öldürmek ile cümle
öldürmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Çıkan arbede sonrası Rumi'nin "gerçek Mima" kişiliği, Mima'yı öldürmek için onu şehirde kovalar.Rumi's "Mima" personality chases Mima through the city to murder her.
Kara Panter, Demir Adam'a Moses Magnum'un T'Chaka'yı öldürmekten sorumlu olduğundan bahsetmektedir.Black Panther mentions to Iron Man that Moses Magnum was responsible for killing T'Chaka.
Mehdi çıkınca Süfyani onu yakalamak ve öldürmek için bir ordu gönderir.When the Mahdi appears, Sufyani will send an army to seize and kill him.
"Töten für Wotan" (Odin için öldürmek)Flag of the Misanthropic Division movement, with their motto "Töten für Wotan" (Killing for Odin)
Onu kuşatmak ve sakinlerini açlıktan öldürmek gerekiyordu."It was necessary to siege it and starve its inhabitants out."[3]
"Bu şarkı söyleyen kuşları öldürmek için buldozer kullanmak gibi bir şey..."[2]That’s like using bulldozers to kill songbirds…”.[7]
Sevgilisinin karısı Betty Gore'u öldürmekle suçlandı.She was accused of murdering Betty Gore, the wife of her lover.
Tom kimseyi öldürmek istemedi.Tom wollte niemanden umbringen.
Brian Meehan Guerin’i öldürmek suçundan ömür boyu hapse mahkûm edildi.Brian Meehan, Guerins Mörder, erhält lebenslänglich.
Nebukadnezar; "İçinizden, her kim, elindekini öldürmek isterse, öldürsün!" dedi.Und er sprach: ‚Wahrlich, ich sage euch: Diese arme Witwe hat mehr geopfert als alle anderen.
Onu öldürmek ile tehdit eder.Zunächst droht sie ihm, ihn zu töten.
Fakat arkasından kendisini öldürmek üzere bir kiralık katil de gönderir.Dennoch wird die Wahrsagerin, bei der sie Unterschlupf fand, getötet.
Ben bir adam öldürmek istemedim.Er hat niemanden umgebracht.
Ancak Suriye’deki emirlerin kendisini öldürmek istemesi üzerine Süleyman Şah Anadolu gazasına girişmiştir.An-Nāsir förderte den Sufi-Scheich ʿUmar as-Suhrawardī.
Oradaki herkesi öldürmek isterler.Ich will jeden umbringen.
Gerçek Robert'i öldürmek için peşine düşmüştür.Um deren Tötung zu verdecken, ermordet Robert diesen daraufhin.
Oğlunu öldürmek üzereyken bir melek onu durdurur.An der Opferstätte hält ein Engel Abraham jedoch im letzten Moment davon ab, seinen Sohn zu töten.
Aşırı tüketimi de öldürmektedir.Auch das Überkopfbetonieren ist möglich.
Neil, kendisini öldürmek istemediğini söyler.Mike fragt, weshalb man ihn nicht einfach umbringe.
Banquo ve Fleance'ı öldürmek için üç adam tutar.Er schickt Mörder aus, um Banquo und dessen Sohn Fleance ermorden zu lassen.
Grievous onu öldürmek ister.Andernfalls will Cosroe ihn töten.
Bir güç, bebeği öldürmek için tüm imkânlarını seferber etmektedir.Zum Entsetzen aller Umstehenden macht er Anstalten das Baby zu erschießen.
Daha sonra Hagen ve Gunther’e, onu öldürmekle kendi sonlarını hazırladıklarını söyler ve can verir.Er wäre bereit, Gunther und Hagen das Leben zu schenken, wenn sie sich ihm ergäben.
Armi, Ozan'ı babasını öldürmekle suçlar.Es geht das Gerücht, Othoon habe seinen Vater erschlagen.
Sami, mülteci arkadaşları ile onu öldürmek için plan yapar.Dieser stellt ihm eine Gruppe gedungener Mörder für seine Pläne zur Verfügung.
Tek amacımız önümüze gelen düşmanları öldürmek.Erneut besteht Gelegenheit die getöteten Feinde auszurufen.
Daha sonra Mason, Reznov ile beraber Rebirth adasına Steiner'ı öldürmek için giderler.Mason und Reznov reisen nun zur Insel der Wiedergeburt, um Steiner ausfindig zu machen.
Söylediğine göre İmparator onları kendi elleriyle öldürmek istiyordur.Darin betonte der Kaiser, die Waffen seien ihm von seinen Gegnern in die Hand gedrückt worden.
O zaman beni öldürmek zorunda kalacaksınız!"Du wirst sterben!“).
Bu adamlar Banquo'yu öldürmekte başarılı olsalar da Fleance'ı ellerinden kaçırırlar.Zwar gelingt es ihnen, Banquo zu töten, Fleance kann jedoch entkommen.
Kamsa tarafından Krişna'yı öldürmek için gönderilen at şeklindeki iblis Kesa yenildi ve öldürüldü.Der bei den Schotten verhasste Hugh de Cressingham wurde vom Pferd gestoßen und getötet.
Onu öldürmek için, ona saldırdı.L'homme l'a agressée avec l'intention de la tuer.
Birisi o politikacıyı öldürmekle tehdit etti.Quelqu'un a menacé de tuer cet homme politique.
Sizi öldürmek için geldim.Je suis venu pour vous tuer.
Beni öldürmek istiyor.Elle veut me tuer.
İkisini öldürmek üzereydi!Il a failli les tuer tous les deux !
Üçüncü plan, Heydrich'i Prag'da öldürmekti.Le troisième plan consistait à assassiner Heydrich dans Prague même.
Öldürmek için çok akıllı.Trop intelligent pour tuer.
II. Basileios kendisine güvenmedi ve yeni Bulgar Çarı'nı öldürmek için başka bir komplo hazırladı.Basile II ne le croit pas et prépare un autre projet pour tuer le nouveau tsar bulgare.
Onu öldürmek ile tehdit eder.Il menace de la faire assassiner.
Demek istediğim, öldürmek istiyorlardı."Je pensais que j'aillais le tuer... ».
Fakat yumurtalardan yeni çıkacakları öldürmek için ilaç 2 ay sonra tekrarlanmalıdır.Une deuxième dose, deux semaines après, serait nécessaire afin de tuer les œufs.
Oyunun amacı yaratıkları öldürmektir.La sauvegarde du jeu prend en compte le fait que des créatures ont été tuées.
Orada her Sonic'i öldürmek üzeryken birileri onu korur.Choûtant les cloqu's on d'meur'tot à sondgi.
Kalabalık Mouzalon kardeşleri öldürmek amacı ile kiliseye doğru hareketlendiler.Rejoints par la foule, les soldats se précipitent dans l'église avec pour objectif de tuer les frères Muzalon.
Holodomor, Ukraynaca (морити голодом) "açlıkla öldürmek" anlamına gelir.Les Ukrainiens l'appellent « Holodomor » ou « l'extermination par la faim ».
Drakula, Xander'a kılıcını verir, ki onu Toru'yu öldürmek için kullanır ve Renee'nin ölümünün intikamını alır.Dracula tranche les membres de Toru et laisse à Alex le soin de le tuer pour se venger de la mort de Renée.
Adam öldürmekte yetenekli değilim.Je suis incapable de tuer quelqu'un.
Diğerlerini öldürmek ve yok etmek manasına gelmez.Combattre et tuer les autres...
Bir güç, bebeği öldürmek için tüm imkânlarını seferber etmektedir.Tous ses muscles essaient de faire naître le bébé.
Sun, Charles'a ikisinin de amacının Benjamin Linus'u öldürmek olduğunu söyler.Sun l'informe alors qu'ils souhaitent tous les deux la mort de Benjamin Linus.
Neil, kendisini öldürmek istemediğini söyler.Celle-ci lui demande pourquoi il ne l'a pas tuée.
1981 - Mark David Chapman, John Lennon'u öldürmek suçundan 20 yıl hapse mahkûm oldu.Mark David Chapman, assassin de John Lennon en 1980.
Armida'nin sarayında Rinaldo Armirena'yi tam buyucu Armida onu oldurmek uzereyken buyucunun elinden kurtarir.Dans le palais, Rinaldo sauve Almirena des mains d'Armida qui s'apprêtait à la tuer.
Carl, silah çekerek annesini öldürmek zorunda kalır.Il vous faut, alors, les tuer à l'aide de votre arme.
Yarışın ardından hepsini teker teker öldürmektedir.Il les tue les uns après les autres.
Angel, Cordelia'ı öldürmek için gider ama çok geç kalır.Angel part à la recherche de Cordelia mais sans succès.
Oldukça iri yarı biri adam olan John Coffey, iki küçük kızı öldürmek suçundan idama mahkûm olmuştur.Il s'agit de John Coffey, un colosse, condamné pour le viol et le meurtre de deux soeurs.
Zaten asıl amacı da Mustafa'yı öldürmektir.La pièce a pour sujet la mise à mort de Moustapha.
Bir takım için insanlar birbirlerini öldürmekte veya kavga edebilmektedir.Les joueurs ont la possibilité de coopérer entre eux, ou de se combattre.