ölülerin ile cümle
ölülerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Yaşayanların sayısı ölülerinkinden daha azdı.The number of the living was smaller than that of the dead.
İmparator ölülerin ruhları için dua etti.The Emperor prayed for the souls of the deceased.
Müslümanlar ölülerini mezarlara gömerler.Muslims bury their dead in graves.
Bu ilaç ölülerin dirilişine izin verecek.This drug will allow the resurrection of the dead.
Tuonela; (ayrıca Manala, Pohjola) ölülerin ikâmetgâhı.Him despair doth cause to lie, Who both lived and died true.
Kuran'da İbrahim'İn ölülerin nasıl diriltileceğini merak ettiğinde de bahsedilir.However, in the Quran, Abraham’s journey also leads him to Mecca.
Şinto mitolojisine göre Kojiki ile ilişkili olarak, ölülerin hayattan sonra geldikleri yerdir.According to Shinto mythology as related in Kojiki, this is where the dead go after life.
Hatta Çar Samuil ve oğlu yaralandılar, ölülerin arasında saklanarak kaçmayı başardılar.Even Tsar Samuel and his son were wounded and only escaped by lying among the slain.
Ölülerin ülkesine gitmeye layık olmayanlar ise Galiçya'yı Santa Compaña olarak lanetlemişlerdir.Those unworthy of going to the Land of the Dead haunted Galicia as the Santa Compaña or Estadea.
Yaşayan Ölülerin Gecesi'nin ilk gösterimi 1 Ekim 1968'de Pittsburgh'daki Fulton Theater'da yapıldı.Night of the Living Dead premiered on October 1, 1968, at the Fulton Theater in Pittsburgh.
1968 yapımı korku klasiği Yaşayan Ölülerin Gecesi'nin ikinci yeniden çevrimidir.It is the second remake of the 1968 horror classic Night of the Living Dead.
Buluntular ölülerin kumaşa sarılarak gömüldüğünü göstermektedir.I believe they represent those buried alive.
Yaşayan Ölülerin Gecesi George A. Romero'nun yönetiği ilk uzun metrajlı filmdi.Night of the Living Dead was the first feature-length film directed by George A. Romero.
Kadının cesedini ölülerin yakıldığı odun yığınıyla ateşe verir.Who shall gather the smoke of the dead wood burning?
Ona göre Yaşayan Ölülerin Gecesi Vietnam döneminin korkuçlukları hakkındaki bir korku filmiydi."Night of the Living Dead: A Horror Film about the Horrors of the Vietnam Era".
Tuonela ölülerin ülkesiydi.Tuonela was the land of dead.
Aktopraklık C nekropolünde ölülerin "hocker" (ana rahmindeki gibi) gömüldüğü görülmektedir.Milner concludes that "apparently" the Japanese buried the remainder.
Ölülerini hemen oldukları yere defnetmişlerdir.Those men will surely die.
27:26 Ölülerin saf olmayışı kuralına uy Num.27:26 Carry out the laws of impurity of the dead — Num.
Hititliler ölülerini topraktan yapılma küplere koyarak defnediyorlardı.She was said to lure men to their watery deaths.
"White Noise" diye bir film var. Michael Keaton oynuyor, ölülerin bizimle konuşmasıyla ilgili.There's this film, "White Noise," with Michael Keaton, about the dead talking back to us.
Asıl zor olan ölülerin cevap vermesini sağlamak. (Gülüşmeler)It's getting the dead to talk back that's the really hard part.
Sol altta Ölülerin Günü oyuncakları.Lower left is Day-of-the-Dead toys.
Ölülerin cildi düşündüğünüzden daha kolay zarar görür.The skin of the dead gets damaged easier than you might think.
Ölülerini yakarlardı.They buried their dead.
Defin törenleri yapılmaya başlanmadan önceki dönemde, ölülerini yakarlarmış.Before that usually the bodies of the deceased were cremated.
Ölülerin geri gelipThat we think that the dead would
İsa ona, ‹‹Ardımdan gel›› dedi. ‹‹Bırak ölüleri, kendi ölülerini kendileri gömsün.››But Jesus said to him, "Follow me, and leave the dead to bury their own dead."
Tanrı ölülerin değil, dirilerin Tanrısıdır. Siz büyük bir yanılgı içindesiniz.››He is not the God of the dead, but of the living. You are therefore badly mistaken."
Tanrı ölülerin değil, dirilerin Tanrısıdır. Çünkü Ona göre bütün insanlar yaşamaktadır.››Now he is not the God of the dead, but of the living, for all are alive to him."
Ölülerin dirilişi de böyledir. Beden çürümeye mahkûm olarak gömülür, çürümez olarak diriltilir.So also is the resurrection of the dead. It is sown in corruption; it is raised in incorruption.
Biz yeryüzünü, dirilerin ve ölülerin toplantı yeri yapmadık mı?Have We not made the earth a repository
Ölülerin yeniden dirilmesi de böyle olacaktır.So will be the Resurrection.
Nakaa, ölülerin bulunduğu yere açılan kapının efsanevi koruyucusudur.[1]Nakaa is the legendary guardian of the gateway to the place of the dead.[1]
Ölülerin dünyasına Aizsaule veya Viņsaule denir.The world of the dead is called Aizsaule or Viņsaule.
Ölülerin efendisi tanrı Yama, Pers mitolojisinin Yima'sıdır .The deity Yama, the lord of the dead, is Yima of Persian mythology.
Suzanne Weyn'nin Ölülerin Yüzleri kitabındaki ana karakterlerden biridir.She is one of the main characters in the book Faces of the Dead by Suzanne Weyn.
Mantus, ölülerin Etrüsk tanrısı ve yeraltı dünyasının hükümdarı.Mantus, an Etruscan god of the dead and ruler of the underworld.
İyi ölülerin diyarı ise Maca, Sitan ve Bathala tarafından ortaklaşa yönetiliyor.Maca, the realm of the good dead, is jointly ruled by Sitan and Bathala.
İzanami, öldüğünde yeraltı dünyasının kraliçesi ve ölülerin tanrıçası oldu.Izanami, when she died she became queen of the underworld, Yomi, and goddess of the dead.
Enma, Japon Budizminde ölülerin tanrısı ve hükümdarı Shinigami, ölüm tanrısı.Enma, god and ruler of the dead in Japanese Buddhism Shinigami, god of death.
Osiris, ölülerin ve öbür dünyanın tanrısı; aslen su ve bitki örtüsü tanrısı.Osiris, god of the dead and afterlife; originally a god of water and vegetation.
Baron La Croix, ölülerin ve cinselliğin loası.Baron La Croix, loa of the dead and sexuality.
Yeraltı dünyasına giren ölülerin kaydını yapmakla sorumluydu, "Dünyanın Kâtibi" olarak da bilinir.The recorder of the dead entering the underworld, she is known as the "Scribe of the Earth".
Almanya'da Netflix, 2017'de Yaşayan Ölülerin Gecesi filmini kaldırma talebini yerine getirdi.In Germany, Netflix complied with a request to take down The Night of the Living Dead in 2017.
Autonoe, kocası Aristaios ile birlikte ölülerin dağınık kalıntılarını aramaya gitti.Autonoe along with Aristaios her husband went in search of the scattered remains of the dead.
Daha sonra ölülerin yargıçlarından biri ve Yunan mitolojisinde önemli bir figür oldu.He later became one of the judges of the dead and an important figure in Greek mythology.
Bu nedenle Ölülerin Günü, Pátzcuaro'da genellikle Ölülerin Gecesi olarak anılmaktadır.For this reason Day of the Dead is usually referred to in Pátzcuaro as Night of the Dead.
İlki, "Ölülerin Gömülmesi", çeşitli hayal kırıklığı ve çaresizlik temalarını tanıtır.The first, "The Burial of the Dead", introduces the diverse themes of disillusionment and despair.
Üçüncü bölüm, ölülerin ruhlarının görünmesi hakkındadır.In the third, of the apparitions of souls of the dead.
Ölülerin çenesini bağlarlar, burada gördüklerini orada söylemesinler diye.Deshalb binden sie das Kinn der Verstorbenen; was sie hier gesehen haben, sollen sie dort nicht sagen.
Bu tür ifadeler ölülerin yaşadığını anlatmazlar.Winter erwähnt diese Toten nicht.
Ölülerini götürmüşler, öldürdüklerinin kafalarını almışlardır.Sie begleitete die Toten ins Jenseits und trauerte um sie.
Yaşayan Ölülerin Gecesi'nin ilk gösterimi 1 Ekim 1968'de Pittsburgh'daki Fulton Theater'da yapıldı.Die Uraufführung fand am 1. Oktober 1968 im Fulton Theatre in Pittsburgh statt.
Ölülerin başka bir dünyada yaşadıklarına inanırlardı.Die Elamer glaubten an ein Weiterleben im Jenseits.
Ölülerini hemen oldukları yere defnetmişlerdir.Teilweise entrissen sie den noch Sterbenden ihre Zähne“.
Orta Dünya'nın altında, ölülerin ülkesi Hel vardır.Das Dämonische Tief in der Erde existiert die Welt des Dämonischen.
Ölülerin başları doğuya, ayakları batıya bakacak şekilde bırakıldığı düşünülmektedir.Die Toten waren mit dem Kopf nach Westen und den Füssen nach Osten im Grab abgelegt worden.
Ölülerin gömüldüğü topraklar asla rahatsız edilmemeli ve mezarlar kaldırılmamalıdır.Die Toten können nicht begraben und die Vermissten nicht gesucht werden.
Filistinli ölülerin sayısıyla ilgili büyük tartışmalar yoktur.Von jenem toten Philosophen sei also nicht mehr viel zu erwarten.