Ana içeriğe geç
Sözlük

ölüm döşeği ile cümle

ölüm döşeği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
5
HECE
10
ORT. KELİME
O, ölüm döşeğinde dinine kavuştu.He got religion on his deathbed.
Tom Mary'yi ölüm döşeğinde affetti.Tom forgave Mary on his deathbed.
Tom ölüm döşeğinde.Tom is on the verge of dying.
Dede,ölüm döşeğindedir.The grandfather is on his deathbed.
1071'in başlarında bir kulak iltihabından öldüğünde, Anna Bitinya'da ölüm döşeğine acele etti.When he died of an ear infection in early 1071, Anna hurried to his deathbed in Bithynia.
Peter isimli çocuğun annesi ölüm döşeğindedir.Peter's childhood nicknamed was Frank.
Ölüm döşeğindeki 31 kişiyle Bangalore'un civar köylerinden genç kadınlar ilgileniyordu.Tending those 31 dying people were young women from villages around Bangalore.
Ölüm döşeğindeyken oyun oynayarak geçirdiğimiz zamandan pişman olacak mıyız?When we're on our deathbeds, will we regret the time we spent playing games?
Ve gerçekten de ben hiç bir düşkünlerevinde çalışmadım, hiç ölüm döşeğinde olmadım.And it's true, I've never worked in a hospice, I've never been on my deathbed.
Ölüm döşeğimde bile bu hikayeyi diğerlerinden daha iyi hatırlayacağım.When I'm on my deathbed, I'm going to remember one story more than any other.
Ölüm döşeğinde yalan erdirmez CHORUS Şimdi, eski arzu,CHORUS Now old desire doth in his deathbed lie,
Satsang ölüm döşeğinde yatmak gibiydi.Satsang becomes a near-death experience.
Eski duvarların bir bölümü çöktü, ama ölüm döşeğinde bile aşılmaları zordu.A section of the old walls collapsed, but even in their death throes they proved formidable.
Orada bir yüzbaşının çok değer verdiği kölesi ölüm döşeğinde hasta yatıyordu.A certain centurion's servant, who was dear to him, was sick and at the point of death.
Simpson, Sir David Brewster'ın yakın arkadaşıydı ve ölüm döşeğindeyken yanındaydı.Simpson was a close friend of Sir David Brewster, and was present at his deathbed.
Ölüm döşeğindeyken, "kırık bir kalbe karşılık bir krallık" yaratma kararından pişmanlık duyuyor.On his deathbed, he regrets this decision to create "a kingdom [in exchange] for a broken heart".
Konstantinos ölüm döşeğinde iken, tekrar evlenmeyeceğine dair yemin etmiştir.Bolívar fit le serment de ne jamais plus se marier.
Yıllar önce baba evinden kovulan Nur, on yıl sonra annesinin ölüm döşeğinde olduğu haberini alır.El concesionario sucedió años más tarde en la casa de sus padres, como se ha dicho.
Bunlardan öyle rahatsız olmuştu ki, Virginia ölüm döşeğinde, "Bayan Ellet'ın onun katili olduğunu" söyledi.На смертном одре Вирджиния призналась, что «Миссис Э. убила её».
Konstantinos ölüm döşeğinde iken, tekrar evlenmeyeceğine dair yemin etmiştir.وعندما كان قسطنطين على فراش الموت اقسم على عدم زواجه مره اخرى.
Böylece ağabeyinin ölüm döşeğinde iken onun saltanatının sadece 13 ay olacağına ait kehaneti gerçekleşti.Jego agonia podczas egzekucji trwała, z winy wykonującego ją kata, aż 13 minut.
Konstantinos ölüm döşeğinde iken, tekrar evlenmeyeceğine dair yemin etmiştir.Margareeta vannoi, ettei koskaan avioituisi uudelleen.
Yıllar önce baba evinden kovulan Nur, on yıl sonra annesinin ölüm döşeğinde olduğu haberini alır.Kun Víctor vapautuu vuosia myöhemmin vankilasta, hän saa kuulla äitinsä menehtyneen hiljattain.
Konstantinos ölüm döşeğinde iken, tekrar evlenmeyeceğine dair yemin etmiştir.Μετά το θάνατό του, η Μαργαρίτα ορκίστηκε να μην ξαναπαντρευτεί ποτέ.
Çok sevdiği kardeşi Velma ölümcül bir hastalıktan dolayı ölüm döşeğine düşmüştür.Sahabatnya Jody (Ruli Fitrian Alia), dan adik tercintanya Vina meninggal secara tragis akibat over dosis.
Ölüm döşeğinde iken yatağının zümrüt yeşili ve safir mavisi denizi görebileceği bir yere taşınmasını istedi.彼は臨終の際、ベッドをエメラルド色とサファイア色の海の見える場所へと移すように頼んだという。
Sonunda Jack ölüm döşeğindeyken kızlar onun yanında olur.最後要將傑克殺死時,被傑克引誘狂噬蟲將其粉身碎骨。
Böylece, Androg ölüm döşeğine girmiş olur.ידענו שאוטס הולך לקראת מותו...
Konstantinos ölüm döşeğinde iken, tekrar evlenmeyeceğine dair yemin etmiştir.Nakon njegove smrti Eleonora se zaklela da se više neće udavati.
Konstantinos ölüm döşeğinde iken, tekrar evlenmeyeceğine dair yemin etmiştir.Evdokija je na Konstantinovi smrtni postelji prisegla, da se ne bo več poročila.
Böylece, Androg ölüm döşeğine girmiş olur.Todėl buvo manoma, kad ankh atidaro mirties vartus į nemirtingumą.
Eski duvarların bir bölümü çöktü, ama ölüm döşeğinde bile aşılmaları zordu.Część starych murów padła, ale nawet w agonii dowiodły swojej wspaniałości.
Eski duvarların bir bölümü çöktü, ama ölüm döşeğinde bile aşılmaları zordu.Ein Teil der alten Mauern stürzte ein, doch sie waren noch immer beachtlich.
Eski duvarların bir bölümü çöktü, ama ölüm döşeğinde bile aşılmaları zordu.비록 벽의 오래된 부분이 무너졌지만, 성벽의 위대함을 입증했습니다.
Eski duvarların bir bölümü çöktü, ama ölüm döşeğinde bile aşılmaları zordu.Một phần thành cổ sụp đổ, nhưng tường thành vẫn luôn bất khuất ngay cả lúc hi sinh.
Eski duvarların bir bölümü çöktü, ama ölüm döşeğinde bile aşılmaları zordu.O parte din zidurile vechi s-au prăbuşit, dar şi în chinurile morţii s-au dovedit de temut.
Eski duvarların bir bölümü çöktü, ama ölüm döşeğinde bile aşılmaları zordu.Uma secção da muralha cedeu mas, mesmo na sua agonia de morte, provou ser formidável.
Eski duvarların bir bölümü çöktü, ama ölüm döşeğinde bile aşılmaları zordu.Una parte de la antigua muralla se derrumbó, pero incluso en su agonía resultó ser formidable.
Eski duvarların bir bölümü çöktü, ama ölüm döşeğinde bile aşılmaları zordu.Una sezione delle vecchie mura crollò, ma anche negli spasimi dell'agonia si dimostrarono formidabili.
Eski duvarların bir bölümü çöktü, ama ölüm döşeğinde bile aşılmaları zordu.Une section des vieux murs s'est effondrée, mais même à leur agonie, ils se sont avérés formidables.
Eski duvarların bir bölümü çöktü, ama ölüm döşeğinde bile aşılmaları zordu.Ένα τμήμα των παλαιών τειχών έπεσε, αλλά ακόμη και σε αυτήν την κατάσταση αποδείχθηκαν τρομερά.
Eski duvarların bir bölümü çöktü, ama ölüm döşeğinde bile aşılmaları zordu.Но даже в таком состоянии стена оказалась непреодолимой.
Eski duvarların bir bölümü çöktü, ama ölüm döşeğinde bile aşılmaları zordu.חלק מהחומה הישנה קרס, אבל אפילו במותן הן התגלו ראויות.
Eski duvarların bir bölümü çöktü, ama ölüm döşeğinde bile aşılmaları zordu.فانهار جزء من الأسوار القديمة ورغم سقوطها فقد أثبتت الأسوار جسارة كبيرة.
Ölüm döşeğimde bile bu hikayeyi diğerlerinden daha iyi hatırlayacağım.Als ik op mijn sterfbed lig, zal ik me één verhaal meer herinneren dan ieder ander.
Ölüm döşeğimde bile bu hikayeyi diğerlerinden daha iyi hatırlayacağım.Amikor a halálos ágyamon leszek, egy történetre jobban fogok emlékezni, mint bármelyik másikra.
Ölüm döşeğimde bile bu hikayeyi diğerlerinden daha iyi hatırlayacağım.Až budu na smrtelné posteli, budu si pamatovat jednu historku více než všechny ostatní.
Ölüm döşeğimde bile bu hikayeyi diğerlerinden daha iyi hatırlayacağım.Cuando esté en mi lecho de muerte voy a recordar una historia por sobre las otras.
Ölüm döşeğimde bile bu hikayeyi diğerlerinden daha iyi hatırlayacağım.Keď budem ležať na smrteľnej posteli, budem si na jeden príbeh pamätať viac ako na tie ostatné.
Ölüm döşeğimde bile bu hikayeyi diğerlerinden daha iyi hatırlayacağım.Kiedy będę już na łożu śmierci, jedną historię zapamiętam lepiej niż inne.
Ölüm döşeğimde bile bu hikayeyi diğerlerinden daha iyi hatırlayacağım.제가 임종을 맞이했을 때, 저는 이제 할 이야기를 다른 이야기보다 더 잘 기억할 것입니다.
Ölüm döşeğimde bile bu hikayeyi diğerlerinden daha iyi hatırlayacağım.Kuolinvuoteellani tulen muistamaan yhden tarinan ylitse muiden.
Ölüm döşeğimde bile bu hikayeyi diğerlerinden daha iyi hatırlayacağım.När jag ligger på min dödsbädd kommer jag att minnas en historia extra väl.
Ölüm döşeğimde bile bu hikayeyi diğerlerinden daha iyi hatırlayacağım.Når jeg ligger på mit dødsleje, er der en historie, jeg vil huske mere end nogen anden.
Ölüm döşeğimde bile bu hikayeyi diğerlerinden daha iyi hatırlayacağım.Pe patul meu de moarte, îmi voi aminti această poveste mai mult ca oricare alta.
Ölüm döşeğimde bile bu hikayeyi diğerlerinden daha iyi hatırlayacağım.Quand je serai sur mon lit de mort, je me rappellerai d'une histoire plus que toute autre.
Ölüm döşeğimde bile bu hikayeyi diğerlerinden daha iyi hatırlayacağım.Quando estiver no meu leito de morte, vou-me lembrar mais de uma história do que de qualquer outra.
Ölüm döşeğimde bile bu hikayeyi diğerlerinden daha iyi hatırlayacağım.Quando sarò sul letto di morte, più di ogni altra ricorderò questa storia.
Ölüm döşeğimde bile bu hikayeyi diğerlerinden daha iyi hatırlayacağım.Saat saya sekarat nanti, saya akan mengingat satu cerita lebih baik dibandingkan cerita lain.
Ölüm döşeğimde bile bu hikayeyi diğerlerinden daha iyi hatırlayacağım.Vào thời điểm cuối cuộc đời tôi, tôi sẽ nhớ tới một chuyện hơn là những thứ khác.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
ölüm döşeği ile cümle - ölüm döşeği kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App