ölümde ile cümle
ölümde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Böylece onları ölümden kurtarır, Kıtlıkta yaşamalarını sağlar.Ðặng cứu linh hồn họ khỏi sự chết, Và bảo tồn mạng sống họ trong cơn đói kém.
Böylece onları ölümden kurtarır, Kıtlıkta yaşamalarını sağlar.Ðặng cứu linh_hồn họ khỏi sự chết , Và bảo_tồn mạng sống họ trong cơn đói_kém .
Böylece onları ölümden kurtarır, Kıtlıkta yaşamalarını sağlar.da reši smrti njih dušo in jih žive ohrani v lakoti.
Böylece onları ölümden kurtarır, Kıtlıkta yaşamalarını sağlar.daß er ihre Seele errette vom Tode und ernähre sie in der Teuerung.
Böylece onları ölümden kurtarır, Kıtlıkta yaşamalarını sağlar.for at fri deres Sjæl fra Døden og holde dem i Live i Hungerens Tid.
Böylece onları ölümden kurtarır, Kıtlıkta yaşamalarını sağlar.for å utfri deres sjel fra døden og holde dem i live i hungersnød.
Böylece onları ölümden kurtarır, Kıtlıkta yaşamalarını sağlar.gy kimentse lelköket a halálból, és az éhségben [is] eltartsa õket.
Böylece onları ölümden kurtarır, Kıtlıkta yaşamalarını sağlar.han vill rädda deras själ från döden och behålla dem vid liv i hungerns tid.
Böylece onları ölümden kurtarır, Kıtlıkta yaşamalarını sağlar.Ia menyelamatkan mereka dari maut, dan menghidupi mereka di masa kelaparan
Böylece onları ölümden kurtarır, Kıtlıkta yaşamalarını sağlar.저희 영혼을 사망에서 건지시며 저희를 기근시에 살게 하시는도다
Böylece onları ölümden kurtarır, Kıtlıkta yaşamalarını sağlar.para librar sus almas de la muerte y para darles vida en tiempos de hambre
Böylece onları ölümden kurtarır, Kıtlıkta yaşamalarını sağlar.para os livrar da morte, e para os conservar vivos na fome.
Böylece onları ölümden kurtarır, Kıtlıkta yaşamalarını sağlar.pelastaaksensa heidän sielunsa kuolemasta, elättääksensä heitä nälän aikana.
Böylece onları ölümden kurtarır, Kıtlıkta yaşamalarını sağlar.per liberarlo dalla morte e nutrirlo in tempo di fame
Böylece onları ölümden kurtarır, Kıtlıkta yaşamalarını sağlar.Zij weten dat zij alleen zc aan de dood kunnen ontkomen; dat alleen de HERE hen bewaart voor hongersnood.
Böylece onları ölümden kurtarır, Kıtlıkta yaşamalarını sağlar.δια να ελευθερωση εκ θανατου την ψυχην αυτων, και εν καιρω πεινης να διαφυλαξη αυτους εις ζωην.
Böylece onları ölümden kurtarır, Kıtlıkta yaşamalarını sağlar.За да избави от смърт душата им, И в глад да ги опази живи.
Böylece onları ölümden kurtarır, Kıtlıkta yaşamalarını sağlar.להציל ממות נפשם ולחיותם ברעב׃
Böylece onları ölümden kurtarır, Kıtlıkta yaşamalarını sağlar.لينجّي من الموت انفسهم وليستحييهم في الجوع
Böylece onları ölümden kurtarır, Kıtlıkta yaşamalarını sağlar.要 救 他 們 的 命 脫 離 死 亡 、 並 使 他 們 在 饑 荒 中 存 活
Böylece onları ölümden kurtarır, Kıtlıkta yaşamalarını sağlar.要 救 他們 的 命脫離 死亡 、 並使 他 們在 饑荒 中 存活
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.A držali to slovo u seba dopytujúc sa medzi sebou, čo je to vstať z mŕtvych.
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.A tak oni zatrzymali tę rzecz u siebie, pytając się między sobą, co by to było zmartwychwstać.
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.Ed essi tennero per sé la cosa, domandandosi però che cosa volesse dire risuscitare dai morti
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.E eles guardaram o caso em segredo, indagando entre si o que seria o ressurgir dentre os mortos.
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.Ei au păstrat în ei lucrul acesta, şi se întrebau între ei ce să însemne învierea aceea dintre cei morţi,
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.És ezt a szót megtarták magukban, tudakozván egymás között, mit tesz a halálból feltámadni?
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.Ils retinrent cette parole, se demandant entre eux ce que c`est que ressusciter des morts.
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.In to besedo so ohranili, in vpraševali so med seboj, kaj bi to bilo: vstati iz mrtvih?
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.I zachovali tu věc u sebe, tížíce mezi sebou, co by to bylo z mrtvých vstáti?
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.Ja he pitivät mielessään sen sanan ja tutkistelivat keskenään, mitä kuolleista nouseminen oli.
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.저희가 이 말씀을 마음에 두며 서로 문의하되 죽은 자 가운데서 살아나는 것이 무엇일까 하고
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.Og de fastholdt dette Ord hos sig selv og spurgte hverandre, hvad det er at opstå fra de døde.
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.Og de holdt fast ved det ord, og de talte sig imellem om hvad det er å opstå fra de døde.
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.Vậy , môn_đồ ghi_nhớ lời ấy , và hỏi nhau sự từ kẻ chết_sống lại là gì .
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.Vậy, môn đồ ghi nhớ lời ấy, và hỏi nhau sự từ kẻ chết sống lại là gì.
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.Y ellos guardaron la palabra entre sí, discutiendo qué significaría aquello de resucitar de entre los muertos
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.Και εφυλαξαν τον λογον εν εαυτοις, συζητουντες προς αλληλους τι ειναι το να αναστηθη εκ νεκρων.
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.И они удержали это слово, спрашивая друг друга, что значит: воскреснуть из мертвых.
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.И те пазеха тая поръчка, като разискваха помежду си що значи да възкръсне от мъртвите.
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.І задержали вони се слово в себе, перепитуючись, що се єсть: із мертвих воскреснути.
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.וישמרו את הדבר בלבבם וידרשו לדעת מה היא התקומה מן המתים׃
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.فحفظوا الكلمة لانفسهم يتساءلون ما هو القيام من الاموات.
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.門 徒 將 這 話 存 記 在 心 、 彼 此 議 論 從 死 裡 復 活 是 甚 麼 意 思
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.門徒 將這話 存記 在心 、 彼此 議論從 死 裡 復活 是 甚 麼意思
Canlarını çukurdan, Hayatlarını ölümden kurtarmak için.Aby zahamował duszę jego od dołu, a żywot jego aby na miecz nie trafił.
Canlarını çukurdan, Hayatlarını ölümden kurtarmak için.Afin de garantir son âme de la fosse Et sa vie des coups du glaive.
Canlarını çukurdan, Hayatlarını ölümden kurtarmak için.A zachoval duši jeho od jámy, a život jeho aby netrefil na meč.
Canlarını çukurdan, Hayatlarını ölümden kurtarmak için.ca să -i păzească sufletul de groapă şi viaţa de loviturile săbiei.
Canlarını çukurdan, Hayatlarını ölümden kurtarmak için.Cứu linh hồn họ khỏi cái huyệt, Và mạng sống khỏi bị gươm giết,
Canlarını çukurdan, Hayatlarını ölümden kurtarmak için.Cứu linh_hồn họ khỏi cái huyệt , Và mạng sống khỏi bị gươm giết ,
Canlarını çukurdan, Hayatlarını ölümden kurtarmak için.da odtegne dušo njegovo izpred jame in življenje njegovo, da ne leti v strelo.
Canlarını çukurdan, Hayatlarını ölümden kurtarmak için.for å berge hans sjel fra graven og hans liv fra å rammes av det drepende spyd.
Canlarını çukurdan, Hayatlarını ölümden kurtarmak için.holde hans Sjæl fra Graven, hans Liv fra Våbendød.
Canlarını çukurdan, Hayatlarını ölümden kurtarmak için.그는 사람의 혼으로 구덩이에 빠지지 않게 하시며 그 생명으로 칼에 멸망치 않게 하시느니라
Canlarını çukurdan, Hayatlarını ölümden kurtarmak için.para librar su alma de la fosa y su vida de ser traspasada por la lanza
Canlarını çukurdan, Hayatlarını ölümden kurtarmak için.para reter a sua alma da cova, e a sua vida de passar pela espada.
Canlarını çukurdan, Hayatlarını ölümden kurtarmak için.per preservarne l'anima dalla fossa e la sua vita dalla morte violenta
Canlarını çukurdan, Hayatlarını ölümden kurtarmak için.säästääkseen hänen sielunsa haudasta ja hänen henkensä syöksymästä peitsiin.
Canlarını çukurdan, Hayatlarını ölümden kurtarmak için.Så bevarar han hennes själ från graven och hennes liv ifrån att förgås genom vapen.