rahat bırak da biraz yüzüm gülsün;הלא מעט ימי יחדל ישית ממני ואבליגה מעט׃
Birkaç günlük ömrüm kalmadı mı? Beni rahat bırak da biraz yüzüm gülsün;أليست ايامي قليلة. اترك. كف عني فاتبلج قليلا
Birkaç günlük ömrüm kalmadı mı? Beni rahat bırak da biraz yüzüm gülsün;我 的 日 子 不 是 甚 少 麼 . 求 你 停 手 寬 容 我 、 叫 我 在 往 而 不 返 之 先 、 就 是 往 黑 暗 和 死 蔭 之 地 以 先 、 可 以 稍 得 暢 快
Birkaç günlük ömrüm kalmadı mı? Beni rahat bırak da biraz yüzüm gülsün;我 的 日子 不 是 甚少 麼 . 求你 停手 寬 容 我 、 叫我 在 往 而 不返 之 先 、 就是 往 黑暗 和 死蔭之地 以 先 、 可以 稍 得 暢快
Bir tanesi. teknetyum, yarı ömrü 4.2 milyon yıl olan radyoaktif bir element.예를들어 테크네슘은 4천2백만년의 붕괴시간을 갖는 방사성 물질입니다.
Bir tanesi. teknetyum, yarı ömrü 4.2 milyon yıl olan radyoaktif bir element.Az egyik, például, a technécium, egy radioaktív elem, melynek a felezési ideje 4,2 millió év.
Bir tanesi. teknetyum, yarı ömrü 4.2 milyon yıl olan radyoaktif bir element.Na przykład technet, pierwiastek promieniotwórczy, z czasem rozpadu ok. 4,2 miliarda lat.
Bir tanesi. teknetyum, yarı ömrü 4.2 milyon yıl olan radyoaktif bir element.Par exemple, le technétium est un élément radioactif avec une demie vie de 4,2 millions d'années.
Bir tanesi. teknetyum, yarı ömrü 4.2 milyon yıl olan radyoaktif bir element.Возьмем, к примеру, технеций — радиоактивный элемент с периодом распада около 4,2 млн лет.
Bir tanesi. teknetyum, yarı ömrü 4.2 milyon yıl olan radyoaktif bir element.Ето един, например - технеций е радиоактивен елемент с време на разпад от около 4,2 милиона години.
Bir tanesi. teknetyum, yarı ömrü 4.2 milyon yıl olan radyoaktif bir element.אחד למשל הוא טכנטיום שהוא יסוד רדיואקטיבי בעל זמן דעיכה של כ-4.2 מיליון שנים.
Bir tanesi. teknetyum, yarı ömrü 4.2 milyon yıl olan radyoaktif bir element.أحدها على سبيل المثال التكنيتيوم هو عنصر مشع ييبلغ وقت تحلله( ديكاي تايم) 4.2 مليار سنة.
Bir tanesi. teknetyum, yarı ömrü 4.2 milyon yıl olan radyoaktif bir element.崩壊時間が420万年の 放射性元素です もしも太陽型恒星に、突然
Bir yerlerde okudum, son 20 yılda Bu gezegende ortalama insan ömrü 10 yıla kadar uzadı.Am citit undeva ca in ultimii 20 de ani, durata medie de viata a oamenilor a crescut cu zece ani.
Bir yerlerde okudum, son 20 yılda Bu gezegende ortalama insan ömrü 10 yıla kadar uzadı.Azt olvastam, hogy az elmúlt 20 évben az átlagéletkor, alapjában mindenkié, tíz évvel nőtt.
Bir yerlerde okudum, son 20 yılda Bu gezegende ortalama insan ömrü 10 yıla kadar uzadı.Li algures que, nos últimos 20 anos, a esperança média de vida de qualquer pessoa no planeta aumentou 10 anos.
Bir yerlerde okudum, son 20 yılda Bu gezegende ortalama insan ömrü 10 yıla kadar uzadı.Tôi đọc đâu đó rằng trong 20 năm gần đây, tuổi thọ trung bình của người tăng thêm 10 năm.
Bir yerlerde okudum, son 20 yılda Bu gezegende ortalama insan ömrü 10 yıla kadar uzadı.Я где-то читал, что за последние 20 лет средняя продолжительность жизни любого человека увеличилась на 10 лет.
Bizim aldığımız makinenin 4 yıllık kullanım ömrü, hizmet ömrü olduğunu varsaymıştık.4 年の寿命です。 これを書きましょう。
Bu artışın ortalama insan ömrünün uzamasıyla ya da daha fazla çocuk sayısıyla bir ilgisi yok.A vidíte, že tento nárast nezávisí na predĺžení života ani na zvýšení počtu detí.
Bu artışın ortalama insan ömrünün uzamasıyla ya da daha fazla çocuk sayısıyla bir ilgisi yok.Dan Anda akan melihat peningkatan ini tanpa memperpanjang usia dan tanpa menambah jumlah anak.
Bu artışın ortalama insan ömrünün uzamasıyla ya da daha fazla çocuk sayısıyla bir ilgisi yok.És látják, hogy ez a növekedés úgy történt, hogy az életkor és a gyermekek száma nem nőtt?
Bu artışın ortalama insan ömrünün uzamasıyla ya da daha fazla çocuk sayısıyla bir ilgisi yok.E vedete come questo aumento si verifica senza che la vita si allunghi e senza aumento di nascite?
Bu artışın ortalama insan ömrünün uzamasıyla ya da daha fazla çocuk sayısıyla bir ilgisi yok.In ali lahko vidite da se je ta rast zgodila, brez da bi se življenje podaljšalo in brez da bi dodali otroke?
Bu artışın ortalama insan ömrünün uzamasıyla ya da daha fazla çocuk sayısıyla bir ilgisi yok.Je ziet dat die toename plaatshad zonder dat het leven langer werd en zonder dat er meer kinderen waren.
Bu artışın ortalama insan ömrünün uzamasıyla ya da daha fazla çocuk sayısıyla bir ilgisi yok.그리고 이 증가가 수명이 늘지도 않았고 출산률이 늘지도 않았는데 일어난 것을 보았나요?
Bu artışın ortalama insan ömrünün uzamasıyla ya da daha fazla çocuk sayısıyla bir ilgisi yok.Och kan du se att ökningen ägde rum utan att livet blev längre eller genom att lägga till barn?
Bu artışın ortalama insan ömrünün uzamasıyla ya da daha fazla çocuk sayısıyla bir ilgisi yok.Og I kan se at denne forøgelse skete uden at livet blev længere og uden flere børn.
Bu artışın ortalama insan ömrünün uzamasıyla ya da daha fazla çocuk sayısıyla bir ilgisi yok.¿Pueden ver cómo se produce este aumento sin que la vida se prolongue y sin agregar más niños?
Bu artışın ortalama insan ömrünün uzamasıyla ya da daha fazla çocuk sayısıyla bir ilgisi yok.Şi puteţi vedea că această creştere a avut loc fără ca viaţa să fie mai lungă şi fără a adăuga copii?
Bu artışın ortalama insan ömrünün uzamasıyla ya da daha fazla çocuk sayısıyla bir ilgisi yok.Và các bạn có nhận thấy rằng sự gia tăng này xảy ra mà không cần tuổi thọ hay số trẻ em tăng.