O, bir ölüm kalım meselesidir.It's a do-or-die situation.
Bu bir ölüm kalım meselesi.It's a question of life or death.
Ölüm kalım meselesi.It's a matter of life and death.
Bunu bir ölüm kalım meselesi olarak göz önünde bulundurdum.I considered it a life or death matter.
O, benim için bir ölüm kalım meselesiydi.For me it was a question of life or death.
Uygar ilgisizlik ölüm kalım meselesine dönebilir.Civil Inattention can be a matter of life and death.
Gerçekten bunu söyledi, ölüm kalım meselesi.He actually said that, it was a matter of life and death.
Bu ölüm kalım meselesidir.This is a life-or-death thing.
Bunun bir ölüm kalım meselesi olması ve Düşmanın dikkatini çekmemek içindiThis is a matter of grave concern We can't alarm the enemy
Bugün ölüm kalım günüdür. Kim bugün üstün gelirse, iflah olacak odur!He alone shall win today who is superior."
Şarkı sözleri, başlıklardan ölüm kalım meseleleriyle doluydu.The lyrics were imbued with life-and-death issues, from the titles.
Yani savaş, bir ölüm-kalım mücadelesi idi.Notre lutte est une lutte à mort.
2. O, bir ölüm kalım meselesi, güvenli yaşam veya yok olma yoludur.Aujourd'hui elle est essentielle : question de vie ou de mort.
Bu bir ölüm kalım meselesidir.Es cuestión de vida o muerte.
Çünkü bu bir inat konusuydu, bir ölüm-kalım meselesiydi.Si fue una usurpación, debió ser un asunto violento.
2. O, bir ölüm kalım meselesi, güvenli yaşam veya yok olma yoludur.¿No sería mejor que vivir? una vida de peligro e incertidumbre?
Yani savaş, bir ölüm-kalım mücadelesi idi.Nuestra lucha es una lucha a muerte.
O, bir ölüm kalım meselesidir.È una questione di vita o di morte.
Yani savaş, bir ölüm-kalım mücadelesi idi.E tuttavia la scelta costituiva una questione di vita o di morte imminente.
Yani savaş, bir ölüm-kalım mücadelesi idi.Их смерть была так же впечатляюща, как и само сражение.
2. O, bir ölüm kalım meselesi, güvenli yaşam veya yok olma yoludur.إنها قضيّة حياة أو موت, و هي طريقٌ إمّا للبقاء أو للاندثار.
Yani savaş, bir ölüm-kalım mücadelesi idi.Sterven met waardigheid was een vorm van verzet.
Kıbrıs Türkleri için ölüm-kalım savaşı başladı.Trwa już oficjalna wojna z Turkami.
Yani savaş, bir ölüm-kalım mücadelesi idi.Wojna z nimi stanowiła wojnę sprawiedliwą.
Yani savaş, bir ölüm-kalım mücadelesi idi.Для воїнів це — бій на смерть.
Yani savaş, bir ölüm-kalım mücadelesi idi.Smrt přála statečným.
Her biri bunu bir ölüm kalım savaşı içinde, hem kendisi hem öteki için yapacaktır.Để ngăn mọi người mất mạng trong cuộc chiến, cô nghiêm khắc với bản thân và người khác.
Yani savaş, bir ölüm-kalım mücadelesi idi.필수적으로 대서양 전투는 용적 전쟁이었다.
Ölüm kalım meselesi.Въпрос на живот и смърт.
Bu bir ölüm kalım meselesi.Това е въпрос на живот и смърт.
Acilen o telefona ihtiyacım var, bu bir ölüm kalım meselesi.Necesito ese teléfono, es muy urgente, es un asunto de vida o muerte.
Bu ölüm kalım meselesidir.C'est une question de vie ou de mort.
Bu ölüm kalım meselesidir.Dabei geht es um Leben oder Tod.
Bu ölüm kalım meselesidir.Dit is van levensbelang.
Bu ölüm kalım meselesidir.E o chestiune de viaţă sau de moarte.
Bu ölüm kalım meselesidir.Es cuestión de vida o muerte.
Bu ölüm kalım meselesidir.Ez élet-halál kérdése.
Bu ölüm kalım meselesidir.Isto é uma questão de vida ou morte.
Bu ölüm kalım meselesidir.생사가 걸린 문제니까요.
Bu ölüm kalım meselesidir.Quella è questione di vita o di morte.
Bu ölüm kalım meselesidir.To kwestia życia i śmierci.
Bu ölüm kalım meselesidir.Είναι θέμα ζωής και θανάτου.
Bu ölüm kalım meselesidir.Това е въпрос на живот и смърт.
Bu ölüm kalım meselesidir.Это вопрос жизни и смерти.
Bu ölüm kalım meselesidir.זה עניין של חיים ומוות.
Bu ölüm kalım meselesidir.هذه مسألة حياة أو موت.
Bu ölüm kalım meselesidir.家という神聖な地を離れると路上で
Gerçekten bunu söyledi, ölüm kalım meselesi.Assim mesmo, "uma questão de vida ou morte".
Gerçekten bunu söyledi, ölüm kalım meselesi.Dat zei hij letterlijk. Zonder bewijs.
Gerçekten bunu söyledi, ölüm kalım meselesi.Dokładnie tak powiedział. Sprawa życia i śmierci.
Gerçekten bunu söyledi, ölüm kalım meselesi.Doslova to řekl, otázka života a smrti.
Gerçekten bunu söyledi, ölüm kalım meselesi.El chiar a spus că a fost o chestiune de viaţă şi de moarte.
Gerçekten bunu söyledi, ölüm kalım meselesi.Er hat das wirklich so gesagt, es ginge um Leben und Tod.
Gerçekten bunu söyledi, ölüm kalım meselesi.Ha detto davvero così, una questione di vita o di morte.
Gerçekten bunu söyledi, ölüm kalım meselesi.Il a littéralement dit que c'était une question de vie ou de mort.
Gerçekten bunu söyledi, ölüm kalım meselesi. Kanıt yoktu.Y lo dijo literalmente, que era un tema de vida o muerte.
Gerçekten bunu söyledi, ölüm kalım meselesi.그분이 실제로 그러셨어요, 삶과 죽음의 문제라고.
Gerçekten bunu söyledi, ölüm kalım meselesi.Ông ta thực sự nói đó là chuyện sống chết.
Gerçekten bunu söyledi, ölüm kalım meselesi.Ténylegesen ezt mondta, hogy élet-halál kérdése.
Gerçekten bunu söyledi, ölüm kalım meselesi.Πραγματικά είπε ότι ήταν ζήτημα ζωής και θανάτου.