ölmeyi ile cümle
ölmeyi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Aspasia ve Sifares Mitridates'in tehditlerine karşı durup birlikte ölmeyi göze alırlar.Aspasia and Sifare wish to die together, in fear of Mitridate’s threats.
Gerçekten ölmeyi hak ediyorum.Please kill this disloyal old man.
Ölmeyi hakettim.<br />Evet, benim gibi birisi ölmeyi hak eder.I deserve to die. Yes, a human like me deserves to die.
Tek ihtiyaçları olan ölmeyi ve öldürmeyi sorgulamadan kabullenen askerler.They do not have to fight the war. They merely have to sell the war.
Eger yakaladiysaniz kirk civarina geldigi zaman olmeyi umdugunu soyledi.So if you caught that, she said she hoped to die when she was around 40.
Şüphesiz ki, yaşamak yerine ölmeyi seçmeliydi.It's so obvious. He should have chosen death instead.
Böyle acı çekmektense ölmeyi yeğlerim.I'd rather be dead than suffer like this. you won't get away now. I've got you.
Ölmeyi yeğlerim!I'd rather be dead!
Ölmeyi umursamıyorum.I don't care if I die.
"Dünyadan kalmaktansa ölmeyi yeğler misin?"You would rather die than stay on Earth?
Vazgeçmek yerine ölmeyi yeğleyeceğin bir şey mi?Is it something you'd rather die for than give up?
Böyle gitmektense... ...ölmeyi tercih ederim.I would rather die, than go like this.
Senin gibi bir kız bir keresinde açlıktan ölmeyi denedi.A girl like you once tried to starve herself to death.
Başkana prenses olmaktansa ölmeyi tercih edeceğini söyle ve kaç.Tell the chairman you'd die rather die than become the Princess, then run away.
Adam bütün hayatını bu sahilde geçirdiğini kaçmak yerine burada ölmeyi tercih ettiğini söyledi.He said he'd lived his whole life there by the beach, and that he would rather die there than run.
Dört senedir çetede iseniz ; yüzde yirmi beş olasılıkla ölmeyi beklerdiniz.You're in the gang for four years, you expect to die with about a 25 percent likelihood.
Askerler, bir muharebede savaşacaksınız, bunun için hazırlanmanız ve ölmeyi göze almanız gerekiyor.Soldiers, you are going to fight a battle, so you must get ready and willing to die.
Hazırlanmamız ve ölmeyi göze almamız gerekiyor.Ready and willing to die.
Öyle ki, boğulmayı, Ölmeyi şu yaşama yeğliyorum.so that my soul chooses strangling, death rather than my bones.
Hiçbirimiz kendimiz için yaşamayız, hiçbirimiz de kendimiz için ölmeyiz.For none of us lives to himself, and none dies to himself.
Sakın Müslümanlıktan başka bir din üzere ölmeyin.” [21,72; 3,33-34]Do not die but as those who have submitted (to God)."
Onlar için önemli olan “açlıktan ölmeyip” hayatta kalmak.What is important now, she says, is survival, to avoid "dying from hunger".
Son derece hayal kırıklığına uğrar ve ölmeyi diler.He is highly disappointed and longs for death.
Ancak Polyksena, bir köle olarak yaşamaktansa Akhilleus'a kurban olarak ölmeyi tercih etmektedir.However, Polyxena was eager to die as a sacrifice to Achilles rather than live as a slave.
“ Ben size taarruz emretmiyorum. Ölmeyi emrediyorum.I don’t order you to fight, I order you to die.
Ölmeyi asla deneme.Versuche nie, zu sterben.
Biran önce ölmeyi istiyordum.Wären sie früher gestorben ...
Gemi batarken adam, eşinin cesedinden ayrılmaktansa ölmeyi tercih eder.Sie würde eher sterben, als von ihrem Gatten getrennt zu werden.
O olmazsa ölmeyi tercih eder.Er entschließt sich, lieber zu sterben.
Teslim olmaktansa ölmeyi tercih ederdim.Je préfèrerais plutôt mourir que céder.
Gemi batarken adam, eşinin cesedinden ayrılmaktansa ölmeyi tercih eder.Comme le navire sombre, le mari préfère mourir plutôt que d’être séparé du corps de sa femme.
Bunların üzerine ise "Eğer bir daha dans edemeyeceksem ölmeyi tercih ederim." demiştir.Il refusa cependant, disant « je préfère mourir bottes aux pieds ».
Ve ona ölmeyi haketmediğini söyler.Comment faire pour qu'il ne meure pas ?
Ölmeyi asla deneme.Nunca intentes morir.
O ölmeyi reddediyor.Se niega a morir.
Hayatta herhangi bir amacınız yoksa sadece ölmeyi bekliyorsunuzdur.Si no tenéis algún objetivo en la vida, tan solo estáis esperando a morir.
Dünya sizi değiştirecektir, siz ya buna ayak uydurmak zorunda kalacak ya da ölmeyi tercih edeceksiniz.El mundo te cambiará, tienes que adaptarte o morir.
Bay Jefferson, bir Ood'a ölmektense bulunduğu bacanın havasının kesilmesiyle ölmeyi tercih eder.Es un Jedi que parece preferir el uso de un bláster antes que el de un sable láser.
Yine de hepsi ölmeyi tercih etti.Estábamos todos dispuestos a morir.
O zaman ilerlemiş derecede göğüs kanseri olarak açlıktan ölmek yerine ölmeyi tercih etti.Debido a un cáncer prefirió la eutanasia como forma de muerte.
Biran önce ölmeyi istiyordum.Primero en morir.
Ve ona ölmeyi haketmediğini söyler.Por lo tanto, ten cuidado de no morir.
Ve ona ölmeyi haketmediğini söyler.Dimmi che non vuoi morire.
Onu yapmayacağım. Ölmeyi tercih ederim.Я не сделаю этого. Я лучше умру.
Onunla evlenmektense ölmeyi tercih ederim.Я лучше умру, чем выйду за него замуж.
Bir kişinin başkasının yerine ölmeyi kabul etmesidir.Запрещается голосовать вместо другого человека.
Ve ona ölmeyi haketmediğini söyler.Она не говорит ему, что он должен был умереть.
"Uğrunda ölmeyi göze alacağım birçok dava var ama uğrunda öldüreceğim hiçbir dava yoktur.""ستكون هناك العديد من القضايا من جراء مجازفتي بحياتي، لكن عندما أُقتل، فلن تكون هناك قضية واحدة."
Biran önce ölmeyi istiyordum.فكان الموت أسبق.
Biz Ölmeyiz (şiir kitabı), 1980 ^آسف لم أعد أستطيع، مكتبة مصر، 1980.
Dünya sizi değiştirecektir, siz ya buna ayak uydurmak zorunda kalacak ya da ölmeyi tercih edeceksiniz.O mundo vai mudar você - você tem que se adaptar ou morrer.
Yine de hepsi ölmeyi tercih etti.Todos eles acabam por morrer.
Aspasia ve Sifares Mitridates'in tehditlerine karşı durup birlikte ölmeyi göze alırlar.Aspasia e Sifare desejam morrer juntos com medo das ameaças de Mitridate.
Çalmaktansa açlıktan ölmeyi tercih ederim.Eu prefiro morrer de fome a roubar.
Biran önce ölmeyi istiyordum.Hij stierf echter al eerder.
Gemi batarken adam, eşinin cesedinden ayrılmaktansa ölmeyi tercih eder.Badeloch wil niet: ze wil liever sterven dan haar echtgenoot achterlaten.
Bunların üzerine ise "Eğer bir daha dans edemeyeceksem ölmeyi tercih ederim." demiştir."Laat mij maar sterven", klaagt hij, "ik ben liever dood dan dat ik zo verder moet leven".
Onunla evlenmektense ölmeyi tercih ederim.Ik wil liever sterven dat met hem te trouwen.
Ölmeyi tercih ederim.Ik sterf liever.
Gemi batarken adam, eşinin cesedinden ayrılmaktansa ölmeyi tercih eder.Kiedy statek tonie, mąż woli umrzeć, niż rozdzielić się z ciałem żony.
İlgili Sayfalar