öldürmek ile cümle
öldürmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Hap henüz denenmemiştir ve Shinichi'yi öldürmek yerine onu bir ilkokul çocuğu ebatlarına getirir.경시제가 유인을 질시해 죽인 후 유인 대신 대사도가 됐다.
Bruce, hırsızı öldürmek yerine orayı yakar.라인하르트를 지키기 위해 자신이 대신 암살자의 총에 맞아 숨을 거둔다.
Sami, mülteci arkadaşları ile onu öldürmek için plan yapar.아버지를 찾겠다는 목적으로 고모부와 함께 비행기를 만든다.
Onlar diğer klonları öldürmek için bir klon olan Helena'yi kullanırlar.הם משתמשים בשיבוט, הלנה, כדי להרוג את השיבוטים האחרים.
Neil, kendisini öldürmek istemediğini söyler.קייט אומרת לו שלא יאשים את עצמו.
Bu tip seri katiller heyecan peşindedirler ve öldürmekten zevk alırlar.רוצחים סדרתיים מסוג זה שואבים הנאה מעצם פעולת הרצח.
Gençler, adadan canlı çıkabilmek için 3 gün içinde birbirlerini öldürmek zorundadırlar.על המתמודדים המודחים באי היה לשהות לבדם במשך שלושה ימים.
Ben bir adam öldürmek istemedim.לא רציתי להרוג...
O zaman beni öldürmek zorunda kalacaksınız!"אתה הולך למות עכשיו!"
Sadece öldürmek var..זה פשוט הורג אותי...
Rachelle Lefèvre, Victoria: Erkek arkadaşı James'in öcünü almak için Bella'yı öldürmek isteyen bir vampir.ויקטוריה (רייצ'ל לפבר) - ערפדית שרוצה להרוג את בלה כדי לנקום את מות בן הזוג שלה, ג'יימס.
Drayton onun insan öldürmekte en iyi cani olduğunu söyler.פלנקטון אומר שקרן הוא הדבר הטוב ביותר שקרה לו בחייו.
Oğlunu öldürmek üzereyken bir melek onu durdurur.לאחר שהיא מציגה בפניו את בנה, הוא מנסה בכעס להורגו.
1981 - Mark David Chapman, John Lennon'u öldürmek suçundan 20 yıl hapse mahkûm oldu.מרק דייוויד צ'פמן, רוצחו של ג'ון לנון, מרצה עונשו בכלא מאז 1981.
Berghof'u ziyarete gelen İki konuk Hitler'i öldürmek için bir fırsat planladı.Двама гости планират да използват визита в Бергхоф като възможност да убият Хитлер.
1992 - Mafya patronu John Gotti, "adam öldürmek" ve "haraç almak" suçlarından New York'ta tutuklandı.1992 г. – В Ню Йорк, мафиотският бос Джон Готи е осъден на доживотен затвор за убийства и рекет.
Onu öldürmek ile tehdit eder.Тя търси възможност да го убие.
Yarışın ardından hepsini teker teker öldürmektedir.И тя един след друг ги убива.
Sun, Charles'a ikisinin de amacının Benjamin Linus'u öldürmek olduğunu söyler.Сън му казва, че единственият им общ интерес е да убият Бенджамин Лайнъс.
Keneyi öldürmek için ezmeyin, patlamasına neden olabilir.Не бива да се хвърля нищо срещу нея, защото може да се взриви.
Amacı mahkumları yakalamak değil öldürmektir.Не се подлага на съмнение фактът, че целта е била царят да бъде заловен жив, а не убит.
Tom Mary'yi öldürmek istiyor.Том иска да убие Мери.
Büyümeden önce onları öldürmek zorundayız.Трябва да ги убием, преди да са пораснали.
Demek istediğim, öldürmek istiyorlardı."Mislim da su ih željeli "ubiti".
Hatta bazı kişiler kız çocuklarını öldürmekteydi.I vjerujete li uistinu da su ovi dečki morali loviti cure?
Bu adamlar Banquo'yu öldürmekte başarılı olsalar da Fleance'ı ellerinden kaçırırlar.Ubojice su uspjeli ubiti Banquoa, ali Fleance je uspio pobjeći.
Ayrıca CIA, Fidel Castro'yu öldürmek için çok sayıda girişimde bulunacaktır.Među brojnim planovima bili su i neuspjeli pokušaji atentata na Fidela Castra.
Birçok kez Polat Alemdar'ı öldürmek istemiş fakat başaramamıştır.Nekoliko puta pokušali su ubiti Pavla Zorčića, ali nisu uspjeli.
O zaman beni öldürmek zorunda kalacaksınız!"Zato ću te ostaviti na životu."
Tam Polat Alemdar onu öldürmek isterken Memati, Cevat'ı kendisinin öldürmek istediğini söylemiştir.Zaprijetio im je da će, ukoliko se pokušaju ponovo osvetiti, reći Cuddy tko je kupio stan.
CBI'daki asıl amacı, ailesini katleden seri katil Red John'u yakalamak ve adalete teslim etmeden öldürmektir.Njegov posljednji čin u CBI-u je bio pronaći Red Johna i ubiti ga.
Sami, mülteci arkadaşları ile onu öldürmek için plan yapar.Mohamed vyzval svojich stúpencov k jeho zabitiu.
Tek amacımız önümüze gelen düşmanları öldürmek.Hlavným cieľom je zabiť stanovený počet nepriateľov.
Rick daha sonra silahını atar ve Shane'in silahsız birisini öldürmek zorunda olduğunu söylerdi.Lilly mu oznamuje, že zastrelil nepravého.
Zaten asıl amacı da Mustafa'yı öldürmektir.Pritom je však donútený prezradiť, že on sám mufasu zabil.
Amacı II. Murat'ı öldürmekti.Pozri vojny Murada II.
Macbeth, kralı öldürmek konusundaki endişelerini dile getirse bile, Lady Macbeth onu ikna eder.Povzbudený svojou ženou Macbeth zavraždí kráľa.
Neil, kendisini öldürmek istemediğini söyler.Povedal im, že nechcel zabiť Tatka.
Otho'dan lütuf ve ödül alabilme umudu ile Galba'yı öldürmek için yaklaşık 120 kişi gönüllü oldu.Zasluge za Galbov umor si je lastilo približno 120 ljudi, ki so zato od Otona pričakovali nagrado.
Amacı mahkumları yakalamak değil öldürmektir.Iz tega bi sledilo, da ujetnikov niso pobili, ampak preselili.
Onu öldürmek ile tehdit eder.Grozi ji, da bo ob službo.
Magister militum Arbogast Falvius Victor'u öldürmek üzere Trier'e gönderildi.V Trier je poslal svojega magistra militum Arbogasta z nalogo, da ubije tudi Flavija Viktorja.
1968 - James Earl Ray, Martin Luther King Jr.'u öldürmek suçundan tutuklandı.James Earl Ray je bil atentator, ki je ubil Martina Luthra Kinga.
Elmas yavaş yavaş onu öldürmektedir.Kristalizira običajno počasi.
Ambara döner ve Henry'yi öldürmek ister; ancak bunu yapamaz.Ji sugrįžo į požemį, ketindama nužudyti Henrį, bet neįstengė pati to padaryti.
Onu öldürmek ile tehdit eder.Karavadžas esą grasino jį nužudyti.
Yolcularını öldürmek içın tasarlanmıştır.Avarijos metu jais numatyta evakuoti keleivius.
Kurucu ortak Ray Chan'e göre 9GAG "insanların zaman öldürmek ve biraz gülmek için baktığı yer" olmalıdır.9GAG-i kaasasutaja Ray Chani sõnul on 9GAG koht, kus inimesed võiksid käia, et lüüa aega surnuks ja lõbutseda.
Öldürmek için çok akıllı.Liiga targad suremiseks.
1968 - James Earl Ray, Martin Luther King Jr.'u öldürmek suçundan tutuklandı.1969 – kohus tunnistas James Earl Ray süüdi Martin Luther Kingi mõrvas.
John Coffey İki küçük kıza tecavüz ederek öldürmek suçundan yargılanıp idama mahkûm edilmiştir.Coffey mõisteti süüdi kahe tüdruku mõrva eest ja sai karistuseks surmanuhtluse.
Aşırı tüketimi de öldürmektedir.Harrastab ka murdmaasuusatamist.
Amaç karşı tarafın kralını öldürmektir.Malemängus on poolte eesmärgiks matistada vastase kuningas.
Ben bir adam öldürmek istemedim.Terroristid ei kavatsenud tüdrukut tappa.
Kalabalık Mouzalon kardeşleri öldürmek amacı ile kiliseye doğru hareketlendiler.Ta andis korralduse, et mõnede surnud fraticelli liikmete auks tuleb rajada kirikuid.
Tek amaç önünüze çıkan herkesi öldürmektedir.Üks viimne eesmärk, mille poole kõik püüdlevad.
12 yaşımdayken ölmek istedim. 13 yaşımdayken bir çocuğu öldürmek istedim.제가 12살 때, 죽고 싶었고, 13살 때는 다른 어린 아이를 죽이고 싶었습니다.
12 yaşımdayken ölmek istedim. 13 yaşımdayken bir çocuğu öldürmek istedim.13, meg akartam ölni egy gyereket.
12 yaşımdayken ölmek istedim. 13 yaşımdayken bir çocuğu öldürmek istedim.14歳で 将来を真剣に考えるように言われ
12 yaşımdayken ölmek istedim. 13 yaşımdayken bir çocuğu öldürmek istedim.Mit 13 wollte ich ein Kind töten.