Beni öldürmemelerini söyle.Nói với họ đừng giết tôi.
Beni öldürmemelerini söyle.Powiedz im, żeby mnie nie zabijali.
Beni öldürmemelerini söyle.Sagen Sie ihnen, sie sollen mich nicht töten.
Beni öldürmemelerini söyle.Säg till dem att inte döda mig.
Beni öldürmemelerini söyle.Să nu mă ucidă.
Beni öldürmemelerini söyle.Zeg dat ze me niet vermoorden.
Beni öldürmemelerini söyle.Πες τους να μη με σκοτώσουν.
Beni öldürmemelerini söyle.Кажи им да не ме убиват.
Ben kimseyi öldürmem.Io non ucciderò nessuno.
Ben kimseyi öldürmem.Jag tänker inte döda nån.
Ben kimseyi öldürmem.Jeg slår ikke nogen ihjel.
Ben kimseyi öldürmem.Minä en aio tappaa ketään.
Ben kimseyi öldürmem.Não vou matar ninguém.
Ben kimseyi öldürmem.Nie zamierzam nikogo zabijać.
Ben kimseyi öldürmem.Yo no voy a matar a nadie.
Ben kimseyi öldürmem.Δεν θα σκοτώσω κανέναν.
Ben kimseyi öldürmem.Я не стану никого убивать.
Birbirimizi öldürmememizin tek sebebi egoizm.El egoísmo es lo que impide que nos asesinemos mutuamente.
Birbirimizi öldürmememizin tek sebebi egoizm.Nu kom smällen.
Birbirimizi öldürmememizin tek sebebi egoizm.Numai din egoism nu ne-am omorât unul pe altul.
Birbirimizi öldürmememizin tek sebebi egoizm.Nur der Egoismus hält uns davon ab, uns gegenseitig umzubringen. Na also!
Birbirimizi öldürmememizin tek sebebi egoizm.Nur der Egoismus hält uns davon ab, uns gegenseitig umzubringen.
Birbirimizi öldürmememizin tek sebebi egoizm.On puhdasta egoismia, ettemme ole tappaneet toisiamme.
Birbirimizi öldürmememizin tek sebebi egoizm.Pur égoïsme que nous ne nous soyons pas déjà entretués.
Birbirlerine sıkıca sarılmış kadınları gördüm, onları öldürmemeleri için ağlıyor ve yalvarıyorlardı.As mulheres abraçavam-se, aos gritos... ...e a chorar, para que não as matassem.
Birbirlerine sıkıca sarılmış kadınları gördüm, onları öldürmemeleri için ağlıyor ve yalvarıyorlardı.Ich sah Frauen, die sich aneinander klammerten, weinten und schrieen, dass man sie umbringen sollte.
Birbirlerine sıkıca sarılmış kadınları gördüm, onları öldürmemeleri için ağlıyor ve yalvarıyorlardı.I saw the women clinging to each other, crying and screaming at them not to kill them.
Birbirlerine sıkıca sarılmış kadınları gördüm, onları öldürmemeleri için ağlıyor ve yalvarıyorlardı.Jag såg kvinnor som grät och som klamrade sig fast vid varandra, de skrek åt dem att inte döda dem.
Birbirlerine sıkıca sarılmış kadınları gördüm, onları öldürmemeleri için ağlıyor ve yalvarıyorlardı.Láttam ahogy nők egymásba kapaszkodnak, sírnak és könyörögnek, hogy ne öljék meg őket.
Birbirlerine sıkıca sarılmış kadınları gördüm, onları öldürmemeleri için ağlıyor ve yalvarıyorlardı.Saya melihat para perempuan saling berpegangan menangis dan berteriak memohon agar tak dibunuh
Birbirlerine sıkıca sarılmış kadınları gördüm, onları öldürmemeleri için ağlıyor ve yalvarıyorlardı.Videla som ženy, ktoré sa chúlili k sebe, nariekali a kričali, aby ich nezabíjali.
Birbirlerine sıkıca sarılmış kadınları gördüm, onları öldürmemeleri için ağlıyor ve yalvarıyorlardı.Vidi le donne attaccate le une alle altre che piangevano e urlavano loro di non ucciderle.
Birbirlerine sıkıca sarılmış kadınları gördüm, onları öldürmemeleri için ağlıyor ve yalvarıyorlardı.Widziałam jak kobiety trzymały się bardzo blisko siebie, płakały i krzyczały do nich, aby ich nie zabijać.
Birbirlerine sıkıca sarılmış kadınları gördüm, onları öldürmemeleri için ağlıyor ve yalvarıyorlardı.Είδα γυναίκες να αγκαλιάζονται... να κλαίνε και να τους φωνάζουν να μη τις σκοτώσουν.
Birbirlerine sıkıca sarılmış kadınları gördüm, onları öldürmemeleri için ağlıyor ve yalvarıyorlardı."Видях жените, долепени една до друга, плачеха и им се молеха да не ги убиват.
Birbirlerine sıkıca sarılmış kadınları gördüm, onları öldürmemeleri için ağlıyor ve yalvarıyorlardı.ראיתי את האישה נצמדת לאחרת .בוכה וצורחת עליהם לא להרוג אותם
Birbirlerine sıkıca sarılmış kadınları gördüm, onları öldürmemeleri için ağlıyor ve yalvarıyorlardı.殺さないようにと 泣き叫んでいました 子供たちのために戦い 手放しませんでした
Bir gecede İKİ kurban adayını öldürmem gerektiğini düşününce.At jeg er nødt til at dræbe to offer-kandidater på en aften.
Bir gecede İKİ kurban adayını öldürmem gerektiğini düşününce.Att jag måste döda två tilltänkta offer på en kväll.
Bir gecede İKİ kurban adayını öldürmem gerektiğini düşününce.Minun on tapettava kaksi uhriehdokasta yhdessä illassa.
Bir gecede İKİ kurban adayını öldürmem gerektiğini düşününce.Pensar que tenho de matar DOIS candidatos a sacrifício numa só noite...
Bir gecede İKİ kurban adayını öldürmem gerektiğini düşününce.Pomyśleć, że w jedną noc muszę zabić dwóch kandydatów na ofiary.
Bir gecede İKİ kurban adayını öldürmem gerektiğini düşününce.Y pensar que tendré que matar a dos candidatos para el sacrificio en una noche.
Bir gecede İKİ kurban adayını öldürmem gerektiğini düşününce.Να σκοτώσω δύο υποψήφιους για θυσία σε μία νύχτα.
Bir gecede İKİ kurban adayını öldürmem gerektiğini düşününce.Надо же, мне придётся убить ДВУХ кандидатов в жертвы за одну ночь.
Bu göt herifi benim kendi ellerimle öldürmem gerekirdi!Avrei dovuto ucciderlo con le mie mani!
Bu göt herifi benim kendi ellerimle öldürmem gerekirdi!Ich wunschte ich hätte diesen Arschloch selber ermordet!
Bu göt herifi benim kendi ellerimle öldürmem gerekirdi!J'aurais dû buter cet enfoiré moi-même!
Bu göt herifi benim kendi ellerimle öldürmem gerekirdi!Θα έπρεπε να είχα σκοτώσει αυτό το καθίκι μόνη μου!
Bu göt herifi benim kendi ellerimle öldürmem gerekirdi!Я сама его чуть не прикончила!
Bu göt herifi benim kendi ellerimle öldürmem gerekirdi!セリーヌ・ディオンのナンバー中 ずっと喋りかけて来たのよ
Daha kaç kez öldürmemiz lazım?!¿Cuántas veces tenemos que matarle?
Daha kaç kez öldürmemiz lazım?!-Hur många gånger måste han dö?
Daha kaç kez öldürmemiz lazım?!- Hvor mange gange skal de dø?
Daha kaç kez öldürmemiz lazım?!Ile razy mamy go zabijać?
Daha kaç kez öldürmemiz lazım?!-Montako kertaa se pitää tappaa?
Daha kaç kez öldürmemiz lazım?!Quantas vezes temos de o matar?!
Daha kaç kez öldürmemiz lazım?!Quante volte lo dobbiamo uccidere?
Daha kaç kez öldürmemiz lazım?!Πόσες φορές πρέπει να τον σκοτώσουμε;
Daha kaç kez öldürmemiz lazım?!Сколько раз мы должны убить его?!