ömrü ile cümle

ömrü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bana sorarsan... ...annen babanı ömrü boyunca sevmiş.Мне кажется... что твоя мама так и любила твоего отца всю жизнь.
Bana sorarsan... ...annen babanı ömrü boyunca sevmiş...أعتقد أن أمك أحبت أباك طوال الوقت
Bazı insanlar mutlu olmak için doğar. Ömrümün her günü kandırıldım.Hay gente que ha nacido para ser feliz, y a mí todos los días de mi... vida me han engañado.
Bazı insanlar mutlu olmak için doğar. Ömrümün her günü kandırıldım.Manche haben immer was zu lachen, mir passiert jeden Tag nur Mist.
Bazı insanlar mutlu olmak için doğar. Ömrümün her günü kandırıldım.Mindeki éli az életét vidáman, nekem pedig ezt kell elszenvednem
Bazı insanlar mutlu olmak için doğar. Ömrümün her günü kandırıldım.Někteří lidé se rodí štastnými jiní si to musí zasloužit.
Bazı insanlar mutlu olmak için doğar. Ömrümün her günü kandırıldım.Суждено быть каждый день обманутой.
Bence ben tüm ömrümü aklýmdaki fikri kovalayarak geçirmeliyim, bu yaţamak için iyi bir yol gibi gözüküyor.Myslím, že bych raději strávil svůj život honbou za nápadem v mé hlavě, co vypadá jako dobrý způsob života.
Bence bu gerçekten insan ömrünü farklı bir perspektife çekiyor.Cred că asta chiar pune durata de viaţă a oamenilor într-o perspectivă diferită.
Bence bu gerçekten insan ömrünü farklı bir perspektife çekiyor.Das wirft wohl ein anderes Licht auf die menschliche Lebensspanne.
Bence bu gerçekten insan ömrünü farklı bir perspektife çekiyor.Eso pone a la duración de la vida humana en una perspectiva diferente.
Bence bu gerçekten insan ömrünü farklı bir perspektife çekiyor.Ez tényleg más perspektívába állítja az emberi élettartamot.
Bence bu gerçekten insan ömrünü farklı bir perspektife çekiyor.Ik denk dat dat de menselijke levensduur in een ander perspectief plaatst.
Bence bu gerçekten insan ömrünü farklı bir perspektife çekiyor.Jeg synes virkelig det sætter menneskers levetid i et helt andet perspektiv.
Bence bu gerçekten insan ömrünü farklı bir perspektife çekiyor.Je pense que cela rend vraiment la durée de vie des humains toute relative.
Bence bu gerçekten insan ömrünü farklı bir perspektife çekiyor.인간의 수명을 바라보는 관점을 완전히 바꿔놓죠.
Bence bu gerçekten insan ömrünü farklı bir perspektife çekiyor.Myslím, že to kladie dĺžku ľudského života do inej perspektívy.
Bence bu gerçekten insan ömrünü farklı bir perspektife çekiyor.Penso che questo dia una diversa prospettiva alle aspettative di vita umane.
Bence bu gerçekten insan ömrünü farklı bir perspektife çekiyor.Penso que isto coloca o tempo de vida humano numa perspectiva diferente.
Bence bu gerçekten insan ömrünü farklı bir perspektife çekiyor.Saya rasa hal itu membuat jangka waktu hidup manusia berada dalam perspektif yang berbeda
Bence bu gerçekten insan ömrünü farklı bir perspektife çekiyor.Tôi nghĩ điều đó làm cho tuổi thọ con người có cái nhìn khác hơn.
Bence bu gerçekten insan ömrünü farklı bir perspektife çekiyor.Αυτό πιστεύω πραγματικά βάζει τη μέγιστη διάρκεια ανθρώπινης ζωής σε μία διαφορετική προοπτική.
Bence bu gerçekten insan ömrünü farklı bir perspektife çekiyor.Думаю, это действительно переносит продолжительность жизни людей в другой ракурс.
Bence bu gerçekten insan ömrünü farklı bir perspektife çekiyor.Мисля, че наистина това поставя човешката продължителност на живота в една различна перспектива.
Bence bu gerçekten insan ömrünü farklı bir perspektife çekiyor.לדעתי זה בהחלט מציב את אורך חיי האדם בפרספקטיבה אחרת.
Bence bu gerçekten insan ömrünü farklı bir perspektife çekiyor.و باعتقادي أن من شان هذا الأمر أن يضع أعمار البشر في منظور مختلف
Bence bu gerçekten insan ömrünü farklı bir perspektife çekiyor.人間の寿命を新たな視点で考えることができます 今見ているのは
Beni kurtaracak olan RABdir. Ömrümüz boyunca Onun tapınağında Telli çalgılarımızı çalacağız.››Az Úr szabadított meg engemet; azért énekeljük énekimet éltünk minden napjaiban az Úrnak házában!
Beni kurtaracak olan RABdir. Ömrümüz boyunca Onun tapınağında Telli çalgılarımızı çalacağız.››Ðức Giê-hô-va là Ðấng cứu tôi! Trọn đời chúng tôi sẽ đờn và hát trong nhà Ðức Giê-hô-va!
Beni kurtaracak olan RABdir. Ömrümüz boyunca Onun tapınağında Telli çalgılarımızı çalacağız.››Ðức_Giê - hô-va là Ðấng cứu tôi ! Trọn đời chúng_tôi sẽ đờn và hát trong nhà Ðức_Giê - hô-va !
Beni kurtaracak olan RABdir. Ömrümüz boyunca Onun tapınağında Telli çalgılarımızı çalacağız.››GOSPOD je bil pripravljen rešiti me, zato bomo pesmi moje s strunami peli, dokler živimo, v hiši GOSPODOVI!
Beni kurtaracak olan RABdir. Ömrümüz boyunca Onun tapınağında Telli çalgılarımızı çalacağız.››Herra on minun auttajani. Minun kanteleeni soittoja soittakaamme kaikkina elinpäivinämme Herran temppelissä."
Beni kurtaracak olan RABdir. Ömrümüz boyunca Onun tapınağında Telli çalgılarımızı çalacağız.››HERRE, frels os! Så vil vi røre Strengene alle vore Levedage ved HERRENs Hus.
Beni kurtaracak olan RABdir. Ömrümüz boyunca Onun tapınağında Telli çalgılarımızı çalacağız.››Herren er rede til å frelse mig, og på mine strengeleker vil vi spille alle vårt livs dager i Herrens hus.
Beni kurtaracak olan RABdir. Ömrümüz boyunca Onun tapınağında Telli çalgılarımızı çalacağız.››HERREN skall frälsa mig, och mina sånger skola vi då spela i alla våra livsdagar däruppe i HERRENS hus.
Beni kurtaracak olan RABdir. Ömrümüz boyunca Onun tapınağında Telli çalgılarımızı çalacağız.››HERR, hilf mir, so wollen wir meine Lieder singen, solange wir leben, im Hause des HERRN!
Beni kurtaracak olan RABdir. Ömrümüz boyunca Onun tapınağında Telli çalgılarımızı çalacağız.››Hospodin vysvobodil mne, a protož písně mé zpívati budeme po všecky dny života našeho v domě Hospodinově.
Beni kurtaracak olan RABdir. Ömrümüz boyunca Onun tapınağında Telli çalgılarımızı çalacağız.››여호와께서 나를 구원하시리니 우리가 종신토록 여호와의 전에서 수금으로 나의 노래를 노래하리로다
Beni kurtaracak olan RABdir. Ömrümüz boyunca Onun tapınağında Telli çalgılarımızı çalacağız.››Pan mię wybawił; przetoż pieśó moję śpiewać będziemy po wszystkie dni żywota naszego w domu Pańskim.
Beni kurtaracak olan RABdir. Ömrümüz boyunca Onun tapınağında Telli çalgılarımızı çalacağız.››יהוה להושיעני ונגנותי ננגן כל ימי חיינו על בית יהוה׃
Beni kurtaracak olan RABdir. Ömrümüz boyunca Onun tapınağında Telli çalgılarımızı çalacağız.››الرب لخلاصي. فنعزف باوتارنا كل ايام حياتنا في بيت الرب
Beni kurtaracak olan RABdir. Ömrümüz boyunca Onun tapınağında Telli çalgılarımızı çalacağız.››耶 和 華 肯 救 我 、 所 以 我 們 要 一 生 一 世 、 在 耶 和 華 殿 中 用 絲 絃 的 樂 器 、 唱 我 的 詩 歌
Beni kurtaracak olan RABdir. Ömrümüz boyunca Onun tapınağında Telli çalgılarımızı çalacağız.››耶和華 肯 救我 、 所以 我 們 要 一生一世 、 在 耶和華 殿 中用 絲絃 的 樂器 、 唱 我 的 詩歌
Benim ömrüm sırasında, düşünün ki, büyük balıkların %90'ı öldürüldü.상상해보세요. 제가 사는동안 큰 고기들의 90퍼센트 이상이 사라졌습니다.
Benim ömrüm sırasında, düşünün ki, büyük balıkların %90'ı öldürüldü.Au cours de ma vie, imaginez, 90 pour cent des gros poissons ont été tués.
Benim ömrüm sırasında, düşünün ki, büyük balıkların %90'ı öldürüldü.Az én életemben, képzeljék el, a nagy halak 90%-át megölték.
Benim ömrüm sırasında, düşünün ki, büyük balıkların %90'ı öldürüldü.Dalam masa hidup saya, bayangkan, 90% dari ikan-ikan yang besar sudah binasa.
Benim ömrüm sırasında, düşünün ki, büyük balıkların %90'ı öldürüldü.En mi tiempo de vida, imaginen, el 90 por ciento de los grandes peces han sido matados.
Benim ömrüm sırasında, düşünün ki, büyük balıkların %90'ı öldürüldü.Kuvitelkaa, minun elinaikanani on tapettu 90 % suurista kaloista.
Benim ömrüm sırasında, düşünün ki, büyük balıkların %90'ı öldürüldü.Nell'arco della mia vita, immaginatelo, il 90% dei pesci di grossa taglia sono stati sterminati.
Benim ömrüm sırasında, düşünün ki, büyük balıkların %90'ı öldürüldü.No meu tempo de vida, imaginem, matámos 90% dos grandes peixes.
Benim ömrüm sırasında, düşünün ki, büyük balıkların %90'ı öldürüldü.Pe timpul vieţii mele, imaginaţi-vă, 90% din peştii mari au fost ucişi.
Benim ömrüm sırasında, düşünün ki, büyük balıkların %90'ı öldürüldü.Počas môjho života, predstavte si, 90 % veľkých rýb bolo zabitých.
Benim ömrüm sırasında, düşünün ki, büyük balıkların %90'ı öldürüldü.Pomyślcie tylko - za mojego życia unicestwiono 90 procent dużych ryb.
Benim ömrüm sırasında, düşünün ki, büyük balıkların %90'ı öldürüldü.Stellen Sie sich vor: Während meines Lebens wurden 90 Prozent der großen Fische getötet.
Benim ömrüm sırasında, düşünün ki, büyük balıkların %90'ı öldürüldü.Tijdens mijn leven, moet je nagaan, is 90% van de grote vissen gedood.
Benim ömrüm sırasında, düşünün ki, büyük balıkların %90'ı öldürüldü.Trong cuộc đời tôi, thử tưởng tượng xem, 90 phần trăm số lượng cá lớn đã bị giết.
Benim ömrüm sırasında, düşünün ki, büyük balıkların %90'ı öldürüldü.Under min livstid, tänk dig, har 90 procent av de stora fiskarna blivit dödade.
Benim ömrüm sırasında, düşünün ki, büyük balıkların %90'ı öldürüldü.Za časa mojega življenja, pomislite, je bilo pobitih 90 odstotkov velikih rib.
Benim ömrüm sırasında, düşünün ki, büyük balıkların %90'ı öldürüldü.Κατά τη διάρκεια της ζωής μου, φανταστείτε, 90 τοις εκατό των μεγάλων ψαριών έχουν αφανιστεί.

İlgili Sayfalar