ölmek ile cümle

ölmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Yirmi yaşında ölmek için tüm cesaretime ihtiyacım var.) oldu.אני זקוק לכל עוז רוחי כדי להיפרד מהעולם בגיל עשרים".
Ölmek İstedimעמדתי למות.
Lenin daha sonra bu olayın gerçekleşse "ölmek için aptalca bir yol" olacağını belirtmiştir.מאוחר יותר הודה לנין שהרהר באותם רגעים כי "זו דרך מטופשת למות".
Ölmek için korkmuyorum!מות אמות כדי לחיות!
Blue filminin çekimleri sırasında artık kör almuştu ve AIDS'ten ölmek üzereydi.בזמן העבודה על Blue הוא כבר היה עיוור וגסס ממחלות וסיבוכים הקשורים באיידס.
Bugün, bu iki kullanım da hemen hemen ölmek üzeredir.בשני סוגים אלו כמעט ואין היום שימוש.
Kırlangıç Oyunu - Ölmek Gitmek Dönmek (2014)"עד שתחזור" - לאסוף (2014).
Ölmek için ne kadar zamanının kaldığını göremez.לא ידוע כמה זמן חי ומתי הוא נפטר.
Boston'a vardığı zaman çok hastaydı ve ölmek üzereydi.הוא היה כל כך חולה עד שכמעט מת.
Ben ölmek üzere miydim?האם עמדתי למות?
Ben ölmek üzere miydim?האם הייתי על סף המוות?
Ölmek için en iyi yol bu.זוהי הדרך הטובה ביותר למות.
Yine de, ağır dang humması olan kişilerin %26’sı ölmektedir (her 100 kişiden 26’sı).Въпреки това при хората с тежка форма на денга умират 26 % (26 на всеки 100).
İyi tedaviyle, %1’den daha azı ölmektedir.При правилно лечение умират по-малко от 1 %.
Hastaların bir kısmı, tanıdan sonra bir yıl içerisinde ölmektedir.Болните умират в рамките на една година след тяхното идване.
Radames ile birlikte ölmek için kendini oraya gizlemiştir.Тя се скрила в гробницата, за да умре заедно с Радамес (La fatal pietra sovra me si chiuse).
1780 yılında ölmek üzere olan annesine bakmak için çağrıldığı evine geri döndü.През 1780 г. е повикана да се грижи за умиращата си майка и се връща у дома.
Boston'a vardığı zaman çok hastaydı ve ölmek üzereydi.Малко преди тръгването му към Италия той се разболява и умира в Сердика.
Kişi endişe duyabilir veya ölmek üzere olduğunu düşünebilir.Възможно е пострадалият да почувства тревожност или да си въобрази, че всеки момент ще умре.
Dizide her hafta bir veya birden fazla karakter ölmektedir.Във всеки епизод един или повече герои умират.
Hindistan'da her yıl yaklaşık 15.000 kişi yılan ısırığı sonucu ölmektedir.Годишно само в Индия и Шри Ланка загиват над 2000 души от ухапване на индийска кобра.
Gayem iyi bir insan olmak ve öyle ölmek.Човекът дори и добре да живее умира и друг се ражда.
Ağustosta Newman resmi olarak kemoterapiyi durdurdu ve ailesine evinde ölmek istediğini söyledi.Newman je u kolovozu navodno bio završio kemoterapiju i rekao svojoj obitelji kako želi umrijeti kući.
Ölmek için korkmuyorum!Nemoj umrijeti!
Kişi endişe duyabilir veya ölmek üzere olduğunu düşünebilir.Osoba također može biti tjeskobna ili imati osjećaj da umire.
Aşk acısı çekmektense, ölmek yeğdir.Iskusila sam da željeti trpljenje znači više nego trpjeti.
Jack ve Kate, Charlie'yi ölmek üzereyken bulurlar.Uskoro se Jack i Charlie posvađaju nakon što Jack zatraži od Charlieja da napusti pećine.
Boston'a vardığı zaman çok hastaydı ve ölmek üzereydi.Sljedeće godine nakon što je nslijedio oca, razbolio se i umro.
1885 yılında, yazar Victor Hugo'yu yatağında ölmek üzereyken fotoğrafladı.Fotografirao je Victora Hugoa na njegovog posmrtnoj postelji 1885. god.
Açlıktan ölmek üzereyim!Umirem od gladi!
Bella doğum sırasında ölmek üzeredir.Bella porodí veľmi skoro.
Boston'a vardığı zaman çok hastaydı ve ölmek üzereydi.Krátko po príchode do Moskvy ochorel a zomrel.
Bu sırada gerçek baba Davey ölmek üzeredir.Po čase Noahov otec zomrie.
Ölmek İstedimTúži zomrieť.
Ölmek ve onun yanına gitmek istiyordur.Chce ísť domov a tam zomrieť.
Ona göre ölmek, bu durumdaki biri için yeniden özgür olmanın tek yoludur.Smrť je pre ňu jediný spôsob ako môže tomuto prekliatiu uniknúť.
Bu nedenle, pek çok genç hasta hastalıkları nedeniyle ölmekteydiler.Následne mnoho pôvodného obyvateľstva zahynulo vinou privlečených chorôb.
Hastalığa yakalananlar yarım saat içinde ölmektedir.Do 7 hodín postihnutý môže zomrieť.
Olmeka terimi Nahuatl dilinde « kauçuk ülkesinin insanları » anlamına gelir.Slovo Anasazi v jazyku Navajov znamená tí starobylí, ktorí nie sú my.
İstatistiklere göre bu şekilde sahiplenilen kedilerin %98'i en fazla iki yıl içinde ölmektedirler.Statistika kaže, da kar 98 odstotkov velikih mačk umre že v prvih dveh letih ujetništva.
Ölmekte olan bir yıldızın etrafındaki sıcak gazdan oluşur.Sestavlja jo vroči plin, ki obkroža umirajočo zvezdo.
Ölmek üzereydi.Čas je, da umrem.
Bu sırada gerçek baba Davey ölmek üzeredir.Pred tem je umrl tudi oče Blaž.
Boston'a vardığı zaman çok hastaydı ve ölmek üzereydi.V visoki starosti je zbolel in bil tik pred smrtjo.
İyi tedaviyle, %1’den daha azı ölmektedir.Kadar je zdravljenje pravilno in hitro, je smrtnost manj kot 1 %.
Bugün, bu iki kullanım da hemen hemen ölmek üzeredir.Ti dve negativni lastnosti so zelo pogoste tudi v današnjem času.
Aşk acısı çekmektense, ölmek yeğdir.Bolj ljubim čast, kot pa se bojim smrti.
Hastalığa yakalananlar yarım saat içinde ölmektedir.Žmogus nuo įkandimo miršta per pusvalandį.
Aşırı gücü 205 sonlarında İmparatorun ölmekte olan kardeşinin ithamlarıyla ile sona erdi ve öldürüldü.Plauciano perdėta valdžia baigės 205 m., kai imperatoriaus mirštantis brolis jį atstatydino ir užmušė.
Mançuca bugün ölmek üzere olan dillerdendir.Kiuchendoič šiuo metu yra nykstanti kalba.
Aç Marvin, açlıktan ölmekte olan bir çocuktur.Pastarasis Knutui buvo negailestingas: marino jaunuolį badu, mušė.
O zaman ilerlemiş derecede göğüs kanseri olarak açlıktan ölmek yerine ölmeyi tercih etti.Kadangi tuomet jai krūties vėžys buvo vėlyvoj stadijoj, ji nusprendė nusimarinti badu.
Dizide her hafta bir veya birden fazla karakter ölmektedir.Vienas ar daugiau veikėjų žūva kiekviename epizode.
Ölmek İstedimNoriu mirti ten.
Böylece doğurduğu çocuklar hep ölmekteydi.Kas gimė, tas tikrai mirs.
Henüz ölmek istemiyorum.Dar nenoriu mirti.
Olmeklerin etkisi Orta Amerika boyunca hissedilebilir.Mängu tegevus leiab aset keskajas.
Çünkü vatan için yaşamak onun için ölmekten korkmamaktır.’Ela oma elu nii, et poleks hirme."
Vatan için ölmek (pro patria mori) ise şerefli ve onurlu bir şey olarak görülüyordu.Oli surres kõrgelt austatud ja lugupeetud.
Olmekler MÖ 2300 yıllarında toprak kap imalatında uzmanlaşmıştır.Ta keha oli looteasendis lebanud rabas u 2300 aastat.
İlgili Sayfalar