ölmek ile cümle

ölmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Savaş çığlığı olduğu belliydi "Conquer ya da ölmek."Es war offensichtlich, dass ihre Schlachtruf war "siegen oder zu sterben."
Savaş çığlığı olduğu belliydi "Conquer ya da ölmek."Het was duidelijk dat hun strijdkreet was: "Verover of sterven."
Savaş çığlığı olduğu belliydi "Conquer ya da ölmek."Il était évident que leur cri de guerre était "vaincre ou mourir."
Savaş çığlığı olduğu belliydi "Conquer ya da ölmek."Ini adalah bukti bahwa mereka perang-menangis adalah "Conquer atau mati."
Savaş çığlığı olduğu belliydi "Conquer ya da ölmek."그것은 그들의 전투 - 외침 것을 분명했다 "극복하거나 죽어."
Savaş çığlığı olduğu belliydi "Conquer ya da ölmek."Látszott, hogy a harci kiáltás "Conquer vagy meghalni."
Savaş çığlığı olduğu belliydi "Conquer ya da ölmek."Oli ilmeistä, että niiden taistelu-huuto oli "Conquer tai kuolla."
Savaş çığlığı olduğu belliydi "Conquer ya da ölmek."Widać było, że ich okrzyk bojowy był "Conquer lub śmierć".
Savaş çığlığı olduğu belliydi "Conquer ya da ölmek."Ήταν προφανές ότι τους μάχη-κραυγή ήταν "Conquer ή να πεθάνουν."
Savaş çığlığı olduğu belliydi "Conquer ya da ölmek."Беше очевидно, че тяхната битка вик е "Conquer или умират."
Savaş çığlığı olduğu belliydi "Conquer ya da ölmek."Було очевидно, що їхній бойовий клич був "перемогти або вмерти".
Savaş çığlığı olduğu belliydi "Conquer ya da ölmek."Было очевидно, что их боевой клич был "победить или умереть".
Savaş çığlığı olduğu belliydi "Conquer ya da ölmek."היה ברור כי קריאת הקרב שלהם היתה "לכבוש או למות".
Savaş çığlığı olduğu belliydi "Conquer ya da ölmek."كان من الواضح أن هذه المعركة كانت صيحة "قهر أو يموت".
Savaş çığlığı olduğu belliydi "Conquer ya da ölmek."一方で、この谷の中腹に、単一の赤い蟻に沿ってそこに来た
Senin gibi genç bir bayan neden ölmek istesin ki?Dalczego taka młoda dziewczyna jak ty miałaby umrzeć?
Senin gibi genç bir bayan neden ölmek istesin ki?De ce ar vrea o tânãrã d-ºoarã ca tine sã moarã?
Senin gibi genç bir bayan neden ölmek istesin ki?Pourquoi mourir ? Vous êtes encore jeune.
Senin gibi genç bir bayan neden ölmek istesin ki?Warum sollte eine junge Dame wie du sterben wollen?
Senin gibi genç bir bayan neden ölmek istesin ki?Γιατί μια νέα κοπέλα σαν και σένα να θέλει να πεθάνει;
Sidkiya, ‹‹Ölmek istemiyorsan, konuştuklarımızı kimse duymasın›› dedi,Bấy giờ Sê-đê-kia nói cùng Giê-rê-mi rằng: Chớ cho ai biết mọi lời nầy, thì ngươi sẽ không chết.
Sidkiya, ‹‹Ölmek istemiyorsan, konuştuklarımızı kimse duymasın›› dedi,Bấy_giờ Sê-đê-kia nói cùng Giê-rê-mi rằng : Chớ cho ai biết mọi lời nầy , thì ngươi sẽ không chết .
Sidkiya, ‹‹Ölmek istemiyorsan, konuştuklarımızı kimse duymasın›› dedi,Då sade Sidkia till Jeremia: »Låt ingen få veta vad här har blivit talat; eljest måste du dö.
Sidkiya, ‹‹Ölmek istemiyorsan, konuştuklarımızı kimse duymasın›› dedi,Então disse Zedequias a Jeremias: Ninguém saiba estas palavras, e não morrerás.
Sidkiya, ‹‹Ölmek istemiyorsan, konuştuklarımızı kimse duymasın›› dedi,Entonces Sedequías dijo a Jeremías: --Nadie sepa de estas palabras, y no morirás
Sidkiya, ‹‹Ölmek istemiyorsan, konuştuklarımızı kimse duymasın›› dedi,시드기야가 예레미야에게 이르되 너는 이 말을 사람으로 알게 하지말라 그리하면 네가 죽지 아니하리라
Sidkiya, ‹‹Ölmek istemiyorsan, konuştuklarımızı kimse duymasın›› dedi,Monda pedig Sedékiás Jeremiásnak: Senki se tudjon e szókról, és nem halsz meg!
Sidkiya, ‹‹Ölmek istemiyorsan, konuştuklarımızı kimse duymasın›› dedi,Og Sedekias sa til Jeremias: La ikke nogen få vite om denne samtale, ellers skal du dø!
Sidkiya, ‹‹Ölmek istemiyorsan, konuştuklarımızı kimse duymasın›› dedi,Så sagde Zedekias til Jeremias: "Ingen må vide noget om denne Samtale, ellers er du dødsens;
Sidkiya, ‹‹Ölmek istemiyorsan, konuştuklarımızı kimse duymasın›› dedi,Sedecìa disse a Geremia: «Nessuno sappia di questi discorsi perché tu non muoia
Sidkiya, ‹‹Ölmek istemiyorsan, konuştuklarımızı kimse duymasın›› dedi,Sédécias dit à Jérémie: Que personne ne sache rien de ces discours, et tu ne mourras pas.
Sidkiya, ‹‹Ölmek istemiyorsan, konuştuklarımızı kimse duymasın›› dedi,Silloin Sidkia sanoi Jeremialle: "Älköön kukaan saako tietää tästä puhelusta, muutoin sinä kuolet.
Sidkiya, ‹‹Ölmek istemiyorsan, konuştuklarımızı kimse duymasın›› dedi,Tedaj reče Zedekija Jeremiju: Nihče naj ne zve teh besed, da ne umrješ.
Sidkiya, ‹‹Ölmek istemiyorsan, konuştuklarımızı kimse duymasın›› dedi,Tedy řekl Sedechiáš Jeremiášovi: Žádný ať neví o věcech těchto, abys neumřel.
Sidkiya, ‹‹Ölmek istemiyorsan, konuştuklarımızı kimse duymasın›› dedi,Tedy rzekł Sedekijasz do Jeremijasza: Niechaj nikt nie wie o tem, abyś nie umarł;
Sidkiya, ‹‹Ölmek istemiyorsan, konuştuklarımızı kimse duymasın›› dedi,Und Zedekia sprach zu Jeremia: Siehe zu, daß niemand diese Rede erfahre, so wirst du nicht sterben.
Sidkiya, ‹‹Ölmek istemiyorsan, konuştuklarımızı kimse duymasın›› dedi,Vtedy povedal Cedekiáš Jeremiášovi: Nech sa nikto nedozvie týchto slov, aby si nezomrel!
Sidkiya, ‹‹Ölmek istemiyorsan, konuştuklarımızı kimse duymasın›› dedi,Zedechia a zis lui Ieremia: ,,Să nu ştie nimeni nimic din cuvintele acestea, şi nu vei muri!
Sidkiya, ‹‹Ölmek istemiyorsan, konuştuklarımızı kimse duymasın›› dedi,Και ειπεν ο Σεδεκιας προς τον Ιερεμιαν, Ας μη μαθη μηδεις περι των λογων τουτων και δεν θελεις αποθανει.
Sidkiya, ‹‹Ölmek istemiyorsan, konuştuklarımızı kimse duymasın›› dedi,И сказал Седекия Иеремии: никто не должен знать этих слов, и тогдаты не умрешь;
Sidkiya, ‹‹Ölmek istemiyorsan, konuştuklarımızı kimse duymasın›› dedi,Тогава Седекия рече на Еремия: Никой да се не научи за тоя разговор*, и ти няма да умреш.
Sidkiya, ‹‹Ölmek istemiyorsan, konuştuklarımızı kimse duymasın›› dedi,ויאמר צדקיהו אל ירמיהו איש אל ידע בדברים האלה ולא תמות׃
Sidkiya, ‹‹Ölmek istemiyorsan, konuştuklarımızı kimse duymasın›› dedi,فقال صدقيا لارميا لا يعلم احد بهذا الكلام فلا تموت.
Sidkiya, ‹‹Ölmek istemiyorsan, konuştuklarımızı kimse duymasın›› dedi,西 底 家 對 耶 利 米 說 、 不 要 使 人 知 道 這 些 話 、 你 就 不 至 於 死
Sidkiya, ‹‹Ölmek istemiyorsan, konuştuklarımızı kimse duymasın›› dedi,西底 家對 耶利米 說 、 不 要 使 人 知道 這 些話 、 你 就 不 至於 死
Sisli dağların tepelerine sessizce duruyor. Gitmiş olacak ve canlı ya da kalmak ve ölmek gerekir.안개 산 꼭대기에서 발끝을 의미합니다. 가 있어야하며 살고, 아니면 여기서 죽던해야합니다.
Sisli dağların tepelerine sessizce duruyor. Gitmiş olacak ve canlı ya da kalmak ve ölmek gerekir.עומד על קצות האצבעות על פסגות ההרים ערפילי. ואני חייב ללכת ולחיות, או להישאר ולמות.
Sisli dağların tepelerine sessizce duruyor. Gitmiş olacak ve canlı ya da kalmak ve ölmek gerekir.يقف على رؤوس الأصابع على قمم الجبال الضبابية. ولا بد لي من أن يكون قد انتهى والعيش ، أو البقاء ويموت.
Sisli dağların tepelerine sessizce duruyor. Gitmiş olacak ve canlı ya da kalmak ve ölmek gerekir.ジュリエットYond光は昼光、私はそれを知って、私ではありません。
Sınava girmek zorundasın diye mi ölmek istiyorsun?Csak mert vizsgáznod kell, már meg akarsz halni?
Sınava girmek zorundasın diye mi ölmek istiyorsun?Est-ce que tu vas mourir de simplement passer un examen ?
Sınava girmek zorundasın diye mi ölmek istiyorsun?Θέλεις να πεθάνεις επειδή πρέπει να γράψεις ένα διαγώνισμα;
Susuzluktan ölmek üzere olan küçük bir kızın fotoğrafı.c'est la photo d'une petite fille mourant de soif.
Susuzluktan ölmek üzere olan küçük bir kızın fotoğrafı.Đó là tấm hình chụp một bé gái đang chết dần vì khát.
Susuzluktan ölmek üzere olan küçük bir kızın fotoğrafı.É a foto de uma menina a morrer de sede.
Susuzluktan ölmek üzere olan küçük bir kızın fotoğrafı.E fotografia unei fetițe care moare de sete.
Susuzluktan ölmek üzere olan küçük bir kızın fotoğrafı.E' l'immagine di una bambina che sta morendo di sete.
Susuzluktan ölmek üzere olan küçük bir kızın fotoğrafı.Es la foto de una niña que muere de sed.
Susuzluktan ölmek üzere olan küçük bir kızın fotoğrafı.Es zeigt das Bild eines kleinen, verdurstenden Mädchens.
Susuzluktan ölmek üzere olan küçük bir kızın fotoğrafı.Gambar dari seorang gadis kecil yang sekarat karena kehausan.
İlgili Sayfalar