Ben söylediğini doğru bulmuyorum fakat onu söyleme hakkını ölünceye kadar savunacağım.I disapprove of what you say, but I will defend to the death your right to say it.
Ben ölünce kim ağlayacak?Who will weep when I die?
Tom ölünceye kadar konserler vermeye devam etti.Tom continued giving concerts until he died.
Ben ölünceye kadar seni seveceğim.I'll love you until I die.
Hepimiz ölünceye kadar onlar mutlu olmayacak.They won't be happy until we're all dead.
Herkim sigara yada içki içmezse ölünceye kadar yaşayacaktır.Whoever doesn't smoke or drink will live until death.
Ölünce buraya gömülmek istiyorum.When I die, I want to be buried here.
Ölünceye kadar onu hatırlayacaksın.You'll remember that until you die.
Sen ölünce ben mutlu olacağım.When you die, I will be happy.
Muhtemelen ölünceye kadar yaşamak için yeterli paraya sahipsin.You probably have enough money to live till you die.
Ölünün arkasından konuşmak istemiyorum.I don't want to speak ill of the dead.
"O evde ne kadar kaldın?" "Annem ölünceye kadar orada kaldım.""How long did you stay in that house?" "I stayed there until my mother died."
Akbabaların ölünün kokusunu alabildikleri söylenir.It is said that vultures can smell death.
Tom ölünceye kadar Boston'da yaşadı.Tom lived in Boston until he died.
Çocuğun ölünce geleceğini kaybedersin.You lose your future when your child dies.
Ölünceye kadar kimseyi mutlu saymayın.Count no man happy until he is dead.
Babası ölünce ailesinin geçimini Tom üstlendi.Tom became the breadwinner of the family when his father died.
Çiftler sosyal olarak tekeşlidir ve eşlerden biri ölünceye kadar birlikte kalırlar.Once mated, a pair will stay together until one of them dies.
1018 yılında ölünce, Guaimar ortak prens yapılmıştır.When he died in 1018, Guaimar was made co-prince.
Oyuncunun iyi beslenmiş olması gerekir yoksa açlık sorunundan dolayı ölünebilir.The player must stay well fed or they will die of starvation.
Pulitzer, 1911 yılında ölünce yönetimi oğulları Ralph, Joseph ve Herbert Pulitzer devraldı.When Pulitzer died in 1911, he passed control of the World to his sons Ralph, Joseph and Herbert.
1979 otobiyografisini yayınladı ve 1990 yılında ölünceye kadar bilimsel çalışmalarını sürdürdü.He published an autobiography in 1979 and remained scientifically active until his death in 1990.
2006 yılında Philippe ölünce, şirket eşi Marie-Odile ve çocuklarına kaldı.At Philippe's death in 2006, the group passed to his widow, Marie-Odile, and their children.
Carlos 1700 yılında ölünce İspanyol Habsburglar'ı da onunla birlikte bitti.So when Charles II died in 1700, the line of the Spanish Habsburgs died with him.
Svyatogor ve atı ölünce bir dağa dönüşürlür.Svyatogor and his horse become a mountain as he dies.
Meri 27 Mart 2009'da 89 yaşında ölünce davanın görülmesi durduruldu.The trial was halted when Meri died March 27, 2009 at the age of 89.
İnsan kalbi, yaşamı boyunca çalışır ancak ölünce durur.However, the soul lives on, and is eligible for the Resurrection of the dead.
Varlık yeryüzünde ölünce ka’sına geçer.Thus when Hell's earth breaks, it is his blood that gushes out.
Son konuşanı Della Prince 1962 yılında ölünce dil de tükenmiş oldu.The language's last native speaker, Delia Prince, died in 1962.
III. Mihail - (19 Ocak 840 - 23 Eylül/24 Eylül 867), Babası ölünce imparator.Michael III (19 January 840 – 23 September/24 September 867), who succeeded as emperor.
1986 yılından itibaren ölünceye dek milletvekilliği yapmıştır.He worked for the UN from 1986 until his death.
Alaşehir'de 3.000 ve Turgutlu'da 1.000 ölünün olduğu tahmin edilmiştir.There were estimated to be 3,000 victims in Alaşehir and 1,000 in Turgutlu.
Leone film için resmi imzayı attıktan iki gün sonra ölünce proje iptal edildi.The project was canceled when Leone died two days before he was to officially sign on for the film.
Bir sonraki sene Selçuk sultanı da ölünce sultanlık iç rekabet nedeniyle parçalandı.The following year, the Seljuq sultan died, and the sultanate was split by internal rivalries.
Genç Stalin — 1920’lerden 1953’te ölünceye kadar Sovyet lideri.Joseph Stalin, the de facto leader of the Soviet Union from the mid-1920s until his death in 1953.
Babasının vasiyeti üzerine, babası ölünce de babasının topraklarından ayrılmamıştır.He was sixteen when his father, without previous warning, dropped dead in his presence.
Bu mucizelerin çoğu iyileştirme, egzorsizm, ölünün canlandılması ve doğanın kontrol edilmesidir.The majority are faith healing, exorcisms, resurrection of the dead and control over nature.
Bleda 445 yılında ölünce, Attila tek başına Hun hükümdarı olmuştur.Bleda died in 445, and Attila became the sole ruler of the Huns.
Ölünceye dek bu gazetenin başyazarlığını sürdürdü.He edited this journal until his death.
Ebeveynlerinin ölümünden sonra büyükbabası da ölünceye kadar onunla yaşamış.After that his niece lived with him until he died.
Bu sebeple ölünceye kadar Müdafaa!We will defend this island until we are dead!
Ölündüğünde tüm power-up'lar kaybedilir.If the player dies, all power-ups are lost.
Ölünceye kadar eğitim üzerine etkin çalışmalarını sürdürdü.He maintained an active teaching schedule until his death.
Nerva 27 Ocak 98'de ölünce Trajan sorunsuz bir şekilde başa geçti.After barely fifteen months in office, Nerva died of natural causes on 27 January 98.
Bu servet Doçe iken ölünce kardeşi Francesco'ya miras kaldı.After his death, he was succeeded by his brother Francesco.
İnsan ölünce yok olur ve yeniden yaşaması Tanrı'nın onu diriltmesine bağlıdır.As long a person lives, God allows him to repent.
VII. Konstantinos,9 Kasım 959 tarihinde ölünce, II. Romanos imparator oldu.When Constantine VII died on 9 November 959, Romanos II succeeded him to the throne.
1819 yılında ağabeyi Moritz ölünce dokuz çocuğun üçüncüsü olarak ailenin en büyük oğlu oldu.The third of nine children, he became the eldest son when his brother Moritz died in 1819.
Yas şarkıları (mourning songs), ölünün arkasından duyulan üzüntüyü dile getirir.Characteristic songs of mourning (moirologia) accompany the lamentation of the dead.
Küçük yaşta babası ölünce bir basmacı dükkânında çalışmaya başladı.As a young man he worked in the shop his grandfather had opened.
1558 yılında I. Mary ölünce İngiltere üzerindeki nüfuzunu kaybetti.In 1859, Sarah learned that her father had died overseas.
Eğer babası ölürse kendisi de ölünceye kadar bir şey yemeyeceğine dair yemin etti.Before dying, the warrior swore to his father that he would bring no harm to his family.
1959 yılından ölünceye dek Sablé-sur-Sarthe belediye başkanlığı yapmıştır.He served as the Mayor of Juigné-sur-Sarthe from 1900 to 1944.
Hatice ölünceye kadar başka eş almadı.Carnegie didn't marry until after his mother died.
1509 yılında VII. Henry ölünce 22 Nisan 1509'da tahta VIII. Henry geçti.On 21 April 1509 Henry VII died.
Ölünce Westminster Katedraline gömüldü.He was buried at Westminster Cathedral.
Yaratıldığım günden beri demokratça yaşadım, ölünceye kadar da demokrat kalacağım.I can participate by staying a Democrat.
Stefan Duşan 1355 yılında ölünce yerine oğlu V Stefan Uros geçmiştir.When Stefan Dušan died in 1355, his son Stefan Uroš V succeeded him.
Fakat 13. bölümde babaları ölünce işleri iyice sarpa sarmıştır.However, in Season 3, his business got bankrupt.
Annesi kocası yedi yıl sonra ölünce, kendisine oldukça yüklü bir miras kalarak geri döndü.Her father died when she was only seven, but he left her a very large inheritance.