Ölümden korkmak, ölmekten daha acımasızdır.It is more cruel to fear death than to die.
Ölüm her yaşta yaygındır.Death is common to every age.
Hayat yaz çiçekleri kadar güzel ve ölüm sonbahar yaprakları kadar güzel olsun.Let life be as beautiful as summer flowers, and death as beautiful as autumn leaves.
O, ölümü sırasında, acı çekiyor.At the time of her death, she suffers agony.
Mary'nin ölümünden bir yıl sonra Tom hâlâ siyah giyiyor.One year after Mary's death Tom is still wearing black.
Hiçbir şey ölümden daha kesin değildir.Nothing is more certain than death.
Ölümden sonra bir hayat olduğuna inanıyor musun?Do you believe there's a life after death?
Tom'un ölümü açıklanamadı.Tom's death couldn't be explained.
Tom olumlu görünüyordu.Tom seemed to be positive.
Hâlâ olumlu musun?Are you still positive?
Kasabadaki herkes Sami'nin ölümü karşısında hayrete düşmüştü.Everyone in town was stunned by Sami's death.
Olumlu düşün.Think positive.
Ölüm onları birleştirdi.Death reunited them.
Tom muhtemelen ölüm cezasına çarptırılacak.Tom will probably be sentenced to death.
Tom babasından ölümüne korkar.Tom is scared to death of his father.
Sami ölüm cezasını tercih etti ve dileğine ulaştı.Sami preferred a death sentence and he got his wish.
Sami trajik ve acılı bir ölümle hayatını kaybetti.Sami died a tragic and painful death.
Sami korkunç bir ölümle öldü.Sami died a horrible death.
Sami daha sonra ölüme mahkum edildi.Sami was later sentenced to death.
Sami zehirli iğneyle ölüme mahkum edildi.Sami was sentenced to die by lethal injection.
Sami, Leyla'nın ölümünü hapishaneden planladı.Sami orchestrated Layla's death from jail.
Sami, Leyla'nın ölümünü hapishaneden yönetti.Sami orchestrated Layla's death from jail.
Sami muhtemelen Leyla Bekir'in ölümüne yardım etti.Sami probably assisted in the death of Layla Bakir.
Tom sorumu olumlu bir cevapla yanıtladı.Tom answered my question with a positive response.
Sami'nin ölümü bir kaza olarak bildirildi.Sami's death was reported as an accident.
Sami ölümünden 24 saat önce Leyla'yla seks yaptı.Sami had sex with Layla 24 hours before her death.
Sami, Leyla'yı ölümüne zehirledi.Sami poisoned Layla to death.
Sami bu sefer ölüm cezasıyla karşı karşıya.Sami is facing the death penalty this time.
Sami bu kez ölüm cezasıyla yüz yüze geliyor.Sami is facing the death penalty this time.
Sami'nin, Leyla'nın ölümü için kimin suçlanması gerektiği konusunda hiç şüphesi yoktu.Sami had no doubt about who should be blamed for Layla's death.
Tom'un karısı, onun ölümünden sonra yeniden evlendi.Tom's wife remarried after his death.
Tom'un karısı, onun ölümünden kısa bir süre sonra yeniden evlendi.Tom's wife remarried shortly after his death.
Tom karısının ölümünden sonra yeniden evlendi.Tom remarried after his wife's death.
Tom karısının ölümünden hemen sonra yeniden evlendi.Tom remarried shortly after his wife's death.
Sami, Leyla'yı ölüme terk etti.Sami kicked Layla to death.
Sami'nin darbeleri, büyük kan kaybı yoluyla Leyla'nın ölümüne neden oldu.Sami's blows caused Layla's death from massive blood loss.
Sami'nin ölümü, Leyla'nın her düşüncesini tüketiyordu.Sami's death was consuming Layla's every thought.
Sami, Leyla'nın ölümünden yararlanan kişiydi.Sami was the one who benefited from Layla's death.
Sami ve Leyla çocuklarının ölümünden sonra boşandılar.Sami and Layla divorced after the death of their child.
Sami, Leyla'nın ölümünün acımasız bir cinayet eylemi olduğuna inanıyor.Sami believes Layla's death was a brutal act of murder.
Sami, Leyla'nın ölümüne karışmamıştı.Sami was not involved in Layla's death.
Sami, Leyla'nın ölüm haberini onun ailesine verdi.Sami broke the news of Layla's death to her family.
Deniz suyu içmek insanlar için ölümcül olabilir.Drinking seawater can be deadly to humans.
Sami'nin Leyla'nın ölümü ile hiçbir ilgisi yoktu.Sami didn't have anything to do with Layla's death.
Sami ölümcül bir fırtınayı harekete geçirdi.Sami has set a deadly storm in motion.
Fazla sodyum ölümcül olabilir.Too much sodium can be deadly.
Sami, Leyla'yı ölümüne yollayarak ipi kesmek zorunda kaldı.Sami was forced to cut the rope, sending Layla down to her death.
Sami ölümüne düştü.Sami fell to his death.
Sami'nin ölümü bir cinayet olarak araştırılıyordu.Sami's death was investigated as a homicide.
Sami, Leyla'nın boynuna bir kordon doladı ve onu ölümüne boğdu.Sami put a cord around Layla's neck and strangled her to death.
Sami, Leyla'nın gerçekten Ferit'in ölümü için suçlandığına inanmadı.Sami didn't believe that Layla was really to blame for Farid's death.
Sami bir ölüm koğuşu mahkumudur.Sami is a death row inmate.
Sami ölüm odasına götürüldü.Sami was led to the death chamber.
Sami cinayetten hüküm giydi ve ölüm cezasına çarptırıldı.Sami was convicted of murder and sentenced to death.
Sami potansiyel olarak Leyla'nın ölümüne karıştı.Sami was potentially involved in Layla's death.
Sami, Leyla'nın ölümüne neden olan hiçbir şey yapmadı.Sami did not do anything that caused Layla's death.
Sami, Leyla'nın ölümü için kimin sorumlu olduğunu bildiğinden emindi.Sami was certain he knew who was responsible for Layla's death.
Sami hâlâ Leyla'nın ölümünün trajik bir kaza olduğunu savunuyor.Sami still maintains Layla's death was a tragic accident.
Sami'nin ölümü intihar olarak belirlendi.Sami's death was determined to be suicide.
Sami kendini ölümsüz hissetti.Sami felt immortal.