ömürlü ile cümle
ömürlü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bir daf-2 mutantı kadar, ... .... uzun ömürlü olduğunu düşünmüyorum.Por eso no vemos la longevidad, hasta que tenemos al mutante daf-2.
Bir daf-2 mutantı kadar, ... .... uzun ömürlü olduğunu düşünmüyorum.עד שהיה לנו את מוטצית ה daf-2.
Bir daf-2 mutantı kadar, ... .... uzun ömürlü olduğunu düşünmüyorum.حتى نحصل على المُتحول داف-2
Bir daf-2 mutantı kadar, ... .... uzun ömürlü olduğunu düşünmüyorum.では線虫にとって何が良いのでしょうか?
Bizim uzun ömürlü mutantlarımız da vardır.E lo sono anche i nostri mutanti longevi.
Bizim uzun ömürlü mutantlarımız da vardır.E os nossos mutantes de vida longa também.
Bizim uzun ömürlü mutantlarımız da vardır.Et il en est de même de nos mutants à longue vie.
Bizim uzun ömürlü mutantlarımız da vardır.그리고 저희의 오래 사는 돌연변이들도요
Bizim uzun ömürlü mutantlarımız da vardır.Naši dlouhověcí mutanti také.
Bizim uzun ömürlü mutantlarımız da vardır.Onze langlevende mutanten zijn dat ook.
Bizim uzun ömürlü mutantlarımız da vardır.Si mutantii nostri longevivi sunt rezistenti.
Bizim uzun ömürlü mutantlarımız da vardır.Tak jak nasze długowieczne mutanty.
Bizim uzun ömürlü mutantlarımız da vardır.Und unsere langlebigen Mutanten sind es auch.
Bizim uzun ömürlü mutantlarımız da vardır.Và những cá thể đột biến cũng như vậy.
Bizim uzun ömürlü mutantlarımız da vardır.Y también es así con nuestros mutantes longevos.
Bizim uzun ömürlü mutantlarımız da vardır.Και οι μακρόβιες μεταλλάξεις μας είναι επίσης.
Bizim uzun ömürlü mutantlarımız da vardır.І наші довготривалі мутанти також.
Bizim uzun ömürlü mutantlarımız da vardır.Както и нашите дълголетни мутанти.
Bizim uzun ömürlü mutantlarımız da vardır.Это наблюдается и у наших мутантов-долгожителей.
Bizim uzun ömürlü mutantlarımız da vardır.ומוטציות ארוכות החיים שלנו גם כן.
Bizim uzun ömürlü mutantlarımız da vardır.ومتحولاتنا التي نعيش مدة طويلة ايضاً
Bizim uzun ömürlü mutantlarımız da vardır.そういう類のストレスに強い抵抗力があります
Biz kaynakları çıkararak kısa ömürlü ürünlere çevirip onları atıyoruz.우리가 자원을 이용하는 방식은 추출하여, 단기 생산품으로 만들고, 그것을 폐기하는 것입니다.
Biz kaynakları çıkararak kısa ömürlü ürünlere çevirip onları atıyoruz.הדרך בה אנו נוהגים להשתמש במשאבים זה לחצוב אותם, להפוך אותם למוצרים קצרי חיים ואז לזרוק אותם.
Biz kaynakları çıkararak kısa ömürlü ürünlere çevirip onları atıyoruz.寿命の短い製品を作り 使用後は処分してしまいます 自然はまったく別です
Böylece, rastgele genleri değiştirmeye ... ... uzun ömürlü hayvanları aramaya başladık.Also änderten wir nach Zufallsprinzip Gene ab, nach langlebigen Tieren suchend.
Böylece, rastgele genleri değiştirmeye ... ... uzun ömürlü hayvanları aramaya başladık.Así que empezamos a cambiar genes al azar, buscando animales longevos.
Böylece, rastgele genleri değiştirmeye ... ... uzun ömürlü hayvanları aramaya başladık.Astfel am inceput sa modificam gene la intamplare, cautand exemplare longevive.
Böylece, rastgele genleri değiştirmeye ... ... uzun ömürlü hayvanları aramaya başladık.Dunque abbiamo iniziato a cambiare i geni in modo casuale, cercando animali longevi.
Böylece, rastgele genleri değiştirmeye ... ... uzun ömürlü hayvanları aramaya başladık.그래서 저희는 장수하는 선충을 찾기 위해 마구잡이로 유전자를 바꾸기 시작했습니다
Böylece, rastgele genleri değiştirmeye ... ... uzun ömürlü hayvanları aramaya başladık.Nous avons commencé à changer des gènes au hasard, en guettant des animaux à longue vie.
Böylece, rastgele genleri değiştirmeye ... ... uzun ömürlü hayvanları aramaya başladık.Por isso começámos a mudar genes aleatoriamente, procurando animais de vida longa.
Böylece, rastgele genleri değiştirmeye ... ... uzun ömürlü hayvanları aramaya başladık.Vậy nên chúng tôi bắt đầu thay đổi gen một cách ngẫu nhiên để đi tìm cá thể sống lâu đó.
Böylece, rastgele genleri değiştirmeye ... ... uzun ömürlü hayvanları aramaya başladık.We begonnen genen te veranderen in willekeurige volgorde, op zoek naar langlevende dieren.
Böylece, rastgele genleri değiştirmeye ... ... uzun ömürlü hayvanları aramaya başladık.Więc zaczęliśmy zmieniać geny na chybił trafił, chcąc odkryć długowieczne organizmy
Böylece, rastgele genleri değiştirmeye ... ... uzun ömürlü hayvanları aramaya başladık.Začali jsme náhodně měnit geny a hledali dlouhověké organismy.
Böylece, rastgele genleri değiştirmeye ... ... uzun ömürlü hayvanları aramaya başladık.Οπότε ξεκινήσαμε να αλλάζουμε γονίδια στην τύχη, ψάχνοντας για μακροβιώσιμα ζώα.
Böylece, rastgele genleri değiştirmeye ... ... uzun ömürlü hayvanları aramaya başladık.И започнахме да променяме гените напосоки, търсейки дълголетни животни.
Böylece, rastgele genleri değiştirmeye ... ... uzun ömürlü hayvanları aramaya başladık.Мы начали случайно менять гены, в поиске долгоживущего животного.
Böylece, rastgele genleri değiştirmeye ... ... uzun ömürlü hayvanları aramaya başladık.Отож, ми почали навмання змінювати гени, шукаючи тварин з довгою тривалістю життя.
Böylece, rastgele genleri değiştirmeye ... ... uzun ömürlü hayvanları aramaya başladık.אז התחלנו לשנות גנים בצורה אקראית, תוך חיפוש אחר בעלי חיים עם תוחלת חיים ארוכה.
Böylece, rastgele genleri değiştirmeye ... ... uzun ömürlü hayvanları aramaya başladık.بدأنا في تغيير الجينات بشكل عشوائي بحثاً عن حيوانات طويلة العمر
Böylece, rastgele genleri değiştirmeye ... ... uzun ömürlü hayvanları aramaya başladık.長生きをする個体を探しました 幸運にも発見できました
Burası, en uzun ömürlü kadın popülasyonunun bulunduğu yer.Aici este locul in care a fost gasita populatia cu cele mai varstnice femei din lume.
Burası, en uzun ömürlü kadın popülasyonunun bulunduğu yer.C'est un endroit où vivent les femmes les plus âgées au monde.
Burası, en uzun ömürlü kadın popülasyonunun bulunduğu yer.Đây là nơi mà dân số phụ nữ sống lâu nhất.
Burası, en uzun ömürlü kadın popülasyonunun bulunduğu yer.Detta är platsen där världens äldsta kvinnliga population finns.
Burası, en uzun ömürlü kadın popülasyonunun bulunduğu yer.Dette er stedet hvor den ældste levende kvindelige befolkning findes.
Burası, en uzun ömürlü kadın popülasyonunun bulunduğu yer.Dies ist ein Ort, an dem man die langlebigste weibliche Bevölkerung findet.
Burası, en uzun ömürlü kadın popülasyonunun bulunduğu yer.En este lugar se encuentra la población de mujeres de mayor edad del mundo
Burası, en uzun ömürlü kadın popülasyonunun bulunduğu yer.Ezen a helyen található meg a legöregebb, élő női népcsoport.
Burası, en uzun ömürlü kadın popülasyonunun bulunduğu yer.Hier vinden we de oudst bekende vrouwelijke populatie.
Burası, en uzun ömürlü kadın popülasyonunun bulunduğu yer.Inilah tempat di mana populasi wanita tertua di dunia ditemukan.
Burası, en uzun ömürlü kadın popülasyonunun bulunduğu yer.Jest to miejsce gdzie mieszkają najstarze kobiety na świecie.
Burası, en uzun ömürlü kadın popülasyonunun bulunduğu yer.이곳이 세계에서 가장 오래살고 있는 여성들이 살고 있는 곳입니다.
Burası, en uzun ömürlü kadın popülasyonunun bulunduğu yer.Qui si trova la popolazione femminile più anziana.
Burası, en uzun ömürlü kadın popülasyonunun bulunduğu yer.Zde se nalézá nejstarší žijící ženská populace.
Burası, en uzun ömürlü kadın popülasyonunun bulunduğu yer.Αύτο είναι ένα μερός όπου βρίσκεται ο γηραιότερος θηλυκός πληθυσμός.
Burası, en uzun ömürlü kadın popülasyonunun bulunduğu yer.Женское население этого местечка живёт дольше всех на земле.
Burası, en uzun ömürlü kadın popülasyonunun bulunduğu yer.Това е мястото, където се намира най-старото живеещо женско население.