ölüme ile cümle
ölüme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Onlar ki hayatı geri gelip erotizmi ölüme panzehir olarak görenler.Тези, които се бяха върнали към живота, виждаха еротиката като антитяло срещу смъртта.
Onlar ki hayatı geri gelip erotizmi ölüme panzehir olarak görenler.Те люди, которые вернулись к жизни, прочувствовали эротику и признали её противоядием от смерти.
Onlar ki hayatı geri gelip erotizmi ölüme panzehir olarak görenler.Ті, хто повернувся до життя, розуміли еротичність як протиотруту смерті.
Onlar ki hayatı geri gelip erotizmi ölüme panzehir olarak görenler.אלו שחזרו לחיים היו האנשים שתפשו את הארוטיות כסם-נגד למוות.
Onlar ki hayatı geri gelip erotizmi ölüme panzehir olarak görenler.وأولئك الذين عادوا إلى الحياة كانوا أؤلئك الذين فهموا العلاقة الجنسية بإعتبارها مضاد للموت.
Onlar ki hayatı geri gelip erotizmi ölüme panzehir olarak görenler.エロチシズムは 死を免れる薬だと理解していました 彼らは どうやったら生き延びられるか 知っていたのです
Onu ölüme mi terk edeceksin?Hylkäätkö naisen?
Onu ölüme mi terk edeceksin?La vuoi abbandonare?
Onu ölüme mi terk edeceksin? Ne kadar soğukkanlı bir şey.Θα την εγκαταλείψεις; Πολύ ψυχρό εκ μέρους σου.
Onu ölüme mi terk edeceksin?Opuścisz ją?
Onu ölüme mi terk edeceksin?Överger du henne?
Onu ölüme mi terk edeceksin?Svigter du hende?
Onu ölüme mi terk edeceksin?Vais abandoná-la?
Onu ölüme mi terk edeceksin?¿Vas a abandonarla?
Onu ölüme mi terk edeceksin?Ты её бросишь?
Örneğin, kızamık daha 1990'da 4 milyon ölüme neden oluyordu, şimdi ise bu sayı 400,000'in altında.1990년대까지만 해도 홍역은 4백만명의 어린이의 목숨을 앗아갔습니다. 하지만 지금은 40만 이하죠.
Örneğin, kızamık daha 1990'da 4 milyon ölüme neden oluyordu, şimdi ise bu sayı 400,000'in altında.4百万人だったものが 現在では40万人以下に止まっています。 ですから、変化を起こす事は本当に可能なのです。
Örneğin, kızamık daha 1990'da 4 milyon ölüme neden oluyordu, şimdi ise bu sayı 400,000'in altında.De exemplu, pojarul a cauzat 4 milioane de morti in 1990 si acum numarul de morti este sub 400.000.
Örneğin, kızamık daha 1990'da 4 milyon ölüme neden oluyordu, şimdi ise bu sayı 400,000'in altında.Điển hình, có 4 triệu người chết vì bệnh sởi tính đến năm 1990 hiện nay, chỉ còn khoảng dưới 400.000 người.
Örneğin, kızamık daha 1990'da 4 milyon ölüme neden oluyordu, şimdi ise bu sayı 400,000'in altında.Napríklad, osýpky boli príčinou 4 miliónov úmrtí ešte nedávno v roku 1990, a teraz je ich menej ako 400 tisíc.
Örneğin, kızamık daha 1990'da 4 milyon ölüme neden oluyordu, şimdi ise bu sayı 400,000'in altında.Por ejemplo, el sarampión provocaba 4 millones de muertes en 1990 y ahora está debajo de 400.000.
Örneğin, kızamık daha 1990'da 4 milyon ölüme neden oluyordu, şimdi ise bu sayı 400,000'in altında.Rubeólában négy millióan haltak meg a nem is távoli 1990-es években. Mára ez 400 ezerre csökkent.
Örneğin, kızamık daha 1990'da 4 milyon ölüme neden oluyordu, şimdi ise bu sayı 400,000'in altında.למשל, החצבת גרמה ל-4 מיליון מיתות עד 1990, וכיום - פחות מ-400 אלף.
RAB beni şiddetle yola getirdi, Ama ölüme terk etmedi.(117:18) Строго наказал меня Господь, но смерти не предал меня.
RAB beni şiddetle yola getirdi, Ama ölüme terk etmedi.De HERE heeft mij pijnlijk gestraft, maar Hij heeft mij in leven gelaten.
RAB beni şiddetle yola getirdi, Ama ölüme terk etmedi.Der HERR züchtigt mich wohl; aber er gibt mich dem Tode nicht.
RAB beni şiddetle yola getirdi, Ama ölüme terk etmedi.Domnul m'a pedepsit, da, dar nu m'a dat pradă morţii.
RAB beni şiddetle yola getirdi, Ama ölüme terk etmedi.Duramente me castigó Jehovah, pero no me entregó a la muerte
RAB beni şiddetle yola getirdi, Ama ölüme terk etmedi.Hårdt tuktet Herren mig, men til døden overgav han mig ikke.
RAB beni şiddetle yola getirdi, Ama ölüme terk etmedi.Herra minua kyllä kuritti, mutta kuolemalle hän ei minua antanut.
RAB beni şiddetle yola getirdi, Ama ölüme terk etmedi.HERREN tugted mig hårdt, men gav mig ej hen i Døden.
RAB beni şiddetle yola getirdi, Ama ölüme terk etmedi.Il Signore mi ha provato duramente, ma non mi ha consegnato alla morte
RAB beni şiddetle yola getirdi, Ama ölüme terk etmedi.Keményen megostorozott engem az Úr; de nem adott át engem a halálnak.
RAB beni şiddetle yola getirdi, Ama ölüme terk etmedi.여호와께서 나를 심히 경책하셨어도 죽음에는 붙이지 아니하셨도다
RAB beni şiddetle yola getirdi, Ama ölüme terk etmedi.L`Éternel m`a châtié, Mais il ne m`a pas livré à la mort.
RAB beni şiddetle yola getirdi, Ama ölüme terk etmedi.Ngài mở cho tôi các cửa công bình, Tôi sẽ vào ngợi khen Ðức Giê-hô-va.
RAB beni şiddetle yola getirdi, Ama ölüme terk etmedi.Ngài mở cho tôi các cửa công_bình , Tôi sẽ vào ngợi_khen Ðức_Giê - hô-va .
RAB beni şiddetle yola getirdi, Ama ölüme terk etmedi.O Senhor castigou-me muito, mas não me entregou � morte.
RAB beni şiddetle yola getirdi, Ama ölüme terk etmedi.Ostro me je pokoril GOSPOD, ali smrti me ni izdal.
RAB beni şiddetle yola getirdi, Ama ölüme terk etmedi.Pokarałci mię Pan srodze; ale mię na śmierć nie podał.
RAB beni şiddetle yola getirdi, Ama ölüme terk etmedi.Potrestať bol ma potrestal Hospodin, ale ma nevydal smrti.
RAB beni şiddetle yola getirdi, Ama ölüme terk etmedi.Trestaltě mne přísně Hospodin, ale smrti mne nevydal.
RAB beni şiddetle yola getirdi, Ama ölüme terk etmedi.TUHAN telah menyiksa aku dengan keras, tetapi Ia tidak menyerahkan aku kepada maut
RAB beni şiddetle yola getirdi, Ama ölüme terk etmedi.Väl tuktade mig HERREN, men han gav mig icke åt döden.
RAB beni şiddetle yola getirdi, Ama ölüme terk etmedi.Αυστηρως με επαιδευσεν ο Κυριος, αλλα δεν με παρεδωκεν εις θανατον.
RAB beni şiddetle yola getirdi, Ama ölüme terk etmedi.Строго ме наказва Господ, Но на смърт не ме предаде.
RAB beni şiddetle yola getirdi, Ama ölüme terk etmedi.יסר יסרני יה ולמות לא נתנני׃
RAB beni şiddetle yola getirdi, Ama ölüme terk etmedi.تأديبا ادبني الرب والى الموت لم يسلمني
RAB beni şiddetle yola getirdi, Ama ölüme terk etmedi.耶 和 華 雖 嚴 嚴 的 懲 治 我 、 卻 未 曾 將 我 交 於 死 亡
RAB beni şiddetle yola getirdi, Ama ölüme terk etmedi.耶和華 雖嚴嚴 的 懲治 我 、 卻 未 曾 將 我 交於 死亡
Sanırım sanatçı burada ölüme ilişkin bir metafor yaratmış. .- Быть там в этот момент, на природе, в одиночестве, в тишине, в потёмках... ... и метафорический конец жизни.
Sen bile. Bir insan herşeye alışabilir ölüme ve herşeye.Uno se puede acostumbrar a todo: a la muerte, a todo.
Şimdi de daha fazla ölüme yol açabilecek deneylerde... beni onlara yardım etmeye zorlayacaklar.E adesso vogliono farmi lavorare con loro per esperimenti che porteranno a molti altri morti ancora.
Şimdi de daha fazla ölüme yol açabilecek deneylerde... beni onlara yardım etmeye zorlayacaklar.E, agora, vão obrigar-me a trabalhar com eles nas experiências... ... que vão fazer mais mortos.
Şimdi de daha fazla ölüme yol açabilecek deneylerde... beni onlara yardım etmeye zorlayacaklar.Nu jobbar jag med experiment- -som kommer att skörda ännu fler liv.
Şimdi de daha fazla ölüme yol açabilecek deneylerde... beni onlara yardım etmeye zorlayacaklar.Nyt he pakottavat minut auttamaan heitä kokeissa- -jotka vievät vielä useamman hengen.
Şimdi de daha fazla ölüme yol açabilecek deneylerde... beni onlara yardım etmeye zorlayacaklar.Og nu vil de have mig til at lave eksperimenter, - - som formentlig vil koste mange flere liv.
Şimdi de daha fazla ölüme yol açabilecek deneylerde... beni onlara yardım etmeye zorlayacaklar.Teraz każą mi brać udział w eksperymentach, które mogą pochłonąć jeszcze więcej ofiar.
Şimdi de daha fazla ölüme yol açabilecek deneylerde... beni onlara yardım etmeye zorlayacaklar.Y ahora, quieren que trabaje con ellos haciendo experimentos... que probablemente causen muchos muertos.
Şimdi de daha fazla ölüme yol açabilecek deneylerde... beni onlara yardım etmeye zorlayacaklar.Τώρα θα με αναγκάσουν να κάνω πειράματα που μπορεί να προκαλέσουν ακόμη περισσότερες απώλειες.