ölümcül ile cümle
ölümcül kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
İkinci dalga son derece ölümcül, mutasyona uğramış bir salgındı.La deuxième vague était la vague du super tueur qui avait muté.
İkinci dalga son derece ölümcül, mutasyona uğramış bir salgındı.La seconda ondata fu quella del virus mutato super letale.
İkinci dalga son derece ölümcül, mutasyona uğramış bir salgındı.La segunda ola fue la ola de super asesinos mutados.
İkinci dalga son derece ölümcül, mutasyona uğramış bir salgındı.Втората вълна била мутираната супер убийствена вълна.
İkinci dalga son derece ölümcül, mutasyona uğramış bir salgındı.Ко второй волне вирус мутировал и убивал всё живое на своём пути.
İkinci dalga son derece ölümcül, mutasyona uğramış bir salgındı.הגל השני היה הנגיף שעבר מוטציה, הגל הקטלני ביותר.
İkinci dalga son derece ölümcül, mutasyona uğramış bir salgındı.الموجة الثانية منه كانت أكثرهم تحوراً و فتكاً.
İkinci dalga son derece ölümcül, mutasyona uğramış bir salgındı.第1波では 医療従事者が十分足りていました
İnsanlığın bildiği en ölümcül hastalıklardan biridir.Asta este una dintre cele mai periculoase boli cunoscute de oameni.
İnsanlığın bildiği en ölümcül hastalıklardan biridir.Een van de dodelijkste ziekten bekend aan de mens.
İnsanlığın bildiği en ölümcül hastalıklardan biridir.Esta es una de las enfermedades más letales conocidas por los humanos.
İnsanlığın bildiği en ölümcül hastalıklardan biridir.E' una delle malattie più mortali mai conosciute dall'uomo.
İnsanlığın bildiği en ölümcül hastalıklardan biridir.Jednej z najbardziej zabójczych chorób nam znanych.
İnsanlığın bildiği en ölümcül hastalıklardan biridir.인간에게 가장 치명적인 병중에 하나지요.
İnsanlığın bildiği en ölümcül hastalıklardan biridir.Une des maladies connues de l'Homme les plus mortelles.
İnsanlığın bildiği en ölümcül hastalıklardan biridir.Είναι μια από τις πιο θανατηφόρες αρρώστιες γνωστές στον άνθρωπο.
İnsanlığın bildiği en ölümcül hastalıklardan biridir.Това е една от най-опасните болести засегнали човека.
İnsanlığın bildiği en ölümcül hastalıklardan biridir.Это одна из страшнейших болезней, известных человечеству.
İnsanlığın bildiği en ölümcül hastalıklardan biridir.זוהי אחת המחלות הקטלניות ביותר הידועה לאדם.
İnsanlığın bildiği en ölümcül hastalıklardan biridir.هذا واحد من أعنف الأمراض المميته المعروفة للبشر.
İnsanlığın bildiği en ölümcül hastalıklardan biridir.しかし 植物も昆虫もリンゴも
İşte bu şekilde, bir kanser, zararsızdan, ölümcüle doğru değişiyor.A právě takto se z neškodného nádoru stává nádor zhoubný.
İşte bu şekilde, bir kanser, zararsızdan, ölümcüle doğru değişiyor.È così che un cancro passa dall'essere inoffensivo a mortale.
İşte bu şekilde, bir kanser, zararsızdan, ölümcüle doğru değişiyor.E esta é a forma como um câncro inofensivo se torna num câncro mortal.
İşte bu şekilde, bir kanser, zararsızdan, ölümcüle doğru değişiyor.En zo is het dat een kanker van onschadelijk naar dodelijk overgaat.
İşte bu şekilde, bir kanser, zararsızdan, ölümcüle doğru değişiyor.Et c'est vraiment ainsi qu'un cancer passe de d'un état inoffensif à un stade mortel.
İşte bu şekilde, bir kanser, zararsızdan, ölümcüle doğru değişiyor.Inilah bagaimana biasanya sebuah kanker berubah dari tidak berbahaya jadi mematikan.
İşte bu şekilde, bir kanser, zararsızdan, ölümcüle doğru değişiyor.I w ten właśnie sposób rak przestaje być nieszkodliwy a zaczyna być zabójczy.
İşte bu şekilde, bir kanser, zararsızdan, ölümcüle doğru değişiyor.Ja näin itse asiassa syöpä muuttuu harmittomasta kuolettavaksi.
İşte bu şekilde, bir kanser, zararsızdan, ölümcüle doğru değişiyor.이것은 암이 무해하지 않은 상태에서 치명적이게 되는 과정입니다
İşte bu şekilde, bir kanser, zararsızdan, ölümcüle doğru değişiyor.Şi astfel practic un cancer trece de la a fi inofensiv, la mortal.
İşte bu şekilde, bir kanser, zararsızdan, ölümcüle doğru değişiyor.Tako se tumor spremeni iz neškodljivega v smrtno nevarnega.
İşte bu şekilde, bir kanser, zararsızdan, ölümcüle doğru değişiyor.Und dies ist im Endeffekt wie Krebs sich von harmlos bis hin zu tödlich entwickelt.
İşte bu şekilde, bir kanser, zararsızdan, ölümcüle doğru değişiyor.Và đây chính là cách khối u từ lành tính, trở thành ác tính.
İşte bu şekilde, bir kanser, zararsızdan, ölümcüle doğru değişiyor.Y de ese modo el cáncer pasa de ser inocuo a mortal.
İşte bu şekilde, bir kanser, zararsızdan, ölümcüle doğru değişiyor.Με αυτόν τον τρόπο ένας όγκος μπορεί να γίνει από αβλαβής θανατηφόρος
İşte bu şekilde, bir kanser, zararsızdan, ölümcüle doğru değişiyor.И это, на самом деле, механизм превращения рака из безобидного в смертельный.
İşte bu şekilde, bir kanser, zararsızdan, ölümcüle doğru değişiyor.І ось так власне і відбувається перехід раку від безпечного до смертельного.
İşte bu şekilde, bir kanser, zararsızdan, ölümcüle doğru değişiyor.Точно така раковите образувания се превръщат от безвредни в смъртоносни.
İşte bu şekilde, bir kanser, zararsızdan, ölümcüle doğru değişiyor.למעשה, זאת הדרך שגוש הופך מהיותו לא מזיק, לקטלני.
İşte bu şekilde, bir kanser, zararsızdan, ölümcüle doğru değişiyor.وهذا في الواقع هو كيف يتحول السرطان من كتلة غير مؤذية إلى مميتة.
İşte bu şekilde, bir kanser, zararsızdan, ölümcüle doğru değişiyor.無害の状態から 致命的になっていきます ガン細胞は突然変異を起こし
İşte tam da burada ölümcül bir hata yaptım, bir arkadaşıma sesten bahsettim ve dehşete düştü.Atunci am făcut o greșeală fatală, povestindu-i despre voce unei prietene. A fost îngrozită.
İşte tam da burada ölümcül bir hata yaptım, bir arkadaşıma sesten bahsettim ve dehşete düştü.A zrovna tehdy jsem udělala osudovou chybu, když jsem o tom hlasu řekla přítelkyni a ta se vyděsila.
İşte tam da burada ölümcül bir hata yaptım, bir arkadaşıma sesten bahsettim ve dehşete düştü.C'est alors que j'ai fait une erreur fatale, en parlant de la voix à une amie : elle fut horrifiée.
İşte tam da burada ölümcül bir hata yaptım, bir arkadaşıma sesten bahsettim ve dehşete düştü.Det var då jag gjorde ett ödesdigert misstag.
İşte tam da burada ölümcül bir hata yaptım, bir arkadaşıma sesten bahsettim ve dehşete düştü.Det var her, jeg begik den fatale fejltagelse at fortælle en ven om stemmen, og hun var rædselsslagen.
İşte tam da burada ölümcül bir hata yaptım, bir arkadaşıma sesten bahsettim ve dehşete düştü.È allora che feci un errore fatale, nel raccontare della voce ad un'amica: ne rimase sconvolta.
İşte tam da burada ölümcül bir hata yaptım, bir arkadaşıma sesten bahsettim ve dehşete düştü.És akkor nagy hibát követtem el: megemlítettem a hangot egy ismerősnek. A lány megrémült.
İşte tam da burada ölümcül bir hata yaptım, bir arkadaşıma sesten bahsettim ve dehşete düştü.Foi nessa altura que cometi um erro grave, contei a uma amiga acerca da voz, e ela ficou horrorizada.
İşte tam da burada ölümcül bir hata yaptım, bir arkadaşıma sesten bahsettim ve dehşete düştü.그 당시 전 치명적인 실수를 했어요. 친구에게 그 목소리에 대한 이야기를 하자, 그 친구가 겁을 먹은거죠.
İşte tam da burada ölümcül bir hata yaptım, bir arkadaşıma sesten bahsettim ve dehşete düştü.Silloin tein kohtalokkaan virheen. Kerroin ystävälleni äänestä, ja hän kauhistui.
İşte tam da burada ölümcül bir hata yaptım, bir arkadaşıma sesten bahsettim ve dehşete düştü.Toen maakte ik echter een fatale fout. Ik vertelde een vriendin over de stem en zij was buitengewoon geschokt.
İşte tam da burada ölümcül bir hata yaptım, bir arkadaşıma sesten bahsettim ve dehşete düştü.Wtedy popełniłam zgubny błąd i powiedziałam przyjaciółce o głosie. Była przerażona.
İşte tam da burada ölümcül bir hata yaptım, bir arkadaşıma sesten bahsettim ve dehşete düştü.Και τότε λοιπόν ήταν που έκανα το μοιραίο λάθος να μιλήσω για τη φωνή σε μια φίλη μου, η οποία τρομοκρατήθηκε.
İşte tam da burada ölümcül bir hata yaptım, bir arkadaşıma sesten bahsettim ve dehşete düştü.И тогда я совершила непоправимую ошибку: рассказала о голосе подруге, и она пришла в ужас.
İşte tam da burada ölümcül bir hata yaptım, bir arkadaşıma sesten bahsettim ve dehşete düştü.Тогава направих голямата грешка да кажа на моя приятелка за този глас, и тя беше ужасена.
İşte tam da burada ölümcül bir hata yaptım, bir arkadaşıma sesten bahsettim ve dehşete düştü.ואז ביצעתי שגיאה פאטאלית, סיפרתי לחברה על הקולות, והיא נבהלה.
İşte tam da burada ölümcül bir hata yaptım, bir arkadaşıma sesten bahsettim ve dehşete düştü.ولكن حينذاك قمت بخطأ فادح، قمت بإخبار صديقة لي عن الصوت، فأصابها الهلع.
İşte tam da burada ölümcül bir hata yaptım, bir arkadaşıma sesten bahsettim ve dehşete düştü.友に"声"の話をし 彼女は気味悪がり そこから微妙な調節プロセスが 始まったのです