öldürmek ile cümle
öldürmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Ama o şahane kahverengi gözleri ile sana baktığını biliyorum, ve sen yine de onu öldürmek istedin.No viem, že na vás pozrela tými rozkošnými hnedými očami a vy ste ju aj tak chceli zabiť.
Ama o şahane kahverengi gözleri ile sana baktığını biliyorum, ve sen yine de onu öldürmek istedin.Pero sé que te miró con esos asombrosos ojos cafés. y aún así querías matarla.
Ama o şahane kahverengi gözleri ile sana baktığını biliyorum, ve sen yine de onu öldürmek istedin.Tapi saya tahu dia melihatmu dengan mata coklatnya yang indah, dan kau masih ingin membunuhnya.
Ama o şahane kahverengi gözleri ile sana baktığını biliyorum, ve sen yine de onu öldürmek istedin.Vím, že se na Tebe podívala jejíma úžasnýma hnědýma očima a Ty jsi ji chtěl stejně zabít.
Ama o şahane kahverengi gözleri ile sana baktığını biliyorum, ve sen yine de onu öldürmek istedin.Wiem, że patrzyła na ciebie tymi cudownymi brązowymi oczami, a mimo to chciałeś ją zabić.
Ama o şahane kahverengi gözleri ile sana baktığını biliyorum, ve sen yine de onu öldürmek istedin.Але я також знаю, що вона дивилась на тебе своїми чарівними карими очима, і ти ще більше хотів її вбити.
Ama o şahane kahverengi gözleri ile sana baktığını biliyorum, ve sen yine de onu öldürmek istedin.Знам че те е погледнала с онези невероятни кафяви очи, а ти все още си искал да я убиеш.
Ama o şahane kahverengi gözleri ile sana baktığını biliyorum, ve sen yine de onu öldürmek istedin.Я знаю, она смотрела на тебя своими удивительными карими глазами, а ты всё равно хотел убить её.
Ama o şahane kahverengi gözleri ile sana baktığını biliyorum, ve sen yine de onu öldürmek istedin.אבל אני יודעת שהיא הסתכלה אליך בעיניים החומות המדהימות האלו, ועדיין רצית להרוג אותה.
Ama o şahane kahverengi gözleri ile sana baktığını biliyorum, ve sen yine de onu öldürmek istedin.لكنني أعرف أنها نظرت إليك بهذه العيون العسلية الساحرة، وأنت لا تزال ترغب في قتلها.
Ama o şahane kahverengi gözleri ile sana baktığını biliyorum, ve sen yine de onu öldürmek istedin.あの素晴らしい茶色の目で でもあなたはそれでもあの子を殺したかったのです 私には どうしてそんなことができるのか 理解できません 今後も絶対ずっと理解できません
Ama sebepten, kötü, sen benim kuzenim öldürmek yüklediğin?Aber warum, Schurke, du hast zu töten meine Cousine?
Ama sebepten, kötü, sen benim kuzenim öldürmek yüklediğin?Ale dlaczego, villain, żeś zabić mojego kuzyna?
Ama sebepten, kötü, sen benim kuzenim öldürmek yüklediğin?Ale preto, darebák, ty si zabil svojho bratranca?
Ama sebepten, kötü, sen benim kuzenim öldürmek yüklediğin?Ale Proto, darebák, ty jsi zabil svého bratrance?
Ama sebepten, kötü, sen benim kuzenim öldürmek yüklediğin?Ampak Zatorej, lopov, didst si ubil mojega bratranca?
Ama sebepten, kötü, sen benim kuzenim öldürmek yüklediğin?Dar, de aceea, personaj negativ, l-ai omori vărul meu?
Ama sebepten, kötü, sen benim kuzenim öldürmek yüklediğin?De miért, gazember, estél néki megölni az unokatestvérem?
Ama sebepten, kötü, sen benim kuzenim öldürmek yüklediğin?Maar daarom, schurk, hebt gij mijn neef te doden?
Ama sebepten, kötü, sen benim kuzenim öldürmek yüklediğin?Mais pourquoi, méchant, tu as tué mon cousin?
Ama sebepten, kötü, sen benim kuzenim öldürmek yüklediğin?Ma perché, cattivo, tu hai ucciso mio cugino?
Ama sebepten, kötü, sen benim kuzenim öldürmek yüklediğin?Mas portanto, vilão, fizeste matar meu primo?
Ama sebepten, kötü, sen benim kuzenim öldürmek yüklediğin?Men hvorfor, skurk, ifald du dræber min fætter?
Ama sebepten, kötü, sen benim kuzenim öldürmek yüklediğin?Men varför, skurk, lät du döda min kusin?
Ama sebepten, kötü, sen benim kuzenim öldürmek yüklediğin?Mutta nyt, konna, olit sinä tappaa serkkuni?
Ama sebepten, kötü, sen benim kuzenim öldürmek yüklediğin? O kötü kuzeni kocam kill yersiniz olurdu:그러나 그런 이유로, 악당, 그대가 내 사촌을 죽일 didst? 그 악당의 사촌은 내 남편을 kill'd 것이다 :
Ama sebepten, kötü, sen benim kuzenim öldürmek yüklediğin? O kötü kuzeni kocam kill yersiniz olurdu:אבל למה, נבל, עשיתי את המעשה: להרוג את בן דודי? זה בן דוד נבל היה kill'd בעלי:
Ama sebepten, kötü, sen benim kuzenim öldürmek yüklediğin? O kötü kuzeni kocam kill yersiniz olurdu:ولكن ولهذا السبب ، الشرير ، شكيت انت تقتل ابن عمي؟ كان ابن عمه الشرير الذي kill'd زوجي :
Ama sebepten, kötü, sen benim kuzenim öldürmek yüklediğin? O kötü kuzeni kocam kill yersiniz olurdu:バック、バック、ネイティブの春に愚かな涙が、、あなたの支流滴は悲哀に属し、
Ama sebepten, kötü, sen benim kuzenim öldürmek yüklediğin?Pero ¿por qué, villano, qué te matan a mi primo?
Ama sebepten, kötü, sen benim kuzenim öldürmek yüklediğin?Tapi karenanya, penjahat, Syibli membunuh sepupu saya?
Ama sebepten, kötü, sen benim kuzenim öldürmek yüklediğin?Tuy nhiên, vậy nên, nhân vật phản diện, didst ngươi giết chết người anh em họ của tôi?
Ama sebepten, kötü, sen benim kuzenim öldürmek yüklediğin?Но защо, злодей, ти си убие братовчед ми?
Ama sebepten, kötü, sen benim kuzenim öldürmek yüklediğin?Но почему, злодей, же ты убил моего двоюродного брата?
‹‹Ama şimdi beni -Tanrıdan işittiği gerçeği sizlere bildireni- öldürmek istiyorsunuz. İbrahim bunu yapmadı.지금 하나님께 들은 진리를 너희에게 말한 사람인 나를 죽이려 하는도다 아브라함은 이렇게 하지 아니하였느니라
‹‹Ama şimdi beni -Tanrıdan işittiği gerçeği sizlere bildireni- öldürmek istiyorsunuz. İbrahim bunu yapmadı.Mas agora procurais matar-me, a mim que vos falei a verdade que de Deus ouvi; isso Abraão não fez.
‹‹Ama şimdi beni -Tanrıdan işittiği gerçeği sizlere bildireni- öldürmek istiyorsunuz. İbrahim bunu yapmadı.Ora invece cercate di uccidere me, che vi ho detto la verità udita da Dio; questo, Abramo non l'ha fatto
‹‹Ama şimdi beni -Tanrıdan işittiği gerçeği sizlere bildireni- öldürmek istiyorsunuz. İbrahim bunu yapmadı.А теперь ищете убить Меня, Человека, сказавшего вам истину, которую слышал от Бога: Авраам этого не делал.
‹‹Ama şimdi beni -Tanrıdan işittiği gerçeği sizlere bildireni- öldürmek istiyorsunuz. İbrahim bunu yapmadı.Тепер же шукаєте вбити мене, чоловіка, що вам правду глаголав, котру чув я від Бога. Сього Авраам не робив.
‹‹Ama şimdi beni -Tanrıdan işittiği gerçeği sizlere bildireni- öldürmek istiyorsunuz. İbrahim bunu yapmadı.ועתה אתם מבקשים להמיתני איש דבר אליכם האמת אשר שמעתי מעם האלהים אברהם לא עשה כזאת׃
‹‹Ama şimdi beni -Tanrıdan işittiği gerçeği sizlere bildireni- öldürmek istiyorsunuz. İbrahim bunu yapmadı.ولكنكم الآن تطلبون ان تقتلوني وانا انسان قد كلمكم بالحق الذي سمعه من الله. هذا لم يعمله ابراهيم.
‹‹Ama şimdi beni -Tanrıdan işittiği gerçeği sizlere bildireni- öldürmek istiyorsunuz. İbrahim bunu yapmadı.我 將 在 神 那 裡 所 聽 見 的 真 理 、 告 訴 了 你 們 、 現 在 你 們 卻 想 要 殺 我 . 這 不 是 亞 伯 拉 罕 所 行 的 事
‹‹Ama şimdi beni -Tanrıdan işittiği gerçeği sizlere bildireni- öldürmek istiyorsunuz. İbrahim bunu yapmadı.我 將 在 神 那 裡所聽見 的 真理 、 告訴 了 你 們 、 現 在 你 們卻 想要 殺 我 . 這不是 亞伯拉罕 所 行 的 事
Aptalları beleşe öldürmektir!A assassinar idiotas de borla!
Aradan günler geçti. Yahudiler Saulu öldürmek için bir düzen kurdular.A gdy przeszło niemało dni, uradzili Żydowie między sobą, aby go zabili.
Aradan günler geçti. Yahudiler Saulu öldürmek için bir düzen kurdular.A když přeběhlo drahně dnů, radu mezi sebou na tom zavřeli Židé, aby jej zabili.
Aradan günler geçti. Yahudiler Saulu öldürmek için bir düzen kurdular.A keď už bolo pominulo hodne dní, uradili sa medzi sebou Židia zabiť ho.
Aradan günler geçti. Yahudiler Saulu öldürmek için bir düzen kurdular.Au bout d`un certain temps, les Juifs se concertèrent pour le tuer,
Aradan günler geçti. Yahudiler Saulu öldürmek için bir düzen kurdular.Cách lâu ngày , người Giu-đa mưu với nhau để giết Sau-lơ .
Aradan günler geçti. Yahudiler Saulu öldürmek için bir düzen kurdular.Cách lâu ngày, người Giu-đa mưu với nhau để giết Sau-lơ.
Aradan günler geçti. Yahudiler Saulu öldürmek için bir düzen kurdular.Da nu mange dager var gått, la jødene råd op om å slå ham ihjel;
Aradan günler geçti. Yahudiler Saulu öldürmek için bir düzen kurdular.Decorridos muitos dias, os judeus deliberaram entre si matá- lo.
Aradan günler geçti. Yahudiler Saulu öldürmek için bir düzen kurdular.După cîtva timp, Iudeii s'au sfătuit să -l omoare;
Aradan günler geçti. Yahudiler Saulu öldürmek için bir düzen kurdular.Een tijd later besloten de Joodse leiders hem te doden.
Aradan günler geçti. Yahudiler Saulu öldürmek için bir düzen kurdular.Ja pitkän ajan kuluttua juutalaiset pitivät keskenään neuvoa tappaaksensa hänet.
Aradan günler geçti. Yahudiler Saulu öldürmek için bir düzen kurdular.여러 날이 지나매 유대인들이 사울 죽이기를 공모하더니
Aradan günler geçti. Yahudiler Saulu öldürmek için bir düzen kurdular.Ko je pa minilo dosti dni, se posvetujejo Judje, kako ga bodo umorili;
Aradan günler geçti. Yahudiler Saulu öldürmek için bir düzen kurdular.Men da nogle Dage vare forløbne, holdt Jøderne Råd om at slå ham ihjel.
Aradan günler geçti. Yahudiler Saulu öldürmek için bir düzen kurdular.När så en längre tid hade förgått, rådslogo judarna om att röja honom ur vägen;
Aradan günler geçti. Yahudiler Saulu öldürmek için bir düzen kurdular.Pasados muchos días, los judíos consultaron entre sí para matarle