ölülerin ile cümle

ölülerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Asıl zor olan ölülerin cevap vermesini sağlamak.לגרום למתים לדבר חזרה - זה החלק הקשה באמת.
Asıl zor olan ölülerin cevap vermesini sağlamak.ان تجعل الموتى يردون علينا هو الشيئ الصعب.
Asıl zor olan ölülerin cevap vermesini sağlamak.(笑い)
Böyle, ölülerin kitapları dediğimiz süslü yazılar da vardır.Soms werden deze teksten geschreven op papyrus. zoals de tekst die we hier zien.
Bu, bugün tadını çıkardığımız yepyeni bir yaşam tarzını yaratan ölülerin haritası. Çok teşekkür ederim.Ez a halál-térkép végül teljesen új életlehetőséget nyitott meg, olyan életét, amilyet mi is élünk manapság.
Bu, bugün tadını çıkardığımız yepyeni bir yaşam tarzını yaratan ölülerin haritası.E o hartă a morţilor care a sfârşit prin a crea un nou mod de viaţă, viaţa de care ne bucurăm azi aici.
Bu, bugün tadını çıkardığımız yepyeni bir yaşam tarzını yaratan ölülerin haritası.Es un mapa de muertes que terminó creando una nueva manera de vivir, la vida que disfrutamos hoy día.
Bu, bugün tadını çıkardığımız yepyeni bir yaşam tarzını yaratan ölülerin haritası.É um mapa de mortes que acabou por criar uma nova forma de vida, a vida que todos desfrutamos aqui hoje.
Bu, bugün tadını çıkardığımız yepyeni bir yaşam tarzını yaratan ölülerin haritası.Ini adalah peta kematian yang akhirnya menciptakan cara hidup yang baru, kehidupan yang kita nikmati saat ini.
Bu, bugün tadını çıkardığımız yepyeni bir yaşam tarzını yaratan ölülerin haritası.현재 우리가 누리고 있는 완전히 새로운 생활 방식을 창조한 것은 이 망자의 지도이기 때문입니다. 대단히 감사합니다.
Bu, bugün tadını çıkardığımız yepyeni bir yaşam tarzını yaratan ölülerin haritası.Paradossalmente, questa mappa delle morti creò un nuovo modo di vivere, la vita che ci stiamo godendo oggi.
Bu, bugün tadını çıkardığımız yepyeni bir yaşam tarzını yaratan ölülerin haritası.To jest mapa śmierci, która stworzyła zupełnie nową jakość życia, z której korzystamy dziś.
Bu, bugün tadını çıkardığımız yepyeni bir yaşam tarzını yaratan ölülerin haritası.Zemljevid smrti, ki je na koncu ustvaril nov način življenja, življenje, ki ga uživamo tudi mi danes tu.
Bu, bugün tadını çıkardığımız yepyeni bir yaşam tarzını yaratan ölülerin haritası.איננו דואגים שמא העיר ניו-יורק תקרוס כמו שקרה ברומא, שהצטמקה ל-10% מגודלה המקורי תוך 100 או 200 שנה.
Bu, bugün tadını çıkardığımız yepyeni bir yaşam tarzını yaratan ölülerin haritası.地図のおかげなのです ご清聴ありがとうございました
Bu sayede, prinçler ile birlikte, ölülerin kalplerini ektiklerini düşünürlerdi.마치 벼에 죽은이의 심장을 심는것처럼 말이죠.
Bu sayede, prinçler ile birlikte, ölülerin kalplerini ektiklerini düşünürlerdi.כאילו שהן זורעות את ליבות המתים לתוך האורז.
Bu sayede, prinçler ile birlikte, ölülerin kalplerini ektiklerini düşünürlerdi.وكأنهن يزرعن قلوب الموتى، في الأرز.
Bu sayede, prinçler ile birlikte, ölülerin kalplerini ektiklerini düşünürlerdi.哀歌を詠唱します そして 収穫の時には
Defin törenleri yapılmaya başlanmadan önceki dönemde, ölülerini yakarlarmış.Inainte de aceasta trupurile decedatilor erau de obicei incinerate.
Defin törenleri yapılmaya başlanmadan önceki dönemde, ölülerini yakarlarmış.Wcześniej zazwyczaj ciała zmarłych kremowano.
Defin törenleri yapılmaya başlanmadan önceki dönemde, ölülerini yakarlarmış.До того часу тіла загиблих зазвичай кремували.
Defin törenleri yapılmaya başlanmadan önceki dönemde, ölülerini yakarlarmış.До этого тела умерших обычно кремировали.
İlk diriliş budur. Ölülerin geri kalanı bin yıl tamamlanmadan dirilmedi.A insi z umarłych nie ożyli, ażby się skończyło tysiąc lat. Toć jest pierwsze zmartwychwstanie.
İlk diriliş budur. Ölülerin geri kalanı bin yıl tamamlanmadan dirilmedi.A ostatní mŕtvi neožili, až sa dokoná tisíc rokov. To je prvé vzkriesenie.
İlk diriliş budur. Ölülerin geri kalanı bin yıl tamamlanmadan dirilmedi.A többi halottak pedig meg nem elevenedének, mígnem betelik az ezer esztendõ. Ez az elsõ feltámadás.
İlk diriliş budur. Ölülerin geri kalanı bin yıl tamamlanmadan dirilmedi.Ceilalţi morţi n'au înviat pînă nu s'au sfîrşit cei o mie de ani. Aceasta este întîia înviere.
İlk diriliş budur. Ölülerin geri kalanı bin yıl tamamlanmadan dirilmedi.Còn những kẻ chết khác chẳng được sống cho đến khi đủ một ngàn năm. Ấy là sự sống lại thứ nhứt.
İlk diriliş budur. Ölülerin geri kalanı bin yıl tamamlanmadan dirilmedi.Còn những kẻ chết khác chẳng được sống cho_đến khi đủ một_ngàn năm . Ấy_là sự sống lại thứ nhứt .
İlk diriliş budur. Ölülerin geri kalanı bin yıl tamamlanmadan dirilmedi.De øvrige af de døde bleve ikke levende, førend de tusinde År vare til Ende. Dette er den første Opstandelse.
İlk diriliş budur. Ölülerin geri kalanı bin yıl tamamlanmadan dirilmedi.Dit is de eerste opstanding. De rest van de doden werd pas weer levend na die duizend jaar.
İlk diriliş budur. Ölülerin geri kalanı bin yıl tamamlanmadan dirilmedi.Drugi mrtvi pa niso oživeli, dokler se ne izpolni tisoč let. To je vstajenje prvo.
İlk diriliş budur. Ölülerin geri kalanı bin yıl tamamlanmadan dirilmedi.gli altri morti invece non tornarono in vita fino al compimento dei mille anni. Questa è la prima risurrezione
İlk diriliş budur. Ölülerin geri kalanı bin yıl tamamlanmadan dirilmedi.Jiní pak mrtví neožili, dokudž by se nevyplnilo tisíc let. A toť jest první vzkříšení.
İlk diriliş budur. Ölülerin geri kalanı bin yıl tamamlanmadan dirilmedi.(그 나머지 죽은 자들은 그 천년이 차기까지 살지 못하더라) 이는 첫째 부활이라
İlk diriliş budur. Ölülerin geri kalanı bin yıl tamamlanmadan dirilmedi.Mas os outros mortos não reviveram, até que os mil anos se completassem. Esta é a primeira ressurreição.
İlk diriliş budur. Ölülerin geri kalanı bin yıl tamamlanmadan dirilmedi.Men de andre døde blev ikke levende igjen før de tusen år var til ende. Dette er den første opstandelse.
İlk diriliş budur. Ölülerin geri kalanı bin yıl tamamlanmadan dirilmedi.Οι δε λοιποι των νεκρων δεν ανεζησαν, εωσου πληρωθωσι τα χιλια ετη. Αυτη ειναι η αναστασις η πρωτη.
İlk diriliş budur. Ölülerin geri kalanı bin yıl tamamlanmadan dirilmedi.А остальнї мертві не ожили, доки не скінчить ся тисяч років. Се перве воскресенне.
İlk diriliş budur. Ölülerin geri kalanı bin yıl tamamlanmadan dirilmedi.И ако някой не се намери записан в книгата на живота, той биде хвърлен в огненото езеро.
İlk diriliş budur. Ölülerin geri kalanı bin yıl tamamlanmadan dirilmedi.Прочие же из умерших не ожили, доколе не окончитсятысяча лет. Это – первое воскресение.
İlk diriliş budur. Ölülerin geri kalanı bin yıl tamamlanmadan dirilmedi.ושאר המתים לא קמו לחיים עד כלות אלף השנים זאת היא התחיה הראשונה׃
İlk diriliş budur. Ölülerin geri kalanı bin yıl tamamlanmadan dirilmedi.واما بقية الاموات فلم تعش حتى تتم الالف السنة. هذه هي القيامة الاولى.
İlk diriliş budur. Ölülerin geri kalanı bin yıl tamamlanmadan dirilmedi.這 是 頭 一 次 的 復 活 。 其 餘 的 死 人 還 沒 有 復 活 、 直 等 那 一 千 年 完 了
İlk diriliş budur. Ölülerin geri kalanı bin yıl tamamlanmadan dirilmedi.這是 頭 一 次 的 復活 。 其餘 的 死人 還沒 有 復活 、 直 等 那 一千年 完了
İsa ona, ‹‹Ardımdan gel›› dedi. ‹‹Bırak ölüleri, kendi ölülerini kendileri gömsün.››Aber Jesus sprach zu ihm: Folge du mir und laß die Toten ihre Toten begraben!
İsa ona, ‹‹Ardımdan gel›› dedi. ‹‹Bırak ölüleri, kendi ölülerini kendileri gömsün.››Ale Ježiš mu povedal: Poď za mnou a nechaj, nech mŕtvi pochovajú svojich mŕtvych.
İsa ona, ‹‹Ardımdan gel›› dedi. ‹‹Bırak ölüleri, kendi ölülerini kendileri gömsün.››Ale Ježíš řekl jemu: Pojď za mnou, a nech, ať tam mrtví pochovávají mrtvé své.
İsa ona, ‹‹Ardımdan gel›› dedi. ‹‹Bırak ölüleri, kendi ölülerini kendileri gömsün.››Ale mu Jezus rzekł: Pójdź za mną, a niechaj umarli grzebią umarłe swoje.
İsa ona, ‹‹Ardımdan gel›› dedi. ‹‹Bırak ölüleri, kendi ölülerini kendileri gömsün.››Då svarade Jesus honom: »Följ du mig, och låt de döda begrava sina döda.»
İsa ona, ‹‹Ardımdan gel›› dedi. ‹‹Bırak ölüleri, kendi ölülerini kendileri gömsün.››Jesus, porém, respondeu-lhe: Segue-me, e deixa os mortos sepultar os seus próprios mortos.
İsa ona, ‹‹Ardımdan gel›› dedi. ‹‹Bırak ölüleri, kendi ölülerini kendileri gömsün.››Jezus mu pa reče: Pojdi za menoj in pusti, naj mrtvi pokopavajo mrliče svoje.
İsa ona, ‹‹Ardımdan gel›› dedi. ‹‹Bırak ölüleri, kendi ölülerini kendileri gömsün.››Jézus pedig monda néki: Kövess engem, és hagyd, hogy a halottak temessék el az õ halottaikat.
İsa ona, ‹‹Ardımdan gel›› dedi. ‹‹Bırak ölüleri, kendi ölülerini kendileri gömsün.››예수께서 가라사대 죽은 자들로 저희 죽은 자를 장사하게 하고 너는 나를 좇으라 하시니라
İsa ona, ‹‹Ardımdan gel›› dedi. ‹‹Bırak ölüleri, kendi ölülerini kendileri gömsün.››Ma Gesù gli rispose: «Seguimi e lascia i morti seppellire i loro morti»
İsa ona, ‹‹Ardımdan gel›› dedi. ‹‹Bırak ölüleri, kendi ölülerini kendileri gömsün.››Mais Jésus lui répondit: Suis-moi, et laisse les morts ensevelir leurs morts.
İsa ona, ‹‹Ardımdan gel›› dedi. ‹‹Bırak ölüleri, kendi ölülerini kendileri gömsün.››Men Jesus sa til ham: Følg mig, og la de døde begrave sine døde!
İsa ona, ‹‹Ardımdan gel›› dedi. ‹‹Bırak ölüleri, kendi ölülerini kendileri gömsün.››Men Jesus siger til ham: "Følg mig, og lad de døde begrave deres døde!"
İsa ona, ‹‹Ardımdan gel›› dedi. ‹‹Bırak ölüleri, kendi ölülerini kendileri gömsün.››Mutta Jeesus sanoi hänelle: "Seuraa sinä minua, ja anna kuolleitten haudata kuolleensa".
İsa ona, ‹‹Ardımdan gel›› dedi. ‹‹Bırak ölüleri, kendi ölülerini kendileri gömsün.››Nhưng Ðức Chúa Jêsus phán rằng: Hãy theo ta, để kẻ chết chôn kẻ chết.

İlgili Sayfalar