öldürmek ile cümle
öldürmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Adam öldürmekten vicdan azabı çeken, mezara dek kaçacaktır; Kimse ona yardım etmesin.背 負 流 人 血 之 罪 的 、 必 往 坑 裡 奔 跑 、 誰 也 不 可 攔 阻 他
Adam öldürmekten vicdan azabı çeken, mezara dek kaçacaktır; Kimse ona yardım etmesin.背負 流 人血 之罪 的 、 必 往 坑 裡 奔跑 、 誰 也 不 可 攔 阻他
Adrenalin, öldürmek.Adrenalina, mata.
Adrenalin, öldürmek.Adrenalina, uccidi.
Adrenalin, öldürmek.Adrenalina, zabij.
Adrenalin, öldürmek.Adrenaline, giết.
Adrenalin, öldürmek.Adrénaline, tue.
Adrenalin, öldürmek.Adrenalin tötet.
Adrenalin, öldürmek.Az Adrenalin öl.
Adrenalin, öldürmek. Size bir vasiyet verecek.Adrenaline, moorden, het prikkelt je er toe.
Adrenalin, öldürmek. Size bir vasiyet verecek.아드레날린 따위 버려요! 이 유전자가 당신에게 의욕을 줄 것입니다.
Adrenalin, öldürmek. Size bir vasiyet verecek.Omoarǎ! adrenalina iţi va da putere.
Adrenalin, öldürmek. Size bir vasiyet verecek.אדרנלין, להרוג. זה יתן לך את החשק.
Adrenalin, öldürmek. Size bir vasiyet verecek.أدرلانين .. القتل .. انه سوف يعطيك الارادة
Adrenalin, öldürmek. Size bir vasiyet verecek.置き換えれないので、立ち向かったほうがいい
Adrenalin, öldürmek.Αδρεναλίνη, σκότωσε.
Adrenalin, öldürmek.Адреналин, убей.
Adrenalin, öldürmek.Адреналин, убивай.
Adrenalin, öldürmek.Адреналін, вбивати.
Afrika'nın başka bir yerinde yapıldığı gibi kaçak avcıları vurup öldürmek yerine,Au lieu de s'occuper des dettes des braconniers, comme cela se faisait ailleurs en Afrique,
Afrika'nın başka bir yerinde yapıldığı gibi kaçak avcıları vurup öldürmek yerine,În loc să-i împuște mortal pe braconieri, aşa cum se proceda în alte părţi ale Africii,
Afrika'nın başka bir yerinde yapıldığı gibi kaçak avcıları vurup öldürmek yerine,Invece di trattare i bracconieri come venivano trattati in altre zone dell'Africa,
Afrika'nın başka bir yerinde yapıldığı gibi kaçak avcıları vurup öldürmek yerine,아프리카 어딘가에서 자행되고 있던 밀렵 자체를 줄이려 하기보다
Afrika'nın başka bir yerinde yapıldığı gibi kaçak avcıları vurup öldürmek yerine,Namiesto ošetrovania pytliackeho dlhu ako to robili všade inde v Afrike,
Afrika'nın başka bir yerinde yapıldığı gibi kaçak avcıları vurup öldürmek yerine,Thay vì xử tử họ, như cách mà người ta làm ở Nam Phi
Afrika'nın başka bir yerinde yapıldığı gibi kaçak avcıları vurup öldürmek yerine,Zamiast kazać kłusownikom spłacać długi, jak to było w całej Afryce,
Afrika'nın başka bir yerinde yapıldığı gibi kaçak avcıları vurup öldürmek yerine,Вместо да третира дълга на бракониерите, както другаде в Африка,
Afrika'nın başka bir yerinde yapıldığı gibi kaçak avcıları vurup öldürmek yerine,Вместо того, чтобы стрелять в браконьеров, как это делалось повсюду в Африке,
Afrika'nın başka bir yerinde yapıldığı gibi kaçak avcıları vurup öldürmek yerine,אבי היה צייד לא חוקי במשך זמן רב. ובמקום לנהוג בציידים כבעלי חוב
Afrika'nın başka bir yerinde yapıldığı gibi kaçak avcıları vurup öldürmek yerine,بدلاً عن التعامل مع ديون الصيادين مثلما يفعلون في أماكن أخرى في أفريقيا،
Afrika'nın başka bir yerinde yapıldığı gibi kaçak avcıları vurup öldürmek yerine,野生動物を保持 管理する権利を 取り戻す手助けをしたのです
"Ah! hadi ama, zombi öldürmekten başka daha zekice bir iş yapamaz mısın?""Ale no tak, nemôžeš robiť niečo inteligentnejšie, ako strieľať zombíkov?"
"Ah! hadi ama, zombi öldürmekten başka daha zekice bir iş yapamaz mısın?""Ale no tak, nemůžeš dělat něco chytřejšího než střílet po zombie?"
"Ah! hadi ama, zombi öldürmekten başka daha zekice bir iş yapamaz mısın?""제발, 좀비에게 총 쏘는 것보다 좀 더 지적인 것을 할 수는 없을까?" 라고요.
"Ah! hadi ama, zombi öldürmekten başka daha zekice bir iş yapamaz mısın?""Komaan, kan je niet iets intelligenter doen? dan op zombies schieten?"
"Ah! hadi ama, zombi öldürmekten başka daha zekice bir iş yapamaz mısın?""Kom igen, kan du inte göra något mer intelligent än att skjuta på zombies?"
"Ah! hadi ama, zombi öldürmekten başka daha zekice bir iş yapamaz mısın?""Komm schon, kannst du nicht etwas Intelligenteres tun als Zombies zu erschießen?"
"Ah! hadi ama, zombi öldürmekten başka daha zekice bir iş yapamaz mısın?""Kurczę, nie możecie zająć się czymś mądrzejszym niż zabijanie zombie?"
"Ah! hadi ama, zombi öldürmekten başka daha zekice bir iş yapamaz mısın?"Nem tud valami intelligensebbet mutatni, mint a zombik lövöldözése?"
"Ah! hadi ama, zombi öldürmekten başka daha zekice bir iş yapamaz mısın?""Of, nu poți face ceva mai inteligent decât să împuști zombi?"
"Ah! hadi ama, zombi öldürmekten başka daha zekice bir iş yapamaz mısın?""Oh allez, tu ne pourrais pas faire quelque chose de plus intelligent que de tirer sur des zombies ?"
"Ah! hadi ama, zombi öldürmekten başka daha zekice bir iş yapamaz mısın?""Oh, andiamo, non puoi fare qualcosa di più intelligente che sparare agli zombie?"
"Ah! hadi ama, zombi öldürmekten başka daha zekice bir iş yapamaz mısın?""Ôi, thôi nào, tụi con không thể làm gì khác thông minh hơn thay vì cứ ngồi đấy bắn zombie hay sao?"
"Ah! hadi ama, zombi öldürmekten başka daha zekice bir iş yapamaz mısın?""Venga, ¿no puedes hacer algo más inteligente que disparar a zombies?"
"Ah! hadi ama, zombi öldürmekten başka daha zekice bir iş yapamaz mısın?""Έλα τώρα, δεν μπορείς να κάνεις κάτι πιο εποικοδομητικό από το να πυροβολείς ζόμπι;"
"Ah! hadi ama, zombi öldürmekten başka daha zekice bir iş yapamaz mısın?""Ты что, не можешь заняться чем-нибудь поумнее, чем стрелять в зомби?"
"Ah! hadi ama, zombi öldürmekten başka daha zekice bir iş yapamaz mısın?""Хайде, не можете ли да измислите нещо по-интересно от стреляне по зомбита?"
"Ah! hadi ama, zombi öldürmekten başka daha zekice bir iş yapamaz mısın?""נו באמת, אתה לא יכול לעשות משהו יותר אינטליגנטי מאשר לירות בזומבים?"
"Ah! hadi ama, zombi öldürmekten başka daha zekice bir iş yapamaz mısın?""آه، ليس لديك شيء تفعله أحسن من إطلاق النار على الزومبي؟"
"Ah! hadi ama, zombi öldürmekten başka daha zekice bir iş yapamaz mısın?"もう少しましなことができないの?」 さて一方で
Ama o şahane kahverengi gözleri ile sana baktığını biliyorum, ve sen yine de onu öldürmek istedin.Dar știu că te-a privit cu ochișorii ei căprui minunați și tu tot ai vrut s-o omori.
Ama o şahane kahverengi gözleri ile sana baktığını biliyorum, ve sen yine de onu öldürmek istedin.De tudom, hogy magára nézett azokkal a csodálatos barna szemekkel, és maga még mindig meg akarta ölni.
Ama o şahane kahverengi gözleri ile sana baktığını biliyorum, ve sen yine de onu öldürmek istedin.하지만 딸아이가 그 고운 갈색눈으로 당신들을 쳐다보고 있었음에도, 당신들은 여전히 그녀를 죽이고 싶어했었습니다
Ama o şahane kahverengi gözleri ile sana baktığını biliyorum, ve sen yine de onu öldürmek istedin.Maar ik weet dat ze naar je keek met die ongelofelijke bruine ogen, en je wilde haar nog steeds vermoorden.
Ama o şahane kahverengi gözleri ile sana baktığını biliyorum, ve sen yine de onu öldürmek istedin.Mais je sais qu'elle vous a regardé avec ces étonnants yeux bruns, et vous vouliez toujours la tuer.
Ama o şahane kahverengi gözleri ile sana baktığını biliyorum, ve sen yine de onu öldürmek istedin.Mas eu sei que ela olhou para ti com aqueles incríveis olhos castanhos, e ainda assim quiseste matá-la.
Ama o şahane kahverengi gözleri ile sana baktığını biliyorum, ve sen yine de onu öldürmek istedin.Ma so che ti ha guardato negli occhi con i suoi splendidi occhi scuri, e tu, ancora, hai voluto ucciderla.
Ama o şahane kahverengi gözleri ile sana baktığını biliyorum, ve sen yine de onu öldürmek istedin.Men jag vet att hon tittade på dig med sina fantastiska bruna ögon och du ville ändå döda henne.
Ama o şahane kahverengi gözleri ile sana baktığını biliyorum, ve sen yine de onu öldürmek istedin.Men jeg ved, at hun kiggede på dig med de fantastiske, brune øjne, og du ville stadig slå hende ihjel.
Ama o şahane kahverengi gözleri ile sana baktığını biliyorum, ve sen yine de onu öldürmek istedin.Nhưng tôi biết con bé đã nhìn ông với đôi mắt nâu xinh đẹp đó, vậy mà ông vẫn muốn giết nó.