ölmek ile cümle

ölmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Beynim bana "Jane, ölmek istiyorsun." demeye başladı.Creierul meu a început să-mi spună, Jane, îţi doreşti să mori.
Beynim bana "Jane, ölmek istiyorsun." demeye başladı.Il mio cervello ha cominciato a dirmi: Jane, tu vuoi morire.
Beynim bana "Jane, ölmek istiyorsun." demeye başladı.제 두뇌가 저에게 말하기를, 제인, 너는 살고 싶지 않아,
Beynim bana "Jane, ölmek istiyorsun." demeye başladı.Mein Gehirn sagte mir: "Jane, du möchtest sterben."
Beynim bana "Jane, ölmek istiyorsun." demeye başladı.Mi cerebro comenzó a decirme: "Jane, tú quieres morir".
Beynim bana "Jane, ölmek istiyorsun." demeye başladı.Mijn brein hield me voor: "Jane, je wil sterven.
Beynim bana "Jane, ölmek istiyorsun." demeye başladı.Min hjärna började tala om för mig, Jane du vill dö.
Beynim bana "Jane, ölmek istiyorsun." demeye başladı.Min hjerne begyndte at fortælle mig, Jane, du vil gerne dø.
Beynim bana "Jane, ölmek istiyorsun." demeye başladı.Mój mózg zaczął mi mówić, chcesz umrzeć, Jane.
Beynim bana "Jane, ölmek istiyorsun." demeye başladı.Môj mozog mi začal hovoriť: "Jane, ty chceš zomrieť."
Beynim bana "Jane, ölmek istiyorsun." demeye başladı.Mon cerveau a commencé à me dire, Jane, tu veux mourir.
Beynim bana "Jane, ölmek istiyorsun." demeye başladı.Trí não tôi bắt đầu nói với tôi, Jane, cô muốn chết.
Beynim bana "Jane, ölmek istiyorsun." demeye başladı.Το μυαλό μου άρχισε να μου λέει, Τζέιν, θες να πεθάνεις.
Beynim bana "Jane, ölmek istiyorsun." demeye başladı.Мозъкът ми започна да ми казва: "Джейн, ти искаш да умреш".
Beynim bana "Jane, ölmek istiyorsun." demeye başladı.Мой мозг начал повторять: "Джейн, ты хочешь умереть".
Beynim bana "Jane, ölmek istiyorsun." demeye başladı.המוח שלי החל לומר לי, ג'יין, את רוצה למות.
Beynim bana "Jane, ölmek istiyorsun." demeye başladı.عقلي بدأ يقول لي، جين، أن تريدين الموت.
Beynim bana "Jane, ölmek istiyorsun." demeye başladı.きっと治らないわ
Bir değil, asmak, dilenmek, açlıktan, 'sokaklarda ben ölmek için ruhumu, ben serseri seni kabul,Być nie, hang, błagam, głodować, śmierć i 'na ulicach, Na, przez moją duszę, ja partacz uznać cię,
Bir değil, asmak, dilenmek, açlıktan, 'sokaklarda ben ölmek için ruhumu, ben serseri seni kabul,Egy légy sem, hang, könyörgök, éhezni, die i "az utcán, Mert a lelkem, én semmire elismerni téged,
Bir değil, asmak, dilenmek, açlıktan, 'sokaklarda ben ölmek için ruhumu, ben serseri seni kabul,En du ikke hænge, tigge, sulte, dør jeg 'på gaden, Thi ved min sjæl, jeg ne'er anerkender dig,
Bir değil, asmak, dilenmek, açlıktan, 'sokaklarda ben ölmek için ruhumu, ben serseri seni kabul,En du inte vara, hänga, tigga, svälta, dö i "gatorna, för, av min själ, jag drönarna erkänner dig,
Bir değil, asmak, dilenmek, açlıktan, 'sokaklarda ben ölmek için ruhumu, ben serseri seni kabul,너, 기다려 구걸, 굶어, '거리에서 내가 죽으면, 위해, 내 영혼으로, 나는 쓸모없는 인생이 그대를 인정 겁니다되지 않습니다,
Bir değil, asmak, dilenmek, açlıktan, 'sokaklarda ben ölmek için ruhumu, ben serseri seni kabul,O ai fi, nu atârnă, implor, mor de foame, mor i "pe străzi, Pentru, prin sufletul meu, voi ne'er te recunosc,
Bir değil, asmak, dilenmek, açlıktan, 'sokaklarda ben ölmek için ruhumu, ben serseri seni kabul,Te olla, roikkua, kerjätä, nälkää, kuolevat i 'katuja, Sillä minun sieluni, minä kulkumiesten tunnustaa sinut,
Bir değil, asmak, dilenmek, açlıktan, 'sokaklarda ben ölmek için ruhumu, ben serseri seni kabul,Un ser que no, cuelgue, ruego, de hambre, me muero "las calles, porque, por mi alma, yo nunca te reconocen,
Bir değil, asmak, dilenmek, açlıktan, 'sokaklarda ben ölmek için ruhumu, ben serseri seni kabul,Vam ni, visi, prosim, stradajo, i die "ulice, Za, po moji duši, bom Nikoli ti priznati,
Bir değil, asmak, dilenmek, açlıktan, 'sokaklarda ben ölmek için ruhumu, ben serseri seni kabul,Vás není, pověsit, prosím, hladovět, umřít i "na ulici, U, v mé duši, budu tě ne'er vědomí,
Bir değil, asmak, dilenmek, açlıktan, 'sokaklarda ben ölmek için ruhumu, ben serseri seni kabul,Vás nie je, zavesiť, prosím, hladovať, umrieť i "na ulici, U, v mojej duši, budem ťa ne'er vedomie,
Bir değil, asmak, dilenmek, açlıktan, 'sokaklarda ben ölmek için ruhumu, ben serseri seni kabul,Да не, подожди, прошу, голодать, умирать я 'улицы, Действительно, по мою душу, я никогда признают тебя,
Bir değil, asmak, dilenmek, açlıktan, 'sokaklarda ben ölmek için ruhumu, ben serseri seni kabul,Един не се мотае, просят, гладувам, аз ще умра на улицата, Защото, от душата ми, ще никога да ти признае,
Bir değil, asmak, dilenmek, açlıktan, 'sokaklarda ben ölmek için ruhumu, ben serseri seni kabul,אתה לא תהיה, לתלות, להתחנן, להרעיב, למות אני ברחובות, שכן, על ידי הנשמה שלי, אני לעולם לא יהיה להכיר אותך,
Bir değil, asmak, dilenmek, açlıktan, 'sokaklarda ben ölmek için ruhumu, ben serseri seni kabul,لأنك لا معطلا ، التسول ، تجويع ، ويموت ط 'في الشوارع ، لأنه ، من قبل نفسي ، وأنا سوف ne'er نعترف اليك ،
Bir değil, asmak, dilenmek, açlıktan, 'sokaklarda ben ölmek için ruhumu, ben serseri seni kabul,、信頼to'tあなたを熟考する、私は偽証したことはないでしょう:も鉱山が良いtheeを決してしないものものです。
Bu aptallar unun altın olduğunu bile bilmiyorlar! Ölmek mi istiyorlar!Acesti idioti nici nu stiu ca faina este aur.Ce vreti sa muriti!?
Bu aptallar unun altın olduğunu bile bilmiyorlar! Ölmek mi istiyorlar!Die idiooten weten niet eens dat bloem goud is.
Bu aptallar unun altın olduğunu bile bilmiyorlar! Ölmek mi istiyorlar!Diese Idioten wissen nicht einmal, dass Mehl Gold ist!
Bu aptallar unun altın olduğunu bile bilmiyorlar! Ölmek mi istiyorlar!이것들이 밀가루가 금가루인줄도 모르고 죽을라고
Bu aptallar unun altın olduğunu bile bilmiyorlar! Ölmek mi istiyorlar!Những thằng ngốc này không biết là bột là vàng sao, muốn chết à.
Bu aptallar unun altın olduğunu bile bilmiyorlar! Ölmek mi istiyorlar!המפגרים האלה אפילו לא יודעים שקמח שווה זהב. מה הם רוצים למות?
Bu aptallar unun altın olduğunu bile bilmiyorlar! Ölmek mi istiyorlar!هؤلاء الأغبياء لا يعلمون أن الطحين هو الذهب الابيض ,هل يريدون الموت!
Bu aptallar unun altın olduğunu bile bilmiyorlar! Ölmek mi istiyorlar!もったいない
Bu gördüğünü ölmek üzere olan bir kız.Aici este o fata care este aproape moarta.
Bu gördüğünü ölmek üzere olan bir kız.Aquí está una jovencita casi muerta.
Bu gördüğünü ölmek üzere olan bir kız.Đây là một cháu gái đang hấp hối.
Bu gördüğünü ölmek üzere olan bir kız.Hier is een meisje dat bijna dood is.
Bu gördüğünü ölmek üzere olan bir kız.거의 죽어가는 소녀입니다.
Bu gördüğünü ölmek üzere olan bir kız.Oto dziewczyna bliska śmierci.
Bu gördüğünü ölmek üzere olan bir kız.Qui c'è una ragazza che è quasi morta.
Bu gördüğünü ölmek üzere olan bir kız.Voici une fille mourante.
Bu gördüğünü ölmek üzere olan bir kız.Това е момиче, което е почти мъртво.
Bu gördüğünü ölmek üzere olan bir kız.Это — девочка, которая была почти уже мертва.
Bu gördüğünü ölmek üzere olan bir kız.הנה ילדה שכמעט מתה.
Bu gördüğünü ölmek üzere olan bir kız.هنا فتاة ميتة تقريباً.
Bu gördüğünü ölmek üzere olan bir kız.補水療法により彼女は回復し
Bu kız ölmek mi istiyor?Á, meg akar halni? Leteszi...
Bu kız ölmek mi istiyor?Est-ce qu'elle veut mourir ? Me raccrocher au nez....
Bu kız ölmek mi istiyor?Ααχ, θέλει να πεθάνει, πως μπορεί να μου κλείνει το τηλέφωνο;
Bu kız ölmek mi istiyor?ايغو, هل تريد الموت, كيف تقطع في وجهي؟
Bunlar ölmekte olan insanlar değiller.Acestea nu sunt popoare muribunde.
İlgili Sayfalar