Gozlemcinin bu olanlarla ne ilgisi var, gozlemlenme ya da olcme durumu neden herseyi degistiriyor?Και, τι σχέση έχει ο παρατηρητής με όλα αυτά;
Gozlemcinin bu olanlarla ne ilgisi var, gozlemlenme ya da olcme durumu neden herseyi degistiriyor?И какво общо има наблюдатела с това?
Günlerden bir gün, Alfred Kinsey fışkıran semenin gittiği ortalama mesafeyi ölçmeye karar verdi.En fin dag besluttede Alfred Kinsey at udregne den gennemsnitlige afstand som udløst sæd rejser.
Günlerden bir gün, Alfred Kinsey fışkıran semenin gittiği ortalama mesafeyi ölçmeye karar verdi.En vacker dag bestämde sig Alfred Kinsey för att beräkna medeldistansen som ejakulerad sperma färdades.
Günlerden bir gün, Alfred Kinsey fışkıran semenin gittiği ortalama mesafeyi ölçmeye karar verdi.Op een mooie dag besloot Alfred Kinsey de gemiddelde afstand uit te rekenen die een spermacel moet afleggen.
Günlerden bir gün, Alfred Kinsey fışkıran semenin gittiği ortalama mesafeyi ölçmeye karar verdi.Um belo dia, Alfred Kinsey decidiu calcular a distância média percorrida pelo sémen ejaculado.
Haberleşme teknolojisi: bunu ölçmenin 50 farklı yolu var.통신 기술: 이것을 측정하는 방법은 50가지나 있습니다.
Haberleşme teknolojisi: bunu ölçmenin 50 farklı yolu var.Communicatietechnologieën: 50 verschillende manier om dit te meten.
Haberleşme teknolojisi: bunu ölçmenin 50 farklı yolu var.Kommunikációs technológiák:
Haberleşme teknolojisi: bunu ölçmenin 50 farklı yolu var.Kommunikationstechnologien: Es gibt 50 verschiedene Arten das hier zu messen.
Haberleşme teknolojisi: bunu ölçmenin 50 farklı yolu var.Kommunikationsteknologier: Der er 50 forskellige måder at måle det på.
Haberleşme teknolojisi: bunu ölçmenin 50 farklı yolu var.Komunikační technologie: 50 různých způsobů jak to měřit.
Haberleşme teknolojisi: bunu ölçmenin 50 farklı yolu var.Les technologies de communication : 50 façons différentes de mesurer cela.
Haberleşme teknolojisi: bunu ölçmenin 50 farklı yolu var.Le tecnologie di comunicazione: 50 diversi modi per misurarle.
Haberleşme teknolojisi: bunu ölçmenin 50 farklı yolu var.Technologie kominikacyjne: jest 50 różnych metod ich pomiaru.
Haberleşme teknolojisi: bunu ölçmenin 50 farklı yolu var.Tecnologias da comunicação:
Haberleşme teknolojisi: bunu ölçmenin 50 farklı yolu var.Tecnologías de la comunicación: 50 modos distintos de medirlas.
Haberleşme teknolojisi: bunu ölçmenin 50 farklı yolu var.Tehnologiile comunicaţiei: există 50 de metode diferite să măsori acest lucru.
Haberleşme teknolojisi: bunu ölçmenin 50 farklı yolu var.Teknologi komunikasi: ada 50 cara berbeda untuk mengukur ini.
Haberleşme teknolojisi: bunu ölçmenin 50 farklı yolu var.Τεχνολογίες της Επικοινωνίας: 50 διαφορετικοί τρόποι για να το μετρήσεις.
Haberleşme teknolojisi: bunu ölçmenin 50 farklı yolu var.Комуникационни технологии: 50 различни начина да се измерят.
Haberleşme teknolojisi: bunu ölçmenin 50 farklı yolu var.Теперь насчёт технологии коммуникаций.
Haberleşme teknolojisi: bunu ölçmenin 50 farklı yolu var.טכנולוגיות תקשורת: 50 דרכים שונות למדידה.
Haberleşme teknolojisi: bunu ölçmenin 50 farklı yolu var.تقنية الاتصالات توجد 50 طريقة لقياس هذا
Haberleşme teknolojisi: bunu ölçmenin 50 farklı yolu var.これは、50もの評価の尺度があります 通信するビット数であったり、インターネットの大きさなど
Hadi şimdi bunu ölçmeye çalışalım, bir kez daha açı ölçerin merkezini açının tepesine yerleştirelim. . .Ancora una volta, centriamo il goniometro sul vertice dell'angolo.
Hadi şimdi bunu ölçmeye çalışalım, bir kez daha açı ölçerin merkezini açının tepesine yerleştirelim. . .다시 한번 각의 꼭짓점의 중심을 각도기의 중심에 둡니다
Hadi şimdi bunu ölçmeye çalışalım, bir kez daha açı ölçerin merkezini açının tepesine yerleştirelim. . .Lad os prøve at måle den lige herovre. Vi placerer igen vinkelmålerens centrum ved spidsen af vinkelen.
Hadi şimdi bunu ölçmeye çalışalım, bir kez daha açı ölçerin merkezini açının tepesine yerleştirelim. . .OK, zmierzmy ten tutaj. Znowu ustawiamy środek kątomierza w wierzchołku kąta.
Hadi şimdi bunu ölçmeye çalışalım, bir kez daha açı ölçerin merkezini açının tepesine yerleştirelim. . .Takže znova, umiestnime stred uhlomera na stred, vrchol uhla
Hadi şimdi bunu ölçmeye çalışalım, bir kez daha açı ölçerin merkezini açının tepesine yerleştirelim. . .Нека пробваме да измерим този. Както преди: поставяме центъра на транспортира върху върха на дадения ъгъл.
Hadi şimdi bunu ölçmeye çalışalım, bir kez daha açı ölçerin merkezini açının tepesine yerleştirelim. . .اذاً دعونا نحاول قياس هذه ومرة اخرى نضع مركز المنقلة على مركز او رأس الزاوية
Hadi şimdi bunu ölçmeye çalışalım, bir kez daha açı ölçerin merkezini açının tepesine yerleştirelim. . .分度器の中心を 角度の頂点に置きます。 この角度の側をゼロの線に重ねます。
Hasta "Birşey sırf metal ve parlak diye altın olmaz, özgül ağırlığını ölçmen lazım." diyor.Azt válaszolják, "Hát, ami fémesen csillog, nem biztos, hogy arany." "Meg kell mérni a fajsúlyát."
Hasta "Birşey sırf metal ve parlak diye altın olmaz, özgül ağırlığını ölçmen lazım." diyor."Dacă e metalic şi luceşte nu înseamnă că-i aur: trebuie să-i măsori greutatea specifică."
Hasta "Birşey sırf metal ve parlak diye altın olmaz, özgül ağırlığını ölçmen lazım." diyor.그 환자들은, "음, 금속이고 반짝인다고 해서, 그게 금은 아니라는거죠. 그 비중을 재어보아야 합니다." 라고 합니다.
Hasta "Birşey sırf metal ve parlak diye altın olmaz, özgül ağırlığını ölçmen lazım." diyor.Zegt hij: "Iets dat metaalachtig glimt, hoeft nog geen goud te zijn. Je moet het soortelijk gewicht bepalen."
Hasta "Birşey sırf metal ve parlak diye altın olmaz, özgül ağırlığını ölçmen lazım." diyor.הוא יאמר "אם זה מתכתי ונוצץ, זה לא אומר שזה זהב, צריך לשקול את זה". אוקיי?
Hasta "Birşey sırf metal ve parlak diye altın olmaz, özgül ağırlığını ölçmen lazım." diyor.المريض يقول، "حسنا إذا كانت معدنية ولامعة، هذا لا يعني أنها من ذهب. عليك أن تقيس ثقلها المحدد، حسنا؟
Hasta "Birşey sırf metal ve parlak diye altın olmaz, özgül ağırlığını ölçmen lazım." diyor.その重さを量らなければね」と言います その隠喩的な意味合いを完全に見落としているのです
Hayatımıza yarış arabasıyla başlıyoruz. Arabadaki 'şeyleri' ölçmek için birçok sensörümüz var.Bueno, empezamos con el auto existente, tenemos muchos sensores dentro para medir cosas.
Hayvanlari ölçmek insanlara kalmamali.För djuret skall inte mätas med människan.
Hayvanlari ölçmek insanlara kalmamali.Karena seharusnya binatang tidak dinilai oleh manusia.
Hayvanlari ölçmek insanlara kalmamali.Mert az állat nem az ember mércéjével méretik.
Hayvanlari ölçmek insanlara kalmamali.Pentru ca animalele nu trebuie judecate de catre om.
Hayvanlari ölçmek insanlara kalmamali.Perché l'animale non deve essere misurato con il metro umano.
Hayvanlari ölçmek insanlara kalmamali.Weil das Tier soll nicht gemessen werden durch den Menschen.
Hayvanlari ölçmek insanlara kalmamali.Για το λόγο ότι τα ζώα δεν μετριούνται σε σχέση με τον άνθρωπο.
Hayvanlari ölçmek insanlara kalmamali.מכיוון שהחיה אינה .צריכה להימדד ע"י האדם
Hayvanları ölçmek insanlara kalmamalı.För djuret skall inte mätas med människan.
Hayvanları ölçmek insanlara kalmamalı.Kajti živali ne bi smel presojati človek.
Hayvanları ölçmek insanlara kalmamalı.Koska ihmisen ei pitäisi mitata eläimiä.
Hayvanları ölçmek insanlara kalmamalı.Mert az állat nem az ember mércéjével méretik.
Hayvanları ölçmek insanlara kalmamalı.Pentru ca animalele nu trebuie judecate de catre om.
Hayvanları ölçmek insanlara kalmamalı.Perché l'animale non deve essere misurato con il metro umano.
Hayvanları ölçmek insanlara kalmamalı.Puesto que los animales no pueden ser medidos por los humanos.
Hayvanları ölçmek insanlara kalmamalı.Untuk hewan tidak akan diukur oleh manusia.
Hayvanları ölçmek insanlara kalmamalı.Weil das Tier soll nicht gemessen werden durch den Menschen.
Hayvanları ölçmek insanlara kalmamalı.Zvířata by neměla být souzena člověkem.
Hayvanları ölçmek insanlara kalmamalı.Και επ αυτού σφάλλουμε και σφάλλουμε σε μεγάλο βαθμό.