öldürmek ile cümle
öldürmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Aşırı tüketimi de öldürmektedir.必殺技も当てづらい。
İkinci plan, Heydrich'in evinden Prag'a giderken ormandaki onu öldürmekti.第2の計画は、ハイドリッヒが住居からプラハへの移動中に、森の道路で暗殺するというものであった。
Hitler'i öldürmek için yapılan 20 Temmuz suikast girişiminde yaralandı ve kendisine Yara Rozeti verildi.7月20日のヒトラー暗殺未遂事件の際にはヒトラーを狙った爆発に巻き込まれ、軽傷を負った。
Adam öldürmekte yetenekli değilim.相手を殺すほどの威力はない。
"'Atatürk'ü öldürmek isteyen adamı merak ettim'"."龍也を殺した本当の犯人を知りたくないか?"。
Sadece öldürmek var.殺すしかない。
Oğlunu öldürmek üzereyken bir melek onu durdurur.サクヤとの間に子供を作った後、天使に殺された。
Adamlar kurdu da öldürmek ister.人間は殺すために殺す。
Önce "Jedi yolu bu değil" diyerek öldürmek istemez.同時に「これはクーデターではない」とした。
Kolombiya mahkemelerinde 172 çocuğu öldürmekle suçlandı ve kendisi 140 çocuğu öldürdüğünü itiraf etti.しかし彼はコロンビアの各地方で172人の児童を殺害した疑いがもたれている。
Ancak ne yazık ki programın devam edebilmesi için bazı karakterleri öldürmek zorundayız.今後、計画具体化するまでにこれらの課題解消が必要となる。
Güneyli asker bunu fırsat bilerek Generalleri vurmaya kalkınca Zeb onu öldürmek zorunda kalır.ところが、目の前にグラント将軍がいることを知った南軍脱走兵がグラント将軍を撃とうとしたために、ゼブはとっさにその脱走兵を殺してしまう。
Bir zombi olarak uyanacak ve ben onu öldürmek zorunda kalacağım!" diye bağırır.おまえがもたもたしてるうちに、俺なら10人は殺せるぞ!」と罵った。
Amacı kendine ihanet eden karısından öç almak için onu öldürmektir.裏切り者の死を要求するために自身の死刑すら望んだ。
Teröristlerin amacı ise VIP'yi öldürmektir.テロリスト側はこれを阻止し、VIPを暗殺する。
Ama bu uyuşturucu onu yavaşça öldürmektedir.しかしそれは彼女の体を徐々に蝕んでいってしまう。
Sonsuz güzelliğini mühürlemiş olan Prenses Serenity'yi öldürmek ister.姫役のランバダを容赦無く攻撃した。
2009 yılında kasten öldürmekten idam cezasına çarptırılmıştır.2009年、コカイン所持で有罪判決が下される。
Taşların tekrar oluşmasından faydalanarak bunu düşmanları öldürmekte kullanabiliriz.盗まれた宝石は敵を倒すことで取り戻せる。
Sami, mülteci arkadaşları ile onu öldürmek için plan yapar.殺し屋を殺すため、ハルに殺し屋を探させる。
İkem'i öldürmek için okçu gönderir.庄司が大貫を殺す手引きをする。
Güzel'in kardeşi Güzel'i öldürmek üzereyken Sadık ortaya çıkar.妹のシゲ子に美子・美男を託し亡くなった。
1981 - Mark David Chapman, John Lennon'u öldürmek suçundan 20 yıl hapse mahkûm oldu.1981年 - ジョン・レノン殺害犯マーク・チャップマンに懲役刑の判決。
VIP: puan, seni öldürmek düşman takım VIP, süre çalışan korumak için kendi.味方のVIPを守りつつ敵のVIPをキルすることによって、ラウンド制覇となる。
Oğlunu öldürmek üzereyken bir melek onu durdurur.當他正要犧牲自己的兒子時,天使出現阻止。
1981'de Arne Johnson, ev sahibi Alan Bono'yu öldürmekle suçlandı.1981年,阿恩·约翰逊被控謀殺其房東艾伦·博诺。
Fakat arkasından kendisini öldürmek üzere bir kiralık katil de gönderir.後全迷戀葉苓(毛舜筠飾),以致大權旁落,苓更藉清殺害異己,獨掌朝綱。
Nebukadnezar; "İçinizden, her kim, elindekini öldürmek isterse, öldürsün!" dedi.完颜文不愿意,按都瓜苦劝说:“上云别有所行,是欲杀汝也,奈何以一妇杀身乎。
Ambara döner ve Henry'yi öldürmek ister; ancak bunu yapamaz.她回到艙口裏準備殺死亨利,但她沒有這個勇氣。
Baş karakter olan Kərim'in (Elməddin Cəfərov) en büyük amacı babası gibi sinek öldürmekdir.作为神族的后裔,这个“次神”(非纯正的神族血统)的战力早已不如他的祖先们那样强悍。
Mao'nun Kızıl Muhafızlarına devrimin düşmanlarını suiistimal etmek ve öldürmek için açık çek verilmiştir.毛泽东的红卫兵被授予自由行使侮辱和杀死革命敌人的权力。
“Doğru Davranış” anlayışı; öldürmekten, hırsızlıktan ve doğru yoldan çıkmadan uzak durmayı önerir.十善業道,是於十惡行所依止之處,遠離故而發起之業道: 不杀生:不杀害人类以及畜生下至昆虫等生命。
John Coffey İki küçük kıza tecavüz ederek öldürmek suçundan yargılanıp idama mahkûm edilmiştir.約翰·考菲(John Coffey)在死囚牢房內是一個體型壯碩的黑人囚犯,他因為被控強姦和殺害了兩個小女孩罪成而等待行刑。
Amacı II. Murat'ı öldürmekti.它为了搜寻丢失的Muu Muu。
Ben bir adam öldürmek istemedim.此外没有多杀一人。
Onu öldürmek ile tehdit eder.她下来就是为了杀死他们。
Dondurma işlemi, parazitleri öldürmek için kullanılan bir yöntemdir.碎冰锥是一种用来把大的冰块敲碎的尖刺工具。
Bruce, arabada niyetinin Chill'i öldürmek olduğunu söyler.因为他的朋友Carlitos告诉他要死在飞机上。
Adamlar kurdu da öldürmek ister.若苾芻欲殺人。
Yolcularını öldürmek içın tasarlanmıştır.張飛被部下暗殺。
Bir güç, bebeği öldürmek için tüm imkânlarını seferber etmektedir.每个人都感受到孩子死去的麻木力量。
Eline geçen insanları neşeli bir şekilde öldürmektedir.用欢乐来安定百姓。
Bu testler tamamlandığında İmparator'u öldürmek üzere harekete geçecektir.一经发现,会遭到皇帝斥责。
Aşırı tüketimi de öldürmektedir.另外获得超霸杯。
Humberto Castro Muñoz, Haziran 1995 tarihinde Escobar'ı öldürmekle suçlandı.1995年6月,穆尼奥斯為殺害埃斯科巴而內疚。
Mayınlar bir insanı öldürmekten çok üzerine basan kişiyi yaralamak amaçlıydı.因能殺傷喜歡殺害那類人而相當興奮。
Ben bir adam öldürmek istemedim.나는 남자나 여자를 죽이지 않았다.
Elmas yavaş yavaş onu öldürmektedir.달팽이는 느리게 이동하는 동물이다.
Bir güç, bebeği öldürmek için tüm imkânlarını seferber etmektedir.인형을 매개로 하는 것으로 상대에게 능력을 씌우는 것이 가능하다.
Bunun üzerine şehir halkı onları taşlamakla ve işkence yaparak öldürmekle tehdit ettiler.이들은 마에다 도시이에가 죽은 후, 미쓰나리를 습격하였고, 세키가하라 전투에서 동군에 가담하였다.
Oradaki herkesi öldürmek isterler.이것들 모조리 죽여버린다.
O zaman beni öldürmek zorunda kalacaksınız!"내가 죽일 것이오!"라고 말하였다.
Demek istediğim, öldürmek istiyorlardı."그들이 죽었을 것 같다"라고 말했다.
Sonsuz güzelliğini mühürlemiş olan Prenses Serenity'yi öldürmek ister.죽을 운명이였던 아우나는 벨로트공주의 신하가 되는 조건으로 목숨을 건진다.
Sadece öldürmek var.1명은 그냥 죽인다.
Antik Mısır'da kedi öldürmek veya incitmek suç sayılırdı ve cezası ölümdü.고대 이집트에서 고양이는 숭배되었고, 고양이를 죽이면 사형을 당했다.
Bülbülü Öldürmek (İngilizce: To Kill a Mockingbird), Harper Lee'nin 1960'ta yayınlanan Pulitzer ödüllü romanı.《앵무새 죽이기》(영어: To Kill a Mockingbird, 번역 : 흉내지빠귀 죽이기)는 퓰리처 상을 수상한 하퍼 리의 소설로 1960년에 출판되었다.
Ancak vazgeçemediği bir tutkusu da insan öldürmektir.사생학이 대상으로 하는 것은 인간의 소멸, 죽음이다.
Onu öldürmek ile tehdit eder.그러나 이제는 나에게 살해 협박을 한다.
Holodomor, Ukraynaca (морити голодом) "açlıkla öldürmek" anlamına gelir.홀로도모르는 우크라이나어로 "기아로 인한 치사(致死)"라는 뜻이다.