Böyle bir yerde ölmeme izin verecek değilim!Non ho intenzione di morire in un posto del genere, io!
Böyle bir yerde ölmeme izin verecek değilim!No pienso pudrirme en un lugar como este.
Böyle bir yerde ölmeme izin verecek değilim!Δεν θα τα τινάξω εδώ μέσα!
Böyle bir yerde ölmeme izin verecek değilim!Я не собираюсь умирать в таком месте, как это!
Bu arada yaşlılıktan ölmemeye çalışacağım.Vou tentar não morrer de velhice entretanto.
Çünkü... ölmemek için emir aldım...Du förstår... Jag har order om att inte dö...
Çünkü... ölmemek için emir aldım...Forstår du ... Jeg har ordre til ikke at dø.
Çünkü... ölmemek için emir aldım...Minulle on annettu käsky pysyä hengissä.
Çünkü... ölmemek için emir aldım...Otrzymałam rozkaz zachować życie.
Çünkü... ölmemek için emir aldım...Sabe... tenho ordens para não morrer...
Çünkü... ölmemek için emir aldım...Vedi, io ho l'ordine di non morire.
Çünkü... ölmemek için emir aldım...Verá... Tengo órdenes de no morir...
Çünkü... ölmemek için emir aldım...Θα δεις. Έχω διαταγή να μην πεθάνω...
Çünkü... ölmemek için emir aldım...Понимаете... мне был дан приказ не умирать...
Elbette, savaşta ölen insanların, Müslümanlar, Iraklılar olması için -- Amerikalıların ölmemesi için.Beh, ovviamente, quando la gente muore in guerra, si tratta di musulmani, di iracheni - non di Americani.
Elbette, savaşta ölen insanların, Müslümanlar, Iraklılar olması için -- Amerikalıların ölmemesi için.Bueno, claro, cuando la gente muere en la guerra, son musulmanes, son iraquíes... no son estadounidenses.
Elbette, savaşta ölen insanların, Müslümanlar, Iraklılar olması için -- Amerikalıların ölmemesi için.Cóż, kiedy ludzie giną na wojnie, to oczywiście muzułmanie czy Irakijczycy -- ale nie Amerykanie.
Elbette, savaşta ölen insanların, Müslümanlar, Iraklılar olması için -- Amerikalıların ölmemesi için.Jo, tydligen så när folk dör i kriget är de muslimer, är de irakier - de är inte amerikaner.
Elbette, savaşta ölen insanların, Müslümanlar, Iraklılar olması için -- Amerikalıların ölmemesi için.Mert nyilván, az emberek akik meghalnak a háborúban, azok muszlimok, azok irakiak, nem az amerikaiak.
Elbette, savaşta ölen insanların, Müslümanlar, Iraklılar olması için -- Amerikalıların ölmemesi için.No, vlastne, keď ľudia zomierajú vo vojne, sú to Moslimovia, sú to Iračania -- nie sú to Američania.
Elbette, savaşta ölen insanların, Müslümanlar, Iraklılar olması için -- Amerikalıların ölmemesi için.No zřejmě, když lidé v té válce umírají, jsou to Muslimové, Iráčané -- nejsou to Američané.
Elbette, savaşta ölen insanların, Müslümanlar, Iraklılar olması için -- Amerikalıların ölmemesi için.Ами очевидно, когато хората умират във войната, те са мюсюлмани, иракчани, не са американци.
Elbette, savaşta ölen insanların, Müslümanlar, Iraklılar olması için -- Amerikalıların ölmemesi için.Ну, очевидно, чтобы погибшие в этой войне были только мусульманами и иракцами -- а не американцами.
"Eserimle ölümsüzlüğe ulaşmayı değil ölmemeyi başarmayı istiyorum.""Ich möchte nicht Unsterblichkeit durch meine Arbeit zu erreichen.
"Eserimle ölümsüzlüğe ulaşmayı değil ölmemeyi başarmayı istiyorum.""Ik wil geen onsterfelijkheid bereiken door middel van mijn werk. Ik wil het bereiken door niet te sterven."
"Eserimle ölümsüzlüğe ulaşmayı değil ölmemeyi başarmayı istiyorum.""Jag vill inte uppnå odödlighet genom mitt arbete. Jag vill uppnå det genom att inte dö."
"Eserimle ölümsüzlüğe ulaşmayı değil ölmemeyi başarmayı istiyorum."그가 이랬죠, "저는 제 일을 통해 불멸을 성취하는것을 원하지 않습니다. 저는 죽지 않는것을 통해서 성취하고 싶습니다."
"Eserimle ölümsüzlüğe ulaşmayı değil ölmemeyi başarmayı istiyorum.""Não quero alcançar a imortalidade através do meu trabalho. "Quero alcançá-la não morrendo."
"Eserimle ölümsüzlüğe ulaşmayı değil ölmemeyi başarmayı istiyorum.""Nechcem dosiahnuť nesmrteľnosť prostredníctvom svojej práce. Chcem ju dosiahnuť tak, že nezomriem."
"Eserimle ölümsüzlüğe ulaşmayı değil ölmemeyi başarmayı istiyorum.""Nie chcę osiągać nieśmiertelności poprzez moją pracę. Chcę ją osiągnąć nie umierając."
"Eserimle ölümsüzlüğe ulaşmayı değil ölmemeyi başarmayı istiyorum.""No quiero lograr la inmortalidad a través de mi trabajo. Quiero lograrla no muriendo".
"Eserimle ölümsüzlüğe ulaşmayı değil ölmemeyi başarmayı istiyorum.""Tôi không muốn đạt được sự bất tử nhờ công trình của mình, tôi muốn đạt được nó nhờ không phải chết."
"Eserimle ölümsüzlüğe ulaşmayı değil ölmemeyi başarmayı istiyorum.""Я не хочу достигнуть бессмертия через свою работу. Я хочу достигнуть его, не умирая."
"Eserimle ölümsüzlüğe ulaşmayı değil ölmemeyi başarmayı istiyorum."כאשר אמר, "אני לא רוצה להשיג אלמותיות דרך עבודתי. אני רוצה להשיגה בכך שלא אמות."
"Eserimle ölümsüzlüğe ulaşmayı değil ölmemeyi başarmayı istiyorum."عندما قال: "أنا لا أريد تحقيق الخلود من خلال عملي. أريد تحقيقه بألا أموت"
"Eserimle ölümsüzlüğe ulaşmayı değil ölmemeyi başarmayı istiyorum."私は死なないことでこの研究を成し遂げたいのだ」 (笑)
Kendini beladan koruyup benim ölmeme müsaade edebilirdin.Du hättest dir den Ärger ersparen können, wenn du mich sterben liest."
Kendini beladan koruyup benim ölmeme müsaade edebilirdin. Tamam!Potevi pure risparmiarti il disturbo e lasciarmi crepare.
O gün ölmemekle, bir mucizeyle ödüllendirildim.Dostałem dar w postaci cudu, który polegał na tym, że nie zginąłem tamtego dnia.
O gün ölmemekle, bir mucizeyle ödüllendirildim.Dostal jsem ten zázračný dar, že jsem toho dne neumřel.
O gün ölmemekle, bir mucizeyle ödüllendirildim.Dostal som do daru zázrak, to že som v ten deň neumrel.
O gün ölmemekle, bir mucizeyle ödüllendirildim.Egy csodát kaptam ajándékba, hogy aznap nem haltam meg.
O gün ölmemekle, bir mucizeyle ödüllendirildim.Foi-me dado o milagre de não ter morrido naquele dia.
O gün ölmemekle, bir mucizeyle ödüllendirildim.Ik heb het wonder ontvangen, om die dag niet te sterven.
O gün ölmemekle, bir mucizeyle ödüllendirildim.Jag gavs den mirakulösa gåvan av att inte dö den dagen.
O gün ölmemekle, bir mucizeyle ödüllendirildim.Jeg fik gaven i form af et mirakel, ved ikke at dø den dag.
O gün ölmemekle, bir mucizeyle ödüllendirildim.저는 그날 죽지 않는 기적의 선물을 받았습니다.
O gün ölmemekle, bir mucizeyle ödüllendirildim.Mi è stato dato un miracolo in regalo, quello di non morire quel giorno.
O gün ölmemekle, bir mucizeyle ödüllendirildim.Mir wurde das Wunder zuteil, an diesem Tag nicht zu sterben.
O gün ölmemekle, bir mucizeyle ödüllendirildim.Mi s-a oferit șansa, un miracol, de a nu muri în acea zi.
O gün ölmemekle, bir mucizeyle ödüllendirildim.On m'a fait cadeau d'un miracle, de ne pas mourir ce jour-là.
O gün ölmemekle, bir mucizeyle ödüllendirildim.Podarjen mi je bil čudež, da tistega dne nisem umrl.
O gün ölmemekle, bir mucizeyle ödüllendirildim.Saya diberikan anugerah karena tidak meninggal pada hari itu.
O gün ölmemekle, bir mucizeyle ödüllendirildim.Se me concedió un milagro, de no morir ese día.
O gün ölmemekle, bir mucizeyle ödüllendirildim.Tôi đã được trao tặng 1 món quà kỳ diệu, là không phải chết ngày hôm đó.
O gün ölmemekle, bir mucizeyle ödüllendirildim.Μου δόθηκε το δώρο ενός θαύματος, να μην πεθάνω εκείνη την ημέρα.
O gün ölmemekle, bir mucizeyle ödüllendirildim.Бях дарен с чудото, да не умра през този ден.
O gün ölmemekle, bir mucizeyle ödüllendirildim.Мені було дано чудесний дар пережити той день.
O gün ölmemekle, bir mucizeyle ödüllendirildim.Мне был дан чудесный дар пережить тот день.
O gün ölmemekle, bir mucizeyle ödüllendirildim.אני קיבלתי מתנה בנס, שלא מתתי באותו יום.